T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/575 Esas
KARAR NO : 2025/781
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/09/2023
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil şirket araç kiralama şirketi olup ... plakalı .... marka ve model aracın sahibidir 05.05.2023 tarihinde, saat 21:25 sıralarında, dava dışı sürücü müvekkil şirkete ait ... plakalı araç ile; İzmir istikametinden ...'e geldiği esnada yola aniden fırlayan başıboş hayvana (köpek) aracının ön kısımlarıyla çarpması neticesi tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Olay sonrası kolluk birimlerince tutulan ve ekte sunduğumuz trafik kazası tespit tutanağında davalının yapımı ve bakımından sorumlu olduğu alan içerisinde K.T.K.m.13'ü gereğince yabani hayvanların bölgeye girişini engelleyecek düzeyde tel çit çekmeyerek gerekli önlemleri almaması sonucu yaşanan kazada %100 ve tek kusurlu olduğu tespit ve rapor edilmiştir Davalı kazaya %100 kusurlu olarak sebebiyet vermiştir. İşbu hususun tespiti için kusur raporu alınmasını talep ederiz. Müvekkile ait araç sürücüsünün ise kazaya etken herhangi bir kural ihlali bulunmayıp kusur izafe edilemez.
Müvekkil şirkete ait araç; kaza sonrası onarılmış olup onarıma ilişkin hasar ekspertiz faturası ektedir. Faturada belirlenen onarım işlemlerinin ve miktarın kadri marufunda olup olmadığının bilirkişi aracılığıyla tespitini talep ederiz İşbu nedenle alınacak bilirkişi raporu ile hasar bedelinin belirlenerek davalılardan tahsilini talep ederiz.
Müvekkil şirkete ait araç; ... marka ve model olup kaza öncesi hasarı bulunmamakta ve kazadan sonra orijinalliğini yitirmiş bulunmaktadır. Mevcut kaza sonucu araçta oluşan hasar sebebiyle ikinci el piyasa rayiç değerinde ciddi bir düşüş meydana gelmiştir.
Mağdur aracın kasko değeri 789.110,00-TL olup Türkiye Sigorta Birliğinden alınan kasko değer görüntüsü ektedir Mağdur aracın kazasız rayiç değerine ilişkin olarak ... ve ... adlı internet sitesinden ve galerilerden emsal araştırması yapılmasını talep etmekteyiz.
Değer kaybının; Anayasa Mahkemesi'nin 09.10.2020 tarihli resmi gazetede yayımlanan 17.07.2020 tarihli ve ... E....K. Sayılı iptal kararı ve Yargıtay içtihatları uyarınca Türk Borçlar Kanunundaki genel hükümlere göre ve gerçek zarar ilkesi uyarınca kazadan önceki değeri ile kazadan sonra oluşan piyasa rayiç değeri arasındaki farkın belirlenmesi sureti ile hesaplanması gerekmektedir.
Dava konusu kaza sonucunda müvekkil şirkete ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar sebebiyle araç bir süre onarımda kalmıştır. Müvekkil şirketin iştigal konusu motorlu hafif kara taşıtlarının ve arabalarının sürücüsüz olarak kiralanması ve leasingi olduğundan onarım süresi boyunca da araç kiralanamamış bu suretle müvekkil şirket araç mahrumiyet bedeli zararına uğramıştır
Aracın kiralanamaması nedeniyle araç mahrumiyet bedeli hesaplanırken aracın hasar gördüğü bölge dikkate alınarak onarımı için gereken makul süre belirlenmelidir. Makul onarım süresi belirlendikten sonra müvekkile ait aracın makul kiralama bedelinin belirlenmesi gerekmektedir.
Yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca mahkemece, dosyada bulunan hasar tamir belgelerine göre aracın ne kadar sürede tamir edileceğini belirlemek amacıyla bilirkişiden rapor alınarak, belirlenen süre içerisinde davacının araç mahrumiyeti nedeniyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 50. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilmelidir.
Tüm bunlarla birlikte davalının bakım ve onarımından sorumlu olduğu kazanın meydana geldiği bölgede; gerekli önlemleri almayarak kazaya sebebiyet verdiği açık olup, kaza sonucu müvekkil şirketin aracında meydana gelen zarar miktarlarından da sorumluluğu bulunmaktadır.
İzah edilmeye çalışıldığı üzere davalının kusuru ile sebebiyet verdiği hasar sonucunda müvekkil şirkete ait araç maddi hasara uğramış, değer kaybetmiş ve onarımda kaldığı süre boyunca araçtan yararlanmayarak kazançlarından mahrum kalmıştır. Dolayısıyla müvekkilin bu kaza nedeniyle aracının uğradığı hasar bedeli, değer kaybı ve iş durması-kazanç kaybı süresinin ve bedelinin tespit edilerek, davalılardan tazmin edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle 05.05.2023 tarihli kaza sebebiyle müvekkilin ... plakalı aracında meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve iş durması - kazanç kaybı süresinin ve bedelinin tespiti ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik belirsiz alacak olarak açtığımız 500,00 TL hasar bedeli, 500,00 TL değer kaybı ve 500,00 TL iş araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine dair karar verilmesi için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur.
05.05.2023 tarihli kaza sebebiyle müvekkilin ... plakalı aracında meydana gelen maddi hasar, değer kaybı ve iş durması - kazanç kaybı süresinin ve bedelinin tespitine,
Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak olarak açtığımız 500,00 TL hasar bedelinin 05.05.2023 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkile ödenmesine,
Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak olarak açtığımız 500,00 TL değer kaybı bedelinin 05.05.2023 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkile ödenmesine,
Fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik kısmi alacak davası olarak açtığımız 500,00 TL araç mahrumiyet bedelinin 05.05.2023 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile müvekkile ödenmesine,
Tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:... Şirketi vekilinin mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle: "Öncelikle dava dosyasına ilgili olarak kaydedilen; ... A.Ş. Tarafından dava dosyasına sunulan cevap dilekçesinde yer alan husumet itirazları dikkate alınmaksızın ve de 03.12.2024 tarihli celsede davacı vekilinin taraf değişikliği talebine dair muvafakat verilmemiş olmasına karşın; ilgili itirazlar göz ardı edilerek davacı tarafın taraf değişikliği talebinin kabul edilmesi ve Müvekkil Şirket'in davalı olarak huzurdaki davaya eklenmesine ilişkin itirazlarımızı dosyasına sunarak; davanın usulden reddine karar verilmesini talep ederiz. Davacı vekilinin; davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretinin hükmedilmesinin önüne geçmek adına öne sürmüş olduğu iddialar haksız ve hukuka aykırı olup; davanın usulden reddine karar verilmesini talep ederiz. Müvekkil şirketin yerleşim yeri "..." olması nedeniyle ve anılan kanun hükümleri doğrultusunda ... Asliye Ticaret Mahkemeleri işbu davaya bakmakta görevli ve yetkilidir. Davacı taraf vekili tarafından ikame edilen işbu davanın belirsiz alacak davası şeklinde açıldığı görülmektedir. 6100 sayılı HMK’nın 107. Maddesi uyarınca alacak miktarının belirsiz alacak davasına konu edilebilmesi için; Zarar gören tarafından alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenmesinin imkansız olduğu hâllerde açılabilmektedir.
Ancak işbu davaya konu zararların tamamı davacı tarafça dosyaya sunulan belgelerden görülmektedir. Davacı yan tarafından talep edilen değer kaybı gerçek zarara dahildir ve sunulan belgeler dikkate alındığında hesaplanabilir ve öngörülebilir bir miktardır. Ancak karşı tarafça ilgili alacağın tespit edilebilir olduğu göz ardı edilerek işbu dava belirsiz alacak şeklinde açılmıştır. Değer kaybının hesabı için bilirkişi incelemesi gerekmemektedir, kolayca hesaplanabilen ve gerçek zarara dahil olan değer kaybı talebinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği aşağıda Sayın Mahkeme dikkatine sunulan emsal kararlar ile de sabittir. Ek olarak, davacı tarafından talep edilen hasar bedeli ise halihazırda belirli bir tutar olduğundan belirsiz alacak şeklinde ileri sürülemez
Davacı taraf dava dosyasına kaza tespit tutanağını delil olarak sunmuş ise de söz konusu tutanağı tutan memurun, kazanın gerçekleştiği Otoyol kesiminde var olduğu iddia edilen yapısal kusurları tespit etmeye imkan verecek eğitim, bilgi ve tecrübeden yoksun olduğundan bahisle, böyle bir tespiti yapamayacağı açıktır. Memur tarafından tutulan tutanak bilgilendiren bir tutanak olup, Müvekkil Şirket’in kusurunun bulunup bulunmadığı polis memuru tarafından belirlenmemektedir. Yargı kararları dikkate alındığında polis tutanağı resmi belge niteliğinde olduğu değerlendirilmekte olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ...E., ...K., 10.03.2009 tarihli ilamında "Kaza tespit tutanağı aksi ispat edilene kadar geçerli resmi belge niteliğindedir..." hükmü yer almaktadır.
Ek olarak, polis memurlarının olay yerinde yaptıkları tespitler hakkında Trafik Denetimlerinde Ve Trafik Kazalarında Alınacak Önlemlere İlişkin Yönerge madde 49/1-f uyarınca “Kaza yerinde iz ve deliller tespit edilerek, gerekli ölçümler yapılır, kaza yerinin farklı açılardan bölüm, araçların hasarlı kısımları ise hem dar hem geniş açıdan ayrı ayrı fotoğraflanır, inceleme; kaza yerini içine alacak şekilde büyük bir daire çizilerek (sanal), dairenin en dışından ve çabuk kaybolabilecek delillerden başlanarak merkeze doğru gelmek suretiyle, gerekiyorsa, daire eşit parçalara bölünerek yapılır.” hükmü dikkate alındığında, kaza tespit tutanağının gerekli incelemeler ve tespitler yapılmadan tutulduğu anlaşılmaktadır. İşbu davaya cevap dilekçemiz ile söz konusu tutanağa itiraz ettiğimizi bildiririz.
Hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; kaza tespit tutanağında ve ekli krokide kaza mahallinde bulunan yol kenarındaki çitlerde tespit edilmiş bir açıklık, yırtık, devrilme olduğuna ilişkin bir tespit yer almamaktadır. Huzurdaki dava konusuna benzer bir dava dosyasında kusur tespiti için Adli Tıp Kurumunda inceleme yaptırılmış ve Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen kusur raporunda "... dosya kapsamındaki tüm bulgular ve olay yeri basit krokisi heyetimizce incelenip durum değerlendirilmesi yapıldığında; olay günü düzenlenmiş Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda ve ekli krokisinde, mahalde yol kenarındaki tel çitlerde tespit edilmiş açıklık, yırtık, devrilme olduğuna dair bir tespitin bulunmamasının yanında, yol kenarındaki bariyer veya tel örgülerdeki eksiklikle ilgili idareye bildirim yapıldığına dair herhangi bir bilgi ya da belge olmadığından dolayı yoldan sorumlu kurum/kuruluşun ihmali olduğu yönünde kanaat oluşmadığından ..." ..." denilerek tel çitlerde bir eksik veya açıklığın bulunduğu hususunda tespit olmaması ve bu konuda idarenin bilgisi olmaması nedeniyle otoyol işletmecisi şirketin kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu Adli Tıp raporunun alındığı ... 37. Asliye Hukuk Mahkemesi...E.... K sayılı 30.01.2023 tarihli dava dosyasında “… Şirketinin kusursuz olduğunun bildirildiği, mahkememizce uzmanlık gerektiren kusur tespiti konusunda denetime açık olduğu anlaşılan işbu ATK raporu gereği olayda davalı … şirketin kusurunun bulunmadığı, yasal olarak kusursuz sorumluluk halinin de somut olayda davalı şirket yönünden mevcut olmadığı, dolayısıyla davacının davalıdan trafik kazası nedeniyle aracında meydana gelen maddi zararları talep edemeyeceği dolayısıyla davanın reddine, …” yönünde hüküm kurmuştur.
Müvekkil Şirket, Uygulama Sözleşmesi tahtındaki yükümlülüklerine uygun olarak Otoyol’da devriye faaliyeti yürütmektedir. Devriye ekipleri, devriye turları sırasında tespit ettikleri ya da ...Merkezi’ne bildirilen kazalara ve sair olaylara müdahale müdahale etmekte, olay yerinin güvenliğini sağlayıp yol yüzeyinin temizliğini gerçekleştirmektedir. Hayvanların Otoyola girişini engellemek için ... standartlarına uygun olarak yapılmış olan tel çitlerin kontrolü belirli periyotlarla sağlanmaktadır. Nitekim, rutin tel çit kontrolü yapılması yükümlülüğü Müvekkil Şirket tarafından yerine getirilmiş olup, dava konusu kazanın meydana gelmesinde Müvekkil Şirket’in sorumlu tutulması mümkün değildir.
Müvekkil şirket tarafından Otoyol'un güvenliği açısından gerekli tüm tedbirler ve önlemler alınmaktadır. Keza dosyasına sunulan ''Özel sekans raporu'' belgesi ile de açıkça görüleceği üzere müvekkil şirkete ait trafik departmanı tarafından olay öncesi olay yerinden altı (6) kez geçilmiş, ancak Otoyol üzerinde herhangi bir soruna rastlanılmamıştır. Yolun yapım ve kusurundan kaynaklanmayan ve dava konusu olayda olduğu gibi ani şekilde oluşan ve Müvekkil Şirket'in bilgisi dışında bulunan bir takım eylemler sonucu oluşan zararların münferit olay olarak kabulü gerekmektedir. Yüzlerce kilometrelik sorumluluk alanı bulunan Müvekkil Şirket'in, Otoyol'un her noktasını her an kontrol edemeyeceği ancak kendisine gelen ihbar ve rutin kontroller sonucu tespiti üzerine bu tür olaylara müdahale edebileceği açıktır. Müvekkil Şirketin ağında bulunan 407 km yol ağının her kesiminde her an bulunması ve tüm önlemleri almış olmasına karşın olağan dışı gelişen durumlara müdahale etmesi hayatın olağan akışına aykırıdır.
A-Bilirkişi raporunda kusur oranının belirlenmesi yetki aşımına sebebiyet vermektedir. Bilirkişinin yetkisi dahilinde bulunmayan hususlarda görüş ve kanaatini bildirmesinin tarafımızca kabul edilmesi mümkün değildir. Ayrıca belirtmek gerekir ki; Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından 07.09.2020 tarihinde duyurulan Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar belirlenmiş olup 27. Maddesinde "kusurun tespiti normatif bir değerlendirmeyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu, kusursuz, yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeyi ifade eder." denilmektedir. Bu halde takdire sunulacak bilirkişi raporlarında yalnızca olaya ilişkin teknik değerlendirmeler yer alabilecek, hakim yerine geçme kastı ile sonuca yönelik karar ve kanaatler bilirkişi raporunda yer alamayacaktır. Bu halde bilirkişi raporunda kusur oranına yönelik kanaat bildirilmesi hatalıdır, kabul anlamına gelmemekle birlikte ilgili hususun takdiri Sayın Mahkemeye aittir.
Bilirkişi raporunun hasar hesaplamasına ilişkin bölümü açık, anlaşılır ve denetime elverişli olarak hazırlanmamıştır. Mahkemece kaza nedeni ile araçta meydana gelen gerçek zararın tespiti gerekmektedir. Ancak hasar hesaplamasında davacı tarafından sunulan fatura esas alınmıştır. Bu sebeple bu hesaplama objektif değildir. Bilirkişi hesaplamaya ilişkin nesnel gerekçeler sunmamıştır. Açık, anlaşılır olmayan nesnel kriterlere dayanmayan işbu rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli değildir. Davacı tarafından dosyasına sunulmuş olan; tarafsız ve doğruluğu noktasında şüphelerin bulunduğu belgelerin hüküm kurmaya elverişsizliği ve irdelenmesi gerektiği hususunda itirazlarımızı sunarız. Sadece davacı tarafça sunulan araç hasar görüntülerine istinaden Müvekkil Şirketten herhangi bir bilgi ve belge talep etmeksizin düzenlenen fatura bedellerinin dolayısıyla da bilirkişi raporunda yer alan hususların tarafımızca kabul edilmesi mümkün değildir.
B-Bilirkişi raporunun sonuç bölümünde "Aracın onarım bedelinin riziko tarihi itibarıyla 5.864,67 TL olmak üzere yerinde ve uygun olduğu, Aracın değer kaybının 9.185,00 TL olacağı, Aracın onarımının 3 gün olup riziko tarihinde günlük 690 TL kiralama bedeli karşılığı 2.070,00 TL araç mahrumiyet tazminatından bahsedilebileceği, " görüşünü bildirmiştir. Ancak bu görüş hatalıdır. Şöyle ki;
Davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine,
Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, kusur tespiti yapılması için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen İşlerinden oluşturulacak heyetten kusur raporu alınmasına, akabinde yargılamaya devam edilerek davanın reddine,
Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacı şirkete ait ... plaka sayılı aracın dava dışı kiracının kullanımında iken 05/05/2023 tarihinde İzmir istikametinden ...'e geldiği esnada yola fırlayan köpeğe çarpması neticesinde araçta oluşan maddi hasarın, değer kaybının ve kazanç kaybı isteminden ibaret davadır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman trafik kusur bilirkişisi, sözleşme hukuku alanında uzman bir bilirkişi ve makine mühendisi bilirkişilerinden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Hayvan girişinin yasak olduğu otoyolda taşıt yolu üzerinde hayvan ( köpek) bulunmasına rağmen tedbir almayan; Önceden teknik olarak belirlenmiş ( KTK” nun 3, 13 Md. ile KT. Yönet. 19. Md. Otoyol, Trafik Güvenliği)) kurallara karşı dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen, görevini ihmal ederek kazaya sebebiyet veren, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen yolun yapım, bakım ve işletilmesinden sorumlu olan kuruluşun hizmet sebebiyle “100 Oranında Asi ve Tam Kusurlu” olacağı; Otoyolda orta şeritte seyretmekte iken önüne çıkan başıboş hayvanın ( köpeğin) yarattığı kaza tehlikesi öngörülemez ve önlenemez olduğu düşünülen ... plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ...' ın kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olacağı; Kaza tarihinde ... plakalı otomobilin maliki olan davacı “... Ltd. Şti.'nin ise ( KTK' nun 85. Md. İşleten) kurallar gereği araç sürücüsü dava dışı ...' ın kusuru oranında, adı geçen sürücü ile birlikte Müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı; Ancak yukarıda açıklanan şekilde adı geçen sürücünün kazada kusuru olmayacağının tespit edildiği; Bu nedenle aynı aracın maliki olan davacı “... Şti.'nin” de kazada sorumluluğu bulunmayacağı; Kazanın gerçekleştiği yerde dava dışı ...A.Ş. ile davalı Mahkemenizin Karayolları Genel Müdürlüğü Kamu Özel Sektör Ortaklığı Bölge Müdürlüğü'ne gönderdiği 09.02.2024 tarihli müzekkere ile: “(...) davaya dayanak kazanın meydana geldiği Yap-İşlet-Devret Modeli ile çalışmaları tamamlanarak işletmeye açılmış olan ... lokasyonunda gerçekleşen kaza nedeniyle davalı ... A.Ş. sorumluluğunda olup olmadığına ilişkin bilgi (...)” talep edildiği, Bunun üzerine ise ilgili kurum tarafından dosyaya celbi gerçekleşen 16.02.2024 tarihli cevap yazısı ile: “Söz konusu kesimde ... A.Ş. olup, Görevli Şirket'e ait bilgiler yazımız ekinde gönderilmektedir." İfadelerine yer verildiği, Tüm bu açıklamalardan sonuçla nihai takdir ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere davaya konu kazanın gerçekleştiği lokasyonda sorumlu şirketin davalı değil dava dışı ... A.Ş. olduğunun ifade edilebileceği, Ancak açıklamalarımıza Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olunması ihtimaline binaen ve heyetimize verilen görevlendirmenin tamamlanabilmesi için davacının aracında oluşan hasar ile meydana gelen kaza arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının tespiti, illiyet bağı var ise hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin hesaplanması yönünden incelemelerle devam edildiğinde dava konusu aracın hasarının kaza niteliğine ilişkin detaylarla uyumlu olduğu, Aracın onarım bedelinin riziko tarihi itibarıyla 5.864,67 TL olmak üzere yerinde ve uygun olduğu, Aracın değer kaybının 9.185,00 TL olacağı, Aracın onarımının 3 gün olup riziko tarihinde günlük 690 TL kiralama bedeli karşılığı 2.070,00 TL araç mahrumiyet tazminatından bahsedilebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Davacı vekilinin maddi hata talebi bakımından yapılan değerlendirmede;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. Maddesinde; "(1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür.
(2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.
(3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir.
(4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Dava konusu kazanın gerçekleştiği yerin işletmecisi Karayolları Genel Müdürlüğü'nün 16/02/2024 tarihli cevabi yazısına göre ... A.Ş'dir. Somut olay bakımından her ne kadar davacı tarafça dava ilk olarak ...A.Ş'ye karşı açılmış olsa da esas işletmecinin ...A.Ş olduğu, ... A.Ş ile ... A.Ş arasında sözleşme bulunduğu, kazanın gerçekleştiği yer de dikkate alındığında davacının davasını açarken yanılgıya düşerek ... A.Ş'ye davasını yönelttiği anlaşılmakla HMK 124/4 uyarınca taraf değişikliği talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davanın esası bakımından yapılan değerlendirmede;
... İli ... İlçesi ... Mah.' de, ...Otoyolunda, İstanbul yönünde, 3 şeritli yerde ve orta şeritte seyreden sürücü ...” in idaresindeki ... plakalı otomobil ile anılan yere geldiği esnada aracının ön kısımları ile; taşıt yolu üzerinde seyreden sürücünün yola aniden fırlayan başıboş hayvana ( köpeğe) durumunu fark edemeyerek çarpması sonucu maddi hasarlı olarak meydana gelmiştir.
KTK'nın tanımlar başlıklı 5. Md. Erişme kontrollü karayolu (Otoyol): Özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı, yaya, hayvan ve motorsuz araçların giremediği, ancak izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur” denilmiştir. KTK'nın “Karayolu trafik güvenliği” başlıklı 13. Md. “Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür” denilmiştir. Aynı mahiyette olan KT. Yönet. “Karayolu Trafik Güvenliği" başlıklı 19. Md. “İlgili bütün kuruluşlar, yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu oldukları karayollarında; Karayolu yapısını, Trafik işaretlerini ve trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlüdürler.” Şeklindedir. Tehlike yaratan ilk davranışta bulunan, diğer tarafa göre daha fazla özen beklenen ve birden fazla emredici trafik kuralını ihlal eden tarafın ağır kusurlu olacağı, dikkatli kişilerin göstermesi gereken özeni göstermeyenin ise hafif kusurlu olacağı ilkesinden yararlanılmak suretiyle, kazanın hazırlanması ve sonuçlanmasında otoyol içerisinde köpeğin buluınmaması hususunda gereken tedbir ve özeni göstermeyen davalı şirketin tam kusurlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
Bu bağlamda bilirkişiler tarafından yapılan hesaplamalar doğrultusunda davacıya ait aracın köpeğe çarpması nedeniyle oluştuğu iddia edilen hasar ile onarım arasında illiyet bağı bulunduğu ve hasar bedelinin 5.864,67 TL, araç mahrumiyet bedelinin 2.070,00 TL ve değer kaybının ise 9.185,00 TL olduğu bilirkişilerce tespit edilmiş olup usule, yasaya ve hukuka uygun olarak hazırlanan bilirkişi raporu mahkememizce hükme esas alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KABULÜNE,
1-Hasar bedeli olarak 5.864,67 TL, araç mahrumiyet bedeli olarak 2.070,00 TL ile değer kaybı bedeli olarak 9.185,00 TL olmak üzere toplam 17.119,67 TL'nin 05/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.169,44 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olmak üzere toplam alınan 536,85 TL'nin mahsup edilerek bakiye 632,59 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 536,85 TL peşin ve ıslah harcı, 269,85 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 806,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, yürürlükte olan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince dava değeri olan 17.119,67 TL üzerinden hesaplanan 17.119,67 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 108,75 TL tebligat, posta gideri ile 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.108,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır