T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/543 Esas
KARAR NO : 2025/636
DAVA : Alacak (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/05/2014
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davacının alışveriş merkezlerinin, kiralanabilir alanlarının kiralanmasına aracılık konusunda ticari faaliyet gösterdiğini, davalıların ise ....'de Mart 2013 tarihinde açılışı yapılan, ....'nin maliki ve yatırımcısı olduğunu, taraflar arasında 31.03.2011 tarihinde pazarlama yetki sözleşmesi tanzim edildiğini, kiralanabilir alanların kiralanması görevinin tek yetkili olarak davacıya verildiğini, her kiralamada yıllık kira bedelinin %5'inin hizmet bedeli olarak ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalıların AVM'nin açılış tarihini 2013 olarak hedeflediğini, davacının sözleşme ile üstlendiği görev nedeniyle uzmanlığı ve tanınırlığını kullanarak tanıtım çalışmalarını yaptığını ve kiracı adayları ile gerekli iletişimi kurduğunu, kiracılar ile kira sözleşmelerinin imzalanması aşamasına geçildiğini, AVM'nin açılmasının kesinleşmesinden sonra davalıların şifahi görüşmelerde ve toplantılarda davacıya teşekkür ettiklerini bir yandan da yazılı metinlerde olumsuz bir tutum sergilemeye ve hizmetin sözleşmeye uygun verilmediğini ifade etmeye devam ettiklerini bu süreçte birçok imza aşamasına gelen kira sözleşmeleri için, kıracı adaylarının soru veya isteklerine cevapsız kalındığını, kira sözleşmelerinin imzalanması için gerekli onayların bekletildiğini, yaşanan aksaklıklara ek olarak davalıların sözleşmede belirlenmiş ve gecikmeli de olsa ödenmekte olan aylık ücret avanslarının ödemesini tamamen durdurduklarını, davacının üstlendiği görevi yerine getirebilmek ve ticari itibarının zarar görmesini engellemek için kiralama hizmeti çalışmalarına devam ettiğini, davalılar yetkilileri ile mutat haftalık görüşme ve toplantılarına devam ederek kıra sözleşmelerinin imzalanmasına yönelik çalışmalarının tamamlanmasını sağlamaya çalıştığını, davalıların bu olumsuz davranışları ve şikayetlerine karşı ... 25. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi İle yanıt verildiğini, bu yanıtta davacı tarafların sorumluluğunu ve davalılann şikayetinin sorumlusunun kendisi olamayacağını açrkladığını, davacının süreç içinde tamamlamış olduğu hizmetlerine ait yazılı ve imzalı kira sözleşmelerini davalılara teslim ettiğini, davalılara 14.08.2012 tarihli tutanak ile 43 adet kira sözleşmesi, 18.09.2012 tarihli tutanak ile 18 adet kira sözleşmesi, 25.09.2012 tarihli tutanak iie 5 adet kira sözleşmesi, 04.10.2012 tarihli tutanak ile 4 adet olmak üzere toplam 70 adet kira sözleşmesi teslim edildiğini, davalılara teslim edilen 70 adet kira sözleşmesi ile İlgili olarak kiracıların isimleri ve tahakkuk eden ücretlere ait liste de eklenerek davalılara toplam 747,857 TL+134.614,26 TL KDV olmak özere toplam 882,471,26 TL tutarında iki adet fatura tanzim edildiğini, bu faturaların ... 25. Noterliğinin ... tarihli bildirimiyle tebliğ edildiğini, davalıların bu faturaları noter kanalıyla iade ettiklerini, davalılara 04.10.2012 tarihli tutanak ile 4 adet kira sözleşmesi teslim edildiğini, toplam 78.198 TL+14.075,64 TL KDV olmak üzere toplam 92,273,64 TL tutarında iki adet fatura tanzim edildiğini, bu faturaların noter kanalıyla davalılara tebliğ edildiğini, davalıların bu faturaları da noter kanalıyla iade ettiklerini, bu şekilde davalıların hizmetlere karşılık sözleşmeden kaynaklanan ücret ödemelerini yapmadıklarını, davalıların ücret oranının düşürülmesinin davacı tarafından kabul edilmemesi üzerine davacının işi bırakmasına yönelik baskılar oluşturmaya başladıklarını, tüm kiracı adaylarına devam edecek görüşmelerin kendileri ile yapılmasını ve davacı üe ilişkilerinin kesilmesini istediklerini, kiracı adaylarından beklenen dönüşlerin yapılmaması ve özellikle davalılardan beklenen yanıtların alınmaması nedeniyle davalılara ... 1. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini bu ihtarnamede kiralama hizmetinin sözleşmeye uygun olarak verilmeye devam edildiğini, kiralanan mağazaların aylık kira bedellerinin davalılar tarafından belirlendiğini, farklı tekliflerin davalılara iletildiği ve yanıt beklendiğini, davalılar tarafından olumlu veya olumsuz geri dönüşlerin yapılmadığı veya çok geç yapıldığını, hak edilen ücretlerin davacı şirkete ödenmemesi için 2012 yılı Ağustos ayından itibaren davacı şirkete çok olumsuz bir tutum sergilendiğini, daha Önce teslim alınan haftalık raporların teslim alınmadığını, 03.10.2013 güncelleme tarihli ... tablosunun ihtarname ekinde davalılara gönderildiğini, bu ekte 69 kiracı ile kontratların imzalandığı 66 adedinin davalılara teslim edildiğini, bu teslim edilen kira sözleşmeleri ite ilgili dökümün ve bilgilerin 25.09.2012 tarihli bu kiralamalar ile ilgili faturalar içeriğinde ayrıntılı olarak yer aldığını, imzalanmış üç adet kira sözleşmesi ile süreç içinde imzalanacak olanların bilahare teslim edileceğinin belirtildiğini, kiracılığı davalılar tarafından onaylanan ve kira sözleşmeleri tanzim edilen ve ancak bazı kiracı isteklerinin davalılar tarafından yanıtlanmaması nedeniyle bekletilmekte olan 37 adet kiracıya ait liste ve bu kiracılar ile ilgili sen durum ve davalılardan beklenilen bilgiyi içeren Özetlerin bulunduğu listenin İhtarnameye eklendiğini, bu listede belirtilen konularda tüm kiracılar için gerekli olan dönüşlerin 7 gün içerisinde yapılmasını istediklerini, ayrıca standart kira sözleşmelerinde kiracı aleyhine çok ağır ve tek taraflı hükümler bulunduğu ve anlaşma yapılan ve AVM'ye katkı sağlayacak birçok kiracının bu ağır hükümler nedeniyle kiralamada çekimser davrandığı belirtilerek ağır hükümlerin yumuşatılmasını, talep edildiğini, kiracıların AVM açılış tarihinin kesinleştirilmesini istemelerine rağmen bu konuda kesin tarihin bildirilmemesinin hizmeti zora soktuğunu, açılış tarihi kesinleşmiş ise bildirilmesinin talep edildiğini, ekleriyle 1000 sayfadan oluşan güncel kiralama raporunun teslim alınmadığı belirtilerek bu raporun 02.10.2012 tarihinde mail ile gönderildiği alınmadığı iddiasında bulunulacak ise raporun tutanak ile davacıdan teslim alınması gerektiğinin bildirildiğinin davalıların bu detaylı ve açık taleplere rağmen davacıya AVM'yı açmayı planladıkları kesin tarihi bildirmediklerini, ayrıca kiralanabilir alanların oluşumunu tamamlayamadıkiarından kiracılara yer teslimini yapamadıklarını, davalıların davacı şirkete talep edilenler ve açılış tarihi ile ilgili bilgi vermemelerine rağmen kiracı adaylarına muhtemel açılış tarihleri ile ilgili bilgi aktarımı yapıp kiracı adayları ile direkt ilişki kurma ve kira sözleşmelerini davacı şirketi aradan çıkararak tanzim ve imzalama gayreti içine girdiklerini, davalıların ... 21, Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameleriyle de soyut ifadelerle haklı olduklarını beyanla, davacının yazılı taleplerine yanıt vermeyi reddettiklerini, davalıların, ... 26, Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı fesih bildirimine ilişkin ihtarnameleriyle sözleşmeyi tek taraflı olarak haksız ve soyut gerekçelerle feshettiklerini bildirdiklerini ve tek yetkili kiralamaya aracılık konusundaki hizmet ilişkisini sona erdirdiklerini, fesih bildirimi üzerine davalılara ... 1. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı İhtarnamesi keşide edildiğini ve ilgili ihtarname ile sözleşmeye uygun hizmet verildiği ayrıntılarıyla açılanarak haksız fesih nedeniyle tek yetkililik sözleşmesindeki tüm ücretlere hak kazanıldığı belirtilerek fesih tarihi olan 10.10.2012 tarihi itibariyle hak edilen ve ödenmesi gereken 1.296.625-Euro ücretin sözleşmede belirtilen aylık %1 temerrüt faizi ile birlikte ödenmesinin talep edildiğini, hak edilen miktarın ihtarname ekindeki listede açıklandığı üzere 3.301.329 TL+KDV olduğunu sözleşmeye göre ödemelerin Euro bazında yapılması gerektiğinden hak edilen alacağın güncel kur karşılığı 1.431.625 Euro+KDV ye karşılık geldiğini, 90.000 Euro avans ödemesi yapıldığından 45.000 Euro da avans ödemesi olarak ayrıca icra takibi ile talep edildiğinden, bakiye kalan 1.296.625 Euro talep edildiğini, bu haklı talebe rağmen davacıya hiçbir ücret ödemesi yapılmadığını, davalıların müştereken bu talebin kabul edilmeyeceğini ... 21, Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıya bildirdiğini, davaya konu olan AVM'nin planlandığı şekilde 29 Mart 2013 tarihinde halka açıldığını, bu tarih itibariyle davacı şirketin hizmeti sonucunda tanzim edilen kira sözleşmeleri ve hazırlanan kira sözleşmelerine uygun olarak tüm kiracıların mağazalarının açılışını yaparak faaliyete başladıkların, bu şekilde ...'de tek yetkili olarak kiralamaya aracılık yapan davacı şirket tüm ücrete hak kazanmıştır. Kiralama hizmeti verilen ve sözleşmeleri yapılan toplam 81 mağaza için kiralamaya aracılık hizmeti komisyon bedeli talep ettiklerini, listelerde belirtilen 151 adet komisyon alacağı toplarımın 2.505.172 TL+KDV tutarının sözleşmenin fesih tarihi olan 10.10.2012 tarihinde hak kazanılmış olduğundan ve taraflar arasındaki sözleşmede alacakların Euro bazında talep edilebileceği belirlendiğinden sözleşmenin fesih tarihindeki kur 1 Euro=2,3279 olduğundan 2.505.172 TL+KDV miktarındaki alacağın Euro bazında 1.076.151 Euro olduğunu, davalıların hizmet ilişkisi devam ederken ücret avansı olarak 90.000 Euro+KDV ödemede bulunduklarından 10.10.2012 tarihî itibariyle Euro bazında talep ettikleri alacaklannın 986.151 Euro olduğunu, yine sözleşmede belirlenen gecikme/temerrüt faizi aylık %1 olduğundan bu alacağın 10.10.2012 tarihinden itibaren işleyen ve işleyecek olan aylık %1 faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiklerini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre alacak ile birlikte KDV talep edilmesi ancak ilgili alacağa ait faturanın tanzimi ile KDV'nin ödenmesi halinde mümkün olduğundan huzurdaki davada davalılara yapılan hizmetin kısmi bir bölümü için 4 adet fatura kesilmiş olduğundan bu faturalarla toplam ödenen KDV 148.689,90-TL olup yine sözleşme hükmüne göre talebin Euro bazında olması gerektiğinden 10.10.2012 tarihli kur üzerinden (1 Euro=2,3279 TL) hesap ile KDV alacaklarının 63.872,98 Euro olduğunu, bu şekilde 151 adet kiralamaya aracılık hizmetinden kaynaklanan Ödenen 90.000 Euro avansın düşülerek bakiye kalan 986,151 Euro alacak İle hizmetlerin bir kısmı için tanzim edifmiş oJan 4 fatura karşılındaki KDV alacağının 63.872,98 Euro'nun toplamı olan 1,050.023,98 Euro'nun davalılardan tahsili için huzurdaki davayı açtıklarını, sonuç olarak kiralama hizmet sözleşmesinden kaynaklanan 1.050.023,98 Euro miktarındaki kiralamaya aracılık hizmetinden kaynaklanan komisyon ücreti ve kısmi KDV alacağının tespiti ile alacağın 10.10.2012 tarihinden işleyecek olan Euro bazında aylık %1 temerrüt/gecikme faizi ile birlikte (ödeme tarihindeki TL karşılığı tutarının) davalılardan müştereken ve müteselsil olarak tahsilini ve davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davacı tarafın 31.03.2011 tarihli Pazarlama Yetki Sözleşmesinden kaynaklandığını beyan ettiği kiralamaya aracılık hizmetinden doğduğunu iddia ettiği haksız ve mesnetsiz alacaklarını talep ederek Sayın Mahkeme'de işbu davayı açtığını, aynı haksız ve mesnetsiz iddia ve taleplerle ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde de dava açmış olup ... E sayılı dosyası ile görülen bu dava Sayın Mahkemece 30.10.2013 tarihinde reddedildiğini, ancak karar davacı tarafından temyiz edildiğinden davanın halen derdest olduğunu, aynı konuyla ilgili derdest dava bulunduğundan yeniden dava açılmasının mümkün olmadığını, Sayın Mahkeme huzurunda açılan işbu davanın hukuken dinlenebilmesi için dava şartı oluşmadığından derdesttik itirazlarının kabulü ile dava şartı yokluğundan dolayı açılan bu haksız davanın usul hükümleri çerçevesinde reddine karar verilmesinin gerektiğini Sayın Mahkeme tarafından derdesttik itirazının kabul görmemesi halinde ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. ve ... K, sayılı davasının bu dava yönünden bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın alacak talebinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı definin kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki Pazarlama Yetki Sözleşmesi niteliği itibariyle hukuki yönden bir ticari tellallık sözleşmesi olduğunu, ticari tellallık sözleşmesinden kaynaklanan alacakların 1 yıllık zamanaşımı süresinde talep edilmesinin yasa gereği olduğunu, davacı tarafın sözleşmenin fesih edildiği tarihten bu yana geçen 2 yılı aşan süre içinde alacak talebinde bulunmadığını, 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açılan bu haksız davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı ... A.Ş.'nin davalılar ile imzaladığı pazarlama yetki sözleşmesi uyarınca üzerine düşen edimleri yerine getirmemesi gerekli özeni göstermemesi sözleşme hükümlerine aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin haklı nedenlerden dofayı fesih edildiğini, davacı yanın alacak taleplerinin haksız olup davanın reddinin gerektiğini, proje kapsamında inşa edifen alışveriş merkezinde yer alan mağazaların ve diğer birimlerin kiralanması için davalılar tarafından profesyonel bir şirkete verilmesinin kararlaştırıldığını, davacı tarafın müvekkili davalı ve diğer davalı nezdinde bu konuda profesyonel oldukları izlenimi yaratmaları üzerine davacı ile müvekkili ve diğer davalı arasında 31.03.2011 tarihti pazarlama yetki sözleşmesi imzalandığını, davacı ... A.Ş. tarafı olduğu 31.03.2011 tarihlî pazarlama yetki sözleşmesi İle .. merkezinin içinde yer alacak mağazaların sektörde haklı bir üne kavuşmuş kiracılar tarafından kiralanmasına ilişkin olarak gerekli tüm tanıtım-çalışma ve faaliyetlerinin yürütülmesi, alışveriş merkezi içinde mağaza karmasının yapılması işini ve kiralama işlemini de üstlendiğini, davacı ... yükümlendiği işleri sözleşmenin başlangıcından itibaren gereği gibi yerine getirmemeye başlamış olup müvekkili şirket ve diğer davalı tarafından sürekli olarak uyarıldığını, Alışveriş Merkezinin davalı müvekkili ile diğer davalı tarafından 2012'nin son çeyreğinde açılması öngörülmüşken kiralamaların davacı ...'in sözleşme hükümlerine ve iş planlarına uymaması ve iş planının çok gerisinde kalmış olması nedeniyle açılamadığını, nitekim 03.08.2012 tarihi itibari ile davalı müvekkili ve diğer davalı ... imzalanmasına sunulan tek bir kira sözleşmesi dahi olmadığını, davacı tarafından projenin hak ettiği şekilde tanıtılamadığını, davacının bu sebeple sözlü ve yazılı olarak ihtar ile uyarıldığını, tüm bunlara rağmen davacının yetki sözleşmesi ve iş programı çerçevesinde hareket etmediğini ve işi yürütemediğini, davalı ... A.Ş. tarafından davacı ... A.Ş.'ye 23.12.2011 tarihli uyarı yazısı gönderildiğini, bu yazıda ... merkezi projesine ilişkin olarak yatırımcı olan davalıların menfaatlerini koruyacak hiçbir çaba ve pazarlığın yapılmadığı, sadece alınan fiyatların davalılara ulaştırıldığı, taraflarca belirlenen kira gelirleri bütçesi doğrultusunda firmalara karşı aciz durumda kalındığı davalıların istediği hiçbir konunun kiracı adaylarına kabul ettirilemediği bildirilerek davacı şirketin sözleşme hükümlerinin gereğini yerine getirmesinin istenildiğini, davalılar tarafından davacı şirketin edimlerini yerine getirmemesi ve iş programına uymaması nedeniyle .... 16. Noterliğinden ...tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname çekildiğini, ihtarnamede davacı ... A.Ş.'nin belirlenen programa uymadığı gibi hedeflenen bütçenin çok altında kaldığı, 2011 Aralık ayında mağazaların %50'lik kısmının kiralanması gerekirken hiçbir kiralamanın yapılmadığı sadece %5 oranında firma teklifinin alındığı alışveriş merkezi açılışının bu nedenle 29 Ekim 2012 tarihine yetişmesinin oldukça zor göründüğü şeklinde beyan ve uyarılar ile bir kez daha davacı şirketin iş programına uyması istenilmiştir. Davalılar tarafından yapılan tüm yazılı ve sözlü uyarılara davacı şirketin hiçbir şekilde olumlu yaklaşmadığını, iş programına uymadığını, davacı şirketin defalarca uyarılmasına rağmen edinimlerini yerine getirmeyeceği, müvekkili şirket ile diğer davalı şirketin haklarını koruyamadığı, işin profesyonel bir çalışma ile yürütülmediği anlaşıldığından müvekkili ve diğer davalı şirket tarafından Pazarlama Yetki Sözleşmesinin feshinden başka hukuki yol bulunamadığını, 31.03.2011 tarihli Pazarlama Yetki Sözleşmesinin davalılar tarafından hakir nedene dayalı olarak fesih edildiğini, davacı yanın kiralamasını yüklendiği projede yeterli uzman bir ekiple çalışmayıp eksik ve yetersiz olan kadrosu ile kiralama faaliyetinde bulunduğunu sonuçta ise projeye dolayısıyla müvekkili şirket ... A.Ş. ile diğer davalı ... A.Ş'nin imaj ve prestij kaybetmesine, zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davacı şirketin edinimlerini yerine getirmemiş olması nedeniyle müvekkili ve diğer davalı ... A.Ş. tarafından ... 26, Noterliği aracılığıyla gönderilen ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile 31.03.2011 tarihli Pazarlama Yetki Sözleşmesinin fesih edildiğini, ... Alışveriş Merkezinin kiralanmasının davacı ... A.Ş, tarafından tamamlanmadığını, tanımlanan ücretlere hak kazanmadığını, tamamladığını iddia ettiği kira sözleşmelerini ve kiralama işlemlerini ise eksik ayıplı kusurlu ifa ettiğini, bu nedenle dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını haksız davanın ret edilmesi gerektiğini, Pazarlama yetki sözleşmesinin fesih edilmesi için yeterli hukuki nedenlerin oluştuğunu, davacı tarafından düzenlenen bir kısım kira sözleşmelerinin incelenmesinde kira sözleşmelerinin özensiz ve hatalı düzenlenmiş olduğu kira sözleşmesi eklerinde eksikliklerin bulunduğu, teminat mektuplarının alınmadığı, alınan mektuplarda dahi eksik ve hukuki ayıpların olduğu yer alması gereken listelerin sözleşmeye eklenmediği, şirketlerin yetkilisi olmayan kişilerle kira sözleşmesi yapıldığını, davacı ... A.Ş. tarafından eksik ve hatalarla teslim edilen kira sözleşmelerine konu toplam kiralanan alanın Alışveriş merkezinin kiralanabilir alanının %10'unu dahi karşılamadığını, davacı ... gayrimenkulun pazarlama işini bir iki personelle yürütmeye çalıştığını ve başarılı olamadığını, nitekim teslim edilen kira sözleşmeleri eksik ve hukuken ihtilaf yaratacak nitelikte olduğu için bazı kiracılar ile yeniden anlaşmalar yapıldığını, müvekkili ve diğer davalı şirketin daha sonra kiralama işlemini bizzat kendileri üstlenerek gerçekleştirdiklerini, bu durumda davacı şirketin hiçbir hak ve alacağının doğmadığını, davacı şirketin dava dilekçesinde beyan ettiği şekilde KDV'den kaynaklanan herhangi bir alacağının olmadığını, davacı şirketin hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağı bulunmadığından KDV alacağını da talep etmesinin hiçbir şekilde mümkün olmadığını, davacı şirketin kendi kusurlu davranışları ile sözleşmenin fesih edilmesine sebebiyet verdiğini bu nedenle davacı tarafından gönderilen faturaların davacı tarafa iade edildiğini, gerçek dışı ve mesnetsiz olarak talep edilen alacağın kötü niyetin göstergesi olduğunu, davacı şirket ile yapılan Pazarlama Yetki Sözleşmesinin paket olarak yapıldığını ve bir alışveriş merkezinin tüm kiralama hizmetinin üstlenildiğini, bu yetki çerçevesinde davacı ... A.Ş.'nin sözleşmenin 3 ve 5. Maddesinde yer alan ...l'in yükümlülükleri sözleşme hükümlerini hiçbir şekilde yerine getirmediğini pazarlama ve kiralama faaliyetlerini tamamlamadığını ve sözleşme hükümlerinin gerektirdiği şekilde hizmet vermediğini, sözleşmede tanımlanan ücrete hak kazanmadığını, bu durumda tamamen haksız iddialarla açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ve diğer davalı ... tarafından 31.03.2011 tarihli Pazarlama Yetki Sözleşmesi haklı nedenle fesih edilmiş ve davacı taraf ücrete hak kazanmamış olmasına rağmen hem sözleşmenin 3.maddesi hem de 6. maddesine aykırı talepler haksız ve mesnetsiz talepler ileri sürdüğünü, davacı tarafın tüm iddia ve taleplerinin müvekkili şirket ve diğer davalı tarafından haklı nedenle fesih edilmiş olan sözleşmeye ve yasalara aykırı olduğundan reddinin gerektiğini, sonuç olarak ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E ve... sayılı dosyası ile aynı iddia ve taleplerle açılmış olan dava derdest olmakla dava şartı bulunmayan davanın derdestlik nedeni ile reddine, Sayın Mahkeme tarafından derdestlik talebinin kabul edilmemesi halinde ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin... E ve ... sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, dava konusu talepler zamanaşımına uğradığından ve her halükarda görülen işbu dava haksız ve mesnetsiz olarak açılmış bulunduğundan, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davacı tarafından daha önce aynı taraflara aynı konuya ilişkin ... 8. ATM'nin ... esas sırasında dava ikame edildiğinden iş bu davanın derdestlik yönünden reddinin gerektiğini, derdestlik itirazının kabul edilmemesi halinde ... 8. ATM'nin ... esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşme ticari işler tellallığı niteliğinde olduğundan davacı tarafın talebinin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasındaki sözleşmenin davacı şirkete ciddi görevler ve sorumluluklar yüklediğini, davacı şirketin iddia edilenin aksine sözleşme konusu edimlerini gereği gibi ifa etmediğini, davacı şirketin tüm şifahi ve yazılı ihtarlara rağmen sözleşme konusu edimlerini ifa etmediğinden sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacı şirketin sözleşme konusu edimlerini sözleşme ve mevzuata göre ücret elde edebilecek şekilde tamamlamadığını, Borçlar Kanununun emredici hükümlerine göre müvekkili şirketten karşı edimini ifayı talep edebilmesi için önce davacının asıl edimini ifa etmesi gerektiğini, davacı tarafından ispat külfeti yerine getirilmeyen davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek müvekkili şirket iş bu davada taraf olmadığından pasif husumet yokluğu nedeni ile müvekkili şirket yönünden davanın reddine, davaya konu talepler zamanaşımına uğradığından bu yönden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıların, dava şartlarından olan "derdestlik" itirazı nedeni ile mahkememizce ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.K. sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; davacı ... A.Ş. tarafından davalı ... Şti. ve... Tic. A.Ş. aleyhine açılan davanın dava dilekçesinde taraflar arasında akdedilen 31/03/2011 tarihli pazarlama yetki sözleşmesi uyarnca ödenmesi gerektiği halde 2012 yılı Mayıs ayındna itibaren ödenmeyen 6 aylık avans ödemesinin tahsili talebi ile ... 28. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sırasında açılan icra takibine davalıların itirazının iptali talebi ile 27/11/2012 tarihinde dava açılmış olduğu, yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş olduğu, iş bu kararın Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin ...-... E.K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, kararın 24/03/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. HMK 114-ı maddesi uyarınca her iki davanın aynı kabul edilmesi için tarafların her iki davada da sıfatlarının aynı olması (davacı-davalı), dava konusunun, dava sebebinin aynı olması gerekmekte olup incelenen dava dosyası ile mahkememizde görülen iş bu davanın dava sebebinin ve konusunun aynı olmadığı görülmekle davalı tarafın derdestlik itirazı kabul edilmemiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen 31/03/2011 tarihli pazarlama yetki sözleşmesine dayalı alacak talebine ilişkindir. Anılan sözleşme ile davacı şirket sözleşme konusu AVM'deki mağaza ve işyerlerinin kiralama iş ve işlemlerini yapmayı üstlenmiştir. Davacı anılan sözleşme çerçevesinde yerine getirmiş olduğu edimlerden (yapılmış olan kira sözleşmelerinden) kaynaklı alacağı ile sözleşmenin haksız olarak feshi ve tek yetkili olmasına dayalı olarak ihtilaf konusu AVM'deki kiralanabilir alanlardan kaynaklı komisyon alacağı talep etmektedir. Davalı taraf ise anılan sözleşmenin ticari tellallık sözleşmesi olduğunu, davacının yükümlülüklerine aykırı davranmasından kaynaklı olarak sözleşmeyi feshettiğini, davalının sözleşmeden kaynaklanan borcu olmadığını, kaldı ki ücret alacağının 1 yıllık zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ... E.K. sayılı 16/05/2019 tarihli karar ile "...1-Zamanaşımı yönünden davanın reddine..." karar verilmiş, kararın davacı tarafça istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin ... E.K. Sayılı 13.07.2023 tarihli ilamı ile "...Dava konusu pazarlama yetki sözleşme tarihi 31.03.2011 ve sözleşmenin fesih tarihi ise 10.10.2012 tarihlidir. Fesih tarihinde 6098 sy TBK ve 6102 sy TTK yürürlükte olup, 6762 sayılı TTK yürürlükte değildir. 6762 sayılı TTK'nın 100 vd. maddelerinde "Ticaret İşler Tellallığı" düzenlenmiş idi. Aynı Kanun'un 16/2. maddesinde ise ticaret işleri tellallığı sözleşmelerinden doğan alacak hakları için bir yılık zamanaşımı süresi öngörülmüştü. 7672 sayılı TTK'daki bu düzenleme, özel hüküm niteliğinde olduğundan, Borçlar Kanunu'ndaki genel hükümlerden önce uygulanması gerekiyordu (Cevdet YAVUZ, Türk Borçlar Kanunu- Özel Hükümler, 10. Basım, İstanbul 214, s.1311-1312). 6102 sayılı TTK'da ise ticaret işleri telalığına (simsarlığına) ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş, böylece simsarlık konusunda özel hüküm- genel hüküm ayrımına son verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği tarihte yürürlükte olan yeni TTK'da simsarlıkla ilgili özel hüküm getirilmediğinden, ticari işler simsarlığına da TBK'nın simsarlığa ilişkin hükümleri uygulanacaktır. İlk derece mahkemesince muacceliyet tarihi olarak kabul edilen sözleşmenin sona erme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 147/5. maddesinde, ticaret işleri simsarlığı ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacakların beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu düzenlenmiştir. Bu düzenleme yapılırken, 6102 sayılı TTK'da ticaret işleri simsarlığının düzenlenmediği hususunun dikkatten kaçırıldığı anlaşılmaktadır. Yeni TTK'da ticaret işleri simsarlığının düzenlenmediği ve özel bir zamanaşımı düzenlemesinin de artık mevcut olmadığı dikkate alındığında, ticaret işleri simsarlığına hangi zamanaşımının uygulanacağının ortaya konulması gerekir. TBK'nın 147/5. maddesinde ticaret işleri simsarlığı hariç tutulduğu halde, bu tür sözleşmeler için özel bir kanuni düzenleme de getirilmediğinden, genel zamanaşımını düzenleyen TBK'nın 146. maddesindeki on yıllık zamanaşımının burada da uygulanması gerektiği savunulabilir. Çünkü, anılan 146. madde uyarınca, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. TBK veya başka bir kanun, ticaret işleri simsarlığı için özel bir zamanaşımı süresi getirmediğine göre, bu sözleşmelere de on yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanacağının söylenmesi, hukuken tutarlı bir söylem olabilir ise de; kanunun amaca uygun bir yorumuyla farklı bir sonuca ulaşmak mümkündür. Şöyle ki kanun koyucu simsarlık sözleşmelerini beş yıllık zamanaşımı süresine tabi tuttuğuna göre ve yeni pozitif hukukumuzda ticaret işleri simsarlığı adı altında özel bir sözleşme türü bulunmadığına göre; diğer bir deyişle simsarlık konusundaki özel hüküm- genel hüküm ayrımı kaldırılmış olup ticaret işleri simsarlığı da sonuçta bir simsarlık sözleşmesi olduğuna göre, bu tür sözleşmelere de 147/5. maddedeki beş yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının doğru ve kanun koyucunun amacına uygun bir yorum olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu hukuki gerekçeyle, simsarlığın türü ne olursa olsun, her türlü simsarlık sözleşmelerinden doğan alacaklar, beş yıllık zamanaşımı süresine tabidir (YAVUZ, a.g.e. S.1320). Bu açıklamalara göre, ilk derece mahkemesince, yürürlükten kalkmış mülga bir kanundaki zamanaşımı gerekçe gösterilerek ve yorumla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan bu gerekçelerle, ilk derece mahkemesince, taraf delilleri toplanıp davanın esası hakkında yargılama yapılarak bir hüküm verilmesi gerekirken, mülga kanun hükmü gerekçe gösterilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, deliller usulünce toplanıp yeniden yargılama yapılmak üzere, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle: 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına..." karar verilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için tarafların önceki bilirkişi raporlarına karşı beyan ve itirazları, istinaf ilamı, davacı vekilinin 22.02.2024 tarihli duruşmadaki beyanları, tüm dosya kapsamı dikkate alınmak sureti ile yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. 22.09.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde A. Davanın, kira sözleşmelerine aracılık (simsarlık) ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olduğu; davacı tarafından - 151 adet kiralamaya aracılık hizmetinden kaynaklanan, ödenen 90.000Euro'luk avans düşüldüğünde bakiye 986,151Euro'luk alacak ile - hizmetlerin bir kısmı için tanzim edilmiş olan 4 fatura karşılındaki KDV alacağı olan 63.872,98Euro'nun, yani toplamda 1.050,023,98Euro'nun 10.10.2012 tarihinden işleyecek olan Euro bazında aylık %1 temerrüt/gecikme faizi ile birlikte (ödeme tarihindeki TL karşılığı tutarının) davalılardan müteselsil olarak tahsilinin talep edildiği, B. Taraflar arasında 31.03.2011 tarihinde “Pazarlama Yetki Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin imzalanmış olduğu ve sözleşmenin davalılar tarafından feshedildiği hususunda uyuşmazlığın bulunmadığı; sözleşmede yer alan irade beyanları incelendiğinde davacı simsar (tellal) tarafından sözleşmede kararlaştırılan işler karşılığında ivaz (karşılık) olarak kararlaştırılan ücrete (bedele) hak kazanılacağı hususunda anlaşmaya varıldığı; C. Sözleşme konusunun, davalı yatırımcının ...'de inşa ettiği AVM'nin bitişik parseldeki yapılacak proje değişikliği ile genişletilip büyütüleceği, bu durum gerçekleştiğinde 2 parseli kapsayacak olan AVM'nin sözleşme kapsamında olup 21 numaralı parsele isabet eden mağazaların kiralanmasının yatırımcının muvafakatına bağlı olacağı, yönetim ve pazarlama şirketi ...'in ise sözleşme konusu AVM'deki mağaza ve işyerlerinin kiralama işlemlerini yapacağı, sözleşmenin 1. maddesinde 1.1 bentte, yatırımcının alışveriş merkezinin mağaza karmasını geliştirilmesi amacıyla ...'i yetkilendirdiği, alışveriş merkezinde yer alan mağazaların kiralanması için bir tek ...'in yetkili kılındığı, 2. maddede görevlerin, 3.maddede ücretlendirmenin kararlaştırıldığı; davalı yatırımcının ...'e 7.500EURO*KDV olarak Mayıs 2011 tarihinden itibaren 1 aylık avansı her ay ...'e ödeyeceği, 3. bentte pazarlama yetkisi çerçevesinde yerine getireceği görevler karşılığında ... tarafından kira sözleşmesi dönemine ilişkin ortalama 1 yıllık EURO bazındaki kira bedelinin göz önüne alınarak hesaplanacağı, net yıllık kira bedelleri üzerinden EURO bazında pazarlama performansına göre ... tarafından ortalama toplam | yıllık kira bedeli göz önüne alınarak hesaplanacak olan toplam net kira bedelleri üzerinden KDV hariç %5 kiralama ücretinin ödeneceği, kiralama performansının açılıştan önce gerçekleşen tüm kiralama tutarlarından oluştuğu, kiralamaya bağlı olarak davalı yatırımcı tarafından ...'e yapılan ödemelerin toplamının 1/3'ünün kiracılar tarafından sözleşmelerinin imzalanma tarihinde, /3'ünün kiralanan yerin kiracıya teslim edildiği tarihte, 1/3'ü ise alışveriş merkezinin resmi açılışından 1 ay geç olmamak kaydıyla ...'e ödeneceği hususlarının kararlaştırıldığı; 6. maddede sözleşmenin imza tarihiden itibaren alışveriş merkezinin açılışından 6 ay sonrasına kadar pazarlama yetkisinin verileceği, sözleşmenin herhangi bir tarihte 3 ay önceden ...'e bildirilmesi durumunda davalı yatırımcı tarafından herhangi bir tazminat ve ceza ödenmeden fesih edilebileceği hususunda anlaşmaya varıldığı; Davacı tarafından 06.08.2012 tarihinde davalıya .... 25. Noterliği'nden ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği; .. tarihinde ... 25. Noterliği'nden ..., ... yevmiye numaralı ihtarname ile faturanın gönderildiği; ... tarihinde ... 25. Noterliği'nden ..., ... yevmiye numaralı ihtarname ile faturanın gönderildiği; ayrıca ... tarihinde ... 1. Noterliği'nden ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği; Davalı şirketler tarafından 10.10.2012 tarihinde davacı şirkete ... 26. Noterliği'nden .. yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği ve 31.03.2011 tarihinde akdedilen sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği; ihtarnamede özetle davacının taahhüt edilmiş olan iş planının çok gerisinde kaldığı, kira sözleşmelerinin özensiz ve hatalı olarak düzenlendiği, davalılara üç farklı tarihte kontrol için teslim edilmiş olunan kira sözleşmeleri ve ekleri incelendiğinde sözleşmelerin hepsinde alışveriş merkezi işletme yönetmeliğinin bulunmadığı, bazı kira sözleşmeleri ekinde yer alması gereken marka ve ürün listelerinin yer almadığı, bazı sözleşmelerin yetkisiz temsilciler tarafından imzalandığı, bazı sözleşmelerin tüm sayfalarının kiracı tarafından imzalanmadığı hususunun beyan edildiği, buna göre 1 hafta içerisinde tüm sözleşmelerin kiracı adayları tarafından imzalanan sözleşmelerin ve raporların teslim edilmesi gerektiğinin, aksi halde zararların saklı tutulacağının belirtildiği; davalı irketler tarafından ayrıca ... tarihinde davacı şirkete ... 21. Noterliği'nden ... yevmiye numaralı ihtarnamenin de gönderildiği ve sözleşmenin feshedildiğinin beyan edildiği, Bunun üzerine davacı tarafından 02.11.2012 tarihinde davalıya ... 1. Noterliği'nden gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarname ile fesih bildirimine dair ihtara cevap verildiği, özetle sözleşmeye göre aylık avans yapılması, ayrıca kira sözleşmelerinin ücretlerinin 1/3'nü sözleşmenin imzalanması ile ödenmesi gerekmekte iken sözleşmenin haksız olarak tek taraflı feshedildiğinin, KDV hariç 1.431.625 EURO hizmet bedeli borcunun bulunduğunun, 90.000EURO'luk kısmın avans ödemeleri ile ödenmiş olması nedeniyle 45.000EURO'luk kısım için avans ödemesi borcu olarak icra takibinin başlatıldığının beyan edildiği, bakiye toplam 1.309.585EURO hizmet bedeli borcunun 12.11.2012 tarihine kadar ödenmesinin talep edildiği, buna karşılık davalı şirketler tarafından ... tarihinde davacı şirkete ... 21. Noterliği'nden ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamenin gönderildiği, BAM kararında taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği tarihte yürürlükte olan yeni TTK'da simsarlıkla ilgili özel hüküm getirilmediği için ticari işler simsarlığına da 6097 sayılı TBK'nın simsarlığa ilişkin hükümlerinin uygulanacağı; sözleşmenin sona erme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 147/5. maddesinde ticaret işleri simsarlığı ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacakların beş yıllık Zamanaşımı süresine tabi olduğunun düzenlendiği; yeni TTK'da ticaret işleri simsarlığının ve buna ilişkin özel bir zamanaşımı düzenlemesinin de artık mevcut olmadığı dikkate alındığında, ticaret işleri simsarlığına hangi zamanaşımının uygulanacağının ortaya konulması gerektiği; TBK'nın 147/5 maddesinde ticaret işleri simsarlığı hariç tutulduğu halde, bu tür sözleşmeler için özel bir kanuni düzenleme de geti inden, genel zamanaşımını düzenleyen TBK'nın 146. maddesindeki on yıllık zamanaşımının burada da uygulanması gerektiğinin savunulabileceği; zira TBK m. 146 uyarınca kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça, her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğunun düzenlendiği; TBK veya başka bir kanun, ticaret işleri simsarlığı için özel bir zamanaşımı süresi getirmediğine göre bu sözleşmelere de on yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanacağının söylenmesi, hukuken tutarlı bir söylem olabilir ise de kanunun amaca uygun bir yorumuyla farklı bir sonuca ulaşmanın da mümkün olduğu; şöyle ki kanun koyucu simsarlık sözleşmelerini beş yıllık zamanaşımı süresine tabi tuttuğuna ve yeni pozitif hukukumuzda ticaret işleri simsarlığı adı altında özel bir sözleşme türü bulunmadığına göre, diğer bir deyişle simsarlık konusundaki özel hüküm genel hüküm ayrımı kaldırılmış olup ticaret işleri simsarlığı da sonuçta bir simsarlık sözleşmesi olduğuna göre, bu tür sözleşmelere de TBK m. 147/5 hükmündeki beş yıllık zamanaşımı süresinin uygulanmasının kanun koyucunun amacına uygun bir yorum olacağı sonucuna varıldığı; her türlü simsarlık sözleşmelerinden doğan alacağın, beş yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu; dolayısıyla ilk derece mahkemesince, taraf delilleri toplanıp davanın esası hakkında yargılama yapılarak bir hüküm verilmesi gerekirken, mülga kanun hükmü gerekçe gösterilerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına karar verildiği, Simsarlık sözleşmesine ilişkin TBK m. 520 hükmünün “Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir”.; TBK m. 521 hükmünün ise “Simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi hâlinde ödenir.” şeklinde olduğu; davacı simsar (tellal) tarafından ücrete hak kazanılabilmesi için taraflar arasında TBK m. hükmüne göre “karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulan” sözleşmede kararlaştırılan “faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa” ücrete hak kazanacağı; eğer davacı simsarın fesih tarihine kadar sözleşmeye göre gereği gibi ifa ettiği bir faaliyet var ise bu halde sözleşmenin 3. maddesi uyarınca buna karşılık gelen simsarlık ücretini talep edebileceği kanaatine varıldığı; takdirin elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu (davaya konu edilen kira sözleşmeleri, iş ve işlemler bakımından gerekli incelemenin, uzmanlık alanımın dışında kalan gayrimenkul uzmanlığı açısından yapılabileceği, Tüm dosya incelendiğinde simsar (tellal) davacı tarafından sözleşmede üstlenilen edimlerin “zamanında, gereği gibi, eksiksiz, ayıpsız” yerine getirilip getirilmediği hususunda açık bir tespitin yapılamadığı; ancak incelenen dosya kapsamında davacının 70 adet sözleşmenin imzalanarak davalıya teslim ettiğine dair teslim tutanaklarının mevcut olduğu ve bu yönden talebinin mümkün olduğu, Mali inceleme neticesinde: Davacının yapmış olduğu faaliyetler ile sözleşmede üstlendi; faaliyetler incelendiğinde davacının, sözleşmenin 3. maddesinde taraflarca kararlaştırılan ücretlendirme kapsamında talep edebileceği bir alacağının olup olmadığı, miktarı hususunda: Davacının yapmış olduğu faaliyetler ile sözleşmede üstlendiği faaliyetler incelendiğinde davacının, sözleşmenin 3. maddesinde taraflarca kararlaştırılan ücretlendirme kapsamında talep edebileceği tutarın 70 adet sözleşmenin teslimine ilişkin olarak teslim tutanaklarının mevcut olması nedeniyle; 353.489 Euro olarak hesaplandığı, bu tutardan davacının da kabulünde 90.000 Euro'nun tenzili ile birlikte fesih tarihi itibariyle davacının davalıdan talep edebileceği tutarın (353.489 Euro — 90.000 Euro-) 263.489 Euro olarak hesap edildiği, Davacının sözleşme kapsamında talep edebileceği faiz tutarının 10.10.2012 temerrüt tarihi 13.05.2024 dava tarihi arasında aylık 961 faiz oranı dikkate alınarak 50.243 Euro olarak hesap edildiği, Buna göre davacının talep edebileceği tutarın (263.489 Euro * 50.243 Euro -) 313.732 Euro olabileceği, TL Karşılığının ise 896.428,00 TL olarak hesap edildiği, Bununla birlikte sayın mahkemece davalının sözleşmenin haksız fesih edildiği ve tüm sözleşmeler yönünden talebinin mümkün olduğu yönünden karar verilmesi halinde ise davacının talep edebileceği tutar; 1.573.207 Euro olarak kıymet takdir edildiği, ancak davacı talebinin 986.151 (Ödenen 90.000 Euro düşüldükten sonra) Euro olup, talep edebileceği faiz tutarı ise 188.044 Euro olarak hesapladığı, davacının talep edebileceği tutarın (986.151 Euro * 188.044 Euro) 1.174.195 Euro olabileceği, TL Karşılığının ise 3.355.028 TL olarak hesap edildiği..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Taraf itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 06.04.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Tüm dosya yeniden incelendiğinde; A. Davanın, kira sözleşmelerine aracılık (simsarlık) ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olduğu; davacı tarafından 151 adet kiralamaya aracılık hizmetinden kaynaklanan, ödenen 90.000Euro'luk avans düşüldüğünde bakiye 986,151Euroluk alacak ile hizmetlerin bir kısmı için tanzim edilmiş olan 4 fatura karşılığındaki KDV alacağı olan 63.872,98Euro olmak üzere toplam 1.050.023,98Euro'nun 10.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek olan Euro bazında aylık %1 temerrüt/gecikme faizi ile birlikte ödeme tarihindeki TL karşılığı tutarının davalılardan müteselsil olarak tahsilinin talep edildiği, B. Taraflar arasında 31.03.2011 tarihinde “Pazarlama Yetki Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin imzalandığı ve davalılar tarafından sözleşmenin feshedildiği hususunda uyuşmazlığın bulunmadığı; sözleşmede yer alan irade beyanları incelendiğinde davacı simsar (tellal) tarafından sözleşmede kararlaştırılan işler bakımından ivaz (karşılık) olarak kararlaştırılan ücrete (bedele) hak kazanılacağı hususunda anlaşmaya varıldığı; C. Simsarlık sözleşmesine ilişkin TBK m. 520/ hükmünün “Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir”.; TBK m. 521 hükmünün ise “Simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi hâlinde ödenir.” şeklinde olduğu; davacı simsar (tellal) tarafından ücrete hak kazanılabilmesi için taraflar arasında TBK m.| hükmüne göre “karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulan” sözleşmede kararlaştırılan “faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa” ücrete hak kazanacağı; eğer davacı simsarın fesih tarihine kadar sözleşmeye göre gereği gibi ifa bir faaliyet var ise bu halde sözleşmenin 3. maddesi uyarınca buna karşılık gelen simsarlık ücretini talep edebileceği kanaatine varıldığı; takdirin elbette mahkeme'ye ait olduğu; 2. Tüm dosya incelendiğinde simsar (tellal) davacı tarafından sözleşmede üstlenilen edimlerin “zamanında, gereği gibi, eksiksiz, ayıpsız” yerine getirilip getirilmediği hususunda açık bir tespitin yapılamadığı, ancak incelenen dosya kapsamında davacının 70 adet sözleşmenin imzalanarak davalıya teslim ettiğine dair teslim tutanaklarının mevcut olduğu, dolayısıyla bu yönden talebinin mümkün olduğu, mali inceleme neticesinde: Taraflarca rapora karşın beyan dilekçeleri incelendiğinde yeni bir belge ibrazında bulunulmadığı görülmüş olup bu nedenle kök rapordaki mali incelemelerde herhangi bir değişikliğe gidilmediği..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında akdedilen 31/03/2011 tarihli pazarlama yetki sözleşmesine dayalı olarak davacı tarafından sözleşme konusu AVM'deki mağaza ve işyerlerinin kiralama iş ve işlemlerinden kaynaklı komisyon alacağı talep edilmektedir. Taraflar arasında sözleşmenin varlığı ve belirlenen komisyon oranları konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı, sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, münhasır olarak tüm AVM'nin kiralama yetkisinin kendisine tanımlandığını, bu nedenle kiralanabilir alanların tamamına ilişkin komisyon ücretinin ödenmesi gerektiğini savunmaktadır. Davalı ise sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacının sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirmediğini, ücrete hak kazanamayacağını savunmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin 6. maddesi uyarınca tarafların üç ay önceden bildirmek suretiyle herhangi bir tazminat ya da cezai şart ödemeden sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilecekleri hüküm altına alınmıştır. Davalı şirket tarafından, 10.10.2012 tarihinde davacı şirkete Beşiktaş ... Noterliği'nden ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği ve 31.03.2011 tarihinde akdedilen sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı tarafından derhal fesih bildiriminde bulunulmuş ise de sözleşmenin doğası ve feshe ilişkin düzenleme gereği davacının tüm kiralanabilir alanlarla ilgili komisyon talebinde bulunabilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, sözleşmenin yürürlükte bulunduğu tarih itibarıyla davacının kiralanmasına aracılık ettiği bağımsız bölümlerin tespiti ile hak ettiği ücretin tamamının kendisine ödenmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, bilirkişi heyetince yapılan inceleme neticesinde, davalının ticari kayıtlarında bağımsız bölümlerin kime kiralandığı, kiranın başlangıç tarihi ve aylık kira bedelinin tespiti mümkündür. Bu çerçevede yapılan değerlendirmede, davacının 70 bağımsız bölümün kiralanmasına aracılık ettiği, bu iş yerlerine ilişkin teslim tutanaklarının mevcut olduğu, sözleşme gereği davacıya ödenmesi gereken bedelin sözleşme gereği ödenmesi gereken bedelin toplam 353.489 Euro olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, yine tarafların ticari kayıtlarıyla sabit olduğu üzere, davalı tarafından davacıya 90.000 Euro avans ödemesi yapılmış olduğu anlaşıldığından bu bedelin toplam hak edişten tenzili neticesinde 263.489,00-Euro tazminatın davacıya ödenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca sözleşmede söz konusu komisyon ödemelerinin kiralama, teslim ve faaliyete geçişte davacıya kademeli olarak yapılacağı kararlaştırılmış ise de davalının sözleşmeyi 10.10.2012 tarihinden itibaren bekleme süresini dikkate almadan derhal feshettiği ve dolayısıyla alacağın tamamının muaccel hale geldiği gözetilerek bu tarihten itibaren işleyecek aylık %1 faiziyle birlikte ödenmesi gerekmektedir. Son olarak, davalıların taraflar arasındaki sözleşmeye birlikte imzaladıkları, sözleşme kapsamında ortaya çıkacak yükümlülüklerden birlikte sorumlu oldukları dikkate alınarak bu yöndeki itirazlara itibar edilmemiş ve davacı lehine hükmedilen tutarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne,
-263.489,00-Euro tazminatın 10.10.2012 tarihinden itibaren işleyecek aylık %1 faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 51.295,16-TL nispi harçtan peşin alınan 51.105,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 189,56-TL nispi karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 74.200,00-TL bilirkişi ücreti, 2.289,00-TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 76.489,00-TL üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 19.284,19-TL ile 51.134,60-TL harç gideri olmak üzere toplam 70.418,79-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 300,00-TL bilirkişi ücreti 200,00-TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 500,00-₺ üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 374,53-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 561,00-TL tebligat posta gideri üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 420,22-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 116.637,60-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalılar vekilleri lehine hesaplanan 306.570,06-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara mütesaviyen verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin yüzüne karşı davalı ... A.Ş.'nin yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza