T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/360 Esas
KARAR NO: 2023/668
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ: 26/05/2023
KARAR TARİHİ: 19/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava dilekçesi özetle şöyledir:
"Müvekkil, Müflis ... Bankası A.Ş.’nin borsada işlem gördüğü dönemde; ... A.Ş. aracılığı ile ... hisse senedi almış, ilgili şirketin iflasına karar verilmesi sonrasında bu hisseleri herhangi bir şekilde devir ve temlik edememiştir. Müvekkil an itibariyle Müflis ...Bankası A.Ş.’de 8725 lot hisse sahibidir ve hisselerine tekabül eden bedeli alamamıştır. Müvekkile ait ... hisse senetlerinin mülkiyetine ilişkin bilgi ve belgeler iflas masasına yapmış olduğumuz alacak başvurusu sırasında dosyaya sunulmuş olup, bu aşamada dosyadan belge asıllarının celbini talep etmekteyiz. Tarafımızca hisse senetlerine tekabül edecek olan alacak ile ilgili olarak davalıya yapmış olduğumuz başvuru, banka kayıtlarında yapılan araştırma sonucunda "Müflis Bankadan alacağının olmaması, alacağın hisse senedine dayalı olması" gerekçesi ile reddedilmiştir. Müvekkilin şirket hisse senedine sahip olduğu hususu SPK, Banka ve yatırım şirketleri kayıtları ile sabittir ve SPK'ya müzekkere yazılması ile bu durum ortaya konulacaktır. Ayrıca müvekkilin alacağının hisse senedine dayalı olduğu hususu yine davalı iflas idaresince de kabul edilmiştir. Davalı idarece müvekkilin alacağının hisse senedine dayalı olduğu tespit edilmiş olmasına karşın, masaya alacağın kaydedilmesi talebi reddedilmiştir. Davalı iflas idaresince verilen karar bu nedenle en başta kendi içinde çelişkili ve hukuka aykırı bir karardır. Somut olayda müvekkilin 8.725 lot karşılığı iflas masasından alacaklı olduğu hususu sabit olup, davalı iflas idaresince hukuka aykırı olarak alacağın reddedilmiş olması sebebiyle huzurdaki davayı açma zorunluluğumuz doğmuştur..."
CEVAP:
"Davacı Huzurdaki Davayı Hak Düşürücü Süre İçinde Açmamış İse Dava Şartı Yokluğu Sebebiyle Davanın Reddine Karar Verilmelidir. Davacı taraf, huzurdaki davayı İİK.m. 235'deki süreye uygun olarak hak düşürücü süre içinde açmak zorunda olup eğer bu süre içerisinde davasını açmamış ise öncelikle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesini talep ederiz. Davacı ... müflis bankadan 8.725,00 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle ... 1. İflas Müdürlüğünün ...iflas sayılı dosyasına 7162 kayıt numarasıyla alacak kayıt talebinde bulunmuştur.
Tarafımızca yapılan inceleme neticesinde; sunulu evrak ve Müflis Banka kayıtları değerlendirilmiş olup Müflis Bankadan alacağının olmaması ve talebin hisse senedine dayalı olması nedeni ile reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın, müflis şirketin hisse sahibi olduğu dikkate alındığında hisse senedine dayalı olarak iflas masasına alacak kayıt talebinde bulunması mümkün değildir. Bu nedenle alacak kayıt talebinin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı yön bulunmamaktadır. şirket ortaklarının payları için ödediği hisseler ortaklığın sermayesini oluşturduğundan, hisse senedi sahipleri kural olarak iflas masası alacaklısı olamazlar ve hisse senedi değerinin karşılığını iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından hisse senedi sahipleri kural olarak iflas masası alacaklısı olamazlar ve hisse senedinin karşılığını iflas masasına kaydettiremezler.
İşbu sebeplerle; davacının dava konusu ettiği alacak kayıt talebinin hisse senedine dayanması ve davacının müflis bankadan alacağı olmaması sebebiyle işbu alacak kayıt talebinin kabulü mümkün olmadığından huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmelidir."
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava Sıra Cetveline İtiraz (Kayıt Kabul) talebine ilişkindir. Davacı, müflis şirkete ait hisse senedi sahibi olduğunu ve buna ilişkin hisse senedi bedeli ile hisse sahibi olmaya bağlı temettü vb. feri haklarının masaya kayıt ve kabulünü talep etmektedir.
Anonim şirketlerde 6102 sayılı TTK'nun 379-389. maddelerinde belli istisnalar dışında şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği ön görülmüş, bu doğrultuda yine TTK'nun "Pay Bedelini İfa Borcu Ve İfa Etmemenin Sonuçları" başlıklı 480/3. maddesinde "(3) Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına ilişkin hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. Bu nedenle anonim şirket ortağı ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmaz. Zira ortakların payları için yapılan ödemeler ortaklığın sermayesini oluşturur. Sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından, ortaklığın iflası halinde ortaklar kural olarak iflas alacaklısı olamazlar. Diğer bir anlatımla ortaklar ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremezler. Ancak pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nun 196. maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılması mümkündür. Yüksek yargıtayın yerleşik uygulamaları bu yöndedir. Tüm bu sebeplerden dolayı davacının davaya konu söz konusu tutar için alacak kaydının yapılamayacağı, alacaklıların pay cetveline göre paralarının ödenmesi sonrasında tasfiye bakiye kalması halinde hisse senedi bedelinin tahsil edilebileceği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın Reddine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL karar harcından, 179,90TL peşin harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 90,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca gereği takdir ve tayin olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 10 günlük süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacının yüzüne karşı davalının yokluğunda karar verildi. 19/12/2023
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır