T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/520 Esas
KARAR NO : 2025/798
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/08/2023
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "
" Müvekkil şirket nezdinde Kasko Sigortası ile ... plakalı araç sigortalıdır. 11/11/2020 günü, saat 19:00 sıralarında sürücü ...’ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken ... Köprüsü üzerine geldiği esnada traktörün arkasına takılı römorkun sol köşe kısmına,aynı istikametten gelmekte olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ile traktör römorkunu fark etmediği son anda aracını sol şerite doğru yönlendirmesi sonucu çekicinin sağ ön kısımları ile çarpması ile traktörün devrilip savrulmasına sebebiyet vermiştir.Akabinde çekicininin sol şerite kayması ile çekicinin sol ön yan kısımları ile ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde olan sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol yan kısımlarına çarpmıştır. Sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı çekicinin ... plakalı araca çarpmasından sonra aracın kontrolünü tam olarak kaybetmesi neticesinde köprü üzerinde önce köprünün üzerinde bulunan korkuluğa çarpması ve daha sonra tekrar sola yönelmesi sonucu çekicinin ön kısımları ile ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halinde olan sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol yan kısımlarına çarpması ve bu iki aracın bariyerlere çarpıp köprüden düşmesi sonucu çok araçlı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Taraflar arasındaki alacak likittir. Ticari temerrüt faizine hükmedilmelidir.İhtiyati haciz talebimizin kabulü gerekir.Davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 74.421,34 TL üzerinden devamı ile 23.12.2020 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline,
Asıl alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,
Dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi ile yargılama giderleri, vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
"Davacı tarafın, HMK md. 119/f gereğince delillerini sunması ve HMK md. 122 gereğince tarafımıza tebliğ edilmesi gerekirken tebliğ olmaması nedeniyle, beyanda bulunma hakkımızı saklı tutuyoruz.11.11.2020 tarihinde meydana gelen ve Müvekkil Sigorta Şirketi nezdinde sigortalı olan ... plakalı araç ile ..., ... ve ... plaka sayılı araçların karıştığı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen kaza neticesinde davacı ... A.Ş. Nezdinde sigortalı ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasar tazmin edilmiş olup, rücuen tazmini için huzurdaki dava açılmıştır.
Sayın Mahkeme nezdinde mevcut davaya konu trafik kazasına karışan, ... plaka sayılı araç, Müvekkil Şirket nezdinde ... tarihleri arasında, ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Kusur raporunun adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden alınmasını talep etmekteyiz. Davacının, olay tarihinden itibaren ticari avans faizi talebinin kabul edilemez nitelikte olup, reddine karar verilmesini arz ve talep ederiz.Dava konusu alacak likit bir alacak olmayıp, yargılamayı gerektirdiğinden İ.İ.K. gereğince icra inkar tazminatı talebi haksızdır. Belirtilen nedenle, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini arz ve talep ederiz.
Davacı yan tarafından ihtiyati haciz talebinin şartları oluşmadığından Sayın Mahkeme tarafından reddine karar verilmesini arz ve talep ederiz.Yukarıda belirtilen sebeplerle Müvekkil Şirketin dava açılmasına sebebiyet vermesi söz konusu değildir. Bu sebeple müvekkil şirket faiz, masraf ve vekalet ücretinden sorumlu değildir.
Yukarıda arz ile açıklandığı üzere; Müvekkil Şirket hakkında açılan Sayın Mahkeme huzurundaki davanın reddine karar verilmesini arz ve talep ederiz.Esasa ilişkin diğer cevap ve itiraz hakkımız saklı kalmak kaydıyla, HMK.121.md. gereğince davacı taraf delillerinin tümünün tarafımıza tebliğine,
Davacının açmış olduğu haksız davanın reddine,
Zamanaşımı nedeniyle davanın reddine,
Sayın Mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmemesi durumunda, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınmasına,
Ödeme tarihinden itibaren talep edilen ticari avans faiz talebinin reddine,
İ.İ.K. gereğince icra inkar tazminatı talebinin reddine,
Müvekkil şirket davanın açılmasına sebebiyet vermediği için masraf ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini.."savunmuştur.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
İhtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Zamanaşımı hususunun hüküm ile birlikte değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kusur oranlarının tespitinin istenilmesine karar verilmiştir.
2 nolu ara karar icrasında sonra duruşma günü beklenmeksizin talep halinde dosyanın makine mühendisi bilirkişisine tevdi konusunda ara karar oluşturulmasına karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu'ndan gelen 21/03/2024 tarih ... sayılı rapordan özetle: " Sürücü ...'ın %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ün %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu.." rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin rapora karşı beyan süresinin dolmasının beklenilmesine, akabinde itirazlar doğrultusunda ek rapor için ATK'ya dosyanın tekrar gönderilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın celse arasında ATK trafikten dönmesi ve kesinleşmesi halinde talepte bulunulması halinde bilirkişi için ara karar kurulmasına karar verilmiştir.
Adli Tıp Kurumu'ndan gelen 30/10/2024 tarih ... sayılı rapordan özetle: "Sürücü ...'ın %60 (yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ün %40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, sürücüler ... ve ...'ın kusursuz olduğu.." rapor edilmiştir.
Celse arasında dosyanın kusur raporu alınması için ATK’ya tevdi edildiği, ATK tarafından ek raporun gönderildiği, ek raporun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince ATK kusur raporuna itiraz dilekçeleri sunulduğu, ATK faturasının davacı tarafça yatırıldığına dair dekontun sunulduğu görülmüştür.
ATK kusur raporuna itirazların soyut olması nedeniyle takdiren reddine karar verilmiştir.
Dosyanın bir otomotiv konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile bir sigorta hukuku alanında uzman hesap bilirkişisine tevdii ile, icra takibine konu rücuen tazminat alacağı ile faiz miktarı hususunda hesaplama yapılarak rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 18/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Yukarıdaki hususlar muvacehesinde; Davaya konu 11/11/2020 kaza tarihli; ... plaka nolu, 2017 model, ... marka, ... model, beyaz renkli, yolcu nakli-hususi, otomobil cinsi araç (sahibi: ... A.Ş.; trafik sigorta: ... sigorta) sürücü ...: kusuru bulunmadığı; ...plaka nolu, 2015 model, ... marka araç (sahibi: ... trafik sigorta: ... Sigorta) sürücü ...: 9060 kusurlu olduğu; ... plaka nolu, ... şasi nolu 2007 model, ...marka, 55-56 model, traktör cinsi araç (sahibi: ...; trafik sigorta: ... sigorta) sürücü ...: 40 kusurlu olduğu; ... plaka nolu, 2008 model, ... marka araç (sahibi: ...; trafik sigorta: ... sigorta) sürücü ...: kusuru bulunmadığı; ... plaka nolu, ... şasi nolu, 2017 model, .... marka, ...model, beyaz renkli, yolcu nakli-hususi, otomobil cinsi araç HURDAYA AYRILDIĞI; sovtaj sonrası ödenen hasar tazminatı olan toplam 142.450,00 TL dava konusu kaza ile uyumlu olduğu; ... plaka sayılı aracın Sigorta Konusunu oluşturan davacı tarafından düzenlenen Sigorta Poliçesinin hazine onaylı Kasko Sigortası Türk Genel Şartlarınca kurulduğu ve ek teminatlar ile güçlendirildiği, Sigorta Konusu ... plakalı aracın, yaşanan kazada hasara uğramış olduğu, ilgili kaza nedeni ile Sigortalı kıymette meydana gelen hasarın teminat kapsamı dahilindeki riskler nedeni ile oluştuğu (Çarpma- Çarpışma), 11.11.2020 kaza tarihi, sigorta süresi olan 07.07.2020/2021 tarihi sınırları içinde olduğu, davacı Sigorta Şirketinin, teminat kapsamı dâhilinde ödemiş olduğu hasar ile ilgili olarak, Sigortalısının haklarına halef olduğu tutarca, hasarın oluşumunda sorumluğu kusuru bulunan İli. Şahıslara rücu kabiliyeti bulunduğu, davacının yapmış olduğu ödemeyi ve sovtaj tutarını gösterir yönde belge ve dekontların dava dosyasında görülemediği, dava dosyasına eklenmesi ile başkaca eksi kalmayacağı (sovtaj tutarını gösterir belge, sigortalıya ödenen tazminatı gösterir dekont), davalı tarafından düzenlenen Trafik Poliçesinin, sigorta konusunun kazaya karışan ... plaka sayılı araç, kaza tarihi olan 11.11.2020 tarihinde maddi zorunlu mali sorumluluk limitinin araç başı 41.000.-TL ile sınırlı olduğu (ref: ...), kazanın Sigorta süresi dahilinde ve poliçe tanzim tarihi sonrasında olduğu, ... plakalı aracın sürücüsünün 9040 kusur oranına göre hesap edilen tutarın (142.450,00 TL x 0,40) 56.980,00'nin, 41.000.-TL sinden davalı ... Sigortanın sorumlu olabileceği.." rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin 07/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçesi ile davalı vekilinin 02/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi üzerine dosya yeniden incelenerek ele alınmıştır.
Davacı vekiline, davacının yapmış olduğu ödemeyi ve sovtaj tutarını gösterir yönde sovtaj tutarını gösterir belge ve sigortalıya ödenen tazminatı gösterir dekontları sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
1 nolu ara karar ikmal edildiğinde dosyanın raporunu sunan bilirkişilere tevdii ile, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri doğrultusunda, dosyaya kazandırılacak belgeler de incelenerek, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 01/06/2025 tarihli bilirkişi ek rapordan özetle: "Yukarıdaki hususlar muvacehesinde; Davaya konu 11/11/2020 kaza tarihli; davalı trafik sigorta: ... sigorta 9640 kusurlu olduğu; hesaplanan (hasar bedeli toplam 140.608,53 TL ödendiği) X 0,40 - 56.243,41 TL sorumluluğu bulunduğu, davalı tarafından düzenlenen Trafik Poliçesinin, sigorta konusunun kazaya karışan ... plaka sayılı araç, kaza tarihi olan 11.11.2020 tarihinde maddi zorunlu mali sorumluluk limitinin araç başı 41.000.-TL ile sınırlı olduğu (ref: ... limitleri), kazanın Sigorta süresi dahilinde ve poliçe tanzim tarihi sonrasında olduğu, ... plakalı aracın sürücüsünün 9640 kusur oranına göre hesap edilen tutarın (142.450,00 TL x 0,40) 56.243,41 TL'nin, 41.000.-TL sinden davalı ... Sigortanın sorumlu olabileceği.." rapor edilmiştir.
Geçen celse 3 nolu ara karar gereği eksik avansın ikmal edildiği, 2 nolu ara karar gereği dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, bilirkişilerin raporlarını sunduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerince rapora karşı itiraz dilekçeleri sunulduğu, 29/04/2025 tarihinde davacı vekiline, davacının yapmış olduğu ödemeyi ve sovtaj tutarını gösterir yönde sovtaj tutarını gösterir belge ve sigortalıya ödenen tazminatı gösterir dekontları sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına, 1 nolu ara karar ikmal edildiğinde dosyanın raporunu sunan bilirkişilere tevdii ile, taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri doğrultusunda, dosyaya kazandırılacak belgeler de incelenerek, her bir itiraza cevap verir, denetlenebilir ek rapor tanziminin istenilmesine dair ara karar kurulduğu, ara kararın taraflara tebliğ edildiği, ara karar 1 nolu ara karar gereği davacı vekili tarafından beyan dilekçesi sunulduğu, dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, bilirkişilerin ek süre talebinde bulundukları, raporun 01/06/2025 tarihinde sunulduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 19/06/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi ile davalı vekilinin 13/06/2025 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi üzerine dosya yeniden ele alınarak incelenmiştir.
Taraf vekillerinin bilirkişi ek raporuna itirazlarının takdiren reddine karar verilmiştir.
Davacı vekiline 12/02/2024 tarihli 4.775,00 TL’lik ATK fatura bedelini yatırmak ve buna dair dekontu sunmak veya fatura bedelini mahkememiz veznesine yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde kusur raporu deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiştir.
Geçen celse 1 nolu ara karar gereği ek raporun taraflara tebliğ edildiği, taraf vekillerinin bilirkişi ek raporuna beyan ve itiraz dilekçeleri sunduğu, 04/08/2025 tarihinde taraf vekillerinin bilirkişi ek raporuna itirazlarının takdiren reddine, davacı vekiline 12/02/2024 tarihli 4.775,00 TL’lik ATK fatura bedelini yatırmak ve buna dair dekontu sunmak veya fatura bedelini mahkememiz veznesine yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine dair ara karar kurulduğu, ara kararın taraflara tebliğ edildiği, ATK faturasının ödendiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı icra takibine vakii itirazın İİK m. 67 hükmü doğrultusunda iptali istemine ilişkindir.
TTK'nın 1472. Maddesi'ne göre sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.
İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; dosya kapsamında alınan 18/09/2020 tarihli bilirkişi raporundaki kusur tespitinin maddi hasarlı kaza tespit tutanağı içeriği ve somut olayın özellileri ile uyumlu olması nedeniyle yerel mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, davalıya trafik sigortalı aracın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun anlaşılmasına; ZMMS poliçesinde maddi hasarlarda araç başına teminat limiti 33.000-TL olup bu limitin aşılmamış olmasına; dairemizce de benimsenen yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince hasar hesaplamalarında KDV'nin dahil edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; davacı tarafından eksper raporu doğrultusunda aracın onarımını yapan ... Oto şirketine 03.09.2018 tarihinde iskontolu hasar ve işçilik ödemesi olarak 12.606,65-TL ve 01.10.2018 tarihinde KDV ödemesi olarak 2.269,20-TL ödeme yapılmış olup; davacının dava dışı sigortalısı ... Şti tarafından davalı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru sonucunda Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 04.02.2019 tarih, ... kararı ile ... Sigorta AŞ tarafından ... şirketine ödenmesine karar verilen ve ... Sigorta AŞ tarafından icra yolu ile ... şirketine ödendiği anlaşılan 898,50-TL'nin davacıya kasko sigortalı aracın hasar ve işçilik bedeline uygulanan iskontoya ilişkin olduğunun anlaşılmasına göre, bu bedelin davacının davalı ... Sigorta AŞ'ye rücu ettiği miktardan tenzilinin mümkün bulunmamasına; başka bir deyişle davalı ... Sigorta AŞ zaten hasar bedelinin iskontosuz tutarı ile sorumlu olduğundan, zarar gören aracın dava dışı malikine ödediği iskonto tutarının, davacı kasko sigortacısının sigortalısına ödeyip rücu ettiği tutardan mahsubunu isteyemeyecek olmasına göre; davalı vekilinin bu hususlara ilişen istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir. Davalının sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...".
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rucü hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hâle gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir...".
Somut olayda davacının, dava konusu ... plakalı aracın kasko sigortacısı olduğu, 11/11/2020 tarihinde işbu araç ile davalının ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı aracın kazaya karıştığı, dava konusu araçta oluşan hasar nedeniyle aracın tamiri için 23/12/2020 tarihinde hak sahibine 142.450,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin rücu edilmesi için davalı aleyhine ... 6. İcra Müdürlüğü’nün .... esas sayılı icra takibi başlatıldığı, icra dosyasında 71.225,00 TL asıl alacak ile 3.196,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 74.421,34 TL talep edildiği, ödeme emrinin davalı takip borçlusuna tebliği üzerine davalı takip borçlusunun süresi içerisinde, borca ve ferilerine karşı borca itiraz dilekçesi sunduğu ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin veya takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında dosya, öncelikle kusur yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş; 21/03/2024 tarihli ATK raporunda sürücü ...'ın %60 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ün %40 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu tespit edilmiştir. İtirazlar doğrultusunda dosya yeniden ATK'ya gönderilmiş, 30/10/2024 tarihli ATK raporunda kök rapor ile aynı kanaat bildirilmiştir. Raporlar somut olay ile uyumlu bulunmuş, kusur oranları hükme esas alınmıştır. Akabinde dosya, icra takibine konu rücuen tazminat alacağı ile faiz miktarı hususunda hesaplama yapılmak üzere bir otomotiv konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile bir sigorta hukuku alanında uzman hesap bilirkişisine tevdi edilmiştir. Bilirkişiler, 18/03/2025 tarihli raporunda ... plaka nolu aracın hurdaya ayrıldığı; sovtaj sonrası ödenen hasar tazminatı olan toplam 142.450,00 TL dava konusu kaza ile uyumlu olduğu; meydana gelen hasarın teminat kapsamı dahilindeki riskler nedeni ile oluştuğu, kazaya karışan ... plaka sayılı araç yönünden kaza tarihi olan 11.11.2020 tarihinde maddi zorunlu mali sorumluluk limitinin araç başı 41.000.-TL ile sınırlı olduğu, ... plakalı aracın sürücüsünün %40 kusur oranına göre hesap edilen tutarın (142.450,00 TL x 0,40) 56.980,00'nin, 41.000.-TL'sinden davalı ... Sigortanın sorumlu olabileceği tespit edilmiştir. Taraflarca rapora itiraz dilekçeleri sunulması üzerine dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, dosyaya kazandırılan ödeme dekontu da değerlendirilerek bilirkişilerce 01/06/2025 tarihli ek raporda davalının %40 kusur oranına göre hesap edilen tutarın (142.450,00 TL x 0,40) 56.243,41 TL'nin, 41.000.-TL'sinden davalının sorumlu olabileceği tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; dava dışı ... ile davacı şirket arasında ... plaka sayılı araç için Genişletilmiş Kasko Sigorta Sözleşmesi bulunduğu, poliçenin 07/07/2020-07/07/2021 tarihleri arasında geçerli olduğu, dava konusu hasarın 11/11/2020 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafça 08/05/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan dekontlar uyarınca davacı sigorta şirketince 23/12/2020 tarihinde toplam 142.450,00 TL ödeme yapıldığı, dava konusu hasarın poliçe kapsamında kaldığı, davacının da bu hasara istinaden ödeme yaptığı, neticeten TTK m. 1472 kapsamında halefiyet şartlarının oluştuğu, dava dışı ...ile davalı sigorta şirketi arasında ... plaka sayılı araç için Kara Araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Sözleşmesi bulunduğu anlaşılmıştır. Alınan ATK raporu ve dosya kapsamından, meydana gelen kazada davacı tarafça sigortalı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, davalı tarafça sigortalı araç sürücüsü...'ün %40 oranında kusurlu olduğu, ödenen bedelin kadri maruf olduğu, toplam hasar tutarının 142.450,00 TL olabileceği; davacının halefiyet hakkı bulunduğu, davalı sigorta şirketinin geçerli sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen hasardan sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının dava dilekçesinde belirttiği üzere dava konusu hasara ilişkin olarak 71.225,00 TL tahsil edildiği, bakiye 71.225,00 TL'nin davalıdan rücuen tazmini isteminde bulunduğu; davalı yönünden poliçe teminat limitinin 41.000,00 TL olduğu görülmüş; sigortacının bu tutar dışında kalan zarardan sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmıştır. Bakiye talep yönünden; davacının davalıdan 41.000,00 TL asıl alacak talebinde haklı olduğu, icra takibinde talep edilen işlemiş faiz yönünden; yukarıda atıf yapılan Yargıtay HGK kararı uyarınca ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün olduğu, davacı tarafça yapılan ödemenin 23/12/2020 tarihli olması sebebiyle 23/12/2020 - 12/04/2021 arası 41.000,00 TL üzerinden 1.112,05 TL işlemiş yasal faiz talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmış; sonuç olarak davanın kısmen kabulü ile; ... 6. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, icra takibinin 41.000,00 TL asıl alacak; 1.112,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.112,05 TL yönünden aynı şartlarla devamına, fazlaya ilişkin 32.309,29 TL yönünden istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının sigorta şirketi sıfatıyla Hazine Müşteşarlığı tarafından ilan edilen ve bağlayıcı olan sigorta poliçe limitlerini bilmesi gerektiği, dava dilekçesi ile poliçe teminat limiti ile sınırlı talepte bulunulmadığı, itirazın iptali davasının icra takibi ile sıkı sıkıya bağlılığı da nazara alınarak, reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ... esas,... karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "... davalının, davacı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... 6. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, icra takibinin 41.000,00 TL asıl alacak; 1.112,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.112,05 TL yönünden aynı şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin 32.309,29 TL yönünden istemin REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.876,67TL harçtan peşin alınan 898,83TL'nin mahsup edilerek bakiye 1.977,84TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 677,26TL'sinin davacıdan alınarak, 882,74TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 269,85TL başvuru harcı, 898,83TL peşin harç, 9.575,00TL Adli Tıp Kurumu faturası, 17.217,50TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 27.961,18TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 15.822,11TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 12.139,07TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 42.112,05TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olunan 30.000,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen 32.309,29TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olan 30.000,00TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi.30/09/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır