T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/310 Esas
KARAR NO: 2023/696
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/05/ 2023
KARAR TARİHİ: 27/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 06/05/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle : "....;Davacı-Müvekkil tarafından ...ve ...'da 4 adet şantiye işi alınmış olup;iş bu işlere başlayarak,Karşı Tarafta bu inşaatların ... Firmasının sahibi olarak Yapı Denetim ve sair işlerini üstlenmiştir. Şantiye kurulan işler ;... arasında ... 3.Noterliği ... tarih ... yevmiye numarası ile Dava dışı ... ve...'ın malik olduğu ... ili,... İlçesinde bulunup tapunun 29K-2b pafta,1067 ada,11 parsel numarada bulunan arsa üzerinde hastane inşaatı yapılmak Düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı Müvekkil, ile Dava dışı ... arasında, Dava dışı ...'ın Kartal'da bulunan arsasına Davacı Müvekkil tarafından inşaaat yapılmak üzere ... 3.Noterliği ... tarih ... yevmiye numara ile Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesi imza altına alınmıştır. Davacı Müvekkil , ile Dava dışı ...,..., ... arasında, ... İli,... İlçesi ... köyünde mukim, tapuda ... pafta, 237 ada, 36 parselde bulunan arsa mahiyetindeki taşınmaza otel yapım işi için ücret mukabilinde sözlü olarak anlaşma yapılmıştır. Davacı Müvekkil ile Dava dışı ...'ın ...'de bulunan taşınmazının ücret mukabilinde yapılması konusunda anlaşma yapılmıştır. Bu inşaatlarla ilgili olarak yapılması gereken sair işler konusunda da karşı tarafla mutabakata varılarak, .. ..,.... hastahane ve diğer inşaatlarla inşaatı ile ilgili olarak maket yapılması ve proje bedeli olarak ve ... için Davacı-Müvekkil adına dava dışı ... ve ... sahibi ... tarafından davacı müvekkil adına davalıya sair zamanlarda ekte sunulan yazılı belgelerden de görüleceği üzere banka üzerinden ve elden olmak üzere toplamda fazladan 466.000-TL para ödenmesine rağmen,iş bu maketler yapılmamıştır. Yapılmayan işler ve fazladan alınan ödemeler olmasına rağmen Karşı Tarafça iş bu para İADE edilmemiştir. Devamla bu projelerle ilgili olarak ekte sunulan belgelerden de görüleceği üzere ... ve diğer yerler için ... ye Davalı Tarafından ödenmesi gereken iş sağlığı ve güvenliği ücretleri,Karşı Taraftan alınmak üzere Dava dışı ... tarafından ekte sunulan belgelerden de görüleceği üzere Davacı-Müvekkil adına ... sahiplerinden ...beye banka üzerinden farklı zamanlarda toplamda 434.200-TL olarak ödenmiştir. Müvekkil tarafından yazılı ve sözlü uyarılara rağmen ödemelerin yapılmaması üzerine Davacı Müvekkil tarafından alacağına kavuşmak adına, davalı Yana karşı ... İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosya ile ilamsız takiplerde ödeme yoluyla icra takibi başlatılmıştır. Ödeme emrini tebliğ eden karşı Tarafın,işbu takibe itiraz etmesi üzerine takip durmuştur. Borca Haksız olarak İtiraz etmiş bulunan davalının haksız itirazının iptaline, takibin takip tarihinden itibaren ödeme gününe kadar yıllık adi kanuni faiz ile devamına karar verilmesine, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesine, yargılama masrafları ile ücret-i vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini.... " talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 12/06/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "....Davacının iddiaları asılsız, uydurma, haksız ve mesnetsizdir. Başka davalarda ki konuların tekrarıdır. Belge olarak iddia ettiği tek şey ihtarnameler olup, incelendiğinde hiçbir cümlesi birbirini tutmadığı gibi soyut söylemden ve iftiradan başkaca bir şey ifade etmemektedir. Alacağının hukuksal bir dayanağı yoktur. 2015 yıllarının sonlarına doğru müteahhit ve vekil sıfatı ile, yapı ruhsatının çıkarılması, yapı projelerinin çizimi ve resmi kurumlarda tüm bu işlemlerin organizasyonlarının yapılması, ilgili yapı ruhsatlarının çıkarılmasına yardımcı olmak, harçların tarafımdan yatırılması için benimle sözlü ve yazılı (vekalet verilerek) anlaşarak, şahsıma ve çalışanlarım adına geniş yetkili bir vekalet vermişlerdir. Davacı taraf taahhütlerini yerine getirmediği gibi, bu kişilere de haksız icralar göndermiş ve karşılıklı davalar açılmıştır. Davacının kötü niyetli olduğu aşikardır. Aynı yıllar içerisinde yapımına başladığı işlerin hepsini yarım bırakmış ve tarafları mağdur etmiştir. Hiç bir işi tamamlamamıştır. Davanın, ikametgah açısından ... mahkemeleri yetkili olduğundan dolayı yetki yönünden reddine, Dava dilekçesi usule uygun değildir. Davacının talepleri ve miktarı itibari ile alacağını yazılı belge ispatlaması gerekmektedir. Böyle bir ifadede bulunmamıştır. Davacı taleplerini somutlaştıramamış, taleplerini deliller ile irtibatlandıramamış ve delil de sunamamıştır. Davanın esasa girilmeden, usulden reddini, Dava masraf ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini...." talep etmiştir.
Dava; İİK 67. Madde uyarınca itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davalının tacir olup olmadığına ilişkin olarak İkitelli Vergi Dairesine, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkereler yazılarak, deliller toplanmış, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen cevabı yazıda davalının gerçek kişi tacir olmadığı belirtilmiş; Vergi Dairelerinden gelen cevabı yazılarda davalının ticari faaliyetinin bulunmadığı, menkul sermaye iradı yönünden mükellef olduğu bildirilmiştir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, davacının tacir olması davayı ticari iş haline getirmez.
19.02.1986 tarih ve 19024 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile TTK'nın 1463. maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usûlde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinin birinci fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usûl Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır.
Vergi Usûl Kanununun 177. maddesinde “Birinci Sınıf Tüccarlar” sayılmış olup bu maddedeki birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanlar ise ikinci sınıf tacir sayılırlar. İkinci sınıf tacirler ise ticari işletme hesabına göre defter tutarlar.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili ve her iki tarafın tacir olması gerekir.
HMK.nun 114.maddesi gereğince mahkemenin görevli bulunması dava şartı olup, HMK.nun 115.maddesi gereğince de davanın her aşamasında re'sen gözetilebileceğinden, mahkememizce yapılan araştırma neticesinde ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen cevabi yazıya göre davalının menkul sermaye iradı yönünden mükellef olduğu, .. Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen cevabi yazıya göre davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, davalının tacir olmaması nedeniyle tacirler arasında bir dava niteliğinde olmayan, münhasıran ticari davalardan da bulunmayan ve genel hükümlere dayalı olarak açılan işbu davanın ticari bir dava sayılamayacağı gözetilerek mahkememizin görevsizliğine, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli bulunduğuna, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın, görev dava şartı eksikliği nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1(c) ve 115//2. Maddelerine göre usulden REDDİNE,
2-Davaya bakmaya görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğunun tespitine,
3-6100 sayılı HMK nın 20. maddesi uyarınca, görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde davacılar tarafından yapılacak müracat halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
4-Tarafların yukarıda belirtilen süre içerisinde başvarmamaları halinde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına,
5-6100 sayılı HMK nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama gideri, vekalet ücreti ve gider avansı gibi hususların görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair; davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/12/2023
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza