T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/477 Esas
KARAR NO: 2023/651
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/07/2023
KARAR TARİHİ: 12/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava dilekçesi özetle şöyledir :
"Davacı (... ) ile Davalılar (... , ...) aranızda 01.01.2021 tarihinde “...” adresindeki 3 Katlı Dükkân için "ticari kira sözleşmesi" akdedilmiştir. Söz konu sözleşmeye ...’da kefil olarak imza atmıştır. Davacı, ticari kira sözleşmesi kapsamında tüm borçlarını banka hesabına ve elden ödeme yaparak eksiksiz olarak yerine getirmişlerdir. Akabinde 2022 yılının son aylarında; Davalılar yeni bir kira sözleşmesi yapmak istediklerini beyan etmesi üzerine aylık -55.000TL üzerinden anlaşma sağlanmıştır. Aylık -55.000TL olarak anlaşılan ve el sıkışılan hususta müvekkile “Boş Kira Sözleşmesi” ile “ Boş Depozito - Teminat evrağı” imzalatılmıştır.
Müvekkil “...” aylık kiranın -15.000TL’sini (6 aylık -90.000TL) Banka Hesabınıza -40.000TL’sini (6 aylık -240.000TL) elden ödemişlerdir. Tarafların birbirini yıllardır tanıması, komşuluk, esnaflık ahlakı ve yaşına hürmeten maalesef elden yapılan ödemeler için davalılardan imza alınmamıştır.
Müvekkil yeni akdedilen ticari kira sözleşmesinin bir suretini Davalılardan istemesi üzerine; Müvekkile yollanan posta zarfından çıkan fotokopilerde, 01/01/2023 başlangıç tarihli 8 yıl süreli yeni kira sözleşmesinde Aylık kira miktarını -60.000TL olarak yazıldığı ve ekte yer alan Dava Konusu Matbu Boş Depozito-Teminat Evrağın bir kısım yerlerini doldurulduğu hatta miktar kısmına -500.000TL yazıldığını görülmüştür. Müvekkil/Davacı, Kira Sözleşmesi ve Teminat-Depozito amacıyla verilen boş evrağı istediğinde; kendisine artık kira miktarının aylık -90.000TL olarak revize edilmesini ve evrağın iadesi için de -20.000USD verilmesi şantajında bulunulmuştur.
Müvekkil, söz konu şantajı kabul etmemiş ve eski dostluğa binaen anlaşmazlığın çözümü için çaba harcarken; Müvekkilin elden ödediği kira bedelinin tekrar tahsili için gerek müvekkile gerekse kefil olan dava dışı ...'a icra takibi yapıldığını öğrenmişlerdir.
"... 13 İcra Müdürlüğü...E" yapılan ödeme/tahliye talepli icra takibi; tarafların anlaştığı kira rakamından fazla olmanın yanında ayrıca elden ödenen kiraları mükerrer talep etmiştir. (EK-4)
Müvekkil, gerek tahliyeye sebep vermemesi gerekse kendisine kefil olan arkadaşını (...) mağdur etmemek namına "itirazı Kayıtla ve Allah'a Havale Ederek" tüm icra dosyasını kapatmıştır. (Bu husus iş bu davanın konusu olmayıp ayrıca dava konusu yapılacaktır)
Taraflar arasında "Dava konusu senettin dayanağı gerçek bir ticari münasebet olmayıp dostluk ve ticari kiracılık ilişkisi sonucunda Teminat-Güvence-Depozito olarak verilen Boş Evrak; Davalılar tarafından doldurulmuş, tahrif edilmiş ve kira miktarının fahiş artırılmasına dönük şantaj aracı olarak kullanılmaktadır.
Sadece Müvekkil (...) değil, kira sözleşmesine Kefil olan (...) da tehdide maruz bırakılmakta ve kefilliğin çok ötesinde bir borç ilişkisi içine çekilmek istenmektedir. Davalılar, elden aldıkları 6 aylık peşin kira ödemesini de inkar etmişler ve icra kanalıyla tekrar almaktan çekinmemişlerdir. Sahtekarlığa dayalı evrakı da icra takibi yapmaktan geri durmamışlardır.
Söz konu tahrif ve doldurulan evraka senet vasfı kazandırılarak cirolanması, kırdırılması ve/veya icraya konulması kuvvetle beklenen bir ahlaki zayıflıktır! Böyle bir durumda müvekkil ve kefilin mağdur edileceği aşikardır.
Taraflar arasında geçerli bir ticari münasebete dayalı alacak-borç ilişkisinin olmaması, teminat/depozito/güvence amacıyla verilen Boş Evrakın üzerinde Tahrifat ve Doldurma yapılması, Evrak üzerinde KEŞİDE YERİ ile KEŞİDE TARİHİNİN bulunmaması ve dava dilekçemizde ayrıntılarıyla açıklanan nedenlerle "müvekkilin, davalılara dava konusu evrak nedeniyle borcunun bulunmadığı" hususunun tespiti ile menfi tespit davamızın kabulüne karar verilmesini,Dava konusu 01.01.2023 vade ve 500.000TL miktarlı evrakın üzerinde oynama ve tahrifat yapılması ile KEŞİDE YERİ, KEŞİDE TARİHİNİN bulunmaması nedeniyle Senet Vasfı taşımadığının tespitine ve dava konu olan senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir..."
CEVAP:
Cevap dilekçesi özetle şöyledir:
" Davacı taraf ile müvekkil arasında Beşiktaş'ta bulunan iş yeri için kira sözleşmesi bulunmaktadır. Müvekkilin davacı taraftan kira ilişkisine dayalı talep ve davalarının işbu dava ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Davacı, taraflar arasında karışık bir hukuki ilişki varmış izlenimi yaratarak borcundan kurtulmaya çalışmaktadır. Davaya konu edilen alacak senedi müvekkile ... tarafından borcuna karşılık verilmiştir. Müvekkil bu senedi kambiyo vasfı taşıdığı zannı ile alacağını teminat altına almak için kabul etmiş, daha sonra yaptığı incelemede senedin tanzim tarihinin boş bırakıldığını görmüştür. Senet bu haliyle kambiyo vasfı taşımasa da müvekkilin ...'tan olan alacağını belgelemektedir. Müvekkil alacağını tahsil etmek maksadıyla senedin ön yüzünde imzası bulunan davacı ... ve arka yüzünde imzası bulunan ... aleyhine icra takibi başlatmıştır.
Davacı ve ..., müvekkile ödeme yapmamak ve borçtan kurtulmak için aralarında iş birliği yapmış ve dava dilekçesi ekinde yer alan ...'a ait imzanın bulunduğu beyanı eklemişlerdir. Taraflar arasında çıkara dayalı ve müvekkili zarar ettirmeye yönelik işbirliğinin sonucu olarak işbu dava yalnızca müvekkile açılmıştır. Oysa ki olağan bir hukuk sürecinde davacı tarafından açılan işbu davanın asıl davalısı ... olmalıyken borçtan kurtulma niyetiyle hareket eden taraflar husumeti yalnızca müvekkile yöneltmişlerdir. Davacının iddialarına cevap kısmında da açıkladığımız üzere yüksek meblağlı ticaretler yapan davacı ve Harun'un boş senet, boş evrak, boş kontrat imzalamayacağı açıktır. Üstelik boş olarak verildiği iddia edilen hem kira kontratının hem de senedin üzerinde yer alan yazıların tamamı ... ve ...'e aittir. Ülkemizdeki emlak piyasasında yaşanan hareketlilik ve her geçen gün artan fiyatlar göz önüne alındığından davacının boş olarak tanzim edildiğini ve bu boşlukların müvekkil tarafından doldurulduğunu iddia ettiği kira kontratında farazi olarak müvekkilin boş kısımları doldurduğu ihtimalinde kira süresinin 8 yıl değil 1 yıl olacağı açıktır. Ayrıca kira süresi olan 8 yıl ibaresinin oraya davacı ve kefil tarafından da imza atıldığı her şeyi açıkça ortaya koymaktadır. Yine elden ödeme yapıldığı iddiaları da hukuken geçerli ve kabul edilebilir değildir. Tekrarlamak gerekirse davaya konu edilen senet müvekkilin alacağına karşılık verilmiş olup herhangi bir teminat maksadıyla verilmemiştir. Borçtan kurtulmaya yönelik gerçek dışı beyanlara itibar edilmesi mümkün değildir. Davacı taraf dava dilekçesinde çokça savcılığa şikayet etmekten bahsetmiş, Türk Ceza Kanunu'nda yer alan hükümlere atıf yapmış ancak halen suç duyurusunda bulunmamıştır. Madem ki müvekkil tarafından sahtecilik suçu birden çok kez işlenmiştir o halde neden davacı taraf halen suç duyurusunda bulunmamıştır? Senedin müvekkile verildiği anda ön yüzü zaten doldurulmuş vaziyette iken arka yüzdeki yazılar müvekkil huzurunda Harun tarafından yazılıp imzalanmıştır.
Özetle her iki borçlunun kendi ödemelerine karşısında karşı edimlerini aldığı, müvekkile yapılacak ödemeden kurtulmak için de işbirliği içinde hareket ettikleri, gerçek dışı kurmaca senaryolarla müvekkile olan borçlarından kurtulma isteğine mahkemeleri dahil ettikleri sabittir. Davacı tarafından açılan işbu dava kötü niyetli olup müvekkilin alacağını sürüncemede bırakmak ve müvekkili zarara uğratmak maksadı taşıdığından İİK m.72 uyarınca davacı tarafın müvekkilin alacağının %20'sinden (yüzdeyirmi) az olmamak üzere tazminatı müvekkile ödemesine, işbu haksız davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz.
... ve ... hakkında ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptali için tüm talep ve dava haklarımızı saklı tutuyoruz..."
GEREKÇE:
Uyuşmazlık, taraflar arasında 01.01.2021 tarihli “...” adresinde bulunan iş yerinin kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 4. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları,"
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü gereğince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklı olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, HMK'nın 114/1-c. ve 115/2. Maddeleri uyarınca davanın usulden reddine,
2-HMK'nın 20/1. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-HMK'nın 331/2. Maddesi uyarınca yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususlarında görevli mahkemece karar verilmesine, mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususunda da karar verilmesine,
Dair; tarafların yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/12/2023
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır