T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/205 Esas
KARAR NO : 2025/212
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/03/2023
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Davalı ile müvekkili şirket arasında akaryakıt alımına ilişkin 11.06.2018 tarihinde 3 yıl süreli ... Sözleşmesi'nin akdedildiğini, işbu sözleşmenin 01.06.2021 tarihinde 2 yıl geçerli olmak üzere otomatik olarak uzadığını, müvekkili şirket tarafından akdedilen sözleşme gereğince muhataba 13 adet ...kart teslim edilerek akaryakıt kullanımının aktif edildiğini, davalının akdedilen sözleşmeye aykırı olacak şekilde yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından davalının akdedilen sözleşme hükümleri çerçevesinde akaryakıt alım mükellefiyetini tem ve gereği gibi yerine getirmemesi ve yakıt alımını kötü niyetle 3 aydan uzun bir süre durdurarak sözleşmede kararlaştırılan 3 aydan uzun bir süre yakıt alınmamasına bağlı kararlaştırılan cezai şart durumunun gerçekleşmesine bağlı olarak cezai şart bedelinin ödenmesi ve cihazların iade gönderilmesine ilişkin ihtarname gönderildiğini, söz konusu ihtarnamenin tebliğine rağmen davalının 5 adet cihazın iadesini gerçekleştirdiğini, davalı tarafından iade edilmeyen cihazların bedelinin ödenmesi için bir ihtarnamenin daha keşide edildiğini, ancak davalı tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığını, Davanın kabulü ile müvekkili şirketin 58.883,98 Türk Lirası cezai şart bedeli alacağının 12.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " Öncelikle yetki ve usul yönünden itirazlarının mevcut olduğu görülmüş olup, esas yönünden ise; davacının cezai şart alacağı yönündeki iddialarının haksız olduğunu, sözleşmenin feshine yönelik bir ihtar veya beyan mevcut olmadığından karşı tarafça cezai şart iddiasında bulunulmasının hukuki bir kıymetinin bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete tahsis etmiş olduğu cihaz veya hizmetin bulunmadığını, müvekkili şirketin hizmetin aktif hale geleceğine ve davacı tarafın hizmet vereceğine inanarak beklediğini, karşı tarafından sürekli oyaladığını, hizmet vermekten kaçındığını, müvekkili şirketin hizmet almasını istemediğini ve engellendiğini, davacı tarafından düzenlenen faturanın iade faturası düzenlenerek iade edildiğini, davacı tarafın devam eden ticari ilişki sırasında asla cezai şarta yönelik bir ihtirazı kayıt ileri sürmediğini hatta müvekkili şirketle olan ticari ilişkisini devam ettireceğini ve müvekkili şirketin hizmet alması için gerekli olan işlemleri yerine getireceği taahhüdüyle müvekkilini daima oyaladığını, cezai şartın fahiş olduğunu ve tenkisini talep ettiği davanın tümden reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye dayalı olarak cezai şart istemine ilişkin davadır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Rapor içerisinde yapılan inceleme ve tespitler sonucunda; Davalı tarafın alacağa konu kartları almadığı ve elinde bulunmadığı yönündeki iddiasının, davacı tarafından yazılı delille çürütüldüğü, Sözleşmede fesih koşullarının taraflarca açıkça kararlaştırıldığı, bu koşulların gerçekleşmesi halinde davacı tarafından ihbarda bulunulması gerekmediği, davalı tarafından imzalanan 29.12.2022 belge ile beş adet cihazın iade edildiği, yedi adet cihazın ise daha sonra iade edileceği yönünde beyanda bulunulduğu, bu durum karşısında davalının karşı tarafın ihbar yükümlülüğü konusunda bilgi sahibi olmadığı ve davacının ihbarda bulunmadığı yönündeki itirazlarının noter ihtarnameleri de dikkate alınarak kabul edilebilir olmadığı, Davalının tacir olması nedeniyle cezai şartta indirim talep edemeyeceği, Davacını taleplerinin sayın mahkemece kabulü halinde davacının davalıdan talep edebileceği tutarın ( 44.664,72 TL * 6.548,68 TL -) 51.213,40 TL olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan bilirkişilerden ek rapor aldırılmış olduğu ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Gelen cevabi yazıya göre davalının sözleşme kapsamında 7 adet araç için akaryakıt alımı yaptığı tespit edilmiş olup, bu kapsamda davacının davalıdan talep edebileceği tutarının davacının taleplerinin kabulü halinde (26.054,42 TL * 6.548,68 TL) 31.603,10 TL olabileceği, davalının tacir olması nedeniyle cezai şartta indirim talep edemeyeceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Yine mahkememiz ara kararı gereği bilirkişilere ek rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları ek raporda özetle: "Ek rapora konu cevabi yazıya göre davalının sözleşme kapsamında 7 adet araç için akaryakıt alımı yaptığı tespit edilmiş olup, bu kapsamda davacının davalıdan talep edebileceği tutarının davacının taleplerinin kabulü halinde (26.054,42 TL 4 6.548,68 TL) 31.603,10 TL ve 3.022,85 TL iskonto bedeli olmak üzere toplam 34.625,95 TL olabileceği, davalının tacir olması nedeniyle cezai şartta indirim talep edemeyeceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi bakımından yapılan değerlendirme;
Davacı tarafından davalıya ... 40. Noterliği aracılığıyla ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiştir. İhtarnamenin incelenmesinde davacı tarafından açık bir şekilde fesih beyanı bulunmasa da örtülü fesih beyanının bulunduğu anlaşılmıştır. Nitekim davacı tarafından davalının 3 aydan uzun bir süredir hiç yakıt almadığı ve işbu iradesi ile zımnen sözleşmeyi sonlandırdığı ve 3 gün içerisinde cezai şart bedeli olan 51.399,78 TL'nin ödenmesi ihtar edilmiştir. Bahse konu ihtarname sonrasında ise davalı tarafça 29/12/2022 tarihli yazı ile 5 adet kartın iade edildiği 7 adet kartın ise bilahare iade edileceği davacı firmaya bildirilmiştir. Bu kapsamda davalı tarafından da feshe iştirak edildiği ve taraflarca sözleşmenin ayakta tutulmadığı kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Ayrıca tarafların yasal defterlerinin bilirkişilerce incelenmesi neticesinde davalı tarafça son akaryakıt alış işleminin 15/08/2022 tarihinde yapılmış olduğu dolayısıyla 3 aylık süre zarfında davalı tarafından akaryakıt alış işlemi gerçekleştirilmemiş olduğu anlaşılmakla davacının feshinin haklı fesih olduğu anlaşılmıştır.
Davacıya iade edilmesi gereken kartlar ile ilgili yapılan değerlendirme;
Davacı tarafça her ne kadar davalıya 13 adet kart teslim edildiği iddia edilmiş ise de davacının söz konusu iddiasını ispatla mükellef olduğu, dosya kapsamında sunulan evraklarda davalıya 13 adet kart teslim ettiğini ispat edememiş olduğu anlaşılmıştır. Nitekim Petrol Ofisi tarafından sunulan yazı cevabında da 7 adet... ve 1 adet Kurumsal kartın davalı tarafından kullanıldığı beyan edilmiş olup taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağının ... Müşteri Sözleşmesi olması ve bu sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya ... teslim edilmesi öngörüldüğünden bu yönüyle de davacının toplam 13 adet kart teslim edildiği iddiasını ispat edemediği ancak davalı tarafından davacıya sunulan ve imzası inkar edilmeyen 29/12/2022 tarihli dilekçe ile davalının davacıdan 12 adet kart teslim aldığını ikrar ettiği dikkate alınarak davacı tarafından davalıya 12 adet kart teslim edildiği kanaati mahkememizde oluşmuştur.
Davacının sözleşmenin 18. Maddesi nedeniyle talep edebileceği cezai şarta ve iskonto bedeline ilişkin yapılan değerlendirme;
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 18. maddesinde; “…Müşterinin işbu sözleşme ile üstlendiği edimlere riayet etmemesi ve/veya sözleşmenin süresinin bitiminden önce feshine sebebiyet vermesi, bankada kredi açılmaması, açılan
kredinin limitlerinin yetersiz olması veya kredinin banka tarafından iptal edilmesi durumları dahil olmak üzere sistemde kayıtlı bulunan beher aracın 3 (üç) ay sürecinde yakıt almaması veya ilk sözleşme tarihinden ... sistemine dahil olan araç sayısında % 40 nispetinde azalma olması veya ilk 6 (altı) aylık yakıt alımlarını baz alarak hesaplanan aylık yakıt ortalamasında %40 nispetinde azalma olması veya art niyetli olarak yakıt almadığının tespit edilmesi durumunda, satıcı işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir. Yukarıda sayılan hallerde müşteri taşıt başına 200 ABD doları + KDV ile yukarıda sayılan hallerin gerçekleştiği tarihe kadar kendisine sağlanan iskonto bedellerinin toplamı kadar cezai şart bedelini satıcıya öder. Kararlaştırılan işbu cezai şart tutarları, sözleşmenin feshi halinde sözleşmeden bağımsız olarak taraflar arasında geçerli olacaktır. Satıcı ayrıca anlaşmanın sona ermesi yada sözleşmenin feshini takiben müşteri, satıcının ariyeten vermiş olduğu ekipmanları 15 gün içerisinde aynen iade edecektir. İşbu sözleşmede bahsedilen ABD doları cinsinden fatura edileceği belirtilen bedellerin tamamı fatura tarihindeki T.C. merkez bankası döviz satış kuru
üzerinden satıcıya ödenecektir…” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Cezai şart bedeli bakımından ise yukarıda da izah edildiği üzere davalının 3 aydan uzun süredir akaryakıt alımı yapmadığı dosya kapsamı ile sabit olduğundan sözleşmenin 18. Maddesi uyarınca davalı tarafından davacıya araç başına 200 ABD doları + KDV cezai şart ödemesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda yukarıda da izah edildiği üzere davalı tarafta toplam 12 adet kart olduğunun davalı ikrarı ile sabit olduğu da göz önüne alınarak bilirkişilerce kök raporda yapılan hesaplama doğrultusunda (... TL) 44.664,72 TL cezai şart bedeli davacı tarafından davalıdan talep edebileceği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
Bilirkişilerce sunulan 2. Ek rapor doğrultusunda davalı tarafından toplam 7 adet araç için akaryakıt alımı yapıldığı, 2018-2022 yılları için davacı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davalı için toplam 3.022,85 TL iskonto bedeli uygulandığı tespit edilmiştir.
Davacının sözleşmenin 4. Maddesi uyarınca talep edebileceği cezai şart bakımından yapılan değerlendirme; Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4. Maddesinde; "…’in çalışması amacıyla Müşteri araçlarına takılan her ekipman satıcı’nın mülkiyetindedir ve müşteriye ariyeten verilmiştir. Müşteri, işbu sözleşmenin akdini müteakiben, ariyeten kendisine teslim edilen ekipmanları en iyi şekilde muhafaza edeceğini beyan, kabul ve taahhüt eder. Bu ekipman takıldığı araçların rehin verilmesi veya haciz uygulanması halinde, müşteri araç üzerinde bu ekipmanın satıcıya ait olduğunu ve kendisine ait olmadığını 3. Kişilere ve resmi memurlara söylemek ve durumu derhal satıcıya bildirmekle mükelleftir. Sözleşme’nin sona ermesi, halinde söz konusu malzemeler eksiksiz ve çalışır vaziyette satıcıya teslim edilecektir. Cihaz ve sisteme müşterinin veya istihdam ettiği 3. Kişiler tarafından kasıt veya ihmallerinden kaynaklanacak hasar ve zararlardan münhasıran müşteri sorumludur. Zarar müşteri tarafından tanzim edilecektir. Satılan taşıtlar üzerinden ekipmanların sökülmemesi veya söküldüğü halde satıcıya teslim edilmemesi, satıcı tarafından iadesi istenildiği halde iade edilmemesi veya satıcı tarafından zayi olduğunun tespit edilmesi, hallerinde satıcıya iade edilmeyen TKÜ’nün maliyeti beher TKÜ başına 200 ABD doları+KDV, ... ve/veya standart kart başına 50 ABD doları+KDV olarak müşteriye fatura edilir.
Müşteri bu bedelin fahiş olduğundan bahisle, bu miktarın terkini ve tenkisini talep etmeyeceğini, bu haklardan feragat ettiğini peşinen beyan, kabul ve taahhüt eder… " şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yukarıda da izah edildiği üzere davacı tarafından davalıya toplam 12 adet kart teslim edildiğinin davalının ikrarı ile sabit olması, yine davalı tarafından 12 adet karttan 5 adedinin davacıya teslim edildiğinin aynı dilekçe ile sabit olması karşısında kalan 7 adet kartın davalı tarafından davacıya teslim edildiğinin ispat edilememiş olduğu dikkate alınarak bilirkişilerce kök raporda yapılan hesaplama doğrultusunda (7x50USDx18,7105 TL) 6.548,68 TL cezai şartın davacı tarafından davalıdan talep edilebileceği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; yukarıda da izah edildiği üzere davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin örtülü olarak feshedildiği, davalı tarafça da elinde bulunan kartların bir kısmının davacıya iade edilmiş olması nedeniyle feshe iştirak edildiği ve taraflar arasındaki sözleşmenin ayakta tutulma imkanının bulunmadığı, davalı tarafça 3 aydan uzun süredir akaryakıt alımının gerçekleştirilmemiş olması sebebiyle davacının fesihte haklı olduğu, davacı tarafından her ne kadar 13 adet kartın davalıya teslim edildiği iddia edilmiş olsa da bu hususu ispat edemediği ancak davalı tarafın dava dışı ikrar niteliği taşıyan imzası inkar edilmeyen dilekçe ile 12 adet kart teslim aldığını beyan etmiş olması ve söz konusu kartlardan sadece 5 adetinin davacıya teslim edildiğini ispat edebilmesi karşısında davanın kısmen kabul kısmen reddi ile her ne kadar 18. Madde kapsamında talep edilebilecek cezai şart ve iskonto bedeli yönünden davalı taraf daha evvel temerrüde düşürülmüş olsa da taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda davacının talep edebileceği alacağa 13/01/2023 tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-54.236,25 TL cezai şart alacağının 13/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.704,88 TL harçtan peşin alınan 1.005,60 TL'nin mahsup edilerek bakiye 2.699,28 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 2.870,40 TL'sinden davalı tarafın, 249,60 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.005,60 TL peşin harç ve 179,90 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.185,50 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 54.236,25 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 4.647,73 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 4.647,73 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 158,00TL tebligat, posta gideri ile 6.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.158,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 5.665,36 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/03/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır