T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/241 Esas
KARAR NO : 2025/463
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 05/04/2023
KARAR TARİHİ : 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirkete sigortalı bulunan iş yerinde, 14.11.2021 tarihinde, sokak üzerinde bulunan elektrik direğinde meydana gelen patlamadan kaynaklanan yangın nedeniyle hasar meydana gelmiş olduğu, iş yerine sirayet etmesi sonucu yangın meydana gelmiştir. Olay akabinde ... İtfaiye Grup Amirli tarihli İtfaiye Olay raporu düzenlenmiş olduğu, mahsup itfaiye tarafından 08.11.2021 * ... Polis Merkezi Amirliğinde Sigortalı ve diğer görgü tanıklarının alınan ifadelerin olduğu, * Sigortalı ...” un müvekkil şirkete yaptığı hasar beyanında özetle “Yangın ile ilgili yaptığımız kontrollerde yangının dış alandan çıktığı kamera kayıtları ile tespit edilmiştir” ifadelerinin yer aldığı, * Sigortalı ...” un talebi doğrultusunda açılan ... 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. İş dosyası kapsamında 28.01.2022 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunun Değerlendirmesinin olduğu, 29.04.2022 tarihli ekspertiz raporunun sonuç kısmında özetle “ilgili elektrik kurumuna rücu imkanın değerlendirilebileceği” Müvekkil ... Sigorta A.Ş. davaya konu olay nedeniyle 31.05.2022 tarihinde sigortalısına 900.000.00 TL tazminat ödemiş olduğu, * Dava konusu olayda meydana gelen zarar, davalı ... A.Ş. Nin yapım, bakım ve dağıtım sorumluluğunda bulunan elektrik direğindeki kısa devre/ark kaynaklı patlama sonucunda meydana geldiğinden davalı ... haksız fiili sonucu oluşan hasardan dolayı sorumlu olup zararı tazminle mükellef olduğu, . ... 37. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı davalının haksız itirazı üzerine arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kalmış olduğu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile 37. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasına karşı itirazlarının iptali, takibin asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına, davalı/borçlu aleyhine *620 icra inkar tazminatına hükmolunmasına ve yargılama giderleri, vekalet ücretinin davalı/borçludan tahsiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, iddia olunan hasarın tazmini için mevzuatın öngördüğü şartlar, ihtilaf konusu olayda mevcut olmadığı, İddia olunan hasar davacıya ait elektrik tesisatından kaynaklanmaktadır, İddia olunan zarar ile davalı müvekkil şirketin dağıtım faaliyeti arasında illiyet bağı bulunmamakta, Davacı yan iş bu davasını delil tespiti ile alınan rapora dayandırmış ise de, ibraz olunan delil tespiti raporunun işbu dava bakımından hükme esas alınması mümkün değildir, acele delil tespiti için mevzuatın öngördüğü koşullar oluşmadığından delil tespitinin davalı şirkete tebliğ yapılmaksızın gerçekleşmiş olduğu, delil tespiti raporunda yapılan inceleme ve değerlendirmelerin hatalı ve mevzuata aykırı olduğu, ekspertiz raporunun tarafımızca kabulü ve hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, TTK nın 1472. Maddesinde yer alan koşullar somut olayda mevcut olmadığı, dava konusu edilen meblağ fahiş olup iş bu meblağın tespitinde hangi kriterlerin esas alındığını açık olmadığı, davacı tarafın talep etmiş olduğu icra inkâr tazminatına ilişkin şartlar somut olay bağlamında gerçekleşmemiş olup bu neden reddi gerekmekte, faize ve faiz oranına itiraz edildiği ..."talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 37.İcra Dairesi'ne ait ...E.sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... Sigorta A.Ş.'ye müzekkere yazılarak .... nolu sigorta poliçe örneğinin dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... 9.Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait ...D.iş sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, eksper raporları, taraf beyanları, değişik iş dosyası, hasar dosyası ve ceza dosyası da incelenmek sureti ile yangin nedeniyle kusur durumunun tespiti, davalının kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise miktarı, yangın nedeniyle davacının ödediği tazminat miktarının tespiti, zarar miktarının tespiti, davacının davalıdan rücu hakkının bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa miktarı hakkında rapor tanzimi istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 07/08/2024 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir: "Dava konusu yangının ilk başlangıç yerinin binaya enerji iletimi için tesis edilen ana elektrik kablosunun bağlı olduğu kofra olduğu, yangının kasten veya bilerek çıkartılmış bir yangın olmadığı, bununla birlikte yangının meydana geldiği saatlerde havanın hafif yağışlı olduğu (itfaiye raporunda belirtilmiş), kamera kayıtlarında yangın öncesi Bedaş a ait elektrik direğinde patlamamaların meydana geldiği iş yerinin kapalı ve yangın güvenlik söndürme sistemlerinin olmaması sebebiyle yukarıda detaylı şekilde açıklanan ve sınıflandırılan E sınıfı elektrik yangınların meydana gelme nedenleri gibi detaylar dikkate alındığında dava konusu elektrik yangının iş yerinde ki A sınıfı maddelerin yanmasına sebep olduğu, bununla bağlantılı olarak da oluşan hasar ve maddi zararın arttığı, İş yerinin girişinde bulunan ana elektrik kablosunun bağlı olduğu kofra içerisindeki kablolarda meydana gelen yüksek voltajlı (380 volt) elektrik enerjisinin iş yeri yakında ki elektrik direğinde ki faz-nötr kablo hatlarında lana gelen temas nedeniyle elektrik enerjisinin arklanmasına ve ısı enerjisine şerek ana kablodaki metal iletkenleri aşırı şekilde ısıtarak A sınıfı kablo izolasyonlarını tutuşma sıcaklığına ulaştırmak suretiyle yakmasının dosya konusu elektrik yangınının başlamasının teknik olarak temel sebebi olabileceği, Direkten gelen ana kablonun kofraya bağlandığı, bu nedenle de direkte ki kablolarda meydana gelen kısa devrenin kofraya da etki etmesinin teknik olarak kuvvetle muhtemel olduğu, normal şartlarda dava konusu yangın olayının iş yerinde ki kofrada elektrik yangını olarak sonuçlanması gereken bir yangın olması gerekirken kofra etrafında ki A sınıfı kolay yanıcı maddelerin olması ve arklanma sonucu oluşan yüksek ısı ve alevlerin A sınıfı bu madde ve malzemeleri yakması sebebiyle dava konusu yangının büyümesine ve mevcut şekilde sonuçlanmasına neden olduğu, Şehir şebekesinde ki akım-gerilim dengesinde ki ani ve güçlü bir dalgalanmanın önceki maddede ifade edildiği şekilde ana kabloda ki zayıf ve özelliğini kaybetmiş kablo üzerinde ki noktanın hızlı ve ani bir ısınmayla kopmasına ve yangının başlamasına sebep olmasının da bilimsel olarak mümkün olduğu, ancak bu ihtimalin kanıtlanabilmesi için o bölgede ve yangının başladığı saatte ki akım- gerilim bilgilerinin dosyada mevcut olması gerektiği, ancak dosyada ki evraklar arasında böyle bir bilginin olmadığı, Dosya kapsamına göre davacı sigorta şirketinin yangına sebep olduğunu beyan ve iddia ettiği bina enerji iletim ana kablosunun bakım, onarım ve kontrol sorumluluğunun davalı ... A.Ş ye ait olduğunu ve direkte meydana gelen elektriksel arklanmanın ... A.Ş nin bakım onarım hatası, ek: kusuru nedeniyle başladığını şüpheden uzak bilimsel, teknik ve hukuki delillerle desteklenemediği, Bina ana besleme kablosunda başlayan elektrik yangınının başlangıç noktasından ziyade iş yerinde hasarın meydana gelmesinin olmasa dahi hasarın ve maddi zararın artmasının asıl nedeninin kofra çevresindeki A sınıfı kolay yanıcı maddeler olduğunun teknik olarak somut olduğu, Elektrik yangınının meydana gelmesinden sonraki süreçte kofranın alt kısmında veya çevresinde iş yeri tarafından itfaiye raporunda da belirtildiği gibi kolay yanıcı malzemelere sirayet ile yangının gelişmesine sebep olması, yangında iş yerinin yangın söndürme sisteminin dosyada bulunan bilgiler doğrultusunda olmaması ile iş yerinin de yangının başlamasında olmasa dahi yangının gelişmesinde teknik manada sorumlu ve kusurlu olduğu, yukarıda detaylı olarak açıklanan teknik sebeplerden dolayı iş yerinde meydana gelen hasar ve maddi zararda DAVALI ... ve İŞ YERİ SAHİPLERİNİN (Yöneticilerinin) TEKNİK OLARAK EŞİT DERECE DE SORUMLU VE KUSURLU OLDUKLARI, Dosya kapsamına sunulan ... Tarih ve ... Rapor No'lu Ekspertiz Raporunda tafsilatlı olarak belirtilen ve tespit edilen hammadde ve mamul emtia değerlerinin fiyatların kadri maruf olduğu ve toplam mamul ve hammadde emtia hasar bedelinin 2.119.746,92 TL olduğu, dosyasında bulunan bütün verilerin ve resimleri incelenmesi neticesinde tespit konusu yangından dolayı zarar gören makii in bedellerinin 29.04.2022 tarihli eksper raporunda tespiti ve tenzilatı hesap edilmiş olan ve eksper raporu tarihile tespit edilmiş olan 683.408,67 TL. bedelin uygun ve kadri maruf. Dava konusu taşınmazda yangın ve yangın sonucu oluşan duman, is kaynaklı bir takım sıva, boya, sabit dekoratif kıymetler gibi inşaat hasarlarının oluştuğu fakat dava dışı sigortalı firma tarafından bu hasarlara ilişkin yazılı talepte bulunulmadığı için değerlendirmeye alınmadığı, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 31.05.2022 tarihinde 900.000 TL hasar tazminat ödemesi yaptığı, sigortalısı ve ....' ın eşit derece sorumluluğu gereğince 450.000 TL? yi rücu edebileceği, davacı sigorta şirketinin TTK 1472 madde kapsamında sigortalısının haklarına halef olduğu, ... ile dava dışı sigortalının eşit derece sorumluluğu dikkate alınarak icra takip dosyasında faiz miktarının 5.825,34 TL olarak tespit edildiği..." rapor edilmiştir.
Mahkememizin 01/10/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin itirazı ve dosya kapsamı incelenmek suretiyle dava dosyasının aynı bilirkişilere tevdii edilerek itirazın tek tek irdelenmek ve cevaplandırılmak kaydı ile ek rapor tanziminin istenmesine, bilirkişilere harcayacağı emek ve mesaisine karşılık ayrı ayrı 2.500,00TL(toplam 12.500,00TL) ek ücret takdirine, bilirkişi ücretinin yatırılması için davacı tarafa iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 23/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporu özetle şöyledir; " Kök raporda heyetimizce yapılan teknik değerlendirmelere davacı tarafın yaptığı itirazların tamamının etki-tepki-olay-süreç-sebep-sonuç” ilişkisi kapsamında heyetimizin hazırladığı kök raporda ki görüş ve kanaatlerde herhangi bir değişikliğe sebep olacak teknik ve somut dayanaklardan yoksun olduğu detaylı şekilde açıklandığı göz önüne alındığında kök raporun yangın ve elektrik uzmanlığı bölümüne taraflarca yapılan itirazların “somut ve teknik detaylar ve gerekçelerden yoksun” itirazlar olduğu ve bu nedenle de kök raporda ki görüş ve kanaatlerimizde (teknik manada ki kusur oranlarına *» 50 *e 50 dair kanaatlerimizde) herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığı, dosyasında bulunan bütün verilerin ve resimleri incelenmesi neticesinde tespit konusu yangından dolayı zarar gören mal in bedellerinin 29.04.2022 tarihli eksper raporunda tespiti ve tenzilatı hesap edilmiş olan ve eksper raporu tarihi itibariyle tespit edilmiş olan 683.408,67 TL. bedelin uygun ve kadri maruf olduğu, kök rapordaki kanaatlerimizde herhangi bir değişikliğin olmadığı..." rapor edilmiştir
Dosyanın raporunu sunan bilirkişi heyetine tevdii ile, davacı tarafça davalı tarafa rücu edilebilecek bedelin açık bir şekilde- kök raporda belirtilen 450.000,00 TL mi yoksa ek raporda 683.408,67 TL mi olduğu, 683.408,67 TL üzerinden %50 kusur indirimi yapılıp yapılmadığına dair anlaşılır açıklama yapılmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 11/03/2025 tarihli bilirkişi ek raporu özetle şöyledir: "Kök raporda hammadde emtia hasar bedeli 2.119.746,12 TL ve makine hasarı 683.408,67 TL olarak belirlenmiş ve davalı kusur oranının %50 olduğu açıklanmıştır. Davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına 900.000 TL ödenmiştir. Toplam hasar bedeli 2.119.746,12 TL + 683.408,67 TL = 2.803.154,79 TL olarak kök raporda yer almaktadır. Sigorta şirketinin 2.803.154,79 TL olarak tespit edilen hasara ilişkin 900.000 TL ödeme yapması nedeni ile ödenen tutar kadri maruf bulunarak, % 50 kusur oranınca 450.000 TL den davalı tarafın sorumlu olacağı kanaatine varılmıştır.
Davalı tarafın %50 kusuru oranınca davacı sigorta şirketinin 450.000 TL rücu talebinde bulunabileceği..." rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacı sigorta şirketinin yangın nedeniyle sigortalısına poliçe kapsamında ödenen maddi tazminatın rücuen tahsili talebi mahiyetinde başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
TTK'nın 1472. Maddesi'ne göre sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rucü hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hâle gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir...".
Somut olayda davacının, dava konusu işyerinin sigortacısı olduğu, işyerinde 14/11/2021 tarihinde sokak üzerinde bulunan elektrik direğinde patlama meydana geldiğinden bahisle yangın çıktığı, yangın nedeniyle sigortalı işyerinde hasar meydana geldiği, hasar nedeniyle hak sahibine 31/05/2022 tarihinde 900.000,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin rücu edilmesi için davalı aleyhine ... 37. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı sayılı icra takibi başlatıldığı, icra dosyasında 900.000,00 TL asıl alacak ile 31/05/2022-30/06/2022 arası 11.650,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 911.650,68 TL talep edildiği, ödeme emrinin davalı takip borçlusuna 24/08/2022 tarihinde tebliği üzerine davalı takip borçlusunun süresi içerisinde, borca ve ferilerine karşı 24/08/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin ve/veya takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında dosya tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, eksper raporları, taraf beyanları, değişik iş dosyası, hasar dosyası ve ceza dosyası da incelenmek sureti ile yangın nedeniyle kusur durumunun tespiti, davalının kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise miktarı, yangın nedeniyle davacının ödediği tazminat miktarının tespiti, zarar miktarının tespiti, davacının davalıdan rücu hakkının bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa miktarı hakkında rapor tanzimi için bir yangın alanında uzman yüksek elektrik mühendisi, bir makine mühendisi, bir kimya mühendisi, bir inşaat mühendisi ve bir sigorta hukuku alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 07/08/2024 tarihli kök raporlarında maddi zararda davalı ... ve iş yeri sahiplerinin (yöneticilerinin) teknik olarak eşit derecede sorumlu ve kusurlu oldukları,... Tarih ve ... Rapor No'lu Ekspertiz Raporunda tespit edilen hammadde ve mamul emtia değerlerinin fiyatların kadri maruf olduğu ve toplam mamul ve hammadde emtia hasar bedelinin 2.119.746,92 TL olduğu, makinelerin bedellerinin 29.04.2022 tarihli eksper raporunda 683.408,67 TL bedelin uygun ve kadri maruf olduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına 31.05.2022 tarihinde 900.000 TL hasar tazminat ödemesi yaptığı, sigortalısı ve ...' ın eşit derece sorumluluğu gereğince 450.000 TL'yi rücu edebileceği, davacı sigorta şirketinin TTK 1472 madde kapsamında sigortalısının haklarına halef olduğu, ... ile dava dışı sigortalının eşit derece sorumluluğu dikkate alınarak icra takip dosyasında faiz miktarının 5.825,34 TL olarak tespit edildiği bildirilmiştir. Bilirkişiler, 23/11/2024 ve 11/03/2025 tarihli ek raporlarında aynı kanaati bildirmişlerdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 69. maddesinde, bir binanın veya diğer yapı eserlerinin malikleri, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden sorumlu ve bir kusurları söz konusu olmaksızın doğan zararı gidermekle yükümlü tutulmuşlardır. Bu sorumluluğa öğretide “Kusursuz sorumluluk” veya daha geniş tanımıyla “Kusura dayanmayan nesnel sebep sorumluluğu” denilmektedir. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik, ancak illiyet bağını kesen sebeplerin varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir.
Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığının çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa 2.bile, gene çoğu zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır.
Bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğunu ortadan kaldıran, bir başka deyişle, zarar ile yapımdaki bozukluk ve özen eksikliği arasında uygun “nedensellik bağı”nı kesen nedenler ise mücbir sebepler, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Kusursuz sorumlulukta, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur. Aksine kusursuz sorumlu olan davalının, olayla zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir.
Enerji nakil hatları da yapı eseri niteliğinde olup, bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir. Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur. Diğer yandan 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi ile 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi gereğince tarafların her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Tüm dosya kapsamına göre; dava dışı sigortalı ... ile davacı sigorta şirketi arasında "..." adresindeki işyeri için ...no.lu ... Paketi Sigorta Poliçesi bulunduğu, poliçenin 26.08.2021-26.08.2022 tarihleri arasında geçerli olduğu, dava konusu hasarın 14/11/2021 tarihinde meydana geldiği, dava dilekçesi ekinde sunulan dekont uyarınca davacı sigorta şirketince 31/05/2022 tarihinde 900.000,00 TL ödeme yapıldığı, dava konusu hasarın poliçe kapsamında kaldığı, davacının da bu hasara istinaden ödeme yaptığı, neticeten TTK m. 1472 kapsamında halefiyet şartlarının oluştuğu anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamından, dava konusu yangının ilk başlangıç yerinin binaya enerji iletimi için tesis edilen ana elektrik kablosunun bağlı olduğu kofra olduğu, kamera kayıtlarında yangın öncesi ...'a ait elektrik direğinde patlamamaların meydana geldiği, kofra etrafındaki A sınıfı kolay yanıcı maddelerin olması ve arklanma sonucu oluşan yüksek ısı ve alevlerin A sınıfı bu madde ve malzemeleri yakması sebebiyle dava konusu yangının büyümesine neden olduğu, bina enerji iletim ana kablosunun bakım, onarım ve kontrol sorumluluğunun davalı ... A.Ş'ye ait olduğu, elektrik yangınının meydana gelmesinden sonraki süreçte kofranın alt kısmında veya çevresinde iş yeri tarafından itfaiye raporunda da belirtildiği gibi kolay yanıcı malzemelere sirayet ile yangının gelişmesine sebep olması, yangında iş yerinin yangın söndürme sisteminin dosyada bulunan bilgiler doğrultusunda olmaması ile iş yerinin de yangının başlamasında olmasa dahi yangının gelişmesinde teknik manada sorumlu ve kusurlu olduğu yönündeki tespitler gözetilerek; davacı tarafça ödenen bedelin kadri maruf olduğu, davacının halefiyet hakkı bulunduğu, davalı Bedaş'ın meydana gelen hasardan %50 oranında sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının davalıdan 450.000,00 TL asıl alacak talebinde haklı olduğu, icra takibinde talep edilen işlemiş faiz yönünden; yukarıda atıf yapılan Yargıtay HGK kararı uyarınca ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün olduğu, dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin 31/05/2022 tarihli olması sebebiyle 31/05/2022-30/06/2022 arası 5.825,34 TL işlemiş avans faizi talebinin tarafların tacir olduğu da gözetilerek yerinde olduğu; davanın kısmen kabulü ile; ... 37. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, icra takibinin 450.000,00 TL asıl alacak, 5.825,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 455.825,34 TL yönünden devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ...esas, ...karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "... davalının, davacı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, icra takibinin 450.000,00 TL asıl alacak, 5.825,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 455.825,34 TL yönünden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 31.137,42TL harçtan peşin alınan 11.010,47TL harcın mahsubu ile eksik 20.126,95TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90TL başvuru harcı, 11.010,47TL peşin harç, 51.295,75TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 62.486,12TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 31.243,06TL'nin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, bakiye 31.243,06TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kısmen kabul edilen 455.825,34TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olunan 72.373,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen 455.825,34TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olan 72.373,80TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin kabul / red oranına göre 1.560,00TL'sinin davacıdan tahsili, 1.560,00TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 03/06/2025
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır