T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/567 Esas
KARAR NO : 2025/827
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/09/2023
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; ... Şti'ne ...'nin kayyım olarak atandığını, davalıların, şirketin ...'den önceki ortakları olduğunu, şirketin 31.12.2018 tarihli mizan ve bilançosuna ... adı altında bir hesabı olduğunun tespit edildiğini, anılan hesabın 31.12.2018 tarihi itibarıyla bakiyesinin 1.312.501,33-₺ olduğunu, şirkete kayyım atandığı tarih itibarıyla şirket aktifinde yer alan altın mevcudunun şirket ortakları tarafından şirketten çekildiği ve ortakların zimmetine geçirilmiş olduğunun değerlendirildiğini belirterek müvekkilinin 31.12.2018 tarihli mizan ve bilançosunda ... bakiyesinde görünen ancak fiilen var olmayan 31.12.2018 tarihi itibarıyla değeri 1.312.501,33-₺ olan altınların aynen iadesine, aynen iadenin mümkün olmaması halinde fiili ödeme tarihindeki değeri üzerinden karşılığının bilançoya kayıt tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte şirket ortağı ...'tan tahsiline, ...Ortaklardan Alacaklar hesabında bulunan 323.335,20-₺ bakiyenin işlem tarihinden itibaren işlemiş reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; işbu davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın kasada altın ya da tutara rastlanmadığına ilişkin iddialarının delile dayandırılmadığını, davacıların dava açmaya yetkili olup olmadığı hususunun net olmadığını, kayyım heyetinin yönetimde bulundukları şirkette basiretli tüccar olarak yönetme görevini yerine getirmediğini, davacı tarafın iddialarını ispatla mükellef olduğunu, davaya konu işlemin tüketim ödüncü sözleşmesi niteliğinde olduğunu, davanın usulden reddi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, şirket yetkilileri yönünden tazminat istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü için dava dilekçesinde belirtilen nedenlerle davacı tarafın davalı şirket yetkililerinden tazminat talebinde haklı olup olmadığı, haklı ise talep edilebilecek tazminat miktarının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. 07.07.2024 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunun sonuç kısmında "...Davacı Şirketin, Ticari Defterlerinden 2017 Mali Yılına ait Açılış- Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter Defterlerinin Açılış Kapanış Noter Tasdiklerinin de süresinde yapıldığı ve 2018 yılına ait Açılış- Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerini e-defter olarak tuttuğu ve Envanter Defterinin de Açılış Noter Tasdiklerinin de süresinde yapıldığı görülmüş olup tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit ettiği görülmüştür. 2017 Mali Yılına ait Kurumlar Vergisi Beyannamesi'nde ... Hesabı 1.128.173,86 TL Ve 131-Ortaklardan Alacak Hesabı Hesabı 277.026,09 TL. Borç Bakiyesi verdiği görülmektedir. Takdir Sayın Mahkemenindir. Davacı Şirket, 2018 Mali Yılına ait 4. Dönem Geçici Vergi ekinde verilen Ayrıntılı Bilanço'sunda ... Hesabı 1.312.501,33 TL. Ve 131-Ortaklardan Alacak Hesabı Hesabı 323.335,20 TL. Borç Bakiyesi verdiği görülmektedir. Davacının altın iadesi yönündeki talebine yönelik, söz konusu altınların davalılardan birine teslim edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanamadığı, Altın talebi hakkında müdür sıfatıyla davalı ...'den talepte bulunulmamaktadır. Altın iadesine veya bedelinin tahsili talebi bakımından ...'ın müdür sıfatıyla sorumluluğuna yönelik kusur ve illiyet bağının davacı tarafından ispat edilemediği, ispat edildiğinin Mahkeme tarafından kabulü halinde zararın ispatı bakımından bilirkişi incelemesinin gerekeceği, Altın iadesine veya bedelinin tahsili talebinin zamanaşımı konusunda zaman aşımı süresinin başladığı sona erdiği hususunun davalı tarafından ispatının gerekeceği, Davacı şirketin davalı ...'tan 323.335,20 TL alacaklı olduğu, bu alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği, diğer davalı ...'nin söz konusu borçtan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, Sair talepler ve Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalı tarafa yükletilmesine ilişkin taleplerinin Mahkemenin Takdirlerine ait olduğu..." yönünde görüş belirtilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi heyeti kök raporuna karşı itirazları değerlendirilmek kaydı ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 28.01.2025 tarihli ek raporun sonuç kısmında "...Davacı Şirketin, Ticari Defterlerinden 2017 Mali Yılma ait Açılış- Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter Defterlerinin Açılış Kapanış Noter Tasdiklerinin de süresinde yapıldığı ve 2018 yılına ait Açılış. Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerini e-defter olarak tuttuğu ve Envanter Defterinin de Açılış Noter Tasdiklerinin de süresinde Yapıldığı görülmüş olup tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit ettiği görülmüştür. Takdir Sayın Mahkemenin takdirindedir. Davacı Şirketin, Ticari Defterlerinden 2017 Mali Yılma ait Açılış- Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter Defterlerinin Açılış Kapanış Noter Tasdiklerinin de süresinde yapıldığı ve 2018 yılına ait Açılış. Kapanış Tasdiki zorunlu olan Yevmiye ve Defter-i Kebir Defterlerini e-defter olarak tuttuğu ve Envanter Defterinin de Açılış Noter Tasdiklerinin de süresinde Yapıldığı görülmüş olup tüm defterlerin kendi içlerinde birbirini teyit etiği görülmüştür. Takdir Sayın Mahkemenin takdirindedir. Davacı Şirket, 2018 Mali Yılına ait 4. Dönem Geçici Vergisi Beyannamesi ekinde verilen Ayrıntılı Bilanço'sunda ...Kıymetler Hesabı 131250133 TL ve ...Ortaklardan Alacak Hesabı Hesabı 323.335,20 TL. Borç Bakiyesi verdiği görülmektedir. Takdir Sayın Mahkemenindir. Davacının altın iadesi yönündeki talebine yönelik, söz konusu alünların davalılardan birine testim edildiğine ilişkin bilgi ve belgeye rastlanamadığı, Altin talebi hakkında müdür sıfatıyla davalı ...'den talepte bulünülmamaktadır. Altın iadesine veya bedelinin tahsili talebi bakımından ...'ın müdür sıfatıyla sorumluluğuna yönelik kusur ve illiyet bağının davacı tarafından ispat edilemediği, ispat edildiğinin Mahkeme tarafından kabulü halinde zararın ispatı bakımından bilirkişi incelemesinin gerekeceği, Altın iadesine veya bedelinin tahsili talebinin zamanaşımı Konusunda zamanaşımı Süresinin başladığı ve sona erdiği hususunun davalı tarafından ispatının gerekeceği Davacı şirketin davalı ...'tan 323.335,20 TL alacaklı olduğu, bu alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği, diğer davalı ...'nin söz konusu borçtan dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, Sair talepler ve Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalı tarafa yükletilmesine ilişkin taleplerinin Mahkemenin Takdirlerine ait olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Davacı vekilinin bilirkişi heyeti ek raporuna karşı itirazları değerlendirilmek kaydı ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, 08.07.2025 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporunun sonuç kısmında ek rapordaki kanaatlerin değişmediği yönünde görüş belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; Somut olayda, davacı şirkete 6758 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi uyarınca, ... 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin...tarihli ve ... sayılı kararıyla ... (...) kayyım olarak atanmıştır. ... tarafından davalı şirket müdürlerinin görevine son verilmiş; Fon yöneticileri yeni müdürler olarak atanmış ve nihayet eski yöneticilere karşı huzurdaki yöneticinin sorumluluğu davası açılmıştır. Yöneticinin sorumluluğu davası, şirket yönetim organlarının mevzuata veya sözleşmeye aykırı davranışları (kusur) nedeniyle şirketin uğradığı zarardan şahsen sorumlu olmalarına imkan sağlayan bir dava türüdür.
Davacı şirketin huzurdaki dava kapsamında iki ayrı başlık altında talebi bulunmaktadır. Birincisi, şirketin ticari defter kayıtlarına göre "ortaklardan alacaklar hesabında" eski müdürlerden 323.335,20-TL alacaklı görünmesi sebebiyle bu bedelin her iki müdürden müşterek ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir. Davacı şirketin ticari kayıtlarına göre ortaklardan alacaklı görünülmesi karşısında, bu bedelin tahsili için ortağa karşı ayrıca sorumluluk davası açılmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu bedel, ortaktan her zaman tahsil edilebilir ve bunun tahsilinin talep edilmesi için ortağın ayrıca kusurlu olduğunun ispatlanmasına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle, anılan talep yönünden alacağın doğrudan tahsilinin mümkün olması nedeniyle ayrıca sorumluluk davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İkinci talep ise Davacı şirketin 118-1 madeni menkul kıymetler hesap kodunda kayıtlı 50 gr 14 adet külçe altın, 36,84 gr altın, 34 adet gram külçe altın, 43,88 gr altın, 3.980 gr altın (995 mılyem), 22 gr saf altın, 9 adet çeyrek altın, 1 adet Cumhuriyet altının şirket kasasında fiilen bulunmamasına ilişkindir. Şirket yöneticisinin temel görevi şirketin muhasebe ve finansal denetimini sevk ve idare etmek, varlıklarını kuruluş amacı doğrultusunda korumak ve geliştirmek suretiyle faaliyetini devam ettirmek olarak özetlenebilir. Bu çerçevede, şirketin ticari kayıtlarına göre kasada olması gereken ancak fiilen olmadığı tespit edilen bir kısım menkul kıymetlerin akıbetine ilişkin açıklama yapma ve sorumluluk davasında bunların şirket menfaatleri doğrultusunda kullanıldığını ispat külfeti davalı şirket yöneticisine aittir. Davalı tarafının cevap dilekçesinde bu yönde bir açıklama mevcut değildir. Dolayısıyla, şirkete fiili olarak ... tarafından el konulmasından sonra ticari kayıtlara göre şirketin kasasında bulunması gereken altınların kayyım tarafından yapılan kontrolde bulunmadığının tespit edilmesi karşısında yöneticinin şirkete karşı sorumluluğu tartışmasızdır. Bu nedenle, davanın bu yönden kabulü ile şirketin menkul kıymetler hesabında kayıtlı altınların davalı yöneticiden aynen alınarak şirkete iadesi konusunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş; somut olayda yöneticiler hakkında ayrıca ceza soruşturmasınında bulunması nedeniyle zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü kısmen reddine,
a)Davalılar aleyhine 323.335,20-TL'nin ödenmesine ilişkin talep yönünden davanın reddine,
b)Davacı şirketin ... madeni menkul kıymetler hesap kodunda kayıtlı 50 gr 14 adet külçe altın, 36,84 gr altın, 34 adet gram külçe altın, 43,88 gr altın, 3.980 gr altın (995 mılyem), 22 gr saf altın, 9 adet çeyrek altın, 1 adet Cumhuriyet altının davalı ...'tan aynen alınarak davacı yana verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 763.913,66-₺ nispi harç ile 615,40-₺ başvuru harcı olmak üzere toplam 764.529,06-₺'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 63.000,00-₺ bilirkişi ücreti, 2.447,75-₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 65.447,75-₺ üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 63.608,63-₺ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 715.660,86-₺ nispi vekalet ücretinin davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 51.733,63-₺ nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza