T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/465 Esas
KARAR NO : 2025/130
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/10/2022
KARAR TARİHİ : 21/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ile davalı arasında 13.10.2017 tarihli "Eser Sözleşmesi" düzenlenmiştir .İş bu sözleşme ile müvekkil ,"23-25/11/2017 tarihlerinde yapılacak olan ... fuarı için İş Sahibi tarafından talep edilen fuar stantlarının üretimini, montajını ve demontajını" yapma görevini üstlenmiştir Sözleşmenin 1.3. maddesinde sözleşmenin süresi,2. Maddesinde sözleşme bedeli ve ödeme şekli hüküm altına alınmıştır.Buna göre ücret bedeli KDV dahil 94.400.TL olup ,ödeme şekli 2.2. Maddesinde açıkça belirilmiş,
Müvekkil sözleşme uyarınca tüm edimlerini yerine getirmiş, hak edişlerine karşılık olarak da aşağıdaki faturaları düzenleyerek davalıya sunmuştur. Davalı yanın sözleşme dışındaki ekstra taleplerinin yapılması üzerine bu iş ve hizmet bedelleri ayrıca faturaya yansıtılmış olup bu nedenle fatura toplam miktarları sözleşmedeki bedeli aşmıştır.
Davalı taraf, iş bu sözleşmeye göre ödemesi gereken bedelin 24.241,60.TL'sini çek ile ödemiş, 20.000.TL'sini ise 16.10.2017 tarihinde müvekkile ait banka hesabına yatırmıştır. Davalının yapmış olduğu ödeme miktarı toplam 44.241,60.TL'dir.Davalı,sözleşmede belirtilen tarihlerde ödemeleri yapmamıştır.
Davalıya sözleşme gereği kesilen fatura toplamı 113.044,00.TL olup ,davalı yanca yapılan ödeme miktarı 44.241,60.TL'dir.Bu haliyle müvekkilin, davalıdan 68.802,40.TL alacağın olduğu açıkça görülmektedir.Müvekkil,sözleşmeye göre üzerine düşen edimleri yerine getirmiş,davalıdan kalan bakiyeyi talep etmiş ise de davalı yanca ödeme yapılmamıştır. Taraflar arasında imzalanan 13.10.2017 tarihli sözleşmenin 6.2. maddesine göre sözleşme bedeli olan 94.000.TL nin 2 katı tutarı olan 188.800.TL Cezai Şartın tahsili için ... 8. İcra Dairesi nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatılmış,borçlu takibe itiraz etmiştir.Tüm bu durum karşısında davalı/borçlunun itirazının iptaline ve alacak likit olmakla ,davalının alacağın % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep ediyoruz.
Sözleşmenin Madde:3.7 hükmü gereği alacağın aylık % 8 Cezai Tazminat ile birlikte ve Sözleşmenin Madde:5.4 hükmü gereği aylık % 8 gecikme faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Öncelikle Davacı Şirketin Haksız Şekilde Huzurdaki Davaya Konu Ettiği Talepleri Hali Hazırda ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ...K. Sayılı Dosyası Kapsamında Asla Kabul Anlamına Gelmemek Kaydıyla Dava Konusu Edilmiş Olup Bu Hususta Derdestlik İtirazımız Vardır. Sözleşme Kapsamında Yapılması Kararlaştırılan İşlen Davacı Tarafından Eksik, Ayıplı ve Geç Teslim Edilmiştir. Davacı Şirketin Sözleşme Konusu İşi Eksik ve Kusurlu İfa Ettiği Sabittir. Nitekim Bu Hususlar Davacı Şirkete Mail Yolu İle Yazılı Şekilde Bildirilmiştir. Uyuşmazlık Kapsamında Müvekkil Şirketten Talep Edilen Ek Hizmetlere İlişkin Faturalara Yasal Süresi İçince İtiraz Edilmiştir. Dolayısıyla Müvekkil Şirket İşbu Tutarlardan Sorumlu Tutulamaz.
4.Müvekkil Şirket Ödemezlik Defi Sonucunda Temerrüde Düşmediğinden ve Davacı Şirket Ödemeyi İhtirazi Kayıtsız Bir Şekilde Kabul Ettiğinden Davacı Şirketin İfaya Ekli Cezai Şart Talebi Hukuki Dayanaktan Yoksundur. Sonuç olarak açıkladığımız gerekçeler doğrultusunda, müvekkil Şirketin ödemezlik defi sonucunda davacı Şirketin müvekkil Şirketten her ne ad altında olursa olsun herhangi bir alacağının bulunmadığı, müvekkil Şirketin borca ve sözleşmeye aykırı herhangi bir iş ve eylem bulunmaması sebebiyle davacı Şirkete gecikme faizi ile ifaya eklenen cezai şart ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, kaldı ki müvekkil Şirket tarafından ödenen satış bedeli tutarının davacı Şirket tarafından ihtirazı kayıt olmaksızın kabul edilmesi nedeniyle asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla ifaya ekli cezai şart talebinin koşullarının gerçekleşmediği açıktır. Bu sebeple açıkladığımız gerekçeler doğrultusunda, huzurdaki haksız davanın Sayın Mahkemece reddedilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı Şirkete yükletilmesine karar verilmesini..." talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller;
... 8.İcra Dairesi'ne ait ...E.sayılı dosyasının iki hafta içinde uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmasına karar verilmiştir.
Mahkememizin 17/01/2023 tarihli celsesinde istinaf yolu açık olmak üzere davanın HMK 114/1-ı maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen 17/01/2023 tarih ve ...E. ...K.sayılı kararı ile verilen usulden red kararı, BAM'ın 30/05/2023 tarih ve ...E. ...K.sayılı kararı ile kaldırılarak, yargı yeri mahkememiz olarak belirlenmiş olmakla dosyanın mahkememizin ...esas sayılı dosyasına kaydı yapılmıştır.
.. 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller;
... 12.ATM'nin ...E.sayılı dosyasının akıbetinin sorulmasına, 1 nolu ara karar yerine getirildiğinde dosyanın eser sözleşmesi alanında uzman bir akademisyen bilirkişi ile bir SMMM'ye tevdi ile davacının dava dilekçesinde belirttiği nedenler ile ... 12.ATM'nin ...E.sayılı dosyasındaki tespitlerle irdelenmek suretiyle eser sözleşmesinden kaynaklı olarak sözleşmenin 6.2 maddesi gereğince cezai şarta hak kazanıp kazanmadığı, kazanmış ise miktarı konusunda bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiştir.
Davalı tarafın tanık dinletme talebinin miktar bakımından tanık dinletme sınırının üzerinde kalması ve davacı tarafın açıkça muvaffakat etmemesi nedeniyle talebin reddine karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 06/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı / Davalı tarafından düzenlenen/alınan faturaların Davacı / Davalı tarafın Yasal Defterlerinde yer aldığı, defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, belgelerin bildirildiği dava döneminde Tarafların Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun içinde yaptığı, Taraflar lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu, kararın Sayın Mahkemeye ait olacağı, tarafların Davalı tarafından yapılan ödemeler konusunda mutabık oldukları, taraflar arasında Mutabakatsızlığın Davacının Düzenlediği Faturalarla ilgili olduğu ve dava dilekçesine yer alan, “Davaya konu edilen ve Davacı tarafından düzenlenen faturalara” istinaden Davalının “sözleşmede belirtilen tarihlerde ödemelerin yapılmadığı”, 22.11.2017 tarihi itibari ile Davacının kalan bakiye 68.802,40 TL tutarı davalı taraftan Alacaklı olduğu, taraflar arasında geçerli olan sözleşmeden kaynaklı Davalı tarafın edinimini yerine getirmediğinden 13.10.2017 tarihli sözleşmenin 6.2. maddesine göre sözleşme bedeli olan 94.000.- TL'nin 2 katı tutarı olan 188.800.-TL Cezai Şarta Davacının hak kazanmış olacağı, ancak indirim konusunun mahkemenin takdirinde olduğu, tespit, değerlendirme ve Kanaatine varılmış olmakla birlikte, Yapılan değerlendirmeler sadece usul ekonomisine hizmet etme amacı taşımaktadır, herhangi bir şekilde hukuki görüş beyanı içermediği..." rapor edilmiştir.
... 12.ATM'nin celseden 10 gün önce akıbetinin sorulmasına karar verilmiştir.
Davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile yeni bir heyetten rapor alınmasının reddi ile dilekçeleri ve dosya kapsamı incelenmek suretiyle dava dosyasının aynı bilirkişiye tevdii edilerek davalının itirazları tek tek irdelenmek ve cevaplandırılmak kaydı ile bilirkişi incelemesi yapılarak ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 07/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Mahkemenin bakiye alacaktan cezai şart istenebileceği doğrultusunda karar vermesi halinde kalan borç bakiyesinden kaynaklı 137.604,80 TL veya sözleşmeden kaynaklı 188.800.-TL cezai şart istenebileceği, indirim takdirinin mahkemenin yetkisinde olduğu, cezai şartın Davalının ekonomik mahvına neden olmayacağı, indirim konusunda takdirin Sayın Mahkemenin yetkisinde olduğu, tespit, değerlendim e ve Kanaatine varim ış olmakla birlikte, Yapılan değerlendirdiği, sadece usul ekonomisine hizmet etme amacı taşım aktadır, herhangi bir şekilde hukuki görüş beyan içermediği..." rapor edilmiştir.
Mahkememizin 02/12/2024 tarihli ara kararı ve 10/12/2024 tarihli ara kararı gereği dosyadaki mevcut raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, raporun aksini ispata yarar somut delil sunulmadığı anlaşılmakla ek rapor alınmasına ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 14/01/2025 tarihli celsesinde taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK'nın 150/3. Maddesi gereğince 3 ay içinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekilince 15/01/2025 tarihli dilekçe incelenerek davanın kaldığı yerden devamına, yenileme talebinde bulunana duruşma gününün, karşı tarafa duruşma günü ve yenileme dilekçesi örneğinin tebliğine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsili için girişilen ... 8. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasına yapılan icra takibine vakii itirazın İİK.m.67 hükmü doğrultusunda iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında 13/10/2017 tarihli eser sözleşmesi akdedilmiş; davacı tarafça, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.2 maddesinde düzenlenen sözleşme bedeli olan 94.400,00 TL'nin 2 katı olan 188.800,00 TL cezai şart alacağı için ... 8 İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış, yasal süresinde davalı borçlu vekili borca ve fer'ilerine itiraz etmiş, itiraz sonucunda icra takibi durmuş, işbu itirazın iptali davası mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2014/19-524 Esas, 2016/192 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "...Cezai şart, bir borcun ifa edilmemesi veya eksik ifa edilmesi halinde ödenmesi gerekli, parasal değer taşıyan ve hukuki işlemle kararlaştırılmış bir edimdir. (Tunçomağ, Kenan:Türk Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, Cilt:I, İstanbul 1976, s.853 vd.). Cezai şart, asıl borcun fer'idir; ona bağlı, fakat ayrı bir edim niteliği taşır (Hukuk Genel Kurulunun 20.03.1974 gün ve 1970/T-1053, K;1974/222 sayılı ilamı). 818 s. BK'nın 158.maddesinde üç ayrı cezai şart türü düzenlenmiştir. Bunlar; seçimlik, ifaya eklenen ve dönme (veya fesih) cezasıdır. Sözleşmeye aykırı davranılması halinde, diğer bir deyişle, sözleşme hiç yerine getirilmediğinde veya eksik yerine getirildiğinde ödenmek üzere kararlaştırılmış ise, bu seçimlik ceza niteliğindedir (818 s. BK. m.158/1; 6098 s. TBK. m. 179/1). Seçimlik cezanın istenebilmesi, asıl borcun muaccel olması koşuluna bağlıdır. Borçlu, asıl borcu ifa etmemiş veya eksik ifa etmişse, sözleşmeyi feshetmeyen alacaklı, aksi kararlaştırılmamışsa borçludan sözleşmeye dayanarak ya akdin ifasını veya seçimlik cezanın ödenmesini isteyebilir. Fakat sözleşmede akdin ifası ile cezai şartın ödenmesinin birlikte istenebileceği kararlaştırılabilir. 818 s. BK'nın 158/2.fıkrasında (6098 s. TBK. m. 179/2) düzenlenen ceza, ifaya eklenen cezai şarttır. Burada ceza, asıl borcun belirli zamanda veya yerde yerine getirilmemesi halinde kabul edilmiştir. Alacaklı, kusuru ile temerrüde düşen borçlunun mevcut durumdaki ifasını kabul etmekte ve ancak ifa zamanında ve yerinde yapılmadığından, sözleşmede kararlaştırılan cezayı talep etme hakkını kazanmaktadır. İfaya eklenen cezai şart, özellikle borcun geç ifa edilmesi halinde uygulanır ve uygulamada en çok rastlanan cezai şart türüdür. 818 s. BK'nın 158/1 ve 2.fıkralarında (6098 s. TBK. m. 179/1-2) düzenlenen cezanın istenebilmesi için asıl borca ilişkin sözleşmenin fesih olunmaması (veya sözleşmeden dönülmemesi) gerekir. Başka bir anlatımla, sözleşmenin yürürlükte olması gerekir. Zira, sözleşmeden dönen (veya sözleşmeyi fesheden) taraf, döndüğü veya feshettiği yani ortadan kaldırdığı sözleşmenin artık yürürlükten kalkmış olan hükümlerine dayanarak ceza isteyemez. 818 s. BK'nın 158/son fıkrasında (6098 s. TBK. m. 179/son) düzenlenen ceza ise, dönme (veya fesih) cezasıdır. Bu ceza türü ile borçluya kararlaştırılan cezayı ödeyerek sözleşmeden dönme (veya sözleşmeyi fesih) hakkı tanınmaktadır...".
Mahkememizce dosya davacının dava dilekçesinde belirttiği nedenler ile ... 12.ATM'nin...E.sayılı dosyasındaki tespitlerle irdelenmek suretiyle eser sözleşmesinden kaynaklı olarak sözleşmenin 6.2 maddesi gereğince cezai şarta hak kazanıp kazanmadığı, kazanmış ise miktarı konusunda rapor hazırlamak üzere eser sözleşmesi alanında uzman bir akademisyen bilirkişi ile bir SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 06/04/2024 tarihli raporlarında davalının sözleşmede belirtilen tarihlerde ödemelerin yapılmadığı, 22.11.2017 tarihi itibari ile davacının kalan bakiye 68.802,40 TL tutarı davalı taraftan alacaklı olduğu, taraflar arasında geçerli olan sözleşmeden kaynaklı davalı tarafın edinimini yerine getirmediğinden 13.10.2017 tarihli sözleşmenin 6.2. maddesine göre sözleşme bedeli olan 94.000.- TL'nin 2 katı tutarı olan 188.800.-TL cezai şarta davacının hak kazanmış olacağı yönünde kanaat bildirmişlerdir. Davalı vekilinin itiraz dilekçesi doğrultusunda hazırlanan 07/10/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda ise Mahkemenin bakiye alacaktan cezai şart istenebileceği doğrultusunda karar vermesi halinde kalan borç bakiyesinden kaynaklı 137.604,80 TL veya sözleşmeden kaynaklı 188.800.-TL cezai şart istenebileceği, indirim takdirinin mahkemenin yetkisinde olduğu, cezai şartın davalının ekonomik mahvına neden olmayacağı, indirim konusunda takdirin Mahkemenin yetkisinde olduğu bildirilmiştir.
İddia, savunma ve tüm dosya kapsamından; davacı ile davalı arasında 13.10.2017 tarihli eser sözleşmesi akdedildiği, düzenlenen sözleşme gereği davacı tarafından işin zamanında tamamlandığı, faturaların davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından sözleşmeye aykırı davranılması nedeniyle sözleşme gereği kararlaştırılan cezai şartın ödenmediği iddiası ile ... 8 İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı ve davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin talepte bulunulduğu, ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile davacının bakiye 68.802,00 TL alacağının yıllık %8 gecikme faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, mahkemece bakiye alacağın kabulüne, gecikme faizinin kısmen kabulüne karar verildiği, mahkemenin ...Esas ... Karar sayılı kararında "... davacı şirketin sözleşme ile kararlaştırılan işleri ve fazla işleri yapmış olduğu, eksik iş bulunmadığı, davalı tarafından yapılan işlerin ayıplı olduğu ve geç teslim edildiği ileri sürülmüş ise de, taraflar arasındaki yazışmalar ve ihtarnameler göz önüne alındığında, sözleşmenin 3.2. maddesinde belirlenen sürede iş sahibi davalının yüklenici davacıya göndermesi gereken grafikleri, görsel ürünlerin ebatlarını göndermediği, bu halde gecikmenin davacıdan kaynaklanmadığı, davacının edimini yerine getirebilmesi bakımından sözleşme ile davalıya yüklenen işbirliği yükümlülüklerini yerine getirmeyerek, alacaklı temerrüdünün oluştuğu, davalı kusuru ile gecikmenin meydana gelmesi nedeniyle davalının geç teslim iddiasının yerinde olmadığı, açık nitelikteki ayıpların ise giderildiği..." yönünde tespitte bulunulduğu, her ne kadar ... 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuş ve verilen karar kesinleşmemiş ise de; mahkememizce alınan bilirkişi heyet kök ve ek raporunda davacının bakiye 68.802,40 TL tutarında davalı taraftan alacaklı olduğu, taraflar arasında geçerli olan sözleşmeden kaynaklı davalı tarafın edinimini yerine getirmediğinden 13.10.2017 tarihli sözleşmenin 6.2. maddesine göre cezai şarta davacının hak kazanmış olacağının bildirildiği; taraflar arasında uyuşmazlığa konu sözleşmenin feshedilmediği, yani ayakta olduğu, davacı tarafın geçerli bir sözleşmenin hükmü gereğince anlaşmaya aykırı davranış nedeniyle cezai şart talep etmesi karşısında, somut olayda istenen cezanın TBK. m. 179/2'de düzenlenen ifaya ekli cezai şart olduğu, tacir olan tarafların serbest iradeleri ile meydana getirdikleri sözleşmede yer vermiş oldukları ceza koşullarına ilişkin düzenlemelere aynen uymak zorunda oldukları, bu bağlamda davacının cezai şart talebinin sözleşmeye göre istenebilir olduğu kanaatine varılmıştır.
Cezai şartın miktarı yönünden; taraflar arasında akdedilmiş 13/10/2017 tarihli sözleşmenin 6.2. Maddesi uyarınca sözleşme sahibinin sözleşme ile belirtilen yükümlülüklerine uymaması ve özellikle sözlemeye belirlenen tarihlerde ödemelerini yapmaması halinde veyahut standı teslim almaktan imtina etmesi halinde bu sözleşme bedelinin 2 katı kadar tutarı cezai şart olarak ...'ya (davacıya) ödemeyi kabul beyan ve taahhüt ettiği, sözleşme bedelinin 94.400,00 TL olduğu, taraflar arasında geçerli olan sözleşmeden kaynaklı davalı tarafın edinimini yerine getirmediğinden sözleşme bedeli olan 94.400,00 TL'nin 2 katı tutarı olan 188.800,00 TL cezai şarta davacının hak kazanmış olacağı; her ne kadar davalı cezai şartın mahvına sebep olacağına dair itirazda bulunmuş ise de; bilirkişi ek raporunda davalı ...'nın bağlı olduğu vergi dairesinden paylaşılan bilgiler ışığında cezai şartın davalının ekonomik mahvına neden olmayacağı görülmüş; İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesinin...Esas, ... Karar sayılı ilamından hareketle özellikle tacir olan tarafların ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü bulunmasına, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde ceza koşulunu da içeren sözleşmeyi imzalayan tarafların karşılıklı borç ilişkisi kurarak edimlerini ifa ile yükümlü hâle geldikleri anlaşılmakla cezai şarttan indirim yapılmasını gerektirir bir yön bulunmadığından 188.800,00 TL olarak hesaplanan cezai şarttan indirim yapılmasına da gerek görülmemiş; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafın icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Cezai şartın ise talep edilip edilemeyeceği, geçerli olup olmadığı ve miktarının fahiş olup olmadığı hususları yargılamayı gerektirir niteliktedir. Yerleşmiş yargı uygulamasında da cezai şart alacağının likit olmadığı kabul edilmektedir. Bu nedenle cezai şart isteminde kabul ve reddedilen kısım yönünden koşulları oluşmadığından, tarafların icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine karar verilmiştir." yönündeki içtihat doğrultusunda cezai şart alacağının likit olmaması sebebiyle koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KABULÜ ile; ... 8. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın İPTALİ ile, icra takibinin DEVAMINA,
2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.896,92TL harçtan peşin alınan 2.280,24 TL'nin mahsup edilerek bakiye 10.616,68TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan; 80,70TL Başvuru Harcı, 2.280,24TL Peşin/Nisbi Harcı, 6.877,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.237,94TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 188.800,00TL üzerinden hesaplanan 30.208,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 21/02/2025
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır