T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/145 Esas
KARAR NO : 2025/349
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/02/2023
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Müvekkil şirket ile davalı/borçlu arasında 31.03.2021-07.03.2022 tarihlerini kapsayan dönemle ilgili olarak davalının sahibi/işleteni olduğu ... adresinde mukim ... işletmesinde kullanılan tekstil ürünlerinin müvekkil şirket tarafından taraflarca belirlenen hijyen kuralları çerçevesinde yıkanması, kuru temizlenmesi, ütülenmesi, paketlenmesi ve geri aynı yere teslim edilmesi işinin yapılmasıyla ilgili olarak anlaşma yapıldığı. Taraflar arasındaki anlaşma gereğince müvekkil ş irket tüm yükümlerini layığı ile yerine getirdiği, ancak kesilen fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmediği. Bunun üzerine davalı aleyhine ... 4. lcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı. Ancak davalı/borçlu tarafın icra takibine haksız ve hukuka aykırı bir şekilde ve icra takibinin tahsilini sonuçsuz bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak itiraz ettiği. Davalı tarafın borca itiraz dilekçesinde müvekkil şirkete herhangi bir borcu olmadığını ileri sürmüş ise de, hizmet karşılığı kesilen ve davalı tarafa iletilen faturalara hiçbir zaman itiraz edilmediği. 6102 sayılı kanunun 21/2, Maddesi "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde,faturanın içerigi hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içerigi kabul etmiş sayılır." Hükmünü ihtiva ettiği. Davalı/Borçlunun kendisine gönderilen fatura bedeline yasal 8 günlük süre içerisinde itiraz etmediğinden takip konusu faturalardan kaynaklı olarak borçlu olmadığına yönelik itirazın da gerçeği yansıtmadığı. Huzurdaki itirazın iptali davası açılmadan önce davar tarafla zorunlu arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirildiği. Ancak davalı tarafla yapılan görüşme sonucunda ANLAŞMA sağlanamadığı. Yukarıda belirttikleri üzere davalı tarafın itirazının haksız ve hukuka aykırı olduğu, takibi sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetli olarak yapıldığı. Bu sebeple itirazın iptaline karar verilmesini talep ettikleri. İcra İflas Kanunu'nun 67/2. Maddesi "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare: 6352 S.K.- 02.07.2012/m.11) "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Şeklinde olduğu. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi ... E - ... K sayıh ilamında özetle: "Dava konusu alacak faturalara dayar cari hesap alacağı, olup likit ( muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan ikk'nin 67/2 maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle bu yöndeki istemin reddi isabetsizdir." şeklinde karar vererek faturaya dayalı ilamsız icra takibinde, itirazı iptal edilen borçlunun 420 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edileceğini kabul ettikleri. Davalı tarafın itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu, alacak da likit olduğundan davalı tarafın asıl alacağının “420 'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettikleri. Yukarıda arz ve izah olunan ve re'sen takdir edilecek sebeplerle: Davalının yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz İtirazın İptali ile takip konusu asıl alacağa faturaların kesim tarihinden itibaren yıllık ve değişen oranlarda avans faiz yürütülmek suretiyle Takibin Devamına, Borçlunun bu itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın 9620' sinden az olmamak üzere hakkında icra inkar tazminatına/kötü niyet tazminatına Mahkum Edilmesine, Vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini ” talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalıya usulüne uygun tebligat çıkarıldığı ancak davalının cevap dilekçesi sunmamış olduğu görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davanın taraflar arasında gerçekleşen ticari ilişki kapsamında davacı tarafça davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin davadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor alındığı ve bilirkişilerin mahkememize vermiş oldukları raporda özetle: "Raporum içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, Davacı ve Davalı yana ait 2021-2022 yıllarına ait ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 6.1. Davacı ... Ltd.Sti. Tarafından incelemeye sunulan 2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. 6.2. Davalı ... tarafından incelemeye sunulan 2021-2022 yıllarına ait Yevmiye defter kapanış onayının bulunmaması ve Defteri kebir defterlerinin bulunmaması nedeniyle ticari defterlerin TIK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olmadığı, 6.3. Davacı yanın incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre davalı yandan 31.12.2022 tarihi itibariyle 34.897,07.-TL Alacaklı olduğu, 6.4. Davalı yanın incelenen Ticari defterlerine göre, Davacı taraf ile herhangi bir cari hesabın bulunmadığı, 2021 yılında sadece 2 adet faturanın muhasebe kayıtlarına işlendiği ve faturaların da 100.01 kasadan ödeme şeklinde işlem yapıldığı, ödemelere ait herhangi bir tahsilat makbuzunun bulunmadığı, Tarafların, inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
07/01/2025 tarihli tarafların hazır bulunduğu celsede mahkememizce defter inceleme günü olarak 24/01/2025 tarihi tayin edilmiş ve defterlerin ibraz edilmemesi hâlinde HMK 222/3 uyarınca defter ibrazından kaçınmış sayılacakları ve mevcut delil durumuna göre karar verileceği ihtar edilmiştir. Verilen kesin süreden ve hatta defter inceleme tarihi geçtikten sonra 11/03/2025 tarihinde davalı vekilince defter incelemesi için yerinde inceleme kararı verilmesi talep edilmiştir. Mahkememizce davalı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı tarafça sunulan ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu, davalı tarafça 2021-2022 yıllarına ait yevmiye ve envanter defterlerinin sunulduğu, defteri kebirin bulunmadığı ve sunulan defterlerin kapanış tasdiklerinin bulunmadığı anlaşılmakla sahibi lehine delil olma vasfına haiz olmadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda HMK 222/3 gereğince davalı tarafından defterlerin usulüne uygun tutulmadığı ve bir kısım defterlerin ibraz edilmediği, mahkememizce verilen kesin süre içerisinde geçerli bir mazeret ileri sürülmediği anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterlerine göre davalıdan TMP 348, 387, 443, 498, 558 048 numaralı faturalar gereğince 34.897,07 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Takip talebinin incelenmesinde ise aynı faturalar için toplam 34.289,85 TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda 34.289,85 TL asıl alacak bakımından itirazın iptaline, işlemiş faiz yönünden ise temerrüt ihtarı bulunmadığından talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-Davalı tarafından ... 4. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 34.289,85 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA, işlemiş faize ve fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacağın % 20'si olan 6.857,97 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.342,34 TL harçtan peşin alınan 411,97 TL'nin mahsup edilerek bakiye 1.930,36 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 1.540,49 TL'sinden davalı tarafın, 19,51 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve Hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 411,97 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 492,67 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 34.289,85 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 434,20 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 434,20 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 718,00 TL tebligat, posta gideri ile 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.718,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre (%98,75 oranında kabul edildiğinden) 6.633,99 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan her hangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır