T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/535 Esas
KARAR NO : 2025/351
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/08/2023
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkili ile davalı şirket arasında elektrik faturasından kaynaklanan cari hesap alacağıolduğunu, müvekkili şirket yetkilileri davalı şirkete konu hakkında çeşitli bilgilendirmeler yapmış ancak bilgilendirmelere rağmen dosya borcu ödenmediğinden alacaklarının tahsili amacıyla ... 34. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile borçlu aleyhine yasal takibi başlatıldığını, borca yapılan itiraz sebebiyle takibin durduğunu, Beyan ederek; İtirazın iptali ile takibin devamına, Davalı aleyhine 9620'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davalının cevap dilekçesi sunmamış olduğu anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili için davacı tarafından davalı şirket aleyhine başlatılan ... 34. İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkin davadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Mahkememiz ara kararı gereği dosyanın bilirkişiye verildiği ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu raporda özetle: "Davacının ibraz olunan ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış noter tasdiklerinin zamanında ve eksiksiz yaptırıldığı görülmekle sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalının ticari defterlerinin ibraz edilmediği, Davacının ticari defterlerine göre Davacının dava ve takip tarihi itibariyle 09.03.2023 takip tarihi itibariyle 208.174,35TL davalıdan alacağı olduğu, Davacının alacağının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak düzenlenmiş faturaya dayandığı, TTK 21/2 ve e- fatura mevzuatı kapsamında davacı faturalarının davalı aleyhine borç doğurduğu, Takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebinin yersiz olduğu, Sayın Mahkemece davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda, Merkez bankası verilerinden, 09.03.2023 takip tarihi itibari ile avans faiz oranının 610,75 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına takip tarihinden itibaren 610,75 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdii edildiği ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu ek raporda özetle: "Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davacıya ait ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, Sayın Mahkemece davacının faize ilişkin taleplerinin benimsenmesi durumunda davacı takip alacaklısı takipte avans faizi talep etmiş olmakla, taleple bağlılık ilkesi de nazara alınarak davacının takibe konu alacağının dayanağı her bir faturanın düzenleme tarihinden itibaren 15 gün sonrası temerrüt tarihi kabul edilerek 09.03.2023 takip tarihine kadar toplam 21.905,70TL işlemiş avans faizi hesaplandığı" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir..
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; 27/02/2024 tarihli davacı vekilinin hazır bulunduğu celsede defter inceleme günü olarak 26/04/2024 tarihinin tayin edildiği, duruşma zaptının davalı tarafa tebliğ edilmiş olmasına rağmen defter inceleme gününe iştirak etmediği, defterlerini sunmadığı ve herhangi bir mazeret de bildirmediği anlaşılmıştır. Bu kapsamda HMK 222/3 gereğince davalı tarafın defter ibrazından kaçınmış olması nedeniyle davacının ticari defter ve kayıtlarına itibar etmek gerekmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, defterlere göre davalıdan 208.174,35 TL alacaklı olduğu ve toplam 21.905,70 TL işlemiş faizin bulunduğu hesap edilmiştir. Davalı tarafından herhangi bir ödeme belgesi sunulmamıştır. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8.2 maddesine göre faturaların son ödeme tarihi itibariyle temerrüdün oluşacağı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne ve davacı tarafından fazla istenen işlemiş faiz yönünden ise kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-Davalı tarafından ... 34. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 208.174,35 TL asıl alacak ve 21.905,70 TL işlemiş faiz üzerinden takip talebindeki şartlarla aynen DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacağın % 20'si olan 46.016,01 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.716,77 TL harçtan peşin alınan 2.792,36 TL'nin mahsup edilerek bakiye 12.924,41 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 3.104,84 TL'sinden davalı tarafın, 15,16 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 2.792,36 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 3.062,21 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 230.080,05 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 36.812,81 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yapılan 120,00 TL tebligat, posta gideri ile 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.120,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 8.080,55 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan her hangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/05/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır