T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/256 Esas
KARAR NO: 2024/664
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/04/2023
KARAR TARİHİ: 24/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "... Sigorta A.ş. nezdinde ... numaralı Motorlu KaraTaşıtları Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bulunan ... plakalıaracın detayı ekli kaza tutanağında belirtildiği 29/11/2022 07:30 günü sebep olduğu kaza sonucunda müvekkilimiz ... adına kayıtlı ... plakalı araç hasarlanmıştır, Meydana gelen kazada davalı sigorta şirketi nezdinde poliçe numarası bulunan ... plakalı araç asli kusurlu bulunmuştur. Ekli anlaşmalı tutanakta belirtildiği üzere 29.11.2022 tarihinde ... plakalı araç park halindeki ... plakalı araca dikkatsizlik sonucu kusurlu bir şekilde çarpmıştır. Bu çarpanın sonucunda çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir Böylece müvekkilin mağdur olmasına sebebiyet vermiştir.
Müvekkil, meydana gelen kaza ile ilgili olarak hasar dosyası açtırarak gerekli işlemleri yaptırmıştır. Meydana gelen bu kazasına istinaden davalı sigorta şirketi müvekkilin aracında meydana gelen hasarın tespiti için eksper görevlendirmiştir. Görevli eksper raporu tanzim edilmiştir. Lakin düzenlenen bu eksper raporu afaki olup müvekkilimizin aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmamaktadır. Müvekkilin aracında ortaya çıkan zarar sigorta şirketinin görevlendirmiş olduğu eksperin belirlemiş olduğu hasardan daha fazladır. Hazırlanan eksper raporu afaki olup eksper adeta davalı sigorta şirketinin temsilcisi gibi davranmıştır.
Sayın mahkemenizde yapılacak yargılama da müvekkilin aracında ne kadar hasar olduğu husus netlik kazanacaktır. Müvekkilin aracında oluşan hasarın tespiti için 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu madde 22/19 fıkrası gereğince eksper tayini yapılmıştır. ...tutanağından da anlaşılacağı şekilde eksper ... müvekkilin aracında meydana gelen hasarı kayıt altına almış ve raporunu tanzim etmiştir. Eksper ... tarafından hazırlanan raporda müvekkilin aracında meydana gelen hasar 9.923,00 TL hasar tespit etmiştir. Sayın mahkemenin yargılama aşamasında dosyanın bilirkişiye gönderilmesi durumunda müvekkilin aracında ne kadar hasar olduğu netlik kazanacaktır. Sayın mahkemenizde yapılacak olan yargılamada davalı sigorta şirketinden gerekli bilgi ve belgelerin toplanması durumunda müvekkilimizin aracında eksik hasar bakiyesi kaldığı hususu tespit edilecektir.... tarafından yayınlanan Sigorta Eksperleri Meslek Kuralları mevzuatı, Sigorta Eksperliği Mesleğinin Temel İlkeleriSigorta Eksperliği Mesleğinin Temel İlkeleri başlığı altında belirtildiği şekilde;
Eksper, mesleğin tanımlayıcı/belirleyici özelliklerinden birisi olduğu üzere, sigortalı ile sigortacının haklarını, tayin edenin kim olduğuna bakmaksızın korumak ve kamu yararına uygun hareket etmek zorundadır.
Davalı sigorta şirketi edimi eksik ifa etmiş müvekkilin aracı ayıplı olarak onarılmıştır. Davalı sigorta şirketi müvekkilin aracını hakkı ve layığı ile onarmadığından sigorta şirketi açısından sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermektedir. Şikâyet edilen sigorta şirketi aracı her ne kadar onarmış ise de müvekkilin aracı kazadan bir önceki gibi olmamıştır. Davalı sigorta şirketi müvekkilin aracında değişmesi gereken parçaları değiştirmemiş, değiştirmiş olan parçaları da orijinali ile onarmamıştır. Sigorta şirketinin göndermiş olduğu eksper taraflı ve yanlı davranarak bağımsızca hareket etmeyerek hazırlamış olduğu raporda müvekkilimin gerçek zararını ortaya çıkarmamıştır. Yaşanan tarfik kazasından sonrasında müvekkilin aracı muhtelif yerleri hasar almıştır. Meydana gelen bu kaza nedeniyle, daha önce hasar kaydı bulunmayan müvekkilimize ait aracın ikinci el piyasa rayiç değerinde esaslı kayba sebep olmuştur. Öncelikle, değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal kompanentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında gözönüne alınan aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi gerekir. Somut olayda mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak yukarıda açıklanan yöntemle değer kaybı zararının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. “ denilmektedir. Sayın mahkemenizde yapılacak yargılama da dosyanın da alanında uzaman bilirkişiye tevdi edilmesi durumunda müvekkilimizin aracında ne kadar değer kaybı olduğu tespit edilecektit.5684 sayılı yasanın 22/19 maddesi 17.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6456 sayılı yasanın 43.Maddesi uyarınca değişikliğe uğramış ve aşağıdaki şeklini almıştır.
"Sigorta eksperi ,sigortacı veya sigorta ettiren ya da sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler tarafından serbestçe tayin edilebilir. "Bu maddeye göre sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayanların eksper ataması ve hasarı tespit ettirebilmesi mümkündür. 6102 sayılı TTK 1426.maddesi "Sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır" hükmünü getirmiştir. TTK 1426.maddesinin kanun koyucu tarafından getiriliş amacı maddeden açıkça anlaşılmakla birlikte iyi niyetle yapılan ve tazminatın belirlenmesine yönelik çalışmaların makul giderlerinin faydasız kalmış olsalar dahi sigortacının sorumluluğu altında olduğu açıklanmıştır. İlgili kanun maddelerinde de açıkça belirtildiği gibi müvekkilin aracında meydana gelen hasarın tespiti açısından ekspertiz raporu düzenletilmesi zorunludur. İlgili sigorta şirketleri TTK 1426.madde uyarınca iyi niyetle yapılan ve tazminatın belirlenmesine yönelik çalışmaların makul giderlerinin faydasız kalmış olsalar dahi sorumludur. Dolayısıyla müvekkilin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için atamış olduğu ekspere ödenen 1.000,00 TL ücretin sigorta şirketinden alınarak müvekkile ödenmesi gerekir. Talep edilebilir tazminat bedelinin sayın mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla (HMK 107 Maddesi gereği belirsiz alacak davamızı) şimdilik 10 TL değer kaybı tazminatının davalı şirketin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkile ödenmesine,
Müvekkilin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı olarak eksik hasar bakiyesine mahsuben talep edilebilir tazminat bedelinin sayın mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, (HMK 107 Maddesi gereği belirsiz alacak davamızı) fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla müvekkilin aracında meydana gelen hasardan kaynaklı şimdilik 10 TL eksik bakiye alacağımızı davalı şirketin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak müvekkile ödenmesine, Müvekkilin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için ekspere ödenen 1.000,00 TL ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerine bırakılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını müvekkilim adına vekaleten" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı tarafa 3,160.00 TL'lik maddi zarar ödemesi 04.01.2023 tarihinde yapılmış olup ödeme dekontları ekte sunulmuştur. Davacının zararı karşılanmış olduğundan işbu davanın reddi gerekmektedir. Müvekkil Şirket genel müdürlük adresi ...'dur. Bu sebeple yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'dir. Sayın Mahkeme'ce yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmekteyiz.
Dava görevsiz mahkemede açılmıştır. Zira bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılabilmesi için tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili husustan doğan bir hukuk davası olması gerekmektedir. Davacı tarafın aracı ticari değil, hususi bir araçtır. Bu kapsamda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesidir.İşbu dava hasar onarım bedeli ve değer kaybının tazminine ilişkin bir davadır. Araçta oluşan hasar bedeli belirlenebilir bir bedeldir. Nitekim davacı dilekçesinde 10 TL maddi zarar ve 10 TL değer kaybı olarak toplam 20 TL'lik hasar meydana geldiğini iddia etmiş, buna rağmen işbu davayı kısmi dava olarak açmıştır. Bu sebeple davanın kısmi dava şeklinde açılmasında HMK107. Madde uyarınca hukuki yarar yoktur. HMK 107. Madde açıkça talep konusunun belirli veya belirlenebilir olmasının belirsiz alacak davası açmaya engel teşkil edeceğini düzenlemiştir. Takdiri Sayın Mahkeme'ye bırakmakla birlikte kanaatimizce hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe tanzim tarihi olan 14.02.2022 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılmalıdır.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında kaza sonrası araçta meydana gelen değer kaybı hesaplaması için, belirli ve açık bir formül öngörmüş olmakla sigorta şirketinden yapılacak olan taleplerin bu formüle uygun olması gerekmektedir.
Kaza sonrası araçta meydana gelen değer kaybı hesaplamaları Trafik Sigortası Genel Şartları’nda düzenlenen usul ve esaslardan biri olan “Değer Kaybı Hesaplaması Formülüne” göre hesaplanmalıdır. Bu formüle göre 165,000 km ve üstü olan araçlar değer kaybı kapsamına girmemekte ayrıca kaza sonrası araçta ve plastik tampon/parça onarımları, cam, radyo/teyp, lastik, hava yastığı, jant, mekanik, elektrik, elektronik ve döşeme aksamı ile ilgili yapılan onarımlar değer kaybı kapsamına alınmamaktadır.
Alıncak bilirkişi raporunda kusur oranları ve değer kaybı bedellerinin belirlenmesinde yukarda izah ettiğimiz hususlara dikkat edilerek hesaplama yapılması zaruridir. Kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil Şirketin sorumluluğu yalnızca poliçe limiti ile sınırlıdır.
Mevcut poliçede limit 43,000.00'dir. Müvekkil şirketten poliçe limitini aşan veya sigortalısının kusuru ile paralel olmayan bir bedel istenemez. Müvekkil şirket sigortalısının kusuru oranında gerçek hasar bedelini ödeyerek borcunu ifa etmiş sayılır. Sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketinin, sigortalı aracın sebep olduğu kadar riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp ödeme yapılması gerekmektedir. Müvekkil şirket, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumludur.
Ancak kusurun gerçeğe en yakın şekilde tespit edilebilmesi bakımından hem Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi'nin hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekmektedir. Bahse konu merciilerden oluşacak bir heyet tarafından ifade tutanakları, ceza dosyası, olay yeri görüntüleri, kaza görüntüleri, kazayı anlatan kroki, kazanın meydana geldiği bölge vb. Belgeler incelenip birlikte değerlendirilerek kusur tespitinin yapılması hukuki bir zorunluluktur. Zira böyle bir değerlendirme yapılmadan kusur belirlenmesi gerçeği yansıtmaktan uzak kalacaktır ve hukuki hakların zedelenmesine sebebiyet verecektir. Örneğin kazanın meydana gelmesinde etki sahibi olabilecek Karayolları Genel Müdürlüğü'nden kaynaklı yol kusuru, teknik arıza, trafik işaret ve lambalarının arızalı olup olmadığı veya gerektiği gibi çalışıp çalışmadığı, yolun yapısı veya trafik görüşünü engelleyecek tehlikeli bir hususun olup olmadığı gibi değerlendirmeler de bu hesaplamada dikkate alınmalıdır.
Müvekkil şirketin, Karayolları Trafik Kanunu 91.Maddesi uyarınca ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası uyarınca, sigortalının kusuru ile meydana gelen zararlarda zararı gidermekte sigortalısının kusuru oranında sorumluluğu mevcuttur. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda müvekkil şirketin fazla ödeme yapmaması bakımından yukarıda açıkladığımız şekilde kusur değerlendirilmesi yapılmadan talepte bulunulması hukuka ve hakkaniyete uygun düşmez. İşbu sebeple yetkili merci tarafından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etmekteyiz.
9-Kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebi hukuka aykırıdır.
Davacı vekilinin talep etmiş olduğu meblağ FAHİŞ olup müvekkil şirket tarafından talep edilen miktarın kabulü mümkün değildir. Kabul anlamına gelmemek kaydı ile bu tür sigortalarda asıl amaç zarar görenin uğradığı “gerçek zararın” giderilmesidir. Bu konuda Özel Daire 08.11.1985 gün ve ... sayılı kararında da aynen:
“Sigortacı ancak gerçek zararı ödemekle yükümlüdür. Sigorta poliçesinde sayılan eşyalar ve bunların sigorta bedelleri ödenmesi gereken üst limiti göstermektedir. Ancak sigorta poliçesinde belli bir bedelle sigorta ettirilen eşyalardan sigorta edilen mahalde ne kadar bulunduğunun ispatı gerekir. Zira, bunlar zamanla miktarı değişen emtiadır. Gerçek zararı ispat etmek zarara uğradığını iddia eden kişiye aittir.” denilmekle birlikte gerçek zararın miktarının ispat külfetinin zarar görene ait olduğu vurgulanmaktadır. Bu nedenle gerçek zararının tespiti için konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile bilirkişi raporu alınması ve davacının aracındaki gerçek hasar miktarının tespit edilmesi gerekmekte olup, ispat yükü zarara uğradığını iddia eden davacıda olduğundan masrafların da davacı tarafından karşılanması gerekmektedir.
Asla kabul anlamına gelmemek kaydı ile tespite konu araçla ilgili tespit edilen hasar miktarı fahiştir. Bu nedenle davacı tarafından davaya konu edilen araçta meydana geldiği bildirilen maddi hasar miktarı mahkemeniz tarafından araç üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerekmektedir. Bunun haricinde gerçek zararın tespiti mümkün değildir.
Karşı taraf keyfi olarak yaptırdığı ekspertiz ücretini tarafımıza yüklemeye çalışmaktadır. Bu durumun tarafımızca kabulü mümkün değildir. Başvuran tarafça talep edilen masraflar doğrudan zarar olmayıp dolaylı zarardır. Bu sebeple, dolaylı zararlardan müvekkilimiz şirketin sorumluluğu bulunmadığından işbu taleplerin reddi gerekmektedir. Başvuran tarafça talep edilen masraf kalemleri uyuşmazlık konusu kazanın sebep olduğu doğrudan zararlardan olmayıp dolaylı zararlardır. ZMMS genel şartları uyarınca dolaylı zararlar teminat altına alınmamıştır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 1426.maddesinin 1.fıkrasına baktığımızda;
"d) Giderleri ödeme borcu
(1) Sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır." şeklinde bir hüküm kurulduğu ve yapılan “makul giderlerin” sigortacı tarafından ödeneceğinin hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Ticaret Kanunu’nun 1426. maddesinin yorumlanması ancak gerekçesinin de incelenmesi ile mümkün ve anlamlı olabilmektedir.
TTK’nun 1426.maddesi uyarınca; rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderlerin karşılanacağı belirtilse de, kanun maddesinin gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere, talep edilebilecek masraflara ilişkin, asıl olan iyiniyettir. Yani, sigortacı tarafından karşılanacak olan her türlü masraf değil, yapılması “makul” görülen ve iyiniyet içeren masraflar ödenebilecektir. Oysa mevcut eksper ataması incelendiğinde, yapılan atamanın yukarıda anılan hususlarla ilişkilendirilmesi mümkün değildir.
Buna rağmen Müvekkil şirket 380.26 TL'lik eksper ödemesini poliçe kapsamında olmamasına rağmen ödemiştir. Müvekkilin iyiniyetli hareketine rağmen davacı tarafın işbu davayı açmaktaki maksadı haksız kazanç elde etmektir, söz konusu davanın reddi gerekmektedir.
Müvekkil şirketin KDV ödemesinden sorumluluğu bulunmamaktadır. KDV dahil şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırılık teşkil edecektir.1-Sayın Mahkeme nezdinde açılmış olan davanın öncelikle görevsizlik itirazımızın kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine,
Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazımız kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, yine Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevaplarımız dikkate alınarak usulden reddine, sayın Mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevaplarımız dikkate alınarak esastan reddine
yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan dava; davacıya ait araca davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan araç sürücüsünün %100 kusuru ile çarptığı iddiasıyla araçta oluşan değer kaybı ve tamirat bedellerinin tahsili isteminden ibaret olduğu anlaşıldı.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında özetle; "Davacı tarafça ekspertiz rapor ücreti olarak 413,00 TL’nin de davalıdan tahsili talep edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 32.180,13 TL onarım bedeli, 7.400,00 TL değer kaybı tazminatı ve 413,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 39.993,13 TL tazminatın 29.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Oysa ekspertiz rapor ücretinin yargılama gideri olarak kararda gösterilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile asıl alacağa eklenmesi ve yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizin 12/04/2023 tarihli tensip zaptının 19 numaralı ara kararı gereği dosyanın alanında uzman hasar ve trafik kusur uzmanına tevdine verilmesine dair karar verildiği, dosyanın hasar ve trafik kusur uzmanı tarafından mahkememize sunulan 04/08/2023 tarihli raporunda özetle: "Davalı ... Sigorta A.Ş.'ye sigortalı ... plaka numaralı aracın dava dışı sürücüsü ...'nin hatalı sevk ve idaresinin kazanın meydana gelmesinde birinci derecede, tam ve %100 (yüzde yüz) oranında etkili olduğu, ... plaka numaralı aracın davacı sürücüsü etkili hatalı davranışı sabit görülmediği, ...'nun olayda Davacının ...plakalı araç için talep edebileceği bakiye hasar tazminatı tutarının: KDV hariç 2.138,35 TL, KDV dahil 3.092,05 TL olduğu,KDV hususundaki nihai kararın Mahkemenin Sayın Hakiminin takdirinde olduğu, Dava konusu araçta Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre kaza tarihinde oluşan değer kaybının bulunmadığı, Dava konusu araçta ülkemizdeki reel piyasa şartlarına göre kaza tarihinde oluşan değer kaybı bulunmadığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; park halinde bulunan davacının aracına davalı şirket tarafından sigortalanan aracın dönüş yaptığı esnada çarpması nedeniyle trafik kazasının gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla KTK'nın 84/j ve l maddeleri uyarınca davalı şirket tarafından sigortalanan aracın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda bilirkişilerce yapılan değerlendirmelerde davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin tamirat bedelinin 3.092,05 TL olduğu ve araçta değer kaybı oluşmadığı bildirilmiş olup, usul ve kanuna uygun olan bilirkişi raporundaki görüşler mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır. Tüm bu sebeplerle davacının tamirat bedeline ilişkin davasının kabulü, değer kaybına ilişkin açtığı davasının ise reddine dair karar verilmiş olup eksper ücreti ise emsal Yargıtay içtihatları doğrultusunda yargılama gideri olarak değerlendirilmiş ve davanın kabul-ret oranına göre taraflar üzerinde bırakılmış olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-Davacının değer kaybına ilişkin açtığı davasının REDDİNE,
2-Davacının tamirat bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile 3.092,05 TL'nin temerrüt tarihi olan 14/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 211,22 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olmak üzere yatırılan 234,90 TL'den mahsup edilerek fazla alınan 23,68 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 3.092,05 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 3.092,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen red edilen 10,00 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 10,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından mahkememiz veznesine yatırılan 211,22 TL Karar Harcı ve 179,90 TL Başvurma Harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-4.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 1.000,00 TL ekspertiz ücreti ve 69,75 TL tebligat ve müzekkere giderleri olmak üzere toplam 5.069,75 TL'nin yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 5.019,05 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 31,20 TL'nin davacı tarafın, 3.088,80 TL'sinin davalıdan sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/10/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır