T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/72 Esas
KARAR NO: 2024/76
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/01/2022
KARAR TARİHİ: 08/02/2024
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; taraflar arasında ... ili ... İLçesi ... Mahallesi ... (Ada:2184, Pafta:201-4, Parsel:1) adresinde kain taşınmaz üzerinde yer alan akaryakıt ve oto gaz istasyonunun ... markası altında işletilmesi ve bayilik faaliyetinin gerçekleştirilmesi için 30.09.2019 tarihli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi ve aynı tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi ve 01.01.2020 tarihli Yatırım Çerçeve Sözleşmesinin akdedildiğini, anılan sözleşmeler kapsamında davalı şirketin 5 yıl boyunca ... markası altında ticari faaliyette bulunacağını, bayilik ilişkisi sürmekte iken davalı şirket tarafından müvekkili şirkete ... 17. Noterliği tarafından gönderilen ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile taraflar arasında akdedilen 30.09.2019 tarihli istasyonlu bayilik sözleşmesinin haklı sebebe dayanılmaksızın tek taraflı olarak feshedildiğini, haksız şekilde sözleşmeleri fesheden davalı şirketin müvekkili şirketin zararını karşılamakla yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin taraflar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca kar mahrumiyetini talep ettiğini, davalı şirketin haksız fesih halinde cezai şart bedelini ödeyeceğini taahhüt ettiğini, müvekkili tarafından ariyet olarak verilen ekipmanları iade etmekle yükümlü olduğu halde iadenin gerçekleşmediğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete ödenmemiş faturalar bulunduğunu, karşı tarafla yürütülen arabuluculuk faaliyetlerinden sonuç alınamadığını belirterek davanın kabulü ile müvekkili şirketin 500.000,00-₺ cezai şart, 893.826,00-₺ kar mahrumiyeti, 219.838,13-₺ + KDV kurumsal kimlik ve 67.301,76-₺ + KDV otomasyon ekipmanlarına ilişkin ve vadesi geçmiş bakiye 4.362,61-₺ alacaklarının faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesinin feshine dayalı kâr mahrumiyeti, ariyet bedeli, vadesi gelen alacak ve cezai şart alacağının tahsili talebine ilişkindir.
Davalı şirkete yargılamanın her aşamasında usulünce tebligat yapılmış olup cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Davacı vekili 24.01.2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; işbu davanın 10.000,00-₺ üzerinden açıldığını, müvekkilimi şirketin davalı şirketten sözleşmeler gereğince talep edebileceği toplam miktarın cezai şart, ariyet ve kar mahrumiyeti olmak üzere 3.899.919,72-₺ olabileceğinin hesap edildiğini belirterek davanın ıslah edildiğini belirtmiş, ıslah harcını yatırdığına ilişkin aynı tarihli makbuzu dosyaya ibraz etmiştir.
Mahkememizin 25/01/2024 tarihli celsesinde başlangıçta dava dilekçesinde belirtilen alacak kalemleri olan 500.000-TL cezai şart, 893.826-TL kâr mahrumiyeti, 219.838,13 TL + KDV kurumsal kimlik ve 67.301,76 + KDV otomasyon ekipmanlarına ilişkin ve vadesi geçmiş bakiye 4.362,61-TL yönünden eksik harcı tamamlaması için davacı vekiline süre verilmiş, davacı tarafça başlangıçta talep edilen miktar üzerinden eksik harç ikmal edilmiştir.
Somut olayda davacı, davalı şirket ile akdedilen bayiilik sözleşmesi uyarınca bayiilik ilişkisi sürmekte iken davalı şirketin ... 17. Noterliği vasıtası ile gönderdiği ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile bayiilik sözleşmesini haksız şekilde feshettiğini, bu nedenle cezai şart ve kâr mahrumiyeti talep etme hakkının doğduğunu öne sürerek işbu davayı açmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında akdedilen bayiilik sözleşmesi, protokol ve ekleri gereğince taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedilip edilmediği, haksız fesih söz konusu ise haksız fesihten kaynaklı olarak davacının zararının oluşup oluşmadığı, yine haksız fesih var ise bu sebeple davacının kar mahrumiyetinin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarının tespiti, davacı tarafın davalıdan faturadan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti davacı lehine cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise cezai şart miktarının tespiti ile taraflar arasında akdedilen sözleşme ile kararlaştırılan cezai şartın ekonomik yönden davalı şirketin yıkımına sebep olup olmayacağı ve dolayısı ile TTK 22 ve BK 182 maddesi uyarınca indirim gerekip gerekmediğinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 11.10.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "... Davalı taraf, keşide etmiş olduğu ihtarnamede, dayanmış olduğu fesih sebebini açıklamamış ve “gördüğüm lüzum üzerine..." şeklinde bir ifade kullanmıştır. Bu sebeple, davalı tarafından yapılmış bulunan fesih beyanının sektörel uygulama ve teamüller kapsamında geçersiz, uygulamadaki adıyla haksız bir fesih beyanı olup, Davalı sözleşme ilişkisinin devamının bu beyan ve sonraki davranışları dolayısıyla imkânsızlaştırmış olması sebebiyle sözleşmeden doğan CEZAİ ŞART ve KAR MAHRUMİYETİNİ. içeren zararın tazminiyle, yukarıda sektörel inceleme ve değerlendirme kısmında açıkladığım üzere ARİYET Malzemelerinden doğan zarardan yükümlü olup olmadığının Hukuki Tavsif ve takdiri Mahkemeye ait olmak üzere arz ederim. Davacı tarafından düzenlenen faturanın Davacı taraf Yasal Defterlerinde yer aldığı, Davacı defterlerinin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, Faturalarla ilgili Mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yapıldığı, Davacı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu, davacı Tarafın mali kayıtlarına göre dava tarihi itibari ile DAVALI taraftan 1.830,68 TL'ye ALACAKLI olduğu. Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler / protokollerden kaynaklı olarak davacı tarafın talep edebileceği Cezai şart tutarları, a) Yatırım Çerçeve Sözleşmesi'nin 10.3.5. Bendi uyarınca 500.000 TL cezai şart bedeli, b) İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi'nin 24.5. maddesi gereğince 2.963.087,02 TL'a cezai şart bedeli, Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler / protokollerden kaynaklı olarak Davacı Tarafın talep edebileceği Ariyet tutarlarının Net defter değerinin (NDD) 218.933,96-TL olmakla birlikte sözleşme gereğince NDD değerinin %20 20 fazlası 262.720,75-TL olacağı, Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler/protokollerden kaynaklı olarak Davacı Tarafın talep edebileceği Kar Mahrumiyet tutarlarının, Davacının talebi doğrultusunda sözleşme süresince mahrum kalacağı kar mahrumiyet tutarının 174.111,94 TL olacağı, Davacının bu dava özelinde Davalı taraftan sözleşme gereğince talep edeceği Toplam Cezai Şart, Ariyet ve Kar Mahrumiyetinin...3.899.919,72 TL olacağı hesap edilmiştir. Mahkeme “kararlaştırılan cezai şartın ekonomik yönden davalı şirketin yıkımına sebep olup olmayacağı” konusunda görüş talep etmiş olmakla birlikte, nihai kararı Mahkemeye ait olmak üzere rapor tarihi itibari ile 500.000-TL'ya kadar olan tazminat tutarının Davalının ekonomik mahvına sebebiyet vermeyeceği..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi kurulu raporu gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında 30.09.2019 tarihli İstasyonlu Bayilik Sözleşmesi ve aynı tarihli Otogaz Bayilik Sözleşmesi ve 01.01.2020 tarihli Yatırım Çerçeve Sözleşmesi'nin imzalandığı sabit olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın davaya konu sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedilip edilmediği, haksız fesih söz konusu ise haksız fesihten kaynaklı olarak davacının zararının oluşup oluşmadığı, haksız fesih var ise bu sebeple davacının kar mahrumiyetinin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarının tespiti, davacı tarafın davalıdan faturadan kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, haksız fesih var ise miktarının tespiti davacı lehine cezai şart koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise cezai şart miktarının tespiti ile yine davacı yanın ariyet bedeline ilişkin olarak alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme davalı yanca gönderilen ... 17. Noterliği'nin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedilmiş, ihtarnamede davalı yanca sözleşmenin feshine ilişkin sebep gösterilmeyerek “gördüğüm lüzum üzerine..." şeklinde bir ifade kullanmıştır. Bu sebeple davalı yanın sözleşmeyi feshinin haksız nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir bilirkişi raporuna göre davacı yanın dava tarihi itibariyle sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle ve sözleşmenin 10.3.5 maddesi ile 24.5 maddesinden kaynaklı olarak toplam 3.463.087,02-₺ ( 500.000,00-₺+ 2.963.087,02-₺) cezai şart alacağının bulunduğu, yine sözleşme gereğince davalı yana teslim edilen ariyetlerden kaynaklı olarak 262.720,75-₺, sözleşmenin feshi nedeniyle mahrum kalınan kardan kaynaklı olarak 174.111,94-₺ alacağının ve vadesi geldiği halde ödenmemiş olan 1.830,68-₺ alacağının bulunduğu, davalı yanca bu borçların ödendiğinin iddia ve ispat edilemediği, yine davalı yanca hükmedilebilecek cezai şartın şirketin ekonomik olarak mahvına sebebiyet verebileceğinin ileri sürülmediği, buna ilişkin olarak yapılacak bilirkişi incelemesi içinde ticari defter ve kayıtları ibraz edilmediği anlaşılmakla cezai şart miktarları üzerinde de takdiri indirim uygulanmayarak, dava dilekçesinde başlangıçta belirtilen miktarlar gözetilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; toplam 3.463.087,02-₺ ( 500.000,00-₺+ 2.963.087,02-₺) cezai şart alacağı, 262.720,75-₺ ariyet bedeli, 174.111,94-₺ kar mahrumiyet alacağı ve 1.830,68-₺ vadesi gelen alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Kabul edilen 500.000,00-₺ cezai şart alacağı, 262.720,75-₺ ariyet bedeli, 174.111,94-₺ kar mahrumiyet alacağı ve 1.830,68-₺ vadesi gelen alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz, 2.963.087,02-₺ alacağa ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 266.528,57-₺ nispi harçtan peşin alınan 99.470,78-₺ harcın mahsubu ile bakiye 167.057,79-₺ nispi karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 3.000,00-₺ bilirkişi ücreti, 6,50-₺ talimat gideri 91,00-₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 3.091,65-₺ üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.159,06-₺ ile 99.470,78-₺ harç gideri olmak üzere toplam 101.629,84-₺ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 319.052,51-₺ nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince davacıya iadesine,
7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-₺ arabuluculuk ücretinin (davalı tarafın 921,83-₺'den sorumlu olması kaydı ile) taraflardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne, davalı tarafın yokluğunda verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/02/2024
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza