T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/524 Esas
KARAR NO : 2025/690
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/08/2023
KARAR TARİHİ : 10/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " 23/01/2023 günü saat 16:20 sularında ... plakalı araç sürücüsü ...'in ... İlçesi istikametinden ... istikametine giderken ... plakalı araçla çarpışması sonucu müvekkilin desteği ... vefat etmiştir. Kaza mahallinde trafik polisleri tarafından tutulan trafik kazası tespit tutanağında kazanın oluş şekli dikkate alındığında sürücü ...'in kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İşbu kaza neticesinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı ...E. Sayılı dosya ile soruşturma dosyası açılmış olup dosya derdesttir. Müteveffa ...müvekkil ...'in eşidir. Müvekkil ile mütevaffa kaza tarihinden yaklaşık 2 hafta kadar önce evlenmişlerdir. Müvekkil ile mütevaffanın düğününe ait fotoğraflar, videolar vs. Deliller mevcut olup Sayın Mahkemenize sunulacaktır. İş bu trafik kazasında desteğin haksız fiil sonucu vefat etmiş olması müvekkilin destekten yoksun kalmasına neden olmuştur. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölen bir kişinin yaşarken destek verdiği kişilerin aldığı desteğin ölüm sebebiyle ortadan kalkması neticesinde destek alanların uğradıkları zararlardır. Destekten yoksun kalma tazminatı, ölenin destek verdiği kişilerin hayatlarının ölüm nedeniyle kötüleşmemesi için kabul edilmiş bir maddi tazminat davası türüdür. Sayın Mahkemenizce de incelendiğinde görüleceği üzere; müvekkillerin davalı şirketten istediği tazminat, kaza neticesinde yaşamını yitiren ...'n'un desteğinden yoksun kalma neticesinde uğradıkları zarara ilişkindir.
Ölümlü olaylarda destekten yoksun kalma tazminatı, ölümün hemen vuku bulmaması halinde tedavi masraflarının yanı sıra ölüm dolayısıyla yapılan cenaze ve defin giderlerinin de talep edilmesi mümkündür. Cenaze ve defin gideri kavramı kısaca ölüm olayının vuku bulmasından sonra başlayan ve yasın bitmesiyle sona eren süreçte bu meyanda yapılan masraflar bütünüdür.
Ölüm sırasında masrafların belgelendirilmesi ölüm acısının tam ortasında beklenebilecek bir şey olmadığı gibi bu yapılmak istense bile belgelendirilebilecek kalemler çok azdır. Masrafların büyük bir bölümü belgelendirilmesi mümkün olmayan kayıt dışı kalemlerden oluşmaktadır. Daha çok geleneklere göre yapılan cenaze törenleri ile gömme sırasında ve sonrasında yapılan dinsel ödevlerin belgelenmesi neredeyse olanaksızdır. Ölüm acısıyla birlikte daha sonra talep edilebileceği düşünülmediği için defin için yapılan masraflar belgelendirilmediğinden Sayın Mahkemeye belge ibrazı mümkün olmamıştır.
Tam ve asli kusurlu olan ... plakalı araç kaza tarihinde ... Sigorta A.Ş. tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalıdır. Sigorta şirketi tarafından, müteveffanın hayatını kaybetmesinden dolayı desteğinden yoksul kalan müvekkillerin zararlarının karşılanması talebiyle başvuruda bulunulmuş, başvurumuzun olumuz sonuçlanması üzerine arabuluculuk yoluna gidilmiş, ... Arabuluculuk Bürosu ... Dosya numarası ile yapılan görüşmelerde son tutanak "anlaşamama" şeklinde taraflarca imzalanmıştır. Talebimizin söz edilen şekilde ret edilmesi ve müvekkillerimizin mağduriyetinin günden güne artıyor olması nedeniyle,müvekkilimin yaşadığı maddi zararın karşılanabilmesini." talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Öncelikle bir kimsenin ölümü veya yaralanmasıyla ilgili olarak somut bir vaka incelenirken, eylemin haksız ve hukuka aykırı olup olmadığı yada yaratılan durumun ( işletmenin, binanın, yapının, eserin, ürünün ) yasalara, kurallara aykırı yönleri bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Hukuka ve kurallara aykırılık saptandıktan sonra, zarar neden olan sorumlular araştırılmalı, eylem ve olayla doğrudan veya dolaylı yakınlıklarına göre sorumluluk dereceleri belirlenmelidir. Müteveffanın yolcu olarak bulunduğu... plakalı aracı sevk ve idaresindeki bulunduran dava dışı araç sürücüsünün kaza esnasında ve öncesinde özen ve trafik kurallarına uygun olarak hareket etmiş ve kusursuz olduğu aşikardır. Kaza sonrası kolluk birimlerince tutulan kaza tutanağı, olay yeri görgü tutanakları v.s., aynı şekilde sigortalı araç sürücünün ifade tutanağı, kaza anı ve kaza sonrası çizilen kaza krokisinde de görüleceği üzere, ... plakalı araç sürücüsü, trafik kurallarına hiçbir şekilde uymamış ve dikkat etmemiş olup, sigortalı aracın kazaya karışmasına sebep olmuştur. ... sigortalımız araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru yoktur. dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere sigortalımız aracın maluliyete sebebiyet veren kazaya etkisi yoktur.
Poliçede yazılı teminat tutarı doğrudan davacıya ödenmez. Davacının kaza sebebiyle uğradığı gerçek zararın tespiti gerekmektedir. Davacı imam nikahlı eşinin vefatı sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiğine göre; öncelikle müteveffanın davacı ile imam nikahlı olduğunu ve en mühimi bu nikah sebebiyle destek olduğunun ispatı gerekir.
İmam nikahında kaynaklı olarak ortaya çıkacak olan destekten yoksun kalma zararı için vefat eden ile davacının arasında olan bu nikahın her yönüyle ispatı ve tespiti gerekmektedir. Tüm dosya muhteviyatı, resmi evraklar ve ifade tutanakları gereği davacının dini nikahlı olmadığı muhakkaktır.
Davacının gerçek zararının saptanması için davacıların ve ölenin yaşı, desteğin gelir durumu ve tazminata etki edecek diğer faktörler dikkate alınarak aktüer bir bilirkişiden rapor alınması gereklidir.
Tarafların mali ve içtimai durum araştırması yapılmalıdır. Davacıların hali refahta ise ve de bu kaza dışında sosyal güvenlik kurumlarından bağlanmış maaşları mevcut ise destek kaybının olmadığı veya çok sınırlı olduğunun kabulü zorunludur. Keza çocukları yetişkin ve evli oldukları halde destekten söz edilemeyecektir.
Araştırma sonucuna göre; tazminata etki edecek diğer faktörler tespit edilerek bilirkişi raporu alınmalıdır. Kazancın ispatlanamaması halinde asgari ücret üzerinden hesap yapılmalıdır. Haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenebilmesi için, olay sebebiyle elde edilen kazanımlar tazminat tutarından indirilmelidir. Özel yasaları gereği SSK, Bağkur ve Emekli Sandığı kurumunun yaptıkları ödemeler sebebiyle rücu hakkı bulunmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 21/4 ve 39. md uyarınca, sigortalıya ve hak sahiplerine bağlanan maaşların ilk peşin değeri kazaya sebebiyet verenlere rücu edilir. Mükerrer ödemeyi ve haksız zenginleşmeyi önlemek için kurum tarafından sigortalıya ve hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değeri sorularak, bildirilen miktarın en son zarardan indirilmesi sureti ile gerçek zararın saptanması gerekir. Bu sebeple, bu kurumlara re’sen yazı yazılarak; davacılara peşin sermaye değerli ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, eğer ödeme yapılmışsa tazminattan düşülmesini talep ediyoruz.
Davacıya gelir bağlanmamış ise bu yön hak sahibinin hakkını doğrudan etkileyeceğinden hak sahibine gelir bağlanması için Sosyal Güvenlik Kurumu aleyhine dava açması için önel verilmesine, yasal zorunluluk olduğu açıktır. Aksi bir uygulama sebepsiz zenginleşme ve mükerrer ödemeye mahal verecektir. Davacı tarafın müteveffanın gelirine dair beyanına ilişkin tespitlerin yapılabilmesi adına ticaret sicili ve vergi kayıtları, ortaklık belgeleri, her türlü yasal defterler ve ticari kayıtlar, faturalar, makbuzlar, banka ve kasa hareketleri, sigorta kayıtları ve davacının yaptığı işe ve yaşına göre asgari ücret üzerinde gelirinin olup olmadığı net olarak belirlendikten sonra davacının geliri tespit edilerek bu miktara göre tazminatın belirlenmesi gerekmektedir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre aylık kazancının resmi makamlarca ispatlanmaması halinde asgari ücrete göre gelir hesaplaması yapılması gerekmektedir. Zira davacı yan beyanlarına ve emsal ücret araştırmasına dayalı olarak gelir durumu tespitinde bulunulamaz.
Bu nedenle davacının gelir durumunun tespitinde esas alınan kurum Sosyal Güvenlik Kurumu olup, kurum nezdinde var olan somut veriler dayanak tutularak davacının gelir durumu tespit edilmelidir.
Davacının gelir durumu tespit edilemediği takdirde, Yargıtay yerleşik içtihatları gereğince, davacının geliri asgari ücret üzerinden esas alınmalı ve tazminat hesaplaması buna göre yapılmalıdır.
Müteveffanın araç aüzerinde seyahat halindeyken emniyet kemeri ve uygun koruyucu ekipmanları kullanmaması sebebiyle maluliyetin ağırlaşmasında kusurlu olması nedeni ile de hesap yapılırken asgari % 25 oranında indirim yapılması gerekmektedir.
Davacının araç üzerinden seyahat halindeyken kask ve koruyucu ekipman takmaması nedeniyle zararın meydana gelmesinde bu olayın etkili olması sebebiyle Yargıtay içtihatları gereğince asgari % 25 oranında kusurlu olduğundan yapılan tazminat hesabında indirim yapılması gerekmektedir.
Aleyhimize haksız olarak açılan davanın reddini,
Davacı tarafın delillerinin tarafımıza tebliğini,
SGK tarafından davacılara bağlanan gelirlerin tespitini,
Davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını,
Davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 02/09/2025 tarihli dilekçe ile davalı ile sulh olunması nedeniyle davadan feragat ettiğini beyan ettiği görülmüştür.
Davalı vekilinin sunmuş olduğu 03/09/2025 tarihli dilekçe ile davacı taraf ile sulh olunması nedeniyle karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davadan feragat, HMK.m.307 ve m.309 hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK.m.310 hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Feragat bildirimi de HMK.m.310 hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine, karar verme gereği doğmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 410,27 TL harcın dava açıldığı sırada peşin alınan 269,85 TL harçtan mahsup edilerek eksik kalan 140,42 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
5-Davalı tarafça yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/09/2025
Başkan Üye Üye Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır