T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/468 Esas
KARAR NO: 2024/547
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 17/2023
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:
Dava dilekçesi özetle şöyledir:
"borçlu aleyhine kaçak elektrikten kaynaklanan ödenmeyen elektrik kullanım bedelinin tahsili için ... 7.icra müdürlüğü ...e. sayılı dosya kapsamında ilamsız icra takibi başlatılmıştır. borçlu tarafından yasal süresi içerisinde takibe ve borca itiraz edilmiştir.bu kapsamda tarafımızca arabuluculuk sürecine başvuruda bulunulmuş olup görüşme sonunda anlaşmama şeklinde arabuluculuk süreci tamamlanmıştır. ancak borçlu tarafından haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz etmiş olup itirazın iptali gerekmektedir. detayları aşağıda açıklanmak üzere , borçlu aleyhine ödenmeyen kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili için ... 7.icra müdürlüğü ... e. sayılı dosya kapsamında ilamsız icra takibi başlatılmıştır. ilgili icra dosyasının dayanağı ... seri no' lu 27.10.2022 tarihli kaçak /usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı ile bu tutanağa bağlı olarak düzenlenen 11.11.2022 son ödeme tarihli 32.440,23 tl.bedelli fatura düzenlenmiştir. davalı sedat aybay tarafından kullanılan kaçak elektrik sebebiyle takip yapılmıştır. “kaçak elektrik tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerdendir. bu nedenle ispat yükü bu belgenin aksini ispat eden tarafa düşmektedir.”işbu takibe konu olan ve ilgili yasa, yönetmelik ve epdk kararlarına göre hesap edilen ve icraya konulan kaçak elektrik faturasını ödemeyerek itiraz eden davalı/borçlu aynı zamanda haksız ve kötü niyetlidir, bu nedenle %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalıya, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan işbu dava davalı aleyhine kaçak elektrikten kaynaklanan ödenmeyen elektrik kullanım bedelinin tahsili iddiasıyla ... 7. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile takibe girişilmesi üzerine davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle itirazın iptali isteminden ibarettir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. Maddesinde; "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11/2. Maddesinde; "Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. Maddesinde; "(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.
(2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.
(3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2023/1559 E 2024/216 K sayılı ilamında özetle; " İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...Davacının tacir olduğunda şüphe yok ise de cevabi yazılardan çekişmeli dönemde davalının vergi mükellefi olmadığının (ticareti terk ettiğinin) ve Ticaret Odasına kayıtlı olmadığının anlaşıldığı, kaldı ki davalının mükellefi olduğu dönemde dahi işletme esasını göre defter tutup 2. Sınıf tüccar olduğu, ticari şirkete ortaklığın ise tek başına kişiye tacir sıfatı kazandırmayacağı, bu nedenle davalının tacir olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlığı çözme görevinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Dava, kaçak elektrik kullanımından yani haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup dava 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Davalının ticaret sicil kaydı veyahut esnaflık sınırını aşar şekilde vergi mükellefiyet kaydı bulunmamaktadır. Elektrik hizmeti alan yer ticarethane grubuna dahil ise de, abonelik kaydının esnaf işletmesi mi yoksa tacir sıfatının varlığının kabulünü gerektirir nitelikte ticari işletmeye mi olduğuna dair bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Kaçak elektrik kullanılan yerin salt iş yeri olmasının, davacıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli değildir. Davalının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler HMK 2/2. maddesi uyarınca davanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmsı gerekmektedir." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce Gelir İdaresi Başkanlığı'na yazılan müzekkereye davalının serbest meslek faaliyetinde bulunduğu ve 31/10/2018 tarihi itibariyle mükellefiyetinin re'sen terk ettirildiği bildirilmiştir. Davacı şirket tarafından ise kaçak elektrik kullanımının 2022 yılına ait olduğu ileri sürülmüştür.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan olmadığı, uyuşmazlık tarihi itibariyle davalının vergi mükellefiyetinin bulunmadığı, uyuşmazlık tarihinden önce de tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasını değerlendirme görev ve yetkisinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaati hâsıl olmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 uyarınca USULDEN REDDİNE,
*Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE,
2-HMK 20. Madde uyarınca Mahkemece verilen kararın kesinleşmesi ve kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
*Süresi içerisinde talep edilmemesi hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına(ihtarat yapıldı)
3-HMK 331/2 uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, süresinde başvurusu yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında mahkememizce karar oluşturulmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 02/07/2024
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır