T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/666 Esas
KARAR NO : 2025/213
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/10/2023
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkili ile davalı arasında 02.01.2023 tarihli sözleşme akdedilmiş olup, bu sözleşmeye göre müvekkili ...Fuarında davalı için stand kurulumu ve fuar bitince sökümü işini üstlendiğini, sözleşme bedeli 4670 peşin kalanı fuar standının davalıya teslimi ile olmak üzere 147.500TL olduğunu, her ne kadar fuar için 12-18 Şubat 2023 tarihleri sözleşmede yazmakta ise Fuar davalının bilgisi dahilinde 1-3 Haziran 2023 tarihine ertelenerek bu yeni tarihte yapıldığını, müvekkili şirketin sözleşmede yazan tüm şartlara ve yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalının istediği standı fuarın ertelendiği yeni tarihte sözleşmedeki tüm şartları haiz olarak usulüne uygun olarak eksiksiz-hatasız, kusursuz kurduğunu, davalının standı fuarda hiçbir sıkıntı yaşamadan kullanıldığını ve fuar bitiminde de söktüğünü, davalıya sözleşmenin faturası gönderildiğini, Davalı ise müvekkiline 07.06.2023 tarihli ... 6. Noterliği ... nolu ihtarnameyi keşide ederek 44.250,00- TL'lik bakiyeyi ödemeyeceğini, standın evvelce kullanıldığını, kurulumun ayıplı ve özensiz olduğunu, sözleşmedeki şartların yerine gelmediğini iddia ettiğini ve ödeme yapmayacağını bildirdiğini, bu ihtarname 09.06.2023 günü müvekkilince tebliğ alındığını, bu ihtarda yazılan hususların tümünün gerçek dışı olduğunu, müvekkile hiçbir şekilde fuarda stand kurulumu sırasında ve fuar esnasında ayıp ihbarı da yapılmadığı gibi iş bitip stand sökülüp bakiye bedeli ödemesi gerekirken, davalı süresinde olmayan, hiçbir delili olmayan, iddia edilen kusurlara dair gerçekçi, somut tespiti de içermeyen ihtarını keşide ettiğini, müvekkil yüklenici vermiş olduğu esere dair faturasını 08.06.2023 tarihinde ... düzenlediğini ve GİB sistemine gönderdiğini, müvekkiline bunun üzerine davalı ... 6 Noterliği ... tarih ve ... yevmiye nolu bir ihtarname daha keşide ettiğini faturayı kabul etmediğini, eserin ayıplı olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin yapmış olduğu eserin asla ayıplı olmadığını, şayet ayıplı olsa idi davalı bunu işi niteliği gereği eserin fuar standı olmasından mütevellit her şeyi alenen ortada olup bu halde ayıplı olsa idi yasa gereği açık ayıp kabul edileceğinden müvekkiline derhal ihbar yükümlülüğü olduğunu, İtirazın iptali ile takibin devamına, Davalı aleyhine 9020'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine Karar verilmesinin" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Akdedilen sözleşmenin 3.6 maddesi "...sözleşme konusu işlerdeki kusurlu imalat, malzeme kusuru ve her türlü aksaklık, kaza, gecikme ve zararlardan ve bunların neticelerinden sorumludur. Bu hususlardan doğacak her türlü idari, hukuki, mali ve cezai sorumluluk ...'a aittir." 3.7 maddesi "..., taahhüt ettiği işlerin malzeme, isçilik, her türlü nakliye ve boşaltmaları montaj, her türlü işçilik, işteki kusur, bozukluk ve eksikliklerin giderilmesi hususları vb. hizmet masraflar ...'a aittir. Sözleşme konusu işin gizli ve açık ayıp ve kusurlarından da ...sorumludur. Fuar süresinde stand ile ilgili bir sorun oluşması halinde ... derhal müdahale etmek ve oluşan sorunu çözmekle sorumludur." yolunda olup, davacının taahhüt ettiği işin malzeme, işçilik, montajındaki ayıp ve kusurlardan sorumlu olduğu hüküm altına alınmış olduğunu, sözleşmenin 4.2 maddesi uyarınca, işin bedelinin %70'ine isabet eden 103.250-TL sözleşmenin akdedildiği 02.01.2023 tarihinde ödenmiş, bakiye 44.250-TL'nin ise standın sözleşmeye uygun olarak eksiksizce kurulumu ve teslimini takiben ödeneceği kararlaştırıldığını, standın teslim edildiği 31.05.2023 tarihinde standın evvelce kullanıldığı anlaşılan hasarlı ve ayıplı malzemeler ile kurulduğu, kurulumun da ayıplı ve özensiz olarak gerçekleştirildiği anlaşıldığı, bu husus aynı gün davacıya bildirildiğini yine 05.06.2023 tarihinde de standın sözleşmeye ve usulüne uygun olarak müvekkiline teslim edilmediği davacı yana ihbar edildiğini, takiben ... 6. Noterliği eliyle keşide ettikleri ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile tüm bu hususlar davacıya ihbar edildiğini ve diğer her türlü tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye sözleşme bedelinin ödenmeyeceği hususunun da davacıya ihtar edildiğini, Davanın reddine, %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacı ile davalı arasında ...fuarında stand kurulumu ve sökümüne ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşmeye konu olan standın ayıplı olarak kurulup kurulmadığı ve davacının sözleşme nedeniyle davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususunda itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizin 07/06/2024 tarih 2 numaralı celsesinde davalı tanığı ...; "Ben davalı şirkette pazarlama müdürü olarak çalışırım dava konusu fuar görevinde bende fuar alanındaydım, stand alanının teslim aldığımızda zeminde ciddi bozukluklar vardı, yer yer kellikler vardı elektrik tesisatında gözle görecek şekilde kablolar ortadan geçiyordu, bizim uyarmamız nedeniyle bu kabloların sadece siyaha boyadılar, stand alanındaki ayıplar fuar sürecinde telefon vasıtasıyla davacı şirkete iletildi, ayıpların giderilmesi istendi, ayrıca davacı şirkete yazılı olarak mail yoluyla ... tarafından bildirimde de bulunuldu, ancak ...'in maili fuar zamanındamıydı yoksa fuar bittikten sonra mıydı tam olarak hatırlamıyorum, aklımda mailin gönderildiği tarih 06/06/2023 olarak kalmıştır, başkaca herhangi bir bilgim ve görgüm bulunmamaktadır, tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 26/11/2024 tarih 3 numaralı celsesinde davalı tanığı ...; "Satın almadan sorumlu icra kurulu üyesi olarak çalışmaktayım, davacı şirketi biliyorum, davacı tarafın kurmuş olduğu stant ayıplı idi bizzat kendim gördüm, fuar tarihinden bir gün önce kurulum yapıldı ben de bizzat yapılan işi denetlemek için gittim, bir gün evvel başka bir fuardan sökülüp takılmış bir standı getirdiler, stant yıpranmış ve eski vaziyetteydi, gayet hasarlı noktaları vardı kurulum hatalıydı, fuar gününden bir gün evvel kurulum yapılırken bizzat firma yetkilisiyle görüşerek ayıpların giderilmesini talep ettim, ertesi gün fuarda stant üzerinde ufak tefek düzeltmeler yapılmıştı ancak yine de stant kusurlu idi ve bizim anlaşmamıza uygun değildi, fuar bittikten sonra da bu konuda karşı taraf ile görüşmelerimiz oldu, sözleşmeye uygun bir şekilde stant kurulumu gerçekleştirilmedi, bilgim ve görgüm bundan ibarettir, ekleyeceğim başka bir husus yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin sunmuş oldukları raporda özetle: "Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile taraflara ait ticari defterler üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, Tarafların ibraz olunan ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış noter tasdiklerinin zamanında ve eksiksiz yaptırıldığı görülmekle sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Tarafların ticari defterlerine göre davacının kaydi olarak 44.250,00TL davalıdan alacaklı olduğu, Takibe dayanak fatura, dar anlamda TTK Md. 21/2 bağlamında, davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmakla davalı aleyhine borç doğurduğu, ancak fatura içeriği Mal/hizmetin davalıya ayıplı olarak teslim edildiği, Davalı tarafından süresi içinde ayıp ihbarında bulnulduğu, Yapılan teknik inceleme sonuçlarına göre; Standın yukarıda yaptığımız detaylı açıklamalardan sonra kusurlu ve ayıplı olduğu ihtiva etmiş olduğu ayıbın açık ayıp olduğu, Davacının alacak iddiasının benimsenmesi durumunda; Merkez bankası verilerinden, 20.06.2023 takip tarihi itibari ile yasal faiz oranının %9 olduğu anlaşıldığından davacının belirlenen asıl alacağına taleple bağlılık ilkesi gereği 20.06.2023 takip tarihinden itibaren %9 ve değişen oranlarda kademeli olarak yasal faiz yürütülebileceği" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan bilirkişilerden ek rapor aldırılmış olduğu ve verilen raporda özetle: "Dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile taraflara ait ticari defterler üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan gerekçelerle yüce mahkemenin kabulü halinde, davacının itirazlarına ilişkin hususlara Kök Rapor'da değinildiği ve ek rapor aşamasında da davacının yeni bir bilgi ve belge sunmadığı gözetilerek, bu aşamada da, aynı perspektif ile Kök Rapor'daki mali görüşün özünün muhafaza edildiği, Sayın Mahkemece ayıp oranında indirim yapılacağının benimsenmesi durumunda ayıplı/kusurlu işlere ilişkin tutarın 27.852,50TL olarak belirlendiği, ancak Sayın Mahkemenin HMK 282 gereği bilirkişi görüşü ile bağlı olmadığı gözetilerek, Sayın Mahkemenin davacı savları yönünde hüküm kurmakta muhtar olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi bakımından;
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ... E ...K sayılı ilamında özetle; "Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, eser sözleşmesi hükümlerine göre ayıp ihbarının kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulünün mümkün olması, yazılı olması zorunluluğunun bulunmaması, her türlü delille ispatlanabilmesi," şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.
Emsal mahiyetteki Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi olmayıp her türlü delil ile ispat edilebilir. 2 ve 3 numaralı celselerde yemin altında dinlenen tanık beyanları dikkate alınarak gerek fuar esnasında gerekse fuar başlamadan bir gün önce davalı tanıkları tarafından davacı şirkete ayıp ihbarında bulunulduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla henüz teslim alınmış stand bakımından ayıbın süresi içerisinde davalı tarafça davacıya iletildiği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
Dosyanın esası bakımından yapılan değerlendirmede;
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının davalıdan kaydi olarak KDV dahil 44.250,00 TL alacaklı görüldüğü anlaşılmıştır. Bilirkişilerce yapılan tespitlerde laminant parkelerin ek yerleri tam olarak oturmamış olduğu, çizik, darbeli, lekeli ve bazı yerlerinin macunlanmış olduğu, standın elektrik tesisatında kullanılan kablolar açıkta görünür vaziyette estetikten uzak bir şekilde köşelerden korumasız bir şekilde döşenmiş olduğu, standın duvar panellerinde kullanılan ... ( ... ) malzemelerin birleşim yerleri kusurlu yapıldığı, kullanılan vida tapaları panel rengine uygun olmadığı, elektrik kablosunun panel rengine boyanmaya çalışıldığı ancak özensiz yapıldığından kusurlu bir durum olduğu belirlenmiştir. Bu kapsamda kusurlu işlerin değerinin KDV dahil 32.865,95 TL olduğu hesap edilmiştir.
Bu kapsamda davacı tarafından taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinin ayıplı olarak ifa edildiği, davalının ayıp oranında indirim talep ettiği, bilirkişilerce yapılan hesaplamalarda ayıp bedelinin KDV dahil 32.865,95 TL olduğu ve eser sözleşmesi toplam bakiye bedeli olan KDV dahil 44.250,00 TL'den indirim yapılması gerektiği kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
İcra inkar tazminatı bakımından yapılan değerlendirmede ise taraflar arasında akdedilen sözleşmede Sözleşme bedelinin %70'i 103.250,00 TL'nin sözleşmenin imza tarihinde 02.01.2023, %30'u standın teslim tarihi olan 15.02.2023 tarihinde standın sözleşmeye ve projeye uygun olarak eksiksizce kurulumu ve teslimi üzerine ... tarafından ...'ın sözleşmede belirtilen hesabına havale yapılmak suretiyle ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmakla; davacı tarafından sözleşme ve projeye uygun bir şekilde eser sözleşmesinin ifa edilmemiş olması nedeniyle son ödeme tarihi bakımından belirsizlik oluşmuş olduğu ve ayıp oranında sözleşme bedelinden indirim yapılması gerektiği de dikkate alınarak davacının alacağının muayyen olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu sebeplerle; davacı tarafından sözleşmenin ayıplı olarak ifa edilmiş olması, ayıpların niteliği itibariyle açık ayıp şeklinde olduğu, davalı tarafın süresi içerisinde davacıya ayıp ihbarında bulunmuş olduğunu ispat etmiş olması, sözleşme bedelinden ayıp oranında indirim yapılması gerektiği ve davacının alacağının muayyen olmaması ve sözleşmede belirlenen son ödeme tarihindeki şartlara uygun şekilde ifa edilmemiş olması nedeniyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-Davalı tarafından ... 37. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 11.384,05 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlarla DEVAMINA, işlemiş faize ve fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 777,64 TL harçtan peşin alınan 533,78 TL'nin mahsup edilerek bakiye 243,86 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 780,00 TL'sinden davalı tarafın, 2.340,00 TL'sinden davacı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve Hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 533,78 TL peşin harç ve 269,85 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 803,63 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 11.384,05 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 11.384,05 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 32.865,95 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 547,00 TL tebligat, posta gideri ile 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.547,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 3.136,75 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 341/4 uyarınca kabul ve reddedilen miktarlar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır