T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/852 Esas
KARAR NO : 2025/67
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2022
KARAR TARİHİ : 04/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "
Kaza sonucu müvekkilin aracında değer kaybı meydana gelmiştir. Müvekkile ait ... plakalı araç ile davalı şirketin sigortalısı olan ... plakalı araç arasında 16/05/2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kaza sonucunda davalı şirketin sigortalısı olan ... plakalı araç %100 kusurlu bulunmuştur. İşbu kaza neticesinde müvekkile ait ... plakalı araçta mezkur kaza nedeniyle değer kaybı meydana gelmiştir. Kaza sonucunda müvekkil aracı hasara uğramış olup söz konusu hasar bedeli, hasar sonucunda ortaya çıkan reel değer kaybı bedeli ve müvekkilin işbu kaza sebebiyle aracını kullanamadığı gün sayısınca uğramış olduğu hak mahrumiyet bedeli ortaya çıkmıştır. Buna göre Anayasa Mahkemesinin ... tarihli ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ... E. ve ...K. Sayılı kararı uyarınca müvekkile ait aracının uğradığı reel değer kaybının hesaplanması gerekmektedir. Fazlaya ilişkin dava ve hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik, kaza tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte 100,00TL değer kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıların yana tahmiline karar verilmesini... " talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Gerçek zararın tespiti ile talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi mümkün iken belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından bahisle Hmk 114/1-h ve Hmk 115/1-2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmelidir. Öncelikle başvurucu tarafça değer kaybı talep edilmekte olup, gerçek zararın tespiti ile talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi mümkün iken belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından bahisle 6100 sayılı Hmk 114/1-h ve Hmk 115/1-2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Zira müvekkil sigorta şirketi tarafınca, 1.570,00TL tutar ödenmiş olup, bakiye alacak olduğunu iddia eden başvurucu tarafça tutar bilinebilecek durumdadır. Hasara istinaden araçta oluşan değer kaybının aracın kaza anındaki piyasa rayici, kilometresi, hasar alan bölgeleri ve hasar derecesi dikkate alınarak, Hazine Müsteşarlığı’nın belirlediği formülden yararlanılarak, aracın 2.el satışında, emsallerine göre;1.570,00TL değer kaybına uğrayabileceği hesap ve değerlendirmesi yapılmıştır.
Ekspertiz ücreti, poliçe teminat dışı olduğundan, ekspertiz ücreti talebinin reddi gerekmektedir. Yine genel şartlar ve eklerine göre taraflar arasında düzenlenen poliçe ve genel şartlar kapsamında teminat kapsamı dışı haller belirli ve açık olduğundan, müvekkil sigorta şirketinin ekspertiz ücreti giderine ilişkin yükümlülüğü bulunmamaktadır. Kaza tarihinden sonra ekspertiz raporu alınması makul gider olmayıp, hakkın kötüye kullanılması nedeniyle, dürüstlük ve iyiniyet kuralları gereğince, hukuk düzeni tarafınca ekspertiz ücreti gideri talebi korunmayarak reddedilmelidir.
Başvuranın sigorta şirketine başvurarak ücretsiz eksper atamasından yararlanmaksızın kendisinin eksper ataması mk 2.md. anlamında iyi niyet çerçevesinde yapılan makul gider olarak sayılmayacaktır. Kesinlikle kabul etmemekle birlikte, bir an için aksi kanaat halinde, faiz başlangıcı ancak komisyona başvuru tarihi olarak kabul edilebilir ve uygulanması gereken faiz türü yasal faizdir.
Yukarıda arz ve izah ettiğimiz ve sayın başkanlığınızca re ’sen göz alınacak sebepler ışığında tüm talep ve haklarımız saklı kalmak kaydıyla;
Başvurunun usulden reddine,
başvurunun esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin başvurucu tarafa yükletilmesine,
dair karar verilmesini.."savunmuştur.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
...'ne müzekkere yazılarak kaza tarihi olan 16/05/2022 tarihi itibariyle davaya konu ... ve ... plakalı araçların trafik kayıtlarının gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davalı ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak, hasar dosyası, sigorta başvuruları ve varsa tazminat dosyaları ile poliçe örneklerinin gönderilmesi istenilmiş olup müzekkereye cevap verilmediği görülmüştür.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak davaya konu ... ve ... plakalı araçların kaza tarihi olan 16/05/2022 itibariyle (hasar dosyası, kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, kazaya dair fotoğraflar vb.) kayıtlarının gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... A.Ş. yazılan müzekkerenin tekidine karar verilmiştir.
Dosyanın bilirkişiye tevdi ile 16/05/2022 tarihinde meydana gelen kazada kusur durumunun tespiti, davacıya ait araçta değer kaybının meydana gelip gelmediği, değer kaybı meydana gelmiş ise miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına, karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 16/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, 16/05/2022 tarihinde meydana gelmiş dava konusu kazada ... plakalı araç sürücü ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun “Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller” başlığı altındaki 84.maddesinin “...” bendini ihlal ettiği ve asli ve tam kusurlu olduğu, davacı ... Şirketi'ne ait ... plakalı araçta dava konusu kaza nedeniyle meydana gelmiş hasarın onarımı sonrasında otomobilin piyasa rayiç değerinde kaza tarihi itibariyle 28.400-TL azalma olacağı, davacının kaza tarihi itibariyle uğramış olduğu araç kiralama zararının 528,35x5-2.641,75TL (KDV dahil) olduğu görüşlerini bildirir rapor, kanaat olarak Yüce Mahkemenizin takdirlerine arz olunur.." rapor edilmiştir.
... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...E.sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş olup müzekkereye cevap verilmemiştir.
Davacı vekiline davanın esası ve borcun tahsil edilip edilmediği hususlarında beyanda bulunması için iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekiline HMK.m.107/2 hükmü gereğince netice ve talep kısmını belirli hale getirmek için iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir.
Celse arasında bedel arttırım dilekçesi sunulduğu, davalı tarafından itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
...'ya yazılan müzekkerenin tekidine karar verilmiştir.
Davalı sigorta şirketine müzekkere yazılarak ... plakalı araca ait sigorta poliçesi ve bu aracın 16/05/2022 tarihindeki trafik kazası nedeniyle yapılan ödemelere ilişkin ödeme belgelerini mahkememize sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine; ödeme belgeleri kesin sürede sunulmadığı takdirde ödeme define dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ve dosyadaki belgelere göre karar verileceğinin ihtarına karar verilmiştir.
Davacı vekiline davalı sigorta şirketine yaptığı başvurunun tebliğine ilişkin belgeleri sunmak üzere iki hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içinde sigorta şirketine başvuru belgelerini sunmadığı takdirde davanın dava şartı yokluğundan reddedileceğinin ihtarına karar verilmiştir.
... 3.AHM'nin ...E. ...K.sayılı ilamının kesinleşip kesinleşmediğinin sorulmasına karar verilmiş olup, geçen celse 3 nolu ara karar gereği müzekkere yazılırken ilgili kalem personeli tarafından yanlış dosyanın istenildiği ve müzekkereye ikmalen cevap verildiği, celse arasında yanlışlığın fark edilerek doğru esas ile yeniden müzekkere yazıldığı, müzekkereye cevap verildiği gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Geçen celse 1 nolu ara karar gereği davacı vekili tarafından beyan dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; 16/05/2022 tarihinde meydana gelen kazadan kaynaklı olarak davacının aracında değer kaybı oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise davalının buna ilişkin olarak kusurunun ve sorumluğunun bulunup bulunmadığı istemine ilişkindir.
Davanın esası hakkında yapılan değerlendirmede; tüm dosya kapsamı, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, celp olunan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin dava dilekçesi ile davacıya ait ...plakalı araç ile davalı şirketin sigortalısı olan ... plakalı araç arasında 16/05/2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kazada... plakalı aracın sürücüsünün kusurlu olduğu, davacıya ait araçta değer kaybı meydana geldiği iddiası ile işbu davayı ikame ettiği, mahkememizce yapılan yargılama sırasında 29/07/2024 tarihinde davalı vekili tarafından davacı şirketin işbu dava dışında dava dışı sigortalıya karşı ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile aynı talebe dair dava açıldığı ve dava dışı sigortalı tarafından verilen karardaki tutarların ödendiğine dair dilekçe sunulduğu, derdestlik ve kesin hüküm itirazı ileri sürüldüğü, davacı vekili tarafından 22/11/2024 tarihli dilekçe ile itirazların reddi ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla sunulan talep artırım dilekçesi sonrasında 22.03.2024 tarihinde sigortalı tarafından yapılan ödeme doğrultusunda dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi isteminde bulunulduğu görülmüştür.
Öncelikle davalı vekilinin derdestlik ve kesin hüküm itirazı yönünden; işbu dosyada davalı şirketin dava dışı sigortalının sigortacısı, ...3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki davalının ise dava dışı sigortalı olduğu, davalı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında davacıya karşı müteselsil sorumluluğun geçerli olduğu, HMK m. 114/1-ı uyarınca derdestlik itirazının geçerli olması için tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davanın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olması gerektiği, HMK m. 114/1-i uyarınca kesin hüküm itirazının geçerli olması için ise tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davanın daha önceden kesin hükme bağlanmış olması gerektiği; yukarıda belirtildiği üzere iki davanın taraflarının farklı olduğu görülmekle davalının itirazları kabul görmemiştir.
Yargıtay HGK'nın 25/12/2013 tarihli ve ...E., ..K. sayılı kararında vurgulandığı üzere; "... dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olay nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir...".
Dosyanın esası yönünden; davalı vekilinin 29/07/2024 tarihli dilekçesi ile dava dışı sigortalı tarafından davacı şirkete ödeme yapıldığını beyan ettiği, yapılan ödemeye dair dekontun dilekçe ekinde sunulduğu, davacı tarafın yapılan ödemeyi doğruladığı ve dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesini talep ettiği anlaşıldığından, davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
Vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı HMK m. 331(1) hükmü uyarınca; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Keza, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nin m. 6(1) hükmüne göre; "anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur". Buna göre; dosyadaki mevcut belgeler gözetilerek; davanın açıldığı tarihten sonra, 22/03/2024 tarihinde dava konusu tazminatın dava dışı sigortalı tarafından davacı şirkete ödendiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunun davacı tarafça açılan davanın haklılığını ortaya koyduğu gözetilerek, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği kanaatine varılmış, dava tarihlerindeki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine ve ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından; davacı yararına vekalet ücretinin tamamına hükmolunmuş; yargılama giderlerinden davalı sorumlu tutulmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 80,70TL harç ile 484,00 TL tamamlama harcı mahsup edilerek bakiye 50,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 80,70TL başvuru harcı, 80,70TL peşin harç, 484,00 TL tamamlama harcı, 5.555,25 TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.200,65 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-6) göre hesaplanan 28.400,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Dair, yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin huzurunda, dava konusu miktar HMK'nın 341/2. Maddesindeki sınırın altında kaldığından dolayı KESİN olmak üzere karar verildi. 04/02/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır