T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/92 Esas
KARAR NO : 2025/162
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/02/2022
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı müvekkil ..., dava masraflarını karşılayabilecek ekonomik güce sahip değildir. Bu sebeple müvekkilin işbu dava ile ilgili oluşacak yargılama giderlerinin adli müzaheret hükümleri çerçevesinde suçüstü ödeneğinden karşılanmasına karar verilmesini sayın mahkemeden talep etmekteyiz. 26.05.2021 tarihinde, davacı müvekkil ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... marka motosiklet ile ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken, hızlı bir şekilde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen siyah renkte ...marka aracın müvekkilin aracının sağ tarafından gelerek önüne kırmış ve müvekkil de bu netice ile duramayarak araca çarpmıştır. Bu çarpışma sonucunda çift taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası gerçekleşmiştir. İşbu trafik kazası neticesinde ... plakalı motosiklet sürücüsü müvekkil ... sakatlanmış sürekli ve geçici olarak iş göremez hale gelmiştir. Kaza akabinde müvekkil tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığına kaza ile alakalı şikayette bulunulmuş olup, halen soruşturma ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... numaralı soruşturma dosyası kapsamında devam etmektedir. Meydana gelen trafik kazası sonucunda müvekkil ... ağır şekilde yaralanmış, sol tibia plato kırığı oluşmuş ve bu sebeple maluliyeti meydana gelmiştir. Müvekkil bu kazadan sonra İstanbul ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi görmüştür. İşbu kaza neticesinde müvekkil geçici ve sürekli olarak iş göremez hale gelmiştir. Kaza ile alakalı müvekkilin sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı ihtiyaçlarının tespiti amacıyla alınmış 13.12.2021 tarihli .... Üniversitesi Tip Fakültesi Adli Tıp Ana bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenmiş rapor sonucunda müvekkilin; 180 gün geçici iş göremezlik, 90 gün bakıcı ihtiyacı, %13 oranında sürekli iş göremezlik oranının oluştuğu tespit edilmiştir. Kaza anında olay mahallinden firar eden, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın Zorunlu Karayolu Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortasından kaynaklanan sorumluluk gereği, ... Hesabının kaza tarihi (26.05.2021) itibariyle kişi başı sakatlanma halinde 430.000,00-TL ve kişi başına tedavi gideri 430.000,00-TL olmak teminat sağlamaktadır. Müvekkilin mevcut kaza nedeniyle sürekli iş göremez hale gelmiştir. Bu nedenle fazlaya ilişkin haklarımız ve her türlü hakkımız saklı kalmak kaydı ile müvekkilin uğramış olduğu sürekli iş göremezlik zararına istinaden şimdilik 100,00-TIL maddi tazminat bedelinin davalının sakatlanma ve tedavi gideri teminatından müştereken ve müteselsilen karşılanması gerekmektedir. Yukarıda açıklamış olduğumuz üzere müvekkilin işbu kaza nedeniyle müvekkil geçici olarak iş göremez halinde kalmıştır. Davalı ... Hesabı müvekkilin geçici iş göremezlik zararının tazmininden sorumludur. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 17.12.2015 tarih, ...E....K. Sayılı ilamında “ karar hukuka uygundur.” demek suretiyle geçici iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketinden tahsiline ilişkin verilen Yerel Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. (EK-7: Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 17.12.2013 tarih, ... E.-...K. Sayılı ilamı) Yargıtay Kararından da görüldüğü üzere Sigorta şirketlerinin geçici iş göremezlik zarar kaleminin tazmini hususunda sorumlulukları devam etmekte olup davalı müvekkilin geçici iş göremezlik zararının tazmininden sorumludur. Arz edilen nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız ve her türlü hakkımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50,00-TL geçici iş göremezlik bedelinin davalı tarafından müştereken ve müteselsilen karşılanması gerekmektedir. Müvekkil kaza sonucunda en azından 94100 iş göremez halde olduğu geçici iş göremezlik süresince bakıma muhtaç hale gelmiştir. Gerçekten de sol tibia plato kemiğinde kırıklar bulunan bir kişinin tam olarak iyileşene kadar kendi işini göremeyeceği, yaşamını tek başına devam ettiremeyeceği ve en azından bu süre zarfında sürekli olarak başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı tartışmasızdır. 6. Müvekkilin yaşı mesleği, geliri ve tüm diğer faktörler birlikte değerlendirildiğinde davalı ... Hesabının teminat limitleri dâhilinde zararın tümünden sorumlu olacağı, aktüerya hesaplamaları sonucunda anlaşılacaktır. Kaza anında firar eden araç sürüçüsüne istinaden, ... Hesabına teminat limitleri içinde 8 iş günü içerisinde ödeme yapması ihtarı posta yoluyla gönderilmiştir. ... Hesabı ile mail üzerinden yapılmış görüşmeler akabinde şirket tarafından talebimiz reddedilmiş olduğundan işbu davayı ikame etme zaruretimiz hasıl olmuştur. Karayolları Trafik Kanunun 99 maddesinde; “Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.” denilmektedir. Bu nedenle; İhtarı tebliğ alan ve 8 iş günü içerisinde ödeme yapmayan davalı ... Hesabı, Trafik Kanunun 99. maddesi gereği 8 iş günü içerisinde tarafımıza ödeme yapmayarak temerrüde düşmüştür. Davacı müvekkil ... (T.C. Kimlik No:...)'ın adına açılmış 26.05.2021 tarihli trafik kazasına ilişkin herhangi bir soruşturma veya kovuşturma dosyası olup olmadığına ilişkin mahkemenizce müzekkere yazılmasını talep ediyoruz. ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... numaralı dosyasının celbini talep ediyoruz. Davalı ...abı bünyesinde oluşturulan hasar dosyasının istenilmesi için Mahkemenizce müzekkere yazılmasını talep ediyoruz. talep ve ek dava açma hakkımız saklı kalmak kaydı ile, müvekkilin geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle maddi zararlarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik asgari 200,00-TL (HMK 107. maddesi gereği Belirsiz alacak davasındaki geçici talebimizdir) maddi tazminat bedelinin (müvekkilin uğramış olduğu sürekli iş göremezlik için 100,00-TL, geçici İş göremezlik için 50,00-TL, bakıcı gideri için 50,00-TL) diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61, 2918 sayılı KTK'nın 88. Ve Türk Borçlar Kanunu'nun 163. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca haksız fiilin gerçekleşmiş olduğu 26.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline, adli yardım talebimizin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar davacı ifadesinde beyaz ya da gri renkli bir araçtan söz etmiş ise de olayda ilgili araca dair herhangi bir delil mevcut olmayıp, tanık bulunmamaktadır. Faili meçhul şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil ve emare bulunmadığından yalnızca davacının iddialarına dayanarak müvekkil kurumun sorumluluğu doğmayacaktır. Şöyle ki; kazazedenin olaydan bir gün sonra verdiği ifadede, motosikleti ile seyir halinde iken siyah renkli bir aracın kendisine çarptığı beyanı dışında başkaca bir ifade, görgü tanığı, kamera görüntüsü bulunmamaktadır. Ayrıca tedavi evraklarında "motor kazası" olarak belirtilmiş olup, trafik kazası ibaresine ilişkin herhangi bir ibare bulunmamaktadır. Eksik inceleme ile hüküm verilemeyeceğinden, mahkemece; davacı tarafından kazanın plakası tespit edilemeyen aracın çarpması nedeniyle meydana geldiği ileri sürüldüğü ancak davacının iddiasını destekler somut delillerle müvekkil kurumun sorumluluğuna başvurması gerekmektedir. Sadece davacı yanın iddialarına dayalı somut veriler ile ispatlanamayan olay ile ilgili hüküm kurulması hukuka aykırıdır. Davacı yanın beyanları dışında davaya konu kazaya başka bir aracın sebebiyet verdiği konusunda dosyada herhangi bir delil bulunmadığı gibi soruşturma sırasında da plakası tespit edilemeyen aracın varlığına ilişkin iz, görüntü, görgü tanığının da bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda müvekkil kurum hakkında yalnızca davacı yanın beyanlarına itibar edilerek aleyhe hüküm kurulamayacağı tartışmasızdır. Öncelikle karşı tarafın zararına sebebiyet veren olayın plakası tespit edilemeyen kusurlu bir aracın sebebiyet verdiğinin ayrıca olayın trafik kazası olduğunun karşı tarafça ispatı gerekmektedir. İşbu hususların davacı yanca ispat edilemediği açıktır. Hal böyle iken, müvekkil kurum aleyhine tazminat hesaplaması yoluna gidilmiş olması hatalı olmuştur. hiçbir şekilde müvekkil kurumun sorumlu olduğunun kabulü anlamına gelmemek üzere sayın mahkemenin aksi kanaatte olması halinde aşağıda yapmış olduğumuz açıklamaların dikkate alınmasını talep etmekteyiz. Müvekkil sigorta şirketine iletilmiş olan rapor incelendiğinde muayene formunun doldurulmadığı, son 6 ay içinde çekilmiş fotoğrafının bulunmadığı açıktır. Ayrıca dosyaya sunulan raporda ilgili yönetmelik esasını karşılayacak herhangi bir rapor numarası bulunmamaktadır. rapor numarası sağlık kurulu raporunda belirtilen şekilde düzenlenmemektedir. rapor kayıt sistemi üzerinden doğrulanan sayı içeriği barındıran bir kod şeklinde olmalıdır. ayrıca, rapor sadece bir uzman tarafından tanzim edilmiştir. yönetmelikte açıkça belirtilen şekil şartına aykırı olarak düzenlenmiş mevcut rapor üzerinden değerlendirme yapılamaz. Şekil şartına aykırı düzenlenmiş olmasına ek olarak gerekli iyileşme süresinin geçmesi beklenmeden rapor düzenlenmiştir. kaza tarihi 26.05.2021 olup sunulan rapor tanzimi 13.12.2021 tarihlidir. şahsın geçirdiği trafik kazasından 7 ay sonra yapılan muayene bulgularıyla kalıcı engel oranı verilmesi erişkinler için engellilik hakkındaki yönetmeliğe aykırıdır. yönetmelikte kas ve iskelet sistemi, alt ekstremite bölümünde arazların sekel olarak kabulü için vücutta 1 yıl sabit kalması gerektiği belirtilmiştir. İyileşme süresi tamamlanmadan düzenlenen rapor ile sonradan düzenlenen rapor arasında oran farkı oluşmaktadır. kaza tarihi ile rapor tarihi arasında çok kısa bir süre geçmesi nedeniyle bu kadar kısa bir süre içerisinde rapor alınmasının doğru verileri vermesinin mümkün değildir. bununla birlikte sgk iç tüzüğü uyarınca başvuran’ ın kalıcı maluliyet oranı kaybının tespiti için kaza tarihinden itibaren en az 1 yıllık sürenin geçmiş olması gerekmektedir adli tıp kurumu ise, tedavi süreci tamamlanma şartı olarak 18 ayı içtihat olarak uygulamalarına sokmuştur. Kalıcı maluliyetin oluşup oluşmadığı ve davacı tarafın tazminata hak edip etmeyeceğinin anlaşılabilmesi için kaza tarihinden itibaren adli tıp kurumunca da belirtilen 18 aylık sürenin geçmesi ve maluliyetin kalıcı ve stabil olması gerekir. Kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Davacı tarafın geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatı talebi geçmiş tarihli ve meydana gelen bir zarara ilişkin olup eğer bu yönde gerçek bir zarar mevcut ise belirtilen tarihlerde geçerli asgari ücret tutarlarına göre hesaplanması gerekmektedir. Bu husus için bilirkişi tayini usul ekonomisine aykırıdır. Söz konusu taleplerin belirsiz alacak şeklinde yapılmış olması için haklı bir sebep bulunmasına imkan olmaması sebebiyle davanın usulden reddedilmesi gerekmektedir. Dosyaya sunulan maluliyet raporu yönetmeliğe uygun değildir. erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliği’ne uygun güncel rapor alınmalıdır. Müvekkil kuruma iletilmiş olan rapor incelendiğinde muayene formunun doldurulmadığı ve son 6 ay içinde çekilmiş fotoğrafının bulunmadığı görülmektedir. Bununla birlikte dosyada raporun teyit edilebileceği rapor numarası teyit edilebilir değildir. Rapor numarası kayıt sistemi üzerinden doğrulanan sayı ve harf içeriği barındıran bir kod şeklinde olmalıdır. İlgili barkod numarasından raporun teyit ettirilebilirliği ve güvenilirliği doğrulanabilir ancak dosyaya sunulan raporun teyit edilebilirliği mümkün değildir. dosyada mevcut olan rapor mevzuata uygun değildir. tamamen davacının talebi ve beyanlarına istinaden hazırlanan bir rapora göre uyuşmazlık konusu olay belirlenemez. sayın mahkemenizin tek tarafın iddialarını esas alarak delillerin niteliğini incelemeden karar vermesi hukuka aykırı olacaktır. ilgili maluliyet raporu yönetmeliğe aykırı olduğundan yeni bir maluliyet raporunun alınması gerekmektedir.
Şekil şartına aykırı düzenlenmiş olmasına ek olarak gerekli iyileşme süresinin geçmesi beklenmeden rapor düzenlenmiştir. Kaza tarihi 26.05.2021 olup sunulan rapor tanzimi 13.12.2021 tarihlidir. Şahsın geçirdiği trafik kazasından 7 ay sonra yapılan muayene bulgularıyla kalıcı engel oranı verilmesi Erişkinler İçin Engellilik Hakkındaki Yönetmeliğe aykırıdır. Yönetmelikte Kas ve İskelet Sistemi, Alt Ekstremite bölümünde arazların sekel olarak kabulü için vücutta 1 yıl sabit kalması gerektiği belirtilmiştir.
İyileşme süresi tamamlanmadan düzenlenen rapor ile sonradan düzenlenen rapor arasında oran farkı oluşmaktadır. Kaza tarihi ile rapor tarihi arasında çok kısa bir süre geçmesi nedeniyle bu kadar kısa bir süre içerisinde rapor alınmasının doğru verileri vermesinin mümkün değildir. Bununla birlikte SGK İç Tüzüğü uyarınca Başvuran’ ın kalıcı maluliyet oranı kaybının tespiti için kaza tarihinden itibaren en az 1 yıllık sürenin geçmiş olması gerekmektedir Adli Tıp Kurumu ise, tedavi süreci tamamlanma şartı olarak 18 ayı içtihat olarak uygulamalarına sokmuştur.
Kalıcı maluliyetin oluşup oluşmadığı ve davacı tarafın tazminata hak edip etmeyeceğinin anlaşılabilmesi için kaza tarihinden itibaren adli tıp kurumunca da belirtilen 18 aylık sürenin geçmesi ve maluliyetin kalıcı ve stabil olması gerekir.Teknik faize ilişkin ise; hesaplamalarda %0 teknik faiz esas alındığında, gelir %10 artırılıp %10 iskonto uygulanmaktadır. Gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesinin matematiksel sonucu, gelirin kendisi olmaktadır. Sonuç itibariyle ne artış ne de iskonto uygulanmaktadır. Yapılan hesaplama sonucu bulunan, başlangıçtaki gelir olmaktadır. Defaten peşin ödenen tazminatın, reel faiz getirisi kadar iskonto edilmemesi ise zarar gören bakımından sebepsiz zenginleşmeye, davalı bakımından fakirleşmeye neden olacağından ve Türk Borçlar Kanunu’na göre zararın hesaplanması esaslarına aykırı olacağından, hakkaniyete aykırıdır. Hesap tarihi itibariyle belirlenen ve geleceğe dönük iratların peşin değerinin belirlendiği işleyecek dönem tazminat tutarına olay veya dava tarihi itibariyle faiz işletilmesi mükerrer faiz ödemesi yapılmasına sebep olacaktır. Tüm bu nedenlerle; Anayasa Mahkemesi’nin ilgili iptal kararı sonrasında da destekten yoksun kalma ve sürekli sakatlık hallerinde tazminat hesaplamasında TRH 2010 hayat tablosunun ve %1,65 teknik faizin uygulanmasının Türk Borçlar Kanunu’nun gerçek zararın tespiti ilkelerine aykırı olmayacağı yönünde değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Kaza tarihi 29.03.2017 tarihi olup Genel Şartlar 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ... sayılı poliçe30.08.2016/2017 vadeli olup Genel Şartların yürürlüğe girmesinden sonra düzenlenmiştir. (Degisik:RG-2/8/2016-29789) tarihli değişik genel şartların "a.5. kapsama gıren temınat türlerı " başlıklı maddesi: " Bu genel şart kapsamındaki teminat türleri aşağıda yer almaktadır. a) .....b) Sağlık Giderleri Teminatı: Üçüncü kişinin trafik kazası dolayısıyla bedenen eski haline dönmesini teminen protez organ bedelleri de dahil olmak üzere yapılan tüm tedavi giderlerini içeren teminattır. Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir. " seklinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme gereğince geçici is göremezlik nedeniyle zarar teminat dışı bırakılmakla; kurum sigortalısı Havva Yalaza'nın zararı teminat dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davanın sigorta sirkati yönünden reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olmuştur.
Sonuç olarak geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışı kalması sebebiyle Müvekkil Kurum aleyhine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilemez.
Bir an için dahi kabul anlamına gelmemekle birlikte bakıcı giderine ilişkin olarak, Genel Şartlar Ek- 3 Sürekli Sakatlık Tazminatı Hesaplaması 6. Bendi gereği, düzenlenen tabloya göre maluliyet oranının denk geldiği aralıktaki katsayı nispetinde “net” ücret üzerinden bakıcı gideri hesaplanmalıdır.
Davacı, bakıcı giderine ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi veya belge sunmamıştır. Hal böyleyken hesaplamanın brüt ücret üzerinden yapılması hatalı olacaktır. Brüt maaş, çalışanın bordrosunda görünen, kesintiler ve vergilerin de dahil olduğu işveren tarafından maaş olarak ödenen toplam tutardır. Ancak hali hazırda davacının bakıcı tutmaması sebebiyle sanki yanında bakıcı çalıştırıyormuşçasına devlete ödenen prim ve vergilerinde hesaplanarak müvekkil kurumda tazminine karar verilmesi hakkaniyete aykırı olacaktır. Asgari geçim indirimi medeni duruma göre ve çocuk sayısına bağlı olarak değişiklik gösteren 16 yaşından büyük tüm çalışanların asgari geçimini sağlayacak kısmının toplam gelirinden çıkarılmasıyla vergi dışı bırakılmasıdır. AGİ, işçiye işveren tarafından devlet adına ödenir ve işverenin gelir vergisinden düşürülür. Geçici iş göremezlik tazminatı söz konusu olduğunda Davacıya ödenen tazminattan herhangi bir gelir vergisi kesintisi söz konusu olmadığından AGİ hariç Asgari Ücretin hesaplamaya esas alınması gerekmektedir. Davacıya sgk tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa tutarını bildiren resmi yazı dosyaya sunulmadan hesaplama yapılması hatalıdır. Konu dosyada davacının SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa tutarını bildiren resmi yazının dosyaya sunulması talep edilmeden hesaplama yapılması hatalı olacaktır. Sayın Mahkemece açıkça bilindiği üzere SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesinin yapılmış olması durumunda işbu dava ile hükmedilen geçici iş göremezlik tutarı mükerrer ödemeye ve dolayısıyla sebepsiz zenginleşmeye yol açacaktır.
Açıklanan nedenden dolayı eğer müvekkil kurumun herhangi bir sorumluluğu doğacak olsa dahi ilk olarak SGK ödemesine ilişkin resmi yazı dosyaya sunulmalı ve sonrasında ödeme durumuna göre hesaplama yapılması gerekmektedir.
12. müvekkil kurum temerrüde düşmediği için faiz talebinin reddi gerekmektedir. Davanın dava şartı eksikliğinden usulden reddini,
Kazaya karıştığı iddia edilen plakası tespit edilemeyen araca ilişkin olarak davacının beyanları dışında dosya kapsamında başkaca somut delil bulunmadığından davanın reddini,
Eğer esas incelemesi yapılacak ise kusur tespiti için dosyanın bilirkişiye gönderilmesini,
Davacının güncel maluliyet durumunun tespiti için; 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak Sayın Mahkemenizce belirlenecek hastanede bizzat muayenesi yapılarak engelli sağlık kurulu raporunun alınmasını,
Geçici bakıcı ve geçici iş göremezlik taleplerinin müvekkil kurumun sorumluluğunda bulunmaması nedeniyle taleplerin reddini,
Kabul anlamına gelmemekle birlikte bakıcı tazminatı hesaplanacaksa net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasını,
Davacının geçici iş göremezlik tazminatının kabulü anlamına gelmemekle birlikte hesaplama yapılmadan önce SGK’dan geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığına dair yazı istenmesine,
Hesaplama yoluna gidilmesi halinde hesaplamaya TRH-2010 mortalite tablosu ve 1,65 tekniz faizin esas alınmasını,
Koruyucu ekipmanların takılı olmaması nedeniyle hesaplanan tazminattan en az %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına, karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, meydana trafik kazası nedeni ile oluşan maluliyetten kaynaklı tazminat davasıdır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırtıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Tutanak düzenlenmemiş olan kazada, davacı sürücü ...'un olay hakkındaki beyanı dikkate alınarak yapılan değerlendirme neticesinde: - Plakası belirlenemeyen aracın firari sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'un kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, Davalının 96100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı ...'un; a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 8.071,27 TL, b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %65 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının 513.058,51 TL. Olduğu, toplam - 521.129,78 TL Davacının maddi zarar toplamının davalının kaza tarihi itibariyle sakatlık teminat limiti kapsamında sorumlu olduğu 430.000,00 TL.lık limiti aşması nedeniyle; Davalının sorumluluğunun * 430.000,00 TL limit ile sınırlı olacağı, ATK tarafından davacının geçici ve sürekli bakıma muhtaç olmadığı belirlendiğinden davacının baki gideri nedeniyle zarar hesabı yapılmasının mümkün olmadığı, Başvuru tarihine göre davalı bakımından temerrüt tarihinin 20.09.2021 olarak belirlendiği, Plakası belirlenemeyen aracın kullanım şeklinin ticari olduğunu gösterir belge bulunmaması, davacının kendisine vuran aracın otomobil olduğunu beyan etmesi nedeniyle ticari faiz talebine ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait bulunduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı gereği Adli Tıp Kurumundan rapor aldırtılmış olduğu ve Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurumu tarafından gönderilen raporda özetle: "Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 14/06/1999 doğumlu, ...’un 26/05/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde; Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, eklem hareket açıklığı, diz hareket kısıtlılığı, Tablo 3.9’a göre alt ekstremite özürlülük oranı %10 olup Tablo3.2’ye göre; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı" şeklinde rapor sunulmuştur.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının trafik kazası nedeniyle hastaneye girişinin yapılması üzerine hastane polisi tarafından bulunulan bildirim ile soruşturmanın başladığı, soruşturma kapsamında yapılan araştırmada kamera ve tanık tespit edilemediği, davacının beyanına göre plakasını göremediği siyah renkli ... marka aracın kendisinin kullanımında olan motosiklete çarpması nedeniyle bahse konu kazanın gerçekleştiği ve kazanın akabinde toplanan kalabalığın ambulansa haber vermesiyle hastaneye götürüldüğüne dair beyanda bulunmuş olduğu ve neticeten ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca şüphelilerin tespiti amacıyla daimi arama kararı verilmiş olduğu anlaşıldı.
Dosya kapsamına celp edilen tedavi evrakları ve soruşturma dosyası birlikte değerlendirildiğinde kazanın gerçekleşmesinden hemen sonra davacının ambulans ile hastaneye sevkinin yapılmış olması ve yaralanma şekli dikkate alındığında davaya konu kazanın gerçekleştiği ve failinin adli makamlarca tespit edilemediği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Bu kapsamda ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 10/07/2024 tarihli 12685 numaralı raporunda davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre %5 oranında tüm vücut engellilik oranının bulunduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği ve başka birisinin sürekli ya da geçici bakımına muhtaç olmadığı bildirilmiştir. 7 numaralı celsede davacı vekili tarafından ATK raporuna yapılan itirazdan vazgeçilerek dosya kapsamında hesaplama yapılması talep edildiğinden bu yönde bilirkişi ara kararı kurulmuştur. Ayrıca her ne kadar davalı vekili tarafından ATK raporuna itiraz edilmiş olsa da davacı tarafça sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınmayarak ATK nezdinde maluliyetin tespiti yapılmış olması nedeniyle davalı tarafın itirazına itibar edilmemiştir.
Dosya kapsamında toplanan delillerin değerlendirilmesinde; plakası ve sürücüsü belirlenemeyen siyah renk ... araç sağ şeritte seyir halindeyken yolun sol tarafındaki ... kavşağına yönelerek, sol şeritte seyir halinde olan ... plakalı motosikletin önünü kesmesinin akabinde trafik kazasının gerçekleştiği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Sürücülerin kavşaklara yaklaşırken yerleşim yerlerinde 30 metre mesafe içinde şerit değiştirmeleri yasaktır. Yani plakası belirlenemeyen aracın sapmak istediği ... kavşağından en az 30 metre önce sol şeride geçmiş olması gerekirdi.
Ayrıca firari sürücünün sol şerit üzerinde seyir halinde olan gelen ... plakalı motosikletin geçmesini ve yolun müsait olmasını beklemeksizin, kurallara aykırı şekilde şerit değiştirdiği anlaşılmaktadır. Şeride tecavüz etmek 2918 sayılı KTK’ya göre Asli Kusurlu haller arasında yer almaktadır. Solunda seyir halinde olan motosikletin şeridine tecavüz eden firari sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
Mahkememizce alınan maluliyet raporu ve kusur raporu doğrultusunda aktüerya bilirkişisi tarafından TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamalarda davacının geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının 8.071,27 TL olduğu ve sürekli iş göremezlik dönemine ait maddi zararının ise 513.058,51 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle davalının sorumluluk limitinin 430.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı ile plakası ve kimliği tespit edilemeyen sürücü arasında cereyan eden kazada firari sürücünün kazanın oluş şekline göre %100 oranında kusurlu olduğu, davacının yaralanması ile kask takmaması arasında illiyet bağı bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığı, davacının geçirmiş olduğu kaza nedeniyle %5 oranında sürekli maluliyetinin ve 6 aylık geçici iş göremezliğinin oluştuğu, herhangi bir bakıcının yardımına muhtaç olmadığı anlaşılmakla; her ne kadar geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlikte davalı tarafın ayrı ayrı 430.000,00 TL'lik teminat limiti olsa da taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-421.928,73 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 8.071,27 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 430.000,00 TL'nin 20/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Bakıcı gideri talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 29.373,30 TL harçtan peşin alınan 1.468,83 TL'nin mahsup edilerek bakiye 27.904,47 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 1.468,83 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.549,53 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince kabul edilen 430.000,00 TL üzerinden hesaplanan 68.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 229,50 TL tebligat, posta gideri ile 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 7.220,00 TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam 15.449,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre hesap edilen 15.434,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan her hangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereğince 50,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/03/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır