T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/617 Esas
KARAR NO : 2025/826
DAVA : Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı)
DAVA TARİHİ : 17/09/2014
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı banka vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi gereğince davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirketten alacaklı olduğu, davalılar ... ve ...'nin de müteselsil kefaletleri gereğince bankaya borçlu oldukları, bankanın bu alacağının tahsili amacı ile ... 14 İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 25.06.2004 tarihinde 2.915.511 USD üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçların icra takibine vaki itirazlarının iptali için ... 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas sayılı dosya numaralı ile yapılan yargılama neticesinde davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verildiği, müvekkili bankanın alacağını tahsil imkanın bulunmadığı, bu hususun geçici aciz vesikası hükmündeki menkul haciz tutanakları ve tapu kayıtları ile sabit olduğu, davalılardan ... ile ...'nin maliki bulunduğu taşınmazlar üzerine hacizden 1 gün önce diğer davalı şirket lehine ipotek tesis etmek suretiyle malların kaçırıldığı, ihtiyati haciz kararına istinaden ... 14 İcra Müdürlüğünün...esas sayılı dosyasından borçluların taşınmazlarının haczi için 09.07.2004 tarihinde teskere yazıldığı, bu teskerenin tapu dairesine 13.07.2004 tarihinde ulaştığı ve taşınmazlara haciz konulduğu, ancak tapu cevapları geldiğinde davalıların 12.07.2004 tarihinde taşınmazlar üzerine ipotek tesis ettiklerinin göründüğü, davalı ... ait ...Mahallesi 35 Pafta 242 Ada 65 Parsel 707 metrekare alanlı ana gayrimenkuldeki 2/8 arsa paylı (2 nolu) dublex mesken üzerine 12.07.2004 tarihinde 287.000,00 TL (287.000.000.000 Eski TL) üzerinden davalı şirket lehine ipotek tesis edildiği, yine diğer davalı ...'e ait ... Mahallesi 11 Pafta 72 Ada 5 Parsel 482,50 metrekare alanlı ana gayrimenkuldeki 35/100 arsa paylı (2 nolu) dublex mesken üzerine 12.07.2004 tarihinde 287.000,00 TL (287.000.000.000. Eski TL) üzerinde ipotek tesis edildiği, davalılar arasında yapılan bu ipotek tasarruflarının muvazaalı olup İİK'nun 277 ve devam eden maddeleri ile BK 18. maddesi uyarınca iptalinin gerektiği, borçlular ... ve ...'nin diğer davalı şirkete önceden rehin vermeyi taahhüt etmediği, dava konusu taşınmazları üzerine sırf müvekkili bankanın hacizden etkilenmemek amacı ile aralarında kurulu bulunan iş ilişkisi nedeni ile kendisinin ekonomik durumunu çok iyi bilen ve aslında ipotek miktarınca da borçlu bulunmadığı diğer davalının ipotek tesisi işleminin muvazaalı olarak sırf taşınmazları bankadan kaçırmak amacı ile yapıldığının açıkça ortada olduğundan davalılar arasında ... Tapu Sicil Müdürlüğü nezdinde ... tarih ve ... ve ... yevmiye numarası ile yapılan ipotek tasarruflarının müvekkili banka yönünden iptaline, dava konusu taşınmazların müvekkili bankanın alacaklı bulunduğu icra dosyasından satışı sonunda dava konusu ipoteklerin müvekkili banka alacağına rüçhaniyet oluşturmamasına ve satış sonucu ipotek alacasına düşecek satış bedelinin alacağı ile sınırlı olmak üzere müvekkili bankaya ödenmesine ve müvekkili bankaya cebri icra yapabilme yetkisinin verilmesine, mahkeme giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... ve... İlle vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile davacı yanın aynı dava dilekçesi ile hem iptal davası hemde danışık (muvazaa) davasını birlikte açtığının görüldüğü, oysaki İİK 277-285 maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davaları ile B.K'nın 18. maddesinde düzenlenen muvazaa davalarının nitelik, koşulları, hüküm ve sonuçları yönünden farklılıklar bulunduğu, mahkeme davanın hukuki tasnifi ile bağlı olmasa da davacı yanın bir yandan BK 18, bir yandan da İİK 277 ve devamı hükümlerine dayanarak ileri sürdüğü taleplerinin çelişkisi de gözetilerek davanın bu nedenle reddinin gerektiği, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine müvekkilleri ile diğer davalı arasında yapılan tasarrufların son derece doğal ve ticari hayatın olağan akışına uygun olduğu herhangi bir muvazaa veya zarar verme kastını taşımadığı, müvekkillerinin ortağı olduğu dava dışı asıl borçlu şirket ile diğer davalı şirket arasında uzun süredir devam eden ticari ilişki bulunduğu, bu durumun firmalar arasında doğan cari hesap borcunun teminatı olarak davalı alacaklı şirket lehine ipotek tesis edilmesinin son derece doğal olduğunun açık delili olduğu, dava dışı asıl borçlu şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden dolayı davalı şirketin dava dışı asıl borçlu şirketten alacaklı olduğu, iş ilişkisinin devamı sırasında doğan borçların teminatını oluşturmak adına dava dışı şirketin ortağı olan müvekkilleri adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde davalı şirket lehine ipotek tesis etme yoluna gidildiği, ayrıca iş bu davada dava ön şartının gerçekleşmediği ve davacının kesinleşmiş bir alacağı ve bir aciz vesikasının da mevcut olmadığı, alacaklının müvekkilleri nezdinde kesinleşmiş bir alacağı olmadığından açtığı tasarrufun iptali davasının dava koşulu yokluğundan dinlenmeksizin red edilmesi gerektiği, davaya dayanak yapılan icra takip dosyasında borçlu müvekkilleri hakkında alınmış bir aciz vesikası olmadan dava ikamesinin de mümkün olmadığı bu nedenle de davanın dava ön koşulu gerçekleşmediğinden reddinini gerektiği, kanunun ön gördüğü iptal davasının açılabilmesinin ön koşulu olan kesin veya geçici bir aciz vesikasının davacı tarafından dosyaya ibraz edilmediği ve ibraz edilmesinin de mümkün bulunmadığı, alacaklı yanca dava dilekçesinde belirtilen ve İİK'nun 105. maddesi gereğin borç ödemeden aciz vesikası niteliğinde olduğu ileri sürülen haciz tutanaklarının müvekkillerinin sahibi olduğu menkullerin varlığı ve icra takip dosyasından gerçekleştirilen muhtelif tarihli diğer hacizler nedeni ile geçici aciz belgesi niteliğinde bulunmadığından bu tutanaklara dayalı olarak iptal davası açılamayacağı, iş bu davanın İİK'nun 277 ve devam maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptaline ilişkin olduğu, bu nedenle davacı alacaklının geçici veya kati aciz belgesinin dava şartı olarak ibraz etmesinin zorunlu olduğu, ayrıca davacı bankanın ikrar edilmemiş ve kesinleşmemiş alacağının banka lehine tesis edilmiş olan ipotekler ile de güvence altına alınmış olduğu, bu durumun da dava konusu edilen tasarrufların mal kaçırma amacı ile yapıldığı savının dayanaksızlığını gözler önüne serdiği, davacı banka tarafından ... 14 İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile devam eden icra takibine konu takip dosyasındaki ipoteklerin toplamının borcu aşar nitelikte olduğu, davacı bankanın alacaklı olduğu ileri sürdüğü miktarın 10 katından fazlasına denk gelen yaklaşık 45 trilyon bedelli ipoteklerin bankadan kullanılan kredilerin teminatını teşkil ettiği, bu nedenle davacı taraf iddialarının tümü ile haksız olduğu ve müvekkilleri tarafından yapılan tasarrufların muvazaalı veya alacaklıyı zarara uğratmak amacı ile yapılmış bulunmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı yüklenmesini talep etmiştir.
Davalı ...Tic. Ltd. Şti vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; İş bu davanın İİK 277 ve devam maddeleri gereğince açıldığından öncelikle davacı tarafça dosyaya kesin veya geçici aciz vesikası niteliğinde bir belge ibraz edilmediğinden davanın bu nedenle reddinin gerektiği, müvekkili şirketin dava dışı asıl borçlu şirket olan ... A.Ş. Ile aralarında uzun süreden beri devam eden ticari ilişkinin bulunduğu, bu ilişkiden dolayı müvekkilinin dava dışı asıl borçlu şirketten ciddi miktarda alacağının doğduğu, bu alacağının teminatını teşkil etmek üzere dava konusu ipoteklerin tesis edildiğinden bahisle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davacı yüklenmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davaya konu ... 14 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası( iş bölümü nedeni ile ... 10. İcra Müd. ... E sayılı dosyası olmuştur) getirtilmiş olup, dosyanın incelenmesinden davacı ...A.Ş. Tarafından davalılar ... ve ... aleyhinde 25.06.2004 tarihinde 17.04.1998 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak 2.128.769.28 USD asıl alacak olmak üzere toplam 2.915.511,99 USD üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların süresi içerisinde vermiş oldukları itiraz dilekçeleri nedeni ile takibin durduğu, davacı alacaklı banka tarafından her iki davalının itirazın iptali istemi ile ... 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas, ...karar sayılı dosyası üzerinde yapılan yargılama neticesinde 16.10.2006 tarihli karar ile her iki davalının itirazlarının kısmen iptaline, takibin 2.674.321,40 USD üzerinde 1.948.400,20 USD asıl alacağa 25.06.2004 takip tarihinden itibaren %16,2375 temerrüd faizi yürütülerek %5 gider vergisi ile talepnamedeki diğer koşullar ile devamına, fazla istemin reddine, %40 icra inkar tazminatı olan 1.599.190,71 TL'nin davalılardan tahsiline karar verildiği, iş bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, bu şekilde icra takibinin ... 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin ...esas, ... karar ve 16.10.2006 tarihli ilamında belirtilen miktar kadar her iki borçlu hakkında kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
... 14. İcra Müdürlüğü'nün ...esas saylı dosyası getirtilmiş olup, dosyanın incelenmesinden davacı alacaklı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirket ... A.Ş. ile ..., ... ve... aleyhinde 21.06.2004 tarihinde ... 14 İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki 2.128.769.28 USD asıl alacak nedeni ile toplam 2.911.493.31 USD üzerinden asıl borçlu şirket ... Tic. A.Ş., ..., ... ve ...'in maliki bulunduğu taşınmazlar üzerine konulan toplam 41 Trilyon ve 2.000.000 USD'lik ipoteklerden dolayı 21.06.2004 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda ... E.K. sayılı 09/05/2017 tarihli kararı ile "...Dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddine..." karar verilmiş, kararın temyizi neticesinde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ... E.K. sayılı 02/02/2022 tarihli ilamı ile "Dava İİK 277 ve devamına dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali davasıdır. Bozma ilamında da bahsedildiği gibi davalı borçlunun acz halinde olup olmadığı değerlendirilmelidir. Her ne kadar Mahkemece davalı borçlunun acz halinde olmadığını kabul ederek davanın reddine karar verilmişse de; davalı borçlunun/borçluların hissesinin bulunduğu şirketin halen aktif olup olmadığı, tasfiye edilip edilmediği, davalı borçlulara ait mal varlığı üzerinde yer alan ipoteklerin paraya çevrilip çevrilmediği ya da kayıtlardan kaldırılıp kaldırılmadığı, malvarlığı üzerinde yer alan hacizler ile ilgili de icra dosyalarına süreleri içerisinde satış avansı depo edilip edilmediği, hacizlerin geçerli olup olmadığı araştırılmaksızın ve tasarruf tarihinden önce konduğu anlaşılan davalı borçlulara ait mallar üzerindeki 03/03/2006-05/10/2006 ve 21/02/2005 tarihli amme hacizlerinin akıbetinin de ne olduğu araştırılmaksızın davalı borçluların aciz halinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA..." karar verilmiş, yargılamaya yukarıda yazılı 2023/617 esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ... E.K. sayılı 22/03/2023 tarihli bozma ilamında belirtilen çerçevede, "davalı borçlunun acz halinde olup olmadığı" değerlendirilmelidir. değerlendirilmek üzere, ilam doğrultusunda celp edilen tapu ve sicil kayıtları, tüm dosya kapsamı ile tarafların bu aşamaya kadar dosyaya ve raporlara karşı beyan ve itirazları da incelenerek bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiştir. 07.05.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında belirtildiği üzere "...12.07.2004 tarihi itibariyle davalıların borç miktarının 14.390.638,68-₺, varlık durumunun 47.318.208,07-₺ olduğu..." tespit edilmiş ve sonuç olarak davalı borçlunun acz halinde olmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 7.749,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.133,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ... tarafından yapılan 100,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ...'a verilmesine,
Davalı ... tarafından yapılan 180,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine,
Davalı ... tarafından yapılan 300,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ye verilmesine,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalılar ..., ... vekili lehine hesaplanan30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı ..., ...'ye verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine,
Dair; davacı ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı bir kısım davalıların yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza