T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/632 Esas
KARAR NO : 2025/131
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/10/2016
KARAR TARİHİ : 21/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle;
Müvekkil ile davalı şirket arasında ... Plaka numaralı araç için .... poliçe numarası ile genişletilmiş Kasko sigortası poliçesi düzenlenmiştir. İş bu poliçe gereğince aracın ve kasasının çalınması ile meydana gelecek zarar bu poliçe ile sigorta şirketi tarafından teminat altına almıştır. Müvekkilimize ait olan ... plaka numaralı araç üzerindeki kasası ile birlikte 15.12.2015 tarihinde park edildiği yerden çalınmıştır. Aracın çalınması üzerine aracın şoförü olan ... Polis Merkez Amirliğine giderek aracı çalan şahıs veya şahıslardan şikayetçi olmuştur. Aracın çalınması ile ilgili oluşan hasarın tazmini için davalt sigorta şirketine başvurulmuş ancak davalı sigorta şirketi hiçbir gerekçe göstermeksizin 23.03.2016 tarihinde verilen cevabi yazıda hasarı ödemeyeceğini bildirmiştir. Müvekkil şirkete ait olan ve nakliye işinde kullanılan araç ve kasası sigorta kapsamında olduğu halde zararın ödenmemesi müvekkili mağdur etmektedir.Bu nedenle iş bu davayı açmak zorunluluğu doğmuştur. Davamızın kabulüne karar verilerek çalınmış olan araç ve kasasının rayiç bedeli olanı 70.000-TL nin sigorta şirketine ihbar tarihinden itibaren işleyecek faizi tahsiline yargılama giderleri ile vekalel ücretinin karşı laral yükletilmesine karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Davaya konu ... plakalı aracın ruhsatında ...bank ... Şubesi' nin rehni bulunmaktadır. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 879. maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir. Bu nedenle öncelikle ... T.A.Ş' tan davaya muvafakatinin olup olmadığının sorulması, muvafakati bulunmaması durumunda davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Davaya konu araç müvekkil şirkete 08.12.2015 tarihinde ... numaralı kasko sigorta poliçesi ile sigortalanmıştır. Davaya konu ... numaralı kasko sigorta poliçesi 08.12.2015 tarihinde tanzim edilmiştir. Sigortalı aracın çalındığı ihbarı Ise polise 15,12,2015 tarihinde yapılmıştır. 2004 İmodel olan aracın, 08.12.2015 tarihi öncesinde yapılmış herhangi bir kasko poliçesine rastlanılamamış, olup davaya konu poliçe 11 yıllık aracın ilk kasko poliçesidir. Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için olayın davacının ifade ettiği meydana geldiği gibi düşünülse dahi, dava dilekçesinde araç ve kasasının rayiç bedeli olarak talep olunan 70.000-TL bedel aşırı fahiştir. Kasko sigorta poliçesinde araç kasa bedeli olarak belirlenmiştir. Müvekkil şirketçe yaptırılan ekspertiz raporunda aracın piyasa değeri 44,680-TL olarak tespit edilmiştir. Yargılama sürecinde yaptırılacak inceleme esnasında bu miktardan aşağı bir miktar tespit edilmesi durumunda buna ilişkin tüm haklarımızı saklı tutuyoruz. Aracın geçmiş dönemde 5 adet hasar kaydı bulunmaktadır. Davanın öncelikle aktif husumet yönünden reddine, esas yönünden de yasal ve hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.."savunmuştur.
Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan ikinci cevap dilekçesinde özetle;
Davacı taraf cevaba cevap dilekçesinde aracın kendisine ait olduğunu ve aktif husumet ehliyeti itirazının yerinde olmadığını beyan etmesine karşın, davaya cevap dilekçemizin 2 no'lu ekinde ibraz ettiğimiz yazılı beyanında davacı taraf "... plakalı aracını 04.10.2008 tarihinde ...' a sattığını ve satış bedelinin tamamını aldığını, kaskonun da ... tarafından yapıldığını" ifade etmiştir. ... da yazılı beyanında aracın gayri resmi sahibi olduğunu beyan etmiştir. Davacının Sayın Mahkeme' ye verdiği dilekçede bu beyanının aksini iddia etmesi ve araç satışı ile ilgili sözleşmelerin noterce yapılması gerektiğini öne sürmesi haksız ve kötüniyetlidir. Hiç kimsenin kendi muvazaasına dayanarak talepte bulunamayacağı açık ve nettir. Aktif husumet itirazımız doğrultusunda davanın usul yönünden reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Davacı tarafın beyanlarının aksine davaya konu rizikonun davacının ve ...' ın ihbar ettiği şekilde meydana gelmediği somut ve yazılı delillerle açıklığa kavuşmuştur. Bu durum karşısında ve davaya cevap dilekçemiz ekinde ibraz ettiğimiz Yargıtay HGK' nun 05.06.2015 tarih, ... E. - ... K. Sayılı kararında belirtildiği üzere artık rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde ve teminat kapsamında gerçekleştiğini ispat külfeti davacı tarafa geçmiştir. Davacı taraf ise rizikonun ihbar edilen şekilde gerçekleştiğini ispata yarar herhangi bir delil ibraz edememiştir.
Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle; ikinci cevap dilekçemizi sunar, davanın öncelikle aktif husumet yönünden reddine, yasal ve hukuki dayanaktan yoksun bulunması nedeniyle esas yönünden de davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.."savunmuştur.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
İşbu dava dosyasındaki yargılamaya ilk olarak ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile başlanmıştır.
... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller;
Arabuluculuk bilgilendirme formunun taraflara tebliğe gönderilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekiline ait 31/10/2016 tarihli dilekçede süre uzatım talebinde bulunduğu cevap verme süresinin 2 hafta uzatılmasına karar verilmiştir.
... plakalı aracın 15/12/2015 tarihini de kapsar şekilde tüm maliklerini, devir ve satış tarihlerini ve üzerindeki tüm şerhleri gösterir şekilde trafik kaydının tescil dosya örneğinin ilgili trafik müdürlüğünden gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Trafik kaydı geldiğinde, aracın trafik kayıt örneği ve dava dilekçesinden bir örnek gönderilerek ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak davaya muvafakat edip etmediklerinin sorulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Cumhuriyet Savcılığı'nın dosya numarası bildirildiğinde dosya akıbetinin gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... Trafik tescil şube müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verilmediği görülmüştür.
... AŞ ye muvafakat yazısı yazıldığı gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davacı vekil tarafından Cumhuriyet savcılığının soruşturma numarasının bildirilmediği görülmüştür.
Davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilerek davamıza ilişkin C. Başsavcılığının ve soruşturma dosya numarasının bildirilmesinin istenilmesine ,aksi halde bu delilden vazgeçilmiş sayılacağının ihtarına ,bu celse zaptının ihtaratın bildirilmesi mahiyetinde davacı vekiline tebliğine karar verilmiştir.
... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden yazı cevabının döndüğü görülmüştür.
Aracın trafik kayıt örneği gönderilerek...bank ... Şubesi ve ...'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın trafik kaydından 05/08/2004 tarihinde rehin konulduğu anlaşıldığından bu rehnin devam edip etmediği, kaldırılıp kaldırılmadığı ile kaldırılmadı ise davaya muvafakatlerinin olup olmadığının sorulmasına, buna ilişkin belge örneklerinin gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davacı vekili tarafından Cumhuriyet Başsavcılığı numarası 2 hafta içerisinde bildirildiğinde dosya örneğinin gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Tarafların beyanında geçen ... TC Kimlik Numaralı ... tarafından davaya konu araçla ilgili hırsızlık şikayeti olup olmadığının ...Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan sorulmasına, var ise soruşturma dosyasının bir suretinin uyap üzerinden gönderilmesinin istenilmesine, müzekkereye dosyada mevcut emniyet ifade tutanağının eklenilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin bilirkişi incelemesi talebi hakkında celse arasında karar verilmesine karar verilmiştir.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'na yazılan müzekkereye cevap var, dosyanın derdest olduğu, dosya suretinin gönderilmediği görülmüştür.
... Cumhuriyet Başsavcılığı'na yeniden müzekkere yazılarak ilgili dosyanın akıbetinin sorulmasına, bir suretinin uyap üzerinden gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... CBS gönderilen müzekkereye cevap verildiği, dosyanın halen derdest olduğu ve daimi arama kararı verildiği görülmüştür.
Dosyanın incelenmesinde davanın kasko poliçesi kapsamında tacir olmayan davacı tarafından kasko sigortacısına karşı açıldığı görülmüştür.
Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK.'nın 114/1(c) ve 115//2. Maddelerine göre usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın kesinleşmesi üzerine 2 hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
... 7.Tüketici Mahkemesi'nin ...E....K.sayılı dosyasından verilen 15/06/2021 tarihli görevsizlik kararı üzerine dava dosyası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 16/05/2023 tarih ve ... E-... K. Sayılı ilamı ile mahkememiz yargı yeri belirlenmiş olmakla mahkememize 26/09/2023 tarihinde gönderilerek 2023/632 Esas numarasına kaydı yapılmıştır.
... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller;
İstanbul BAM 37.Hukuk Dairesi'nin...E. ...K.sayılı ilamı ile mahkememiz yargı yeri olarak belirlenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
... CBS ...E.sayılı dosyasının akıbetinin sorulması istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Hırsızlık eylemi nedeniyle davacının davalı sigorta şirketinin riziko kapsamında sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarı konusunda bilirkişi incelemesi yapılarak rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 05/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Dosyanın titizlikle incelenip değerlendirilmesi neticesinde, davaya konu olaya ilişkin inceleme ve teknik değerlendirme neticesinde; ...sicil numaralı eksper tarafından düzenlenen ... numaralı eksper raporunda olay tarihindeki “sigortalı aracın piyasa değeri araştırılmış olup 44.680,00TL olabileceği kanaatine varılmış olup bu değerin olay tarihi itibarıyla kadri maruf olduğu, poliçenin 08.12.2015 tarihinde düzenlendiği, sigorta süresinin tanzim tarihi öncesinde başladığı (05.12.2015 / 05.12.2016), davalı sigortacının acentesinin konu aracı poliçeleştirme öncesinde fiziksel olarak görmediğini belirten belge dava dosyasında bulunduğu, hırsızlık Kasko Poliçe: teminat kapsamında temin edilen risklerden olduğu, sigorta süresi dahilinde olduğu, Hırsızlık , sigorta süresi sonuç olarak, beyan edilen hırsızlık hadisesini temin edilen risklerden olduğu, aracın fiziksel olarak görülmeden sigorta edildi poliçe tanzim tarihi öncesinde başladığı, beyanlardan aracın 05.12.2015 tarihinde park edi yerden hirsizlik tarihine kadar olduğu anlaşıldığı, ilgili araç için park etme tarihi ile hırsızlık tarih arasında “11.12.2015” tarihinde yakıt alındığını gösterir yönde yakıt fişinin bulunması hususları ve ispat yükünün yer değiştirmesi (davacı taraf uhdesinde kalması) açısından hukuki münakaşa ve taktirin Saygıdeğer Mahkemeye bırakıldığı.." rapor edilmiştir.
Dosyanın celse arasında bilirkişiden döndüğü, bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği, davacı vekilinin ek rapor talebine ilişkin itiraz, davalı vekilinin rapora ve dosya kapsamına ilişkin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Tarafların itirazları dilekçeleri ve dosya kapsamı incelenmek suretiyle dava dosyasının aynı bilirkişiye tevdii edilerek tarafların itirazları tek tek irdelenmek ve cevaplandırılmak kaydı ile ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 09/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Kök rapora yapılan itirazların incelenerek dosyanın yeniden değerlendirilmesi neticesinde Görüş ve kanaatimizi değiştirecek somut bilgi veya belge sunulmadığı, tekraren; ... sicil numaralı eksper tarafından düzenlenen ... numaralı eksper raporunda olay tarihindeki “sigortalı aracın piyasa değeri araştırılmış olup 44.680,00TL olabileceği kanaatine varılmış olup bu değerin olay tarihi itibarıyla kadri maruf olduğu, poliçenin 08.12.2015 tarihinde düzenlendiği, sigorta süresinin tanzim tarihi öncesinde başladığı (05.12.2015 / 05.12.2016), davalı sigortacının acentesinin konu aracı poliçeleştirme öncesinde fiziksel olarak görmediğini belirten belge dava dosyasında bulunduğu, hırsızlık riskinin Kasko Poliçesi Ana teminat kapsamında temin edilen risklerden olduğu, sonuç olarak, beyan edilen hırsızlık hadisesinin sigorta süresi dahilinde olduğu, Hırsızlık riskinin temin edilen risklerden olduğu, aracın fiziksel olarak görülmeden sigorta edildiği, sigorta süresinin poliçe tanzim tarihi öncesinde başladığı, Beyanlardan aracın 05.12.2015 tarihinde park edildiği yerden hırsızlık tarihine kadar kullanılmadığının anlaşıldığı, ilgili araç için park etme tarihi ile hırsızlık tarih arasında “11.12.2015” tarihinde yakıt alındığını gösterir yönde yakıt fişinin bulunması hususları ve ispat yükünün yer değiştirmesi (davacı taraf uhdesinde kalması) açısından hukuki münakaşa ve taktirin Mahkeme Sayın Başkanı'na bırakıldığı.." rapor edilmiştir.
Geçen celse 1 nolu ara karar gereği eksik avansın ikmal edildiği, dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, bilirkişilerin ek raporlarını sunduğu, ek raporun taraflara tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından ek rapora karşı itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
Geçen celse davacı vekilinin duruşmada hazır olduğu, duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu, ancak yapılan yoklamada hazır olmadıkları mazeret de bildirmedikleri anlaşılmıştır.
Taraflarca takip edilmeyen dosyanın HMK'nın 150/3. Maddesi gereğince 3 ay içinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizin dosyası 14/01/2025 tarihli celsede başvuruya bırakılmış olup, davacı vekilince 16/01/2025 tarihli dilekçe ile yenilenmekle dosya incelenmiş, davanın kaldığı yerden devamına karar verilmiştir.
Geçen celse davacı vekilinin duruşmada hazır olmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından yenileme dilekçesi sunulduğu, yenileme tensip zaptı düzenlenerek taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacıya ait aracın çalındığından bahisle davalı sigorta şirketinden tazminat talebine ilişkin olup, davalı vekilinin aracın üzerinde rehin bulunduğunu ifade ettiği, husumet itirazında bulunduğu, esasa ilişkin de davanın reddine karar verilmesi istemine ilişkindir.
İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen A/1 maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan TTK.nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı Kasko Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminatı içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır.
".Bu ilkeler doğrultusunda somut olayda uyuşmazlık, kasko sigortalı aracın ihbar edilen şekilde çalınıp çalınmadığı, hasarın teminat dışında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. Dava konusu ... plakalı aracın ve kasasının 15/12/2015 tarihinde park edilen yerde bulunamadığı iddiası ile ... Polis Merkez Amirliğine aracın çalındığından bahisle şikayetçi olunduğu, kolluk kuvvetlerince yapılan tahkikatta aracın bulunamadığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18/12/2015 tarihli kararı ile ... plakalı araçla ilgili olarak ... tarafından hırsızlık şikayeti ile ilgili olarak Başsavcılığın uhdesinde bulunan ...soruşturma sayılı dosyasında daimi arama kararı verildiği görülmüştür.
Araç maliki davacının davalı sigorta şirketine başvuruda bulunarak tazminat talep ettiği, başvuru üzerine ... numaralı hasar dosyası açıldığı, sigorta şirketinin araştırmacıları tarafından düzenlenen araştırma raporunda; "...'ın ifade tutanağında belirtiği şekilde aracın park halinde olmadığı ve seyir halinde olduğü tespit edilmiştir. Sigortalının yazılı beyanları çelişmektedir. Acente, aracı görmeden sigortalamışlır. Araç üzerinde rehin ve haciz bulunmaktadır. Aracın, poliçe düzenlenmeden önce çalındığı kanaatine varılmış olup, reddi onayınıza sunulur." belirtilmiştir.
Somut olayda, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre; ... plakalı aracın ve kasasının 15/12/2015 tarihinde park edilen yerde bulunamadığı iddiası ile ... tarafından ... Polis Merkez Amirliğine şikayetçi olunduğu, davacının aracın çalındığı iddiası ile piyasa rayiç bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğu, davalı sigorta şirketinin olaydaki hasar ile olayın beyanı arasındaki uyumsuzluk nedeniyle davacıya tazminat ödemekten kaçındığı görülmüştür. Tahkikat evrakları incelendiğinde; hırsızlık olayını gören tanık bulunmadığı, olay yerinde tespit edilen bir delil iz, emare vs. de bulunmadığı, yine kamera kaydı da bulunmadığı, hırsızlık suçu için yapılan soruşturma dosyasında aracın çalındığına dair müşteki beyanı dışında hiç bir delil bulunmadığından daima kararı kararı verildiği, aracın 05.12.2015 tarihinde park edildiği yerden hırsızlık tarihine kadar kullanılmadığının beyan edilmesine rağmen 10/12/2015 ile 11/12/2015 tarihinde kullanıldığına dair yakıt fişi ile nakliye işi yaptığına dair tutanak bulunduğu, bu durumda aktarılan mevcut delillere göre davacı doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinden ispat külfetinin davacı sigortalıya geçtiği, ispat külfeti üzerine geçen davacı tarafından bildirilen rizikonun gerçekleştiği, aracın çalındığı belirtilen yere park edildiği ve buradan çalındığının şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle kanıtlanamadığından ve davacı tarafın sunduğu başka bir delil de bulunmadığından aracın ihbar edildiği şekilde çalınmadığı sonucuna varılarak (bkz. İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesi E. ..., K. ...) davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harcın peşin alınan 1.195,43TL harçtan mahsup edilerek 580,03TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 50,00TL tebligat-posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 70.000,00TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 21/02/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır