T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/744 Esas
KARAR NO :2025/453
DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:24/10/2022
KARAR TARİHİ:30/05/202
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda;
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davalı şirket sigortalısı, dava dışı ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile 01.07.2022 tarihinde müvekkile ait park halinde bulunan ... plakalı araca tamamen kusurlu olarak çarpıp kaçmıştır.Müvekkil, aracın kullanılamaz halde olması sebebiyle araçta oluşan zararı gidermiştir. Araçta oluşan maddi hasarın yanı sıra araç değer kaybına uğramıştır.
Davalı şirketin sigortalısı tarafından sebep olunan maddi hasarın ve araçta oluşan değer kaybının giderilmesi amacıyla davalı şirkete başvurulmuşsa da davalı şirket sigortalının kusuru bulunmadığı gerekçesi ile başvuruyu reddetmiştir.Davalıyla yürütülen arabuluculuk süreci anlaşma olmaksızın sonuçlanmıştır, Müvekkilime ait araç trafik kurallarına uygun ve nizami bir şekilde park halindeyken dava konusu zararın doğmasına neden olan kaza gerçekleşmiştir.
Müvekkile ait aracın nizami bir şekilde park halinde bulunması sebebiyle olayda herhangi bir kusuru bulunmamaktadır. Dava dışı sigortalı tamamen kendi kusuru ile aracının kontrolünü sağlayamamış ve müvekkilime ait araca çarparak hasarın doğmasına yol açmıştır. Sigortalı tamamen kusuru ile kazanın gerçekleştiğinin bilincinde olduğundan olay yerinden kaçmıştır.
Özetle dava dışı sigortalı %100 kusurludur Kazanın dava dışı sigortalının kusuru ile gerçekleştiğini gösteren fotoğraflar da işbu dilekçemiz ekinde sunulmaktadır. Kazaya tamamen kendi kusuru ile sebebiyet veren araç davalı şirketin sigortalısıdır.Davalı şirket tarafından Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında sigortalanmış aracın sebep olduğu maddi hasar ile değer kaybının karşılanması gerekmektedir. Bu kapsamda davalı sigorta şirketine başvuru yapılmışsa da davalı şirket tamamen hatalı bir değerlendirmede bulunarak dava dışı sigortalının kusursuz olduğu gerekçesi ile zararın tazmini talebini reddetmiştir.
Davalı şirket tarafından yapılan başvuru neticesinde açılan 2/... numaralı hasar dosyasının celbini talep ederiz.
Davalı şirkete yapılan başvurunun reddedilmesi ile birlikte davalı şirket temerrüde düşmüştür. Bu nedenle yapılacak hesaplamada temerrüt tarihi itibariyle faiz işletilmesini talep ederiz.
Kaza sonrası müvekkile ait aracın hasarlı halde trafiğe çıkması ve kullanılması mümkün olmadığından müvekkil, derhal araçtaki hasarı gidermiştir.
Kaza sonrası hasarın giderilmesi neticesiyle araç servise götürülmüş ve serviste yapılan işlemler neticesinde müvekkil tarafından servise 8.260 TL ödeme yapılmıştır.Müvekkil tarafından ödenen 8.260 TLnin davalıdan tahsili ile müvekkilime ödenmesine karar verilmesini talep ederiz.
Müvekkil, hasara uğrayan aracının kaza tarihine kadar tüm bakımlarını zamanında yaptırmıştır. Kaza gerçekleşene kadar geçen süre içerisinde aracın değişen her hangi bir parçası bulunmadığı gibi kaporta ve boyasında herhangi bir kusur, çizik söz konusu değildir. Dolayısıyla herhangi bir hasar kaydı da bulunmamaktadır.
Kaza neticesinde ise oluşan hasar ile birlikte aracın bir kısım boyanması gerekmiş ve araçta hasar kaydının oluşmasına sebep olmuştur. Bunun neticesinde de araç, değer kaybına uğramıştır.
Araçta oluşan değer kaybı teknik inceleme gerektirdiğinden müvekkilim tarafından belirlenmesi mümkün değildir. Bu nedenle değer kaybı talebimizi belirsiz alacak davası olarak açma zorunluluğu bulunmaktadır.
Davanın kabulüne,
Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla,Kısmi dava olarak, HMK 109 uyarınca şimdilik;8.260 TL maddi tazminat (ticari faiziyle)Belirsiz alacak davası olarak, HMK 107 uyarınca şimdilik;100 TL değer kaybı (ticari faiziyle)davalıdan tahsil edilerek müvekkile verilmesine, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacının, dava dilekçesindeki beyanları nazara alındığında, belirsiz alacak davası şeklinde açtığı davasının, HMK m.107' de düzenlenen “objektif belirsizlik” hali kapsamında olmadığı açıktır. Bu halde davacı yönünden aracın “değer kaybı” tespitinin mümkün olduğu görülmekle, buna rağmen, davasını belirsiz alacak davası şeklinde açmasında hukuki yararının olmadığı ortadadır. Açıklanan nedenlerle de davanın, öncelikle hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi talep edilmektedir. Hiçbir şekilde davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, KTK m. 109 uyarınca, davacının kaza tarihi itibariyle, iki yılı geçen tüm talepleri zamanaşımına uğramıştır. Bu sebeple davacının kaza tarihi itibariyle iki yılı geçen tüm taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunuyoruz.
Dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı araç, müvekkil Şirkette 22.04.2022 - 22.04.2023 tarihleri arasında, 393985709/0 poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Buna ilişkin sigorta poliçesi dilekçemiz ekinde sunulmuştur.
Hiçbir şekilde davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil Şirketin bu poliçeden doğan sorumluluğu, teminat limiti ile sınırlıdır. Sorumluluğun teminat limiti ile sınırlı olduğunun bildirilmesi, bu tutarın mutlak surette ödeneceği ve davayı kabul anlamına gelmemektedir. Müvekkil Sigorta Şirketinin poliçe teminatı ile sınırlı olan sorumluluğu, sigortalının kusurlu ve sorumlu olması halinde söz konusudur. Nitekim KTK m.91 uyarınca malî sorumluluk sigortası, aynı Kanunun 85. Maddesine göre işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapılmaktadır. Dava konusu olayla ilgili olarak düzenlenen kaza tespit tutanağı davacının tek taraflı ve soyut beyanlarından ibarettir. Kaldı ki tutanakta müvekkil sigorta şirketi sigortalısına atfedilen bir kusur da söz konusu değildir. Sigortalı araca ait herhangi bir ifade tutanağı yada kusurunu gösteren belge de dosya kapsamında bulunmamaktadır. Bu suretle davacı, sigortalı aracın davaya konu kazaya ilişkin kusuru ve dolayısıyla müvekkilin sorumluluğu bulunduğu yönündeki iddialarını maddi delillerle destekleyememiştir. Davacı tarafın, müvekkil şirket sigortalısının kusurlu ve dolayısıyla müvekkilin meydana gelen zarardan sorumlu olduğuna ilişkin iddiaları tarafımızca da kabul edilmemektedir. Bu noktada müvekkile husumet yöneltilmesine de itiraz edilmekte ve davanın reddi talep edilmektedir.
İtirazlarımız baki kalmak kaydıyla diğer itirazlarımız da iş bu dilekçemiz ile sunulmuştur.İtirazlarımız baki kalmak kaydıyla, davacının talebinin, kaza ve poliçe tarihi itibariyle yürürlükte olan, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve eklerinde belirtilen usul ve esaslara göre belirlenmesi gerekmektedir.
Nitekim, Karayolları Trafik Kanununun, “Zorunlu malî sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmî Gazetede yayımlanır.” şeklindeki 93. Maddesinde göre de genel şartlar, sigorta teminat tutarları ile tarife ve talimatları içermektedir.
Bu suretle sigorta genel şartlarında, sigorta teminatının kapsamı, sigorta ettirilen riziko ve tarafların hak ve borçlarına ilişkin usul ve esaslar ile rizikonun gerçekleşmesi durumunda sigorta tazminatının ödenmesi ile ilgili konular yer almaktadır.
Sigorta genel şartlarının en önemli özelliği, sözleşmenin her iki tarafının da bu şartlara uymak zorunda olmasıdır. Bu durum Sigortacılık Kanunu'nun 11. maddesinde açık bir şekilde hükme bağlanmıştır. Özellikle de sigorta şirketleri tarafından aynı şekilde uygulanması emredici niteliktedir. Sigorta genel şartlarının emredici olduğu, bir çok genel şartta da açıkça belirtilmiştir.
Bununla birlikte Genel Şartların A.1. maddesinde Genel Şartların amacı, 13.10.1983 tarihli ve 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukukî sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesi olarak belirlenmiştir.
Sigortanın kapsamına ilişkin A.3 maddesinin 1. Fıkrasında da belirtildiği üzere Sigortacı, Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür.
Tüm bu açıklanan nedenlerle de hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aksi düşünülse dahi davacının değer kaybı talebinin, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Ek1’inde yer alan esaslara göre tespit edilmesi gerekmektedir.
Araçlarda değer kaybı, bir kereye mahsus uygulanmaktadır. Bu sebeple davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının aracının, dava konusu kaza tarihinden önceki değer kaybına konu geçmiş hasar kayıtlarının, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden celbedilerek tespiti ve bu hususta da bilirkişi incelemesi yaptırılması talep edilmektedir. Kusura ve sorumluluğa dair itirazlarımız baki kalmak ve hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının hasar bedeli talebi de tarafımızca kabul edilmemektedir.
Ayrıca itirazlarımız baki kalmak kaydıyla davacı tarafça hasara dair sunulan fatura tutarı da sigorta poliçesi ve genel şartlara göre belirlenecek hasar bedelinin üstündedir. Bu sebeple davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, aksi düşünülse bile maddi hasar bedelinin sigorta uzmanı bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerekmektedir.
Bu noktada hesaplama yapılırken de, ZMSS genel şartları B-2 maddesi ve ekleri dikkate alınmalıdır. Buna göre; itirazlarımız baki kalmak ve hiçbir şekilde davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hasar gören parçanın orijinal olmaması halinde ise eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilebileceği, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değişim imkânı olduğu halde orijinal parça ile onarım sağlanmış ise sigortacının sorumluluğunun, sigortacının kaza tarihi itibarıyla benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre,eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça bedeli ile sınırlı olduğu yönündeki ve diğer hususlardaki düzenlemeler dikkate alınmalıdır.Hiçbir şekilde davayı ve davacıların iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla; sigortacının temerrüde düşmesi ve dolayısıyla faizden sorumlu tutulabilmesi için, kendisine yapılan başvuruya rağmen sekiz işgünü içerisinde bu giderlerin karşılığını ödememiş olması gerekmektedir.
Ayrıca, hiçbir şekilde davayı ve davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davaya konu olay, işleten açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olaydır. Müvekkil Sigorta Şirketi de işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlenmektedir. Bu suretle haksız fiilden kaynaklanan olayda ancak yasal faiz istenebileceği gözetilerek, davacının ticari faiz talebinin de reddi gerekmektedir.
İtirazlarımız baki kalmak ve hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın, müvekkil Şirket haklarının korunması açısından sigortalı ...'a ihbarını talep ederiz.
Usule ve esasa dair itirazlarımız ile cevaplarımızın kabulüneİtirazlarımız baki kalmak kaydıyla davanın, Pk: ..., ... adresinde mukim ... T.C. Kimlik Numaralı ...'a ihbarına,Nihayetinde davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Trafik kazası nedeniyle hasar ve değer kaybı istemine ilişkin davadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. Maddesinde; "(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden bilirkişi raporu aldırtıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Davalı sigorta şirketine sigortalı ... plaka numaralı aracın dava dışı sürücüsünün hatalı sevk ve idaresinin olayda birinci derecede, tam ve 100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu, Davacı ...'ün maliki olduğu ... plaka numaralı aracın dava dışı sürücüsünün olayda etkili hatalı davranışı bulunmadığı, Dava konusu aracın onarımı için fatura edilen KDV dahil 8,260.00 TL tutarın kadri maruf olduğu, Dava konusu araçta Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre oluşan değer kaybının 13,343.81 TL civarında olduğu, Dava konusu araçta Türkiye'deki reel kaybının 11,345.20 TL civarında olduğu, piyasa şartlarına göre oluşan değer Davacı tarafın faiz ve diğer taleplerinin Mahkemenin Sayın Hakiminin takdirinde olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Yine mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan bilirkişilerden ek rapor istenildiği ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları ek raporda özetle: "Davalı sigorta şirketine sigortalı ... plaka numaralı aracın dava dışı ürünün hatalı sevk ve idaresinin olayda ki derecede, tam ve %100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu, Davacı ...'ün maliki olduğu ... plaka numaralı aracın dava dışı sürücüsünün olayda etkili hatalı davranışı bulunmadığı, Davalı sigorta şirketine sigortalı ... plaka numaralı aracın kazaya karışan araç olup olmadığı hususunda bir şüphe bulunup bulunmadığı yönündeki nihai takdirin Mahkemenin Sayın Hakimine ait olduğu, Dava konusu aracın onarımı için fatura edilen KDV dahil 8,260.00 TL tutarın kadri maruf olduğu, Dava konusu araçta Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre oluşan değer kaybının 13,343.81 TL civarında olduğu, Dava konusu araçta Türkiye'deki reel piyasa şartlarına göre oluşan değer kaybının 11,345.20 TL civarında olduğu, Hangi değer kaybı hesaplama yönteminin belirleyici olduğuna dair nihai karar Mahkemenin Sayın Hakiminin takdirinde olduğu, Davacı tarafın faiz ve diğer taleplerinin Mahkemenin Sayın Hakiminin takdirinde olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Trafik kazası tespit tutanağının incelenmesinde; müracaatçı ...' idaresindeki ... plakalı aracın park halinde olduğu sırada ... plakalı aracın kendi aracına çarparak kaçtığını beyan etmesi üzerine gerekli rapor tanzim edilerek müracaatçının ... Polis Merkezi'ne sevk edildiği yazılmıştır.
4 numaralı celsede taraflara tanık listesini ibraz etmek üzere süre verilmiş olup davacı tarafça tanık olarak ... bildirilmiştir. Tanığın ifadesinin alınması için 20/01/2025 tarihli ara karar ile talimat mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş ve talimat masrafları olan toplam 385,00 TL'yi yatırmak üzere davacı tarafa iki haftalık kesin süre verilmiştir. Verilen kesin süre içerisinde davacı tarafça talimat masrafları mahkememiz veznesine yatırılmamıştır.
6 numaralı celsede davacı vekili tarafından; "tanık diğer tarafı korumak için katılmayacağını söyledi, bu sebeple tanık masrafını yatırmadık, dosya mevcut haliyle karar verilsin davamızın kabulüne karar verilsin" şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafça aracının park halindeyken davalı tarafça ZMM sigortası ile sigortalanan aracın çarparak olay yerinden kaçtığı iddia edilmiştir. HMK 190 uyarınca herkes ileri sürdüğü ve lehine hak çıkardığı iddiayı ispatla mükelleftir. Bu bağlamda davacı tarafından ... plakalı aracın kendi aracına zarar verdiğinin ispatlanması gerekmektedir. Buna ilişkin davacı tarafça dosya kapsamına fotoğraflar sunulmuştur. Fotoğrafların incelenmesinde ... plakalı aracın davacının aracının yanından geçmekte olduğu ana ilişkin olduğu ve davacının aracına çarptığının kesin ve net olarak anlaşılamadığı kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Polis memurlarınca tutulan kaza tespit tutanağında da müracaatçının kendi ifadesine yer verilmiş olup kazanın gerçekleşme biçimine ilişkin görgüye dayalı herhangi bir tespitte bulunulmamıştır. Olaya ilişkin başlatılan ... CBS'nin ... Soruşturma sayılı dosyasında da kazanın nasıl vuku bulduğuna ilişkin herhangi bir tespit ve değerlendirme yapılmaksızın anlaşmazlığın hukuki mahiyette kaldığından bahisle takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından kazanın oluşunu ispata yarar tanık bilgileri mahkememize sunulmuş olsa da hem süresi içerisinde tanık masrafının yatırılmamış olması hem de davacı vekilinin alınan son celse beyanında dosyanın mevcut hali ile karar verilmesi talebi dikkate alınarak davacının 20/01/2025 tarihli ara karar uyarınca tanık dinletmekten vazgeçtiği anlaşılmış olup dosyada bulunan tüm delillerin incelenmesinde davacıya ait araçta meydana gelen hasarın ... plakalı araç tarafından gerçekleştirdiğinin davacı tarafça kesin ve net ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın REDDİNE
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.339,23 TL harçtan peşin-ıslah harcı olarak alınan toplam 335,77 TL'nin mahsup edilerek bakiye 1.003,46 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 19.605,20 TL üzerinden hesaplanan 19.605,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır