T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/713 Esas
KARAR NO : 2025/861
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/11/2023
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; " Davalı (borçlu) ile müvekkil şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan hem tüketim bedellerine hem de cayma bedeline ilişkin olmak üzere 2 ayrı sayacına ait toplam 4 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, Merkezi Takip Sistemi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçilmiştir. Davalı borçlu, 21.07.2023 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz etmiş olup, yapılan itiraz ile icra takibi durmuştur. Davalı-borçlunun itirazları ve iddiaları hukuki mesnetten yoksun olup, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapılmış olup REDDİ gerekmektedir. Müvekkil şirketin, davalı borçlu şirketten olan alacağı, elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklanmaktadır. Borca ve icra takibine konu fatura sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlenmiştir. Söz konusu fatura bedeli davalı tarafından halen ödenmemiştir. Yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, davalının abonelik adresinin bulunduğu ... İli, ... İlçesi sayaçları yerel dağıtım firması olan ... A.Ş. tarafından okunmaktadır. Bu okumalara dair veriler ...'a bildirilmekte ve ...'tan müvekkil şirket tarafından alınan veriler abonelik sözleşmesi ile belirlenen tarifeler uyarınca faturalandırılmaktadır. Müvekkil şirket tarafından düzenlenen ve davalı-borçlu tarafından ödenmeyen fatura aşağıda bildirilmiştir.
Taahhüde uyulmaması halinde de "Cayma Bedeli"nin ödeneceği ve bu bedelin de nasıl hesaplanacağı seçilen ve imza edilen tarifede ve dahası sözleşmenin ilgili maddelerinde gösterilmiştir.
Davalı, müvekkil şirket tarafından SMS ve E-POSTA ile gönderilen faturaları teslim almış, SMS ile de hatırlatma ve uyarılar yapılmasına rağmen borcunu ödememiştir. Sayın Mahkemenizce müvekkil şirketten faturaların borçlulara iletildiği SMS ve E-POSTA kayıtlarının celbini talep ederiz. Bu kayıtlardan da anlaşılacağı üzere takibe konu faturalara herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Ancak ne bu süre içerisinde ne de sonrasında herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Takip konusu fatura gereği, davacı müvekkil şirket davalıdan alacaklıdır. Sayın Mahkemenizce kayıtları üzerinde yapılacak inceleme neticesinde, alacağın varlığı ve miktarı sübut bulacaktır. Zira borcun ödenmemiş olduğu şirket kayıtlarımız, banka kayıtları ile sabittir ve bilirkişi incelemesi yapıldığında açıklığa kavuşacaktır. Taraflar arasında imza altına alınan sözleşme gereği belirlenen faiz oranlarına da uygun olarak faiz belirlenmiş ve faturaya yansıtılmıştır. Bu bakımdan tamamıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olarak yansıtılmıştır. Alacağımızın varlığı ve davalının haksızlığı yargılama sonucunda ortaya çıkacaktır. Asıl amacı alacağın tahsilini geciktirmek olan davalının itirazları haksız ve kötü niyetli olup, alacağımız üzerinden %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilir.
Davamızın KABULÜNE, davalı-borçlunun takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,
İtirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini.
..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Taahhütlü abonelik sözleşmesinin geçerli olabilmesi için öncelikle Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği'nin 12. Maddesi uyarınca bahsedilen eksiklikler sözleşmeyi geçersiz kılmamakla birlikte eksiklikler sebebiyle sağlayıcı tüketiciden bir hak talep edemeyecektir. Davacı, şirketimiz aleyhine cayma bedeli olarak fatura kesmiştir. Bu faturalara ilişkin 07/05/2023 tarihinde ... AŞ'ye mail göndererek, borcumuz olmadığını belirtmiştik. Davacı, işbu davada iki adet abonelik sözleşmesinden bahsetmektedir. Bizim iki aboneliğimiz yoktur. Tarafımızca ödenmemiş elektrik kullanımından kaynaklanan bir borcumuz yoktur. Davacı şirketin müşteri hizmetli tarafından aranarak cayma bedeli faturası kesildiğini öğrenmemizin akabinde sesli kayıt sisteminde borçlu olmadığımızı beyan ettik. Davacı ile sözleşme imzalanırken; tarafımıza 9630 indirim uygulanacağını belirtmelerine rağmen bu indirim faturalara yansımamıştır. Ve hatta faturalar 9625 zamlı olarak düzenlenmiştir. Bu hususa rağmen tarafımızca faturalar ödenmiştir. Davacının, abonelik sözleşmesini tek taraflı olarak fesh etmesi gerekçesiz ve hukuka aykırıdır. Sayın Mahkeme'ye hem ... AŞ'ye hem de... AŞ tarafından düzenlenen faturaları sunuyorum. Bu faturalardan görüleceği üzere indirim uygulanmadığı görülecektir.” demek suretiyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına ve şirket lehine 9620 tazminata hükmedilmesini..."talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... MTS'ye ait ...E.sayılı dosyasının dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir.
Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine müzekkere yazılarak 2023 yılına ait BA/BS formlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Dava konusu borcun faturaya dayandığı, fatura dayanılan alacakların götürülecek alacak olduğu, davacının ikamet mahkemelerinde dava açma yetkisi bulunduğu, davacı ikametinin mahkememiz yargı çevresinde olduğu anlaşılmakla yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Bilirkişilerden alınan 25/11/2024 tarihli raporunda özetle; "Dava konusu 2.416,14 TL ve 5.920,89 TL'lik ödenmeyen faturanın reaktif enerji faturası olduğu, ödenmemesinin sözleşme ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğu, sözleşmenin feshi bu faturaların ödenmemesi ile tek taraflı gerçekleştiği, Tüketim miktarlarının sayaç endeks farkı değerlerine göre olduğu, birim bedellerin ise sözleşmede kararlaştırılan formül ve indirim miktarı doğrultusunda yapıldığı dolayısıyla her iki tüketim tesisi için oluşturulan cayma faturalarının sırasıyla 43.801,49 TL ve 15.139,19 TL olarak doğru hesaplandığı, kurulumuzca tespit edilmiştir. Enerji Birim Fiyatız(PTF*Yekdem)x(1-*Brüt Kar Marjı) formülüne ve ... Şeffaflık platformunda yayımlanan saatlik PTF verilerine göre doğru bir şekilde hesaplandığı ..." rapor edilmiştir.
Dosyanın raporunu sunan bilirkişi heyetine tevdii ile, davalı şirket yetkilisi tarafından sunulan rapora karşı itiraz dilekçesi doğrultusunda itirazlara cevap verir, ayrıca icra dosyasında talep edilen işlemiş faiz bedellerinin her bir cayma faturası ve eski fatura bedelleri için hesaplama yapılarak yerinde olup olmadığına dair ek rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişilerden alınan 19/06/2025 tarihli ek raporunda özetle; "Dava konusu 2.416,14 TL ve 5.920,89 TL'lik ödenmeyen faturanın reaktif enerji faturası olduğu, ödenmemesinin sözleşme ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğu, sözleşmenin feshi bu faturaların ödenmemesi ile tek taraflı gerçekleştiği, Tüketim miktarlarının sayaç endeks farkı değerlerine göre olduğu, birim bedellerin ise sözleşmede kararlaştırılan formül ve indirim miktarı doğrultusunda yapıldığı dolayısıyla her iki tüketim tesisi için oluşturulan cayma faturalarının sırasıyla 43.801,49 TL ve 15.139,19 TL olarak doğru hesaplandığı, kurulumuzca tespit edilmiştir. Enerji Birim Fiyatıs(PTF*Yekdem)x(1*Brüt Kar Marjı) formülüne ve ... Şeffaflık platformunda yayımlanan saatlik PTF verilerine göre doğru bir şekilde hesaplandığı tarafımızca doğrulanmıştır. Kök rapordaki incelemelerimiz Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği, Sözleşme ve ... verileri ve Enerji Piyasası Kanunu doğrultusunda yapılmıştır. Taraflar arasında daha uygun fiyata enerji satışı konuşulmuş ise de bu hususa ilişkin teknik bir yorum yapmamız mümkün değildir. Çünkü Davalı taraf, Ulusal tarifenden enerji alabildiği gibi Serbest Tedarikçilerden de istediği şart ve koşulda ikili anlaşmalar yaparak enerji tedarik edebilmektedir. Davacı taraf sözleşme ve mevzuata uygun hesaplama yapmıştır. Herhangi bir hata bulunmamaktadır. Olsa olsa Davacı taraf, davalıyı yeterince bilgilendirmemiş olabilir. Bu husustaki hukuki değerlendirmeler Sayın Mahkemenin uhdesindeki bir cihettir. Taraflar arasındaki ikili anlaşmaya göre aylık 465 gecikme zammı kararlaştırılmıştır. Son ödeme tarihleri ile takip tarihi arasında gecikme zammı hesabı aşağıdaki tablodaki gibi yapılmıştır. Davacı tarafın hesabında herhangi bir hatta bulunmamakta olup, Davacının, faiz KDV'si talebi olmadığından talebe bağlılık ilkesi doğrultusunda tarafımızca da hesaplanmamıştır.¸
Netice itibari ile kök rapordaki değerlendirmelerimizde herhangi bir değişlik olmamıştır. Takibin 78.381,41 TL üzerinden devam etmesi gerektiği..." rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; dava dilekçesinde belirtilen nedenlerle; takip tarihi itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti ile icra inkar tazminatına ilişkin koşulların oluşup oluşmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında; tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden dava konusu döneme ilişkin (2023 yılı) BA BS formları, ... MTS'ye ait ... E. sayılı dosya celp edilmiş; akabinde dosya tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda rapor hazırlamak üzere bir SMMM ve bir elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişiler, 25/11/2024 tarihli kök ve 19/06/2025 tarihli ek raporlarında dava konusu 2.416,14 TL ve 5.920,89 TL'lik ödenmeyen faturanın reaktif enerji faturası olduğu, ödenmemesinin sözleşme ve mevzuat hükümlerine aykırı olduğu, sözleşmenin feshinin bu faturaların ödenmemesi ile tek taraflı gerçekleştiği, tüketim miktarlarının sayaç endeks farkı değerlerine göre olduğu, birim bedellerin ise sözleşmede kararlaştırılan formül ve indirim miktarı doğrultusunda yapıldığı, dolayısıyla her iki tüketim tesisi için oluşturulan cayma faturalarının sırasıyla 43.801,49 TL ve 15.139,19 TL olarak doğru hesaplandığı tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi incelendiğinde; sözleşmenin 1. Maddesinde "TEDARİKÇİ tarafından ABONE'ye elektrik tedariği ... tarihinde başlayacaktır. Tedarik başvurusunun — zamanında — yapılamaması veya rededilmesi durumunda, TEDARİKÇİ başvuruyu bir sonraki tedarik dönemleri için tekrarlayacaktır. Bu durumda Piyasa İşletmecisi tarafından kabul edilen tedarikçi değişikliği başlangıç tarihi, elektrik tedariği tarihi olarak kabul edilecektir. Elektrik tedarik başlangıcının bu şekilde ertelenmesi durumunda, TEDARİKÇİ ABONE'ye farklı bir fiyat teklifi sunabilir. Böyle bir durumda, ancak yeni fiyatların kabul edilmesi durumunda başvuruya devam edilir, aksi takdirde sözleşme kendiliğinden sona erer. Sözleşme'nin, Tedarik Başlangıç Tarihi'nden sonraki ilk 24 ay içerisinde ABONE tarafından herhangi Bir sebep ile fesih edilmesi veya bu sürede herhangi neden ile TEDARİKÇİ'nin portföyünden çıkmış olması halinde, kullanımlara ek olarak son 12(oniki) aylık tüketim miktarının ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedel ile hesaplanacak fatura tutarının %10'una tekabül eden Cayma bedelini ...'a ödeyeceğimi; bu tarife paketi Kullanım Şartlarının sözleşme şartlarına tabi olduğunu ve Sözleşme'nin eki ve ayrılmaz nitelikte bir parçası olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ederim." şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür.
Tüm dosya kapsamından; davacı şirket tarafından davalı hakkında ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan ..., ... numaralı tüketim faturalarının ödenmediği ve ... numaralı cayma bedeline ilişkin faturaların ödenmediğinden bahisle icra takip konusu yapıldığı, davalı tarafından takibe itiraz edildiği; alınan bilirkişi raporu ve dosyadaki bilgi ve belgelerden; taraflar arasında abonelik sözleşmesi imzalandığı, davalının elektrik faturalarını süresinde ödemekle yükümlü olduğu, davalının elektrik faturalarını fatura süresi içerisinde ödemediği ve bu şekilde sözleşmeye aykırı davrandığı, sözleşmede tanımlandığı şekilde ve takip talebindeki son ödeme tarihi esas alınarak aylık % 5 faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması gerektiği (bkz. İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi E. ..., K. ...); ..., ... numaralı faturaların reaktif enerji tüketim bedeli faturası olduğu, alınan ve hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporu uyarınca işbu faturaların bedelinden davalının sorumlu olduğu; ... numaralı cayma bedeline ilişkin 15.138,97 TL ve 43.800,86 TL'lik sözleşme feshine bağlı cayma bedeline ilişkin cezai şart faturaları yönünden ise; dosyada mevcut “Aboneye Özel Sözleşme Koşulları” başlıklı sözleşmenin “Sözleşmenin Yürürlüğü, Süresi ve Fesih Koşulları” başlıklı 1. maddesinin “ Sözleşme'nin, Tedarik Başlangıç Tarihi'nden sonraki ilk 24 ay içerisinde ABONE tarafından herhangi Bir sebep ile fesih edilmesi veya bu sürede herhangi neden ile TEDARİKÇİ'nin portföyünden çıkmış olması halinde, kullanımlara ek olarak son 12(oniki) aylık tüketim miktarının ve sözleşme fesih tarihindeki birim bedel ile hesaplanacak fatura tutarının %10'una tekabül eden Cayma bedelini ...'a..." ödeneceğini düzenlediği, ancak dosya kapsamında taraflar arasındaki sözleşmenin, sözleşmede “abone” olarak anılan davalı tarafından TTK m. 18(3) hükmünde belirlenen usullerle vs. feshedildiğini gösteren bir delile rastlanmadığı; hal böyle olmakla sözleşme davalı tarafça feshedilmediğinden davacının ceza bedeline yönelik alacak hakkına sahip olmadığı kanaatine varılmış; asıl alacak yönünden kabul edilen iki fatura bedeli (2.416,14 TL + 5.920,89 TL) toplamı 8.337,03 TL ile işlemiş faiz yönünden bilirkişilerce iki fatura yönünden hesaplanan (285,91 TL + 700,64 TL) toplamı 986,55 TL işlemiş faiz yönünden itirazın kısmen iptaline karar verilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ...esas, ... karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "... davalının, davacı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Merkezi Takip Sistemi... E. sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 8.337,03 TL asıl alacak; 986,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.323,58 TL yönünden KISMEN İPTALİNE, icra takibinin 8.337,03 TL asıl alacak; 986,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.323,58 TL yönünden aynı şartlarla DEVAMINA, fazlaya ilişkin 69.057,84 TL yönünden istemin REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 636,89TL harçtan peşin alınan 269,85TL'nin mahsup edilerek bakiye 367,04TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 2.748,87TL'sinin davacıdan alınarak, 371,13TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 269,85TL başvuru harcı, 269,85TL peşin harç, 9.138,50TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.678,20TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 1.151,24TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 8.526,96TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 9.323,58TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 9.323,58TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 14/10/2025
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır