T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/634 Esas
KARAR NO : 2025/202
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 02/10/2023
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "
"Müvekkil Şirket ... Şti. (Eski Ticaret Unvanı: ...Ltd. Şti.), yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet veren, ait olduğu sektörün lider kuruluşlarındandır. Davalı ...ŞTİ.'den talepleri üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkil şirketin, davalı borçludan 5.538,90TL tutarında alacağı bulunmaktadır.Müvekkil şirket, davalı/borçluya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirmiştir.Davalı borçlu kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödememiş, arabuluculuk toplantısına icabet etmemiş; borca, masrafa, faize ve tüm fer’ilerine itiraz etmiştir.Davalı borçlu tarafın borca, masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazı haksızdır. Davalı tarafın isteği üzerine kendilerine kargo hizmeti tam ve eksiksiz olarak verilmiş, ancak verilen kargo hizmetinin bedeli davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak ödenmemiştir. Davalının faize itirazı da kötü niyetlidir. Müvekkil şirketin alacağı, davalı/borçluya verilen hizmeti likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.Davalı borçlunun vaki itirazları üzerine duran icra takibine devam edilebilmesi için, itirazın iptali talebi ile işbu davayı açmak zarureti doğmuştur.Yukarıda açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile davamızın kabulüne, davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli borca,masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazlarının iptaline, davalı/borçlu aleyhine %20 ’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
"Öncelikle belirtmek isteriz ki 18.10.2021 tarihinde müvekkil tarafından borca itiraz edilmiş ve itirazın iptali davası için hak düşürücü süre geçmiştir.Müvekkil tarafından, gerçek bir ticari ilişkiye dayanan ödemeler asla geciktirilmeden günü gününe ödenmiştir.Davacı firma, müvekkil tarafından ödemelerin yapılmadığını iddia etmişse de bu durum gerçeği yansıtmamaktadır.Davacı tarafından her ne kadar bir borç yaratılmış ve müvekkilden talep edilmişse de bu böyle bir borç bulunmamaktadır.Müvekkil bu kapsamda davalı ile olan ticaretinde üzerine düşen tüm edimleri layıkıyla ifa etmiş ve tüm sorumluluklarını eksiksiz şekilde yerine getirmiştir.Müvekkil firmanın ticari kayıtlarında davacı firma ile olan bakiyenin kapatıldığı net bir şekilde gözükmektedir.
Dosyaya sunulan sözleşmeden de anlaşılacağı üzre davacının fiyat değişikliği yapması, ancak müşteriye önceden bildirim koşulu ile mümkündür.
Söz konusu fiyat artışları hukuki dayanaktan yoksun ve haksızdır.Davacı yan tarafların anlaşmış oldukları sözleşmeye aykırı hareketlerde bulunmuş, hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve kötü niyetli olarak fiyat artışları gerçekleştirmiştir. Davacı firmanın itirazın iptali davası açması için hak düşürücü süre kapsamında olan süre dolmuş, davalı firma tüm ödemelerini günü gününe gerçekleştirmiş, ...'nin bölge listesi, gönderi ve ağırlık bedellerine dair herhangi bir bildirimde bulunulmamış, Güncel fiyat listesi yahut fiyat teklifi kapsamında herhangi bir teklif sunulmamış, davalı firma kendisine düzenlenen haksız faturalara karşı fiyat farkı faturası kesmek suretiyle iade faturası düzenlemiş, huzurdaki davanın müvekkil firma defter ve kayıtlarına aykırı, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olarak ikame edildiği anlaşılmıştır. Kanaatimizce sayın mahkemenizce de davacının haksız ve kötü niyetli olduğu yargılama sonucunda ortaya çıkacaktır.
Öncelikle davanın usulden reddine,
Sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise esastan reddine,
davacının aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini.." savunmuştur.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 12.İcra Dairesi'ne ait ....E.sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmasına karar verlimiştir.
Davacı vekili tarafından delil listesinin sunulduğu görülmüştür.
Bilirkişi incelemesi yapılarak tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 10/10/2024 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle; "Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, Davacı ve Davalı yana ait 2021-2022 yıllarına ait ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davacı ... Şirketi tarafından incelemeye sunulan 2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. Davalı ... Ltd. Şti. tarafından incelemeye sunulan 2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerin TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu görülmüştür. Davacı yanın incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre davalı yandan 25.11.2021 tarihinde 5.538,90TL alacaklı iken Davalı tarafın 23.02.2022 tarihinde 2.662,56TL ödeme yapması ile alacak rakamının 2.876,34TL'ye düştüğü, davalı yanın incelenen Ticari defterlerine ve cari hesap ekstresine göre davacı yana 31.12.2021 tarihinde 2.662,56TL borçlu gözüküyorken 23.02.2022 tarihinde 2.662,56TL ödeme yapılması neticesinde bu tarih itibariyle cari hesabın sıfırlandığı , taraflar arasındaki cari hesap farklılığının Davacı tarafın düzenlemiş olduğu 25.11.2021 tarih ... nolu 3.654,35TL'lik fatura Davalı kayıtlarında bulunmadığı, ayrıca Davacı tarafça düzenlenen 3 adet faturanın toplam 127,20TL'lik tutarlarının eksik işlendiği, Davalı tarafında ise 01.01.2021 açılış maddesinde Davacı tarafa 905,21TL alacaklı devrettiği, bunların sonucunda davacı tarafta bulunun 2.876,34TL'lik bakiyeye ulaşıldığı, tarafların, inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı, taşıma, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin abone servis ve taşıma ücreti başlıklı bölümünde Davalıya “önceden bildirimde bulunmak koşulu ” bulunduğu; bu durumda, davacı taşıyıcının revize fiyatları uygulama/faturalandırma aşamasında davalı müşterisine bildirimde bulunması gerektiği; davacının, bildirimde bulunmakla birlikte ayrıca bir onaylama, teyit, müzakere şartı aranmaksızın fiyatları uygulamaya koyabileceği; dosya kapsamında, davacının fiyat revizesini davalıya bildirimde bulunduğunu gösteren bir yazışma, bildirim vb bir belge tespit edilemediği; bu durumda bildirimde bulunma konusunda davalının itirazının yerinde olduğu kanaatine ulaşıldığı.." rapor edilmiştir.
Duruşma saati geçmesine rağmen davacı vekilinin gelmediği, mazeret dahi bildirilmediği anlaşılmakla, taraflarca takip edilmeyen davanın yasal süre içinde yenileninceye kadar HMK.m.150 hükmü gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizin yukarıda numarası yazılı dosyası 15/10/2024 tarihli celsede başvuruya bırakılmış olup davacı vekilince 16/10/2024 tarihli dilekçe ile yenilenmekle incelendi, davanın kaldığı yerden devamına karar verilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yapılarak taraf vekillerinin itiraz ve beyan dilekçesi kapsamında dosyanın incelenmek suretiyle aynı bilirkişiye tevdii edilerek itiraz ve beyanların tek tek irdelenmek ve cevaplandırılmak kaydı ile ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 21/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle; "Sayın Mahkemenin ek rapor görevlendirme kapsamı gözetilerek, tarafların itiraz konuları ve yeyanları dosya bütünlüğünde detaylı olarak incelenmiş olup, Kök rapor sonuç ve kanaatimizi değiştirecek yeni bir unsur tespit edilememiştir.." rapor edilmiştir.
Celse arasında bilirkişilerin ek raporlarını sunduğu, ek raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından ek rapora karşı itiraz dilekçesi sunulduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında akledilen taşıma sözleşmesinden doğan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vakii itirazın İİK.m.67 hükmü doğrultusunda iptali istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında ... 12. İcra Dairesi'ne ait ...E.sayılı dosya celp edilmiş; akabinde dosya tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda rapor hazırlamak üzere bir taşıma alanında uzman bilirkişi ile bir SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 10/10/2024 tarihli raporunda ve aynı doğrultudaki 21/02/2025 tarihli ek raporunda taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin abone servis ve taşıma ücreti başlıklı bölümünde davalıya “önceden bildirimde bulunmak koşulu ” bulunduğu; bu durumda, davacı taşıyıcının revize fiyatları uygulama/faturalandırma aşamasında davalı müşterisine bildirimde bulunması gerektiği; davacının, bildirimde bulunmakla birlikte ayrıca bir onaylama, teyit, müzakere şartı aranmaksızın fiyatları uygulamaya koyabileceği; dosya kapsamında, davacının fiyat revizesini davalıya bildirimde bulunduğunu gösteren bir yazışma, bildirim vb bir belge tespit edilemediği; bu durumda bildirimde bulunma konusunda davalının itirazının yerinde olduğu kanaati bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; ... 12. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; alacaklı davacı tarafından borçlu davalı aleyhine toplam 5.538,90TL alacak yönünden icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, işbu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde bilirkişiler tarafından kök ve ek raporda taraflar arasındaki cari hesap farklılığının davacı tarafın düzenlemiş olduğu 25.11.2021 tarih ... nolu 3.654,35TL'lik faturanın davalı kayıtlarında bulunmadığı, ayrıca davacı tarafça düzenlenen 3 adet faturanın toplam 127,20TL'lik tutarlarının eksik işlendiği, davalı tarafında ise 01.01.2021 açılış maddesinde davacı tarafa 905,21TL alacaklı devrettiği, bunların sonucunda davacı tarafta bulunun 2.876,34TL'lik bakiyeye ulaşıldığı görülmüştür.
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu taraflar arasında akdedilen sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin "Abone Servis ve Taşıma Ücreti" başlıklı bölümünde "...''nin bölge listesi, gönderi ve ağırlık bedellerini önceden bildirimde bulunmak koşulu ile tek taraflı ve müşterinin kabulü aranmaksızın her zaman değiştirmeye ve faturalama ve tahsilat kurumu belirlemeye hakkı vardır" yönünde hüküm bulunduğu; tarafların serbest iradeleri ile düzenlediği kural uyarınca davacı taşıyıcının revize fiyatları uygulama/faturalandırma aşamasında davalı taşıtana bildirimde bulunması gerektiği; bununla birlikte taşıtandan onaylama şartı bulunmadığı; dosya kapsamında ise davacının taraflar arasındaki cari hesap farklılığına yol açan fiyat revize işlemini davalıya bildirdiğine dair herhangi bir belge bulunmadığı; nitekim rapora itiraz dilekçelerinde bildirim yapıldığına dair iddiada da bulunulmadığı, bu suretle davacı tarafça başlatılan ... 12. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın haklı olduğu kanaatine varılarak, davanın reddine dair aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 269,85TL'nin mahsup edilerek eksik 345,55TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 5.538,90TL üzerinden hesaplanan 5.538,90TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, yapılan inceleme sonucunda taraf vekillerinin huzurunda, dava konusu miktar HMK'nın 341/2. Maddesindeki sınırın altında kaldığından dolayı KESİN olmak üzere karar verildi. 18/03/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır