T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/489 Esas
KARAR NO : 2025/350
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/07/2023
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "İlgili mevzuat gereği, dava şartı olarak başvurulan arabuluculuk müessesi kapsamında yapılan görüşmelerde, herhangi bir anlaşmaya varılamamış olup, uyuşmazlık devam etmektedir. Arabuluculuk safhasında anlaşma sağlanamadığına ilişkin barkodlu ve e-imzalı son tutanak aslı mahkemenize sunulmaktadır.6001 Sayılı Kanunun 30. maddesi 5. fıkrasında "4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir" düzenlemesine yer verilmişti.
Ancak 25.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7144 sayılı Kanunun 18 inci maddesi ile "on katı tutarında" ibaresi "dört katı tutarında" olarak "(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. (Mülga ikinci ve üçüncü cümle: 16/5/2018-7144/18 md.)" şeklinde değiştirilmiştir.
Bununla birlikte yine 7144 sayılı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici Madde 3. uyarınca "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30 uncu maddesinde yer alan oranlar uygulanır." tamamı tahsil edilen alacaklar bakımından işbu değişikliğin uygulanmayacağı da ayrıca belirtilmiştir.
Sonuç olarak Davalı-Borçlunun aleyhine başlatılan icra dosyasında asıl alacak; geçiş ücreti ile geçiş ücretine ek olarak geçiş ücretinin 10 katı tutarındaki ceza eklenerek belirlenmişse de; bahse konu yasa gereği asıl alacak içinde yer alan geçiş ücretine ek ceza 4 katına indirilmiştir. Dolayısıyla da uyuşmazlık konusu takibe konu alacak miktarında yasa gereği azalma meydana gelmiştir.
Davalı-borçlu şirket aleyhine başlatılan icra takibinde müvekkil şirketin talep ettiği asıl alacağın içinde yer alan gecikme cezaları 7144 sayılı kanunun 18 inci maddesi ile 6001 sayılı karayolları genel müdürlüğünün hizmetleri hakkında kanunun 30.maddesinin 5. Fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle 10 katından 4 katına indirilmiştir. Dolayısıyla da harca esas değer yasaya uyarlanmıştır.
İcra takibinden sonra 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile 6001 sayılı Kanunun 30. maddesinde değişiklik yapılarak uygulanan ceza kat sayısı ondan dörde düşürülmüştür. Bu nedenle davamızın ceza uygulamalarında kanuni değişiklik sonrasında oluşan hukuki durum dikkate alınarak cezalar dört kat olarak belirlenerek harçlandırılmıştır. Bu yönüyle; icra takibine konu edilen geçiş ücretlerinin dört katını aşan ceza bedellerinin davamızın konusu olmadığını ifade etmek isteriz.
Müvekkil şirket, 3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun hükümlerine göre Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolunun işletme hakkı sahibi; davalı ise, işletme hakkı müvekkil şirkette bulunan köprü ve otoyolları kullanmış bulunan tüzel kişi olan tacirdir.
İşletme hakkı müvekkil şirkette bulunan köprü ve otoyollardan geçişler 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5 maddesi kapsamında ücretlendirilmekte ve aynı düzenleme kapsamında ücret ödemeksizin yapılan geçişlerde; 15 günlük sürede geçiş ücretinin ödemesini yapmayan araç maliklerine, geçiş ücretinin dört katı tutarında ceza uygulaması yapılmaktadır. (Bununla birlikte geçiş tarihini izleyen 15 günlük sürede geçiş ücretini ödeyenlere 6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesi uyarınca ceza uygulaması yapılmamaktadır.) Davalı, ... - ... - ... - ... - ... plakalı araçları ile 25.01.2017 ile 26.01.2017 tarihlerinde ücret ödemeksizin, işletme hakkı müvekkil şirkette olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve bağlı otoyolundan 7 adet ihlalli geçiş gerçekleştirmiştir. İşbu davamızın konusunu oluşturan ihlalli geçişlerden doğan müvekkil şirket alacakları, davanın ikamesine binaen, sayın mahkenize, elektronik veri olmaları hasebiyle bir önyazı ekindeki CD/DVD içerisinde sunacağımız dayanak delillerimizden de görülecektir. Delillerimiz olan, İhlalli Geçiş Kayıtları, İhlalli Geçiş Görüntüleri ve Provizyon Sorgu Sonuçlarının içinde bulunduğu CD/DVD’yi, işbu davamızın, E-Dava olarak, UYAP üstünden ikame edilmesine binaen, bir ön yazı ekinde dava dosyasına fiziksel olarak sunacağımızı sayın mahkemenin bilgisine sunarız. (Deliller, Karayolları Genel Müdürlüğü'nün (...'nin) "Ulusal Ücret Toplama Sistemleri'nden elektronik veri olarak temin edilmekte ve sayın mahkemenize DVD/CD içerisinde sunulmaktadır.) Geçiş ücretleri ve bu ücretlere ait 6001 s.k. m.30/5 hükmünün getirdiği yasal cezanın ödenmemesi üzerine yukarıda esas numarası yazılı icra takip dosyası üzerinden icra takibine girişilmiştir; davalı ise, takibin yetkili olmayan icra dairesinde başlatıldığı, herhangi borçları bulunmadığı gerekçeleriyle icra takibine itiraz etmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddeleri uyarınca müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Delil olarak dayandığımız belgelerden, davalı borçlunun itirazının mesnetsiz olduğu ve ücretli geçiş noktasından, ücret ödemeksizin ihlalli geçiş sağlamak suretiyle, işletmeci müvekkil şirkete borçlu hale geldiği aşikardır. Önemle belirtiriz ki geçiş tutarına X diyecek olursak; 4X tutarındaki ceza tahakkuku kanunun amir hükmü hasebiyle tahakkuk etmektedir. 6001 s.k. m.30/5 emredici hükmü hasebiyle, işletmeci şirketin herhangi bir seçimlik hakkı olmayıp, geçiş ücretinin kabul edilip, cezanın reddedilmesinin hukuken kabulü mümkün değildir. Diğer taraftan geçiş bedelinin ödendiğini ispat yükü, davalıya ait olup, davalının geçiş ücretlerini ödemediği de sabit olup; icra takibine itiraz eden davalı borçlunun itirazında haksız olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Diğer taraftan alacağın likit olduğu da görülmektedir. Bu nedenle, müvekkilimiz lehine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekir. Nitekim, konuya ilişkin olarak, ekte sunulan yüksek mahkeme kararlarının tamamında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Kanunu bilmemenin mazeret sayılamadığı, öngörülebilir ve bilinebilir bir amir hükmün mübrez olduğuna vurgu yapılmıştır.
Davalı borçlu icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunmuşsa da,
Yetki bakımından davamızda herhangi bir beis olmayıp, işbu minvalde, aşağıda dayanılan yüksek mahkeme içtihatları mesnediyle (Yargıtay HD, Yargıtay HGK, BAM) , ikame olunan ve sonuçlanan, çok sayıda dosyamız mübrezdir. Özetle takip tarihi itibariyle, müvekkil şirket merkezi Ankara'dadır. HMK. M.10 hükmü, ile İİK m.50 hükmü ile HMK m.6/1 hükmü beraberce nazara alınarak, hizmetin görüldüğü yer (sözleşmenin ifa yeri), para borcuna dayanan hizmet sözleşmesinde götürülür para borcu olduğundan bahisle (alacaklının ikameti) yargı yerlerinden, seçimlik hak ile, dava ve icra takibi yürütülebilmektedir. Nitekim aşağıda, tarafı bulunduğumuz içtihatlar da bu yöndedir. Takibin Ankara'dan açılıp, davanın ise İstanbul'dan yürütülmesinde, herhangi bir yetki usulüne aykırılık mübrez değildir.
Müvekkilin şirketin işletmecisi olduğu İstanbul ...köprüsü ve bağlantılı otoyolunun kullanılmasıyla, ücretli geçiş noktasından geçilmesiyle, para karşılığında, geçiş hizmetinin sağlandığı bir sözleşme kurulmuş olur. Öyle ki köprüden geçiş sağlandığında, geçiş karşılığı para ödenmesi gerektiği 6001 sayılı kanunun ve işletme protokolünün gereğidir. Yani müvekkil şirket, ücretli bir geçiş noktasının işletmecisi konumundadır. Geçen araç sürücüleri, ücretli geçiş noktasını kullandığında, para karşılığı geçişin sağlandığı bir sözleşme kurulmuş olur. Tüm bu mevzubahis geçişlere dair kayıtlar, sunduğumuz deliller nezdinde mübrezdir. Davamızın konusunu da ihlalli geçişlerden doğan geçiş ücreti alacakları ve bu alacağa binaen 6001 sayılı kanunun m.30/5 hükmü gereği tahakkuk eden geçiş ücretinin 4 katı tutarında ceza oluşturmaktadır.
Müvekkil şirket 20.05.2013 tarihinde Ankara merkezli olarak kurulmuş olup, takip tarihi itibariyle şirketin merkezi 20.05.2013-09.07.2019 tarihleri arasında Ankara'dır. Müvekkil şirket 09.07.2019 tarihinde merkezini İstanbul'a taşımıştır. Davaya konu icra takibi ise 2017 yılında başlatılmıştır. Aşağıda değineceğimiz üzere, para borcu bir götürülür borç olduğundan, alacaklının yerleşim yeri yargı birimlerinin de yetkili olduğu, ek olarak, operasyonun da İstanbul Yargı çevresinde bulunduğu, (hizmetin İstanbul Yargı çevresinde verildiği) ve sözleşmenin ifa yerinin de İstanbul olduğu göz önüne alınarak, mahkemenizin de yetkili olacağı aşikardır. Bu konuda elimizde çok sayıda tarafı olduğumuz davalara ait emsal karar da bulunmakla beraber, aşağıda bazı emsal teşkil eden içtihatları da yüce mahkemenizin bilgi ve dikkatine sunarız.
Yargıtay'ın, güncel tarihli, Hukuk Genel Kurulu kararını tatbik eden, işletmeci şirketler hakkında verilmiş bir Hukuk Dairesi karar örneğine bakacak olursak, ihlalli geçişlerin konu olduğu para borçlarının götürülür borç niteliğinde olduğu ve alacaklının yerleşim yerinde de takip yapılabileceği, açıkça vurgulanmıştır. Ortaya koyduğumuz üzere, icra takibimizin dayanağı 6001 sayılı kanunun m.30/5 hükmüdür. Bu hükme göre, müvekkilin işletmiş olduğu köprü ve otoyoldan ihlalli şekilde geçilmesi üzerine, araç sahibinden, geçiş ücretinin 4 katı tutarında ceza tahakkukuyla beraber bu meblağın talebinin yapılması mümkündür. Tahakkuk eden 4 katı tutarında ceza tamamen hukuka ve kanuna uygundur. Nitekim Anayasa Mahkemesi de bu konuda vermiş olduğu emsal karar ile işletmeci şirketler lehine karar vermiş, iddia ve taleplerimizin hukuki mesnedini oluşturmuştur. İcra takibimizin ve işbu davamızın dayanağını oluşturan 6001 sayılı kanunun m.30/5 hükmünün iptali için yapılan başvuruyu reddetmiş ve söz konusu kanun hükmünün hukuka ve Anayasaya uygunluğunu tasdik etmiştir.
Görüldüğü üzere, sayın Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), yapmış olduğu istinaf incelemelerinin tamamında, tarafımız lehine karar vermiş olup, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bununla beraber, tebligat yapılmasına gerek olmadığı, kanunun getirdiği bir ceza olması hasebiyle, kesinlikle uygulanacağı ve ödeme hususundaki ispat yükünün, davacı işletmeci şirkette değil, ödeme yapması gereken davalı borçlu kişi de olduğu gibi, çok önemli tespitlerde bulunmuştur. Davamızın haklılığını göstermesi açısından, işbu yüksek mahkeme kararlarını ve yerel mahkeme ilamlarını da sayın mahkemenize işbu dava dilekçemiz ekinde sunmaktayız.
Yüksek mahkemenin konuya bakış açısına ilişkin olarak emsal İstinaf İncelemesi kararı üzerinden bilgi vermek gerekirse;Davamıza konu ceza tahakkuku, ihlalli geçişler sonucu ödenmeyen geçiş ücretlerinin 15 gün içerisinde ödenmemesi sonucu doğmuş olup, 6001 sayılı kanunun m.30/5 hükmü gereğince, bir idari para cezası olmayıp, ifade edilen ilgili kanunu uyarınca doğan, genel hükümler tahtında değerlendirilmesi gereken, özel bir alacaktır.
Davamızın kabulü ile ... 19.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalının icra takibine vaki itirazının iptaline,takibin devamına,
icra takibinin geçiş ücreti ve gecikme cezası olmak üzere toplam 1.779,00 tl asıl alacak ile bu alacağa takip tarihinden önce işlemiş faiz (133,54 TL) ve kdv (24,04 TL) yönünden takip talebinde gösterilen şartlarla devamına,
davalı borçlu tarafından icra takibine haksız bir şekilde itiraz edildiğinden icra takibine konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkilimize ödenmesine,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, peşin olarak ödenen yargılama giderleri ve harçlarla tespit edilecek avukatlık vekâlet ücretinin davalı borçludan tahsili ile müvekkilimize verilmesine, karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, Davacı tarafından işletilmekte olan otoyol ve köprülerden davalının ücret ödemeden geçmiş olduğu iddiasıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemli davadır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişiden rapor aldırtıldığı ve bilirkişinin mahkememize vermiş olduğu raporda özetle: "Davalı, şirkete ait ...—...-....-... ... plakalı araçların 25.01.2017,26.01.2017 tarihlerindeki,... otoyolu gişelerinden ihlalli geçişleri nedeniyle davalı adına itiraza konu takip başlatı!mıştır. İhlalli geçişlere sebep; davalı şirkete ait aracın HGS-0OGS ürün hesaplarındaki bakiyenin gişe geçiş bedellerini karşılamamasıdır. Her bir ihlalfi geçiş tarihindeki davacı talebi, araç sınıfı gözetilerek gişe geçiş ücret tarifesine uygundur. Türkiye Noterler Birliği'nin 11.08.2023 tarihli yazı içeriğinden, ihlalli geçiş tarihleri itibariyle 06F68327 plakalı aracın davalı şirket adına tescilli olduğu anlaşılmaktadır. Diğer plakalı araçların ise ihlalli geçiş tarihlerinden sonraki tescil bilgilerine yer verilmiştir. Rapor Ek 1 içeriğinde davalı şirket araçlarının ihlalli geçişleri listelenmiştir. Yine Rapor Ek 2 içeriğinde temerrüt - takip tarihi arası işlemiş faiz hesaplamaları yapılmıştır. (Hesap şekli için yukarıda ayrı başlık açılmıştır) Davalı tarafça ihlalli geçişlerin ödendiğine dair sunulmuş belge bulunmamaktadır. Sunulan CD kayıtlarında geçişlere ilişkin görsellere yer verilmiştir. Rapor EK 1 de çizelge içeriğinde yer alan Provizyon Red Neden açıklamaları, İhlalli Geçiş Bildirim Numaraları doğrultusunda, davacı tarafça davalıya ait araçların. HGS/OGS hesaplarının geçişler esnasında sorgulanmış olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle (gişedeki görevlinin varlığı veya butona basarak ihlalli geçiş bildirim formunun teslim alınma gerekliliği gözetilerek) ihlalli geçiş günleri itibariyle araç sürücülerine İhlalli geçişi bildirimlerinin yapılmış olduğuna kanaat getirilmiştir. İhlalli geçişlere esas gişelerdeki HGS/OGS tahsilatı hususunda davacı tarafa herhangi bir kanuni yükümlülük, yasal düzenleme ve protokol ile sorumluluk yüktenmemiştir. HGS/OGS protokolleri araç sahibi ile banka veya PTT arasında yapılmaktadır. Ayrıca ihlalli geçişlerden haberdar olan davalının ihllalli geçişleri takip eden 15 gün İçerisinde geçiş bedelleri cezasız ödenebilecekken ödenmemiştir. .... ite banka/PTT arasındaki sözleşmelerde yer alan düzenlemelere göre bakiye tamamlama (Top-Up) işlemleri ilgili banka/PTT ihtiyarındadır. Bu nedenle davacı tarafın tüm geçişler için 4 kat ceza bedeli talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Yukarıda “Değerlendirmeler” bölümünde yapılan tespitler doğrultusunda 7 adet ihlalli geçiş için, Takibin, 1.779,00 TL. (Asıl Alacak) * 133,40 TL. (işlemiş faiz) * 24,01 TL (Faiz KDV si) > 1.936,41 TL. tutar üzerinden davalı Remsan Nakliyat Emlak İnş.Oto.GıdaTic.Ltd.Şti. adına devam edebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Anayasa Mahkemesinin ... Esas- ...Karar sayılı kararında da açıklandığı gibi, işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar, köprüler veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarında işletici şirketlerce işletme hakkının bir uzantısı olan kontrolsüz geçişlerde takdir edilen para cezalarının geçiş ücreti ile ve işletme gelirleriyle bağlantılı olduğu, bu nedenle klasik anlamda idari para cezası niteliğinde olmadığı, kendine özgü bir yaptırım olup geçiş ücreti ve bununla irtibatlı para cezasının tahsilinin özel hukuk hükümlerine tabi kılındığı, somut olayda da İİK çerçevesinde başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itiraz üzerine bu davanın açıldığı anlaşılmakla davaya bakmaya adli yargının görevli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce ... 19. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden getirtilmiş olup incelenmesinde; davacı şirket tarafından, davalı aleyhine 3.913,80 TL asıl alacak, 293,79 TL faiz, 52,88 TL KDV olmak üzere toplam 4.260,47 TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda ticari faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
İhlalli geçiş iddiası bakımından;
Davacı vekili tarafından kanuni değişiklik sonrası 4 kat ceza uygulanması gerektiği belirtilerek davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali istemi ile dava açıldığı, davalı şirket adına kayıtlı olan araçların ihlalli geçişte bulunduğuna ilişkin fotoğrafların bulunduğu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalara göre takibe konu 7 ayrı ihlalli geçiş bakımından geçiş ücretinin 356,00 TL olduğu, ceza miktarının ise 1.423,20 TL olduğu ve toplam araç başına 1.779,20 TL alacaklı olduğunun hesap edildiği ve davalının bu miktar kadar davacıya borcu olduğu anlaşılmıştır.
İşlemiş faiz ve KDV iddiası bakımından;
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin ... E... K sayılı ilamında özetle; "İşlemiş faiz+KDV yönünden inceleme ve değerlendirme:
Davacı şirket tarafından geçiş ücretlerinin ve ceza bedellerinin tahsili noktasında uygulanması gereken yasal düzenleme, yasanın 30. maddesinin 5, 6 ve 7. fıkralarıdır. Zira 3. fıkrada düzenlenen tebliğ hükmünün, maddenin birinci fıkrasında belirtilen idari para cezaları ile geçiş ücretleri ve ikinci fıkrasında yer alan idari para cezaları yönünden geçerli olduğu açıkça düzenlenmiş olup, idari para cezalarının ise Genel Müdürlükçe yetkilendirilen personel veya trafik polisi, trafik polisinin görev alanı dışında kalan yerlerde jandarma personeli tarafından verileceği belirtilmiştir.
Davacı şirket tarafından tahsil edilen geçiş ücretleri ve cezalar ise bu kapsamda olmadığından, yasal düzenleme ile tebliğ zorunluluğunun olmadığı ve geçiş tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde ödenmesi gerektiği açıktır. Ancak bu hükmün uygulanabilmesi için ihlalli geçişin, geçiş anında muhataba bildirilmesi gerekmektedir.
Davacı tarafından ihlalli geçiş esnasında bu bildirimlerin basılarak davalıya ait araç sürücülerine teslim edildiğinin ispatlanması gerekmektedir. OGS cihazı/ HGS etiketi bulunduğu sabit olan davalı araçlarının, gişelerden geçiş yaptığı esnada geçiş ücretlerinin bakiye olmaması yada başka bir nedenle tahsil edilemediğinin, nakit/kart ile ödeme yapılmadığının ve ödeme yapmaksızın geçiş yapılması sebebiyle 15 gün içerisinde cezasız ödeme yapma imkanına sahip olduklarının, davalı tarafça bilindiği ancak ödeme yapılmadığı yönündeki davacı iddiası ile geçiş ücretleri ve cezaların muaccel olduğu tarihin bu şekilde belirlenmesi mümkündür.
Davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçeleri ve istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde, davacı şirketin araç sahibi/sürücüsüne bildirim yapma yükümlülüğü bulunmadığı belirtildiğinden uyuşmazlığa konu dosyada bildirim yapma yükümlülüğünün yerine getirilmediği nazara alınarak inceleme yapıldığında, mahkemece takip öncesi işlemiş faiz talebi ve KDV'nin yerinde olmadığı yönündeki tespitin yerinde olduğu anlaşılmıştır. " şeklinde karar verilmiştir.
Emsal mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin ilamı da dikkate alındığında davacı tarafından davalıya ya da davalı sürücüsüne ihlalli geçişin bildirim yapıldığının ispat edilememiş olması nedeniyle temerrüdün davalı için oluşmadığı anlaşılmakla işlemiş faiz ve KDV yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. .
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davalı tarafından ... 19. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 1.779,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla DEVAMINA, işlemiş faiz ve KDV talebinin reddine,
2-Alacağın % 20'si olan 355,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL'nin mahsup edilerek bakiye 345,55 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 1.779,00 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 1.779,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalının vekili bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yapılan 1.554,75 TL tebligat, posta ile 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.554,75 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 5.054,82 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin toplantıya katılmayan davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/05/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır