T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/74 Esas
KARAR NO : 2025/1122
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/09/2013
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili ile davalı ... arasında 01/09/2008 tarihli bayilik sözleşmesi ile 01/12/2009 tarihli bayilik sözleşmesine ek sözleşmenin akdedildiğini, bu sözleşmeler çerçevesinde davalı şirketin ...adresinde bulunan ve davacı tarafından kiralanan mağazada müvekkilinin ürettiği/pazarladığı Jival markalı altın, pırlanta, elmas gibi değerli taşlardan oluşan ziynet eşyası veya mücevherat satış işini müvekkilinin bayiisi olarak yapmayı üstlendiğini, taraflar arasındaki bayilik sözleşmelerinin 31/08/2012 tarihi itibari ile feshedileceğinin müvekkili tarafından keşide edilen ... 17. Noterliği'nin... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ve yine ... 17. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı cevabi ihtarnamesi ile davalıya bildirildiğini ve ihtarnamelerde de belirtildiği gibi 31/08/2012 tarihinden sonra bayilik sözleşmesi ile ek sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme süresince düzenlenen bir kısım faturaların bedellerinin davalıdan tahsil edilemediğini, müvekkilinin davalıdan olan toplam cari hesap alacağının 288.685,35-TL olduğunu, alacağın ticari defterlerinden tespit edilebileceğini, davalı aleyhine cari hesap alacağı yönünden ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazları neticesinde takibin durduğunu belirterek davalının ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra takibine yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeni ile davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; icra takip dosyasında alacak sebebi olarak cari hesabın gösterildiğini, davada ise bir kısım faturaların ödenmediği iddia edilerek itirazın iptalinin talep edildiğini, dolayısıyla dava ile dava konusu icra takip dosyasında ileri sürülen delillerin birbiriyle örtüşmediğini, davacının icra dosyasındaki talep ve iddiasının dışına çıkamayacağını, dava dilekçesi ekinde sunulan 01/09/2008 tarihli bayilik sözleşmesinin icra dosyasında bulunmadığını, sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, müvekkilinin davacıdan hurda altın bedellerine ilişkin faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine ve aksi halde 336.233,00 TL alacağın takas ve mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında düzenlendiği ifade olunan bayilik sözleşmesi ve ek sözleşme gereğince davalının davacıya borcu olduğundan bahisle yapılan icra takibine davalının itirazı üzerine itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizce ... 11. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklı ...A.Ş. tarafından borçlu ... Şti. aleyhine 288.685,35-TL asıl alacak, 25.687,06-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 314.372,41-TL'nin icra takip tarihi olan 02/07/2013 tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %11 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile 02/07/2013 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK 67. Maddesi uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ... E.K. sayılı 28/02/2019 tarihli karar ile "...1-Davanın kabulü ile; davalının ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına,
Hüküm altına alınan alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 62.874,48-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine..." karar verilmiş, kararın istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin ...E.K. sayılı 16/12/2021 tarihli ilamı ile "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 64/2. Maddesine göre , tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. Madde gerekçesinde tacirin bu yükümlülüğü belgeleme ve kaydın belgeye(evrak-ı müsbiteye) dayanması(belge yoksa kayıtta yoktur) ilkesine dayandırılmıştır.
Mahkemece tarafların ticari defterleri incelenmiş ve buna göre kendi ticari defterlerine göre davacı 300.996,25 TL alacaklı, davalı 544.952,83 TL alacaklı durumdadır. Yani tarafların ticari defterleri mutabık değildir. Taraf ticari defterlerinin bir birini doğrulamadığı kısımlar yönünden kaydın nedeni olan işlemin belgelenmesi gerekir. Ancak bilirkişiler tarafından 2011 yılına ilişkin mutabakatsızlığa ilişkin bir tespit yapılmış olmasına rağmen 2012 ve takip tarihine kadar olan dönem için bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış olup, bu haliyle bilirkişi kök ve ek raporları hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira 2011 yılında tespit edilen husus düzeltildiğinde dahi taraf defterleri mutabık olmamaktadır.
Mahkemece alanında uzman bir mali müşavir bilirkişiden, tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak, dönemler itibariyle taraf defterlerindeki mutabakatsızlığın nedeni tespit edilip, bir tarafın kayıtlarında yer almayan ya da farklı şekilde kaydedilmiş bulunan işleme ilişkin olarak varsa belgesinin de incelenerek buna göre kayıtlarda gerekli düzeltmeler yapılarak tarafların alacak ve borç durumları belirlenmek suretiyle rapor alındıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece sonraki yılda da taraflar arasındaki ticari ilişkinin davam ettiği gözetilmeden sadece 2011 yılındaki tespitlere ve dolayısıyla eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetli olmamıştır.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA..." karar verilmiş, yargılamaya mahkememizin 2022/74 esas sırası üzerinden devam olunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 16/12/2021 tarih ve ...Esas ... Karar sayılı ilamı uyarınca tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak dönemler itibari ile taraf defterlerindeki mutabakatsızlığın nedeninin tespiti ile bir tarafın kayıtlarında yer almayan ya da farklı şekilde kaydedilmiş bulunan işleme ilişkin olarak varsa belgesinin de incelenerek buna göre kayıtlarda gerekli düzeltmeler yapılarak tarafların alacak ve borç durumlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 21.12.2022 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında "...1- Sayın Mahkemenin görevlendirmesi kapsamında taraflar arasında ki hesap farklarının yıllar itibari ile belirlenmiş olduğu, İş bu belirlemelere göre hesap farkının 02.07.2013 takip tarihi itibari ile 845.949,08 TL'si olduğu; İş bu farkların; 2011 yılı öncesi fark 1.671,77 TL (farkın nedeninin net olarak belirlenemediği, 2011 yılı işlemlerinden kaynaklı 618.550,09 TL (farkın hangi işlemlerden kaynaklandığı detaylı olarak rapor içeriğinde tablo ve açıklamaları ile yer verildiği, 2012 yılı işlemlerinden kaynaklı 224.016,29 TL (farkın hangi işlemlerden kaynaklandığı detaylı olarak rapor içeriğinde tablo ve açıklamaları ile yer verildiği, 2- Rapor içeriğinde açıklandığı üzere ETTK md 92 ve yürürlükte ki TTK md 94 kapsamında taraflar tacir olmalarına karşın hesap mutabakatı yapmadıkları gibi iş bu davaya dayalı olarak yapılan incelemelerde taraf defterlerinde aynı işlemlerin dahi farklı şekillerde kaydedildikleri belirlenmiştir. Bu aşamada davacının iş bu davaya dayanak olan 02.07.2013 tarihli takip talebi ile ilgili nihai hesaplamaların aşağıda belirtilen hususlar ile ilgili tarafların ayrıntı verecekleri beyanlar ve gerekirse söz konusu işlem piyasada geçerli teamülüne ilişkin eklenecek sektör bi lavesi ile yapılacak değerlendirme sonucunda ortaya çıkartılabileceği, İş bu belirlemeler ile ilgili rapor içeriğinde açıklandığı üzere hangi işlemler ile ilgili hesap farkının (kur- altın fiyatlarının farklı değerlenmesi ile ilgili) olduğu ortaya konulmuş olmakla birlikte söz konusu işlemlerin hangi kur ve değerler üzerinden yapıldığına dair ayrıntılı tablo halinde taraflarca açıklayıcı bilgi sunulması gerektiği, Taraf defterlerinde kayıtlı olmayan işlemlerin dayanakları ile ilgili vesaiklerin ayrıntılı ve tablolaştırılmış şekilde her bir işlemin ayrıntılı açıklama ve karşı tarafın kabulü ile ilgili ispat edici vesaikler dayanak yapılmak sureti ile taraflarca açıklanmasının gerektiği, Yine kendi defterlerinde kayıtlı olan ancak karşı taraf defterlerinde kayıtlı olmayan işlemlerin dayanak belgelerinin açıklamaları ile birlikte sunulması, İş bu beyanlar sonrasında taraflarca diğer tarafın verdiği beyanlar ile ilgili açıklayıcı beyan alınması sonrasında taraflar ve iş bu dava ile ilgili nihai hesaplamanın yapılabileceği..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Tarafların rapora karşı beyan ve itirazları değerlendirilmek kaydıyla bilirkişi heyetine sektör uzmanı ve borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı atanarak yeniden rapor alınmasına karar verilmiştir. 02.05.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...5- Her iki tarafın kayıtlarında düzeltmeler yapılabilmesi için tarafların öncelikle kendi işlemlerinin ispatına yönelik olarak her bir işlemin dayanağı ile ilgili vesaikleri net olarak sunmaları talep edilmiş ancak davacı bölümünde de ifade edildiği üzere tarafların ispat külfetlerini yerine getirmedikleri ve öncelikle iş bu davanın davacısının kayıtlarında yer alan ancak davalı tarafça kabul edilmeyen işlemler ile ilgili ispat külfetini yerine getirmemesi dolayısıyla iş bu davadaki talep ettiği alacağının ispata muhtaç olduğunun kabulünün gerektiği, 6- Davacı taraf her ne kadar davalı defterlerinin düzensiz tutulduğu iddiaları ile birlikte davalının defterlerinin delil olmayacağına ilişkin önceki raporda yapılan değerlendirmeler ile ilgili hukuki takdir ve değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu, 7- Ancak önceki raporda da ifade edildiği üzere taraf defterlerindeki iş bu farklılık ve mutabakatsızlığın en başta TTK md 92 içeriği kapsamında tarafların dönem sonlarında mutabakat yapmamalarından kaynaklandığı nazara alındığında tarafların ticari ilişkide basiretli tacir olarak davranmadıklarının kabulünün gerekeceği, 8- Mahkemenin davacının beyanlar doğrultusunda davalı defterlerinin düzensiz tutulması dolayısıyla delil niteliği olamayacağına kanaat getirmesi halinde davacının davalıdan olan alacağının 300.996,25TL'si olarak kabul edileceği ancak talepte bağlılık ilkesi doğrultusunda davacının asıl alacağının 288.685,35 TL'si olarak kabul edilmesi gerekeceği, İşbu alacağa davalının 14.11.2012 tarihinde temerrüde düştüğü nazara alındığında davacının 02.07.2013 takip tarihi itibari ile faizli alacağının ise; şeklinde olacağının hesaplandığı, bu durumda davacının 314.372,41 TL'lik takip talebi ile karşılaştırıldığında 02.07.2013 takip tarihi itibari ile 3.261,82 TL fazla talebinin olacağı fazlalığın işlemiş faiz talebinden kaynaklandığı, Bu durumda davacının takibinin 311.110,59 TL üzerinden devamı ile birlikte davacı asıl alacağı 288.685,35 TL'sine takip tarihinden itibaren tarafların tacir olduğu nazara alındığında 3095 Sy.K.nun 4489 Sy.K.nun ile değişik 2.Maddesi gereğince T.C Merkez Bankası tarafından dönemde Kısa Vadeli Avans Kredilerine uygulanan faiz oranları (01.01.2012-30.06.2012 tarihleri arası 917,75; 30.06.2012- 31.12.2012 tarihleri arası 416,50; 01.01.2013-.31.12.2013 tarihleri arası 13,75; 01.01.2014-.31.12.2014 tarihleri arası 611,75; 01.01.2015- 31,12.2016 tarihleri arası 9410,50; 01.01.2017-30.06.2018 tarihleri arası %9,75; 01.07.2018- 31.12.2019 arası %19,50; 01.01.2020-30.06.2020 arası %13,75; 01.07.2020-31.12.2020 arası %10,00; 01.01.2021-31.12.2021 tarihleri arası %16,75; 01.01.2022-31.12.2022 arası 15,75; 01.01.2023-30.06.2023 arası %10,75; 01.07.2023- 30.09.2023 arası %16,75, 01.10.2023-31.10.2023 arası 31,75, 01.11.2023-30.11.2023 arası %36,75; 01.12.2023- 31.12.2023 arası 41,75; 01.01.2024 sonrası %44,25 üzerinden basit usulde (3095 Sy.K.m3)temerrüt faizi tahakkukunun uygun olacağı,9- Davalının iş bu davada takas mahsup ile ilgili ispat külfetini yerine getirmediği, diğer taraftan kötü niyet ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkin hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Dosyada mevcut bilirkişi kök ve ek raporları, tarafların raporlara beyan ve itirazları, tüm dosya kapsamı ve davalı tarafın takas mahsup iddiası nazara alınmak sureti ile bu aşamaya dek alınan raporlar arasındaki çelişkiler giderilecek şekilde yeni bilirkişi heyetinden rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir. 13.08.2025 UYAP giriş tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...Davacı tarafından başlatılan icra takibine konu 288.685,35 TL tutarındaki asıl alacağın, ibraz edilen muteber ticari defter kayıtları ve dosya kapsamındaki diğer belgeler ile ispatlandığı, Davalı tarafın ileri sürdüğü borca itirazlar ile takas ve mahsup taleplerinin, usulüne uygun tutulmadığı anlaşılan ticari defter kayıtlarına, mükerrer nitelikteki taleplere dayandığı dayandığı, bu nedenle geçerliliğinin bulunmadığı, Ayrıca, davalının 06.11.2012 tarihinde tebellüğ ettiği noter ihtarına rağmen ödeme yapmaması nedeniyle, 14.11.2012 tarihi itibarıyla temerrüde düştüğü, bu tarihten takip tarihi olan 02.07.2013'e kadar işlemiş faiz tutarının 22.425,24 TL olduğu ve takip tarihi itibarıyla toplam alacak tutarının 311.110,59 TL'ye ulaştığı tespit edilmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının alacak talebinin yerinde olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiş, Bilirkişi heyeti raporu denetime uygun, kanaat oluşturmaya ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasında 01/09/2007 tarihli bayilik sözleşmesi ile 01/12/2009 tarihli bayilik sözleşmesine ek sözleşmenin akdedildiği, bayilik sözleşmesinin 5. maddesi ile sözleşmenin 01/09/2008 tarihinden başlamak üzere 31/08/2011 tarihine kadar yürürlükte kalacağının kabul edildiği, davacı tarafından ... 17. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi ile bayilik sözleşmesine ek 3. sözleşmenin hazırlanarak davalıya gönderildiği ve tebliğden itibaren 10 günlük süre içerisinde sözleşmenin imzalanarak geri gönderilmesi, aksi halde sözleşme önerisinin kabul edilmemiş sayılacağının ihtar edildiği, davalı tarafından süresi içerisinde kabul beyanında bulunulmaması üzerine davacının göndermiş olduğu, ... 17. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi ile halen yürürlükte olan bayilik sözleşmesi ile ek sözleşmenin süresinin 31/08/2012 tarihi itibariyle dolduğunun ve sözleşmenin sona erdiğinin davalıya bildirildiği, bundan sonra davacının göndermiş olduğu ... 9. Noterliğinin ... tarihli ihtarnamesi ile davalıya, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden doğan 288.685,35 TL borcun, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 günlük süre içerisinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin 06/11/2012 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, talep edilen alacağın ödenmemesi üzerine davacı tarafından davalı aleyhine ... 11. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile işlemiş temerrüt faizi ile birlikte toplam 314.372,41 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve iş bu davanın açıldığı, her ne kadar davalı taraf, bayilik sözleşmesi ile ek sözleşmede bulunan imzaların tarafına ait olmadığını iddia etmiş ve Mahkememizce sözleşmelerdeki imzaların davalı tarafa aidiyeti hususunda alınan 03/01/2017 tarihli ATK raporunda imzaların aidiyeti hususu tespit edilememiş ise de; davalı tarafından gerek ... 10. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında bayilik sözleşmesine konu taşınmazın kiralanmasına dair kira sözleşmesinin kabul edilmesi, gerekse de ... 17. Noterliğinden davacıya gönderilen ... ve 25/07/2012 tarihli ihtarnameler ile sözleşmelerin kabul edilmesi nedeniyle davalının imza itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmekle tarafların ticari defterleri ile dosya kapsamı üzerinde inceleme yapılarak alınan kök ve ek bilirkişi raporunun değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş oldukları, davacının dava dilekçesinde takip konusu alacağa dayanak gösterdiği tüm faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı oldukları, davacının kendi kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalıdan 300.966,25 TL alacaklı olduğu, davalının takas iddiasına konu ettiği faturaların tamamının (davalının kayıtlarında 336.233,42 TL) davacının defterlerinde 333.969,14 TL olarak kayıtlı oldukları, davacının faturaları defterlerine 2.264,28 TL az bedelle işlediği, davacının kendi kayıtlarındaki hesap bakiyesinin 31/12/2011 tarihi itibariyle 621.933,11 TL olduğu ve davalının kayıtlarında da bu tarih itibariyle davacı alacağının 618.818,81 TL olduğu, bundan sonra davacının, davalının takasa konu ettiği faturaları ve devam eden ticari ilişki çerçevesinde yapılan tahsilat ve faturaları hesaplara alması ile alacağının 300.966,25 TL'ye indiği ve fakat davalının muhasebe tekniğine uygun olmayacak şekilde 31/12/2011 tarihi itibariyle kayıtlarında davacıya 618.818,81 TL borçlu iken toplu ekstre ödemesi adı altında 634.934,24 TL ödeme kaydederek alacaklı konuma geldiği, yapılan bu düzeltmenin davalı tarafça ne sebeple yapıldığı açıklanamadığı gibi bu ödemenin davacı kayıtlarında da olmadığı ve ispatlanamadığı, bu şekilde Mahkememizce davacının ticari defter ve kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği kanaatine varılmakla davacının, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere icra takibinde talep ettiği asıl alacak ve işlemiş temerrüt faizi yönünden alacaklı olduğu ve itirazın haksız olduğu anlaşılmış olup davanın kabulüne, davalının haksız itirazının reddine, alacak likit ve davalının icra takibine itirazı haksız olduğundan davalının İİK'nın 68. maddesi uyarınca hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile) davalının ... 11. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 288.685,34-TL asıl alacak ile 22.425,24-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 311.110,58-TL üzerinden ve takip talebindeki hal ve şartlar üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Hüküm altına alınan alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 62.222,12-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 21.251,96-TL nispi harçtan peşin alınan 5.368,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.883,26-TL nispi karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 61.800,00-TL bilirkişi ücreti, 754,01-TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 62.554,01-TL üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 61.904,97-TL ile 5.424,80-TL harç gideri olmak üzere toplam 67.329,77-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 325,00-TL tebligat posta gideri üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 3,37-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 49.777,69-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 3.261,83-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza