T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/771 Esas
KARAR NO : 2025/520
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 19/09/2017
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili ...’in davalı bankaca ... A.Ş. ne açılacak kredi için düzenlenen Genel Kredi Sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını, GKS'ye istinaden bankanın 27.06.2013-27.06.2014 arasında geçerli olacak şekilde ... A.Ş. ne hitaben ... numaralı 500.000 TL tutarında Teminat Mektubunu vermiş olduğunu, müvekkilinin ..Tic.A.Ş.deki hisselerini 13.12.2015 tarihinde devir ve temlik ederek ortaklıktan ve yönetim kurulundan istifa ederek ayrıldığını, Şirketle hukuki ve fiili bağının kalmadığını, ayrılmasını müteakip ... 28.Noterliğinden ...tarih ve ... y.sayılı ihtarnameyi keşide ederek İmzaladığı ...de ... Tic. A.Ş.'ne olan şahsi kefaletlerini ve her ne ad ile verildi ise verdiği senet ve teminatları iptalini, sonlandırılmasını ve kaldırılması bildirdiğini, borçlandırıcı işlemlerden sorumlu olmadığını bildirdiğini, sözkonusu ihtarnamenin 29.03.2016 tarihinde davalı bankaca tebellüğ edilmiş olduğunu, Bu ihtarnameye istinaden bankaca ...Tic. A.Ş.'nin kredilerinin durdurulduğunu, iptal edildiğini, GKS ye dayanarak verilen kredilerin iptal edildiğini, müvekkilin imzaladığı GKS'ye dayalı kredilerin sıfırlanmış olduğunu, kefaletten istifa talebinin bankaca kabul edildiğinin şifahen bildirildiğini, bundan sonra bankanın ... Şubesi tarafından ortağı olduğu ... Tic. A.Ş.'ne nakdi ve gayrinakdi krediler tahsis edilmiş olduğunu, davalı Banka Kredi Komitesinin değişen ortaklık yapısına göre kredi ilişkisine devam edilip edilemeyeceğini yeniden belirlediğini, bundan sonra ...A.Ş. ye açılacak krediler için GKS imzaladığını, Bankanın ... A.Ş. ye olan kefaletini kaldırmış olduğunu, kendisinin kefaletinin kaldırılmasından sonra... A.Ş. ile banka arasında yeni GKS imzalanmış olduğunu, davalı bankanın ...A.Ş. ne hitaben verdiği ... numaralı 500.000,00-₺ tutarında Teminat Mektubunu birer yıl süre ile uzatmış olduğunu, davalı bankanın müvekkil tarafından ... 28.Noterliğinden keşide ettiği ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnameyi 29.03.2016 tarihinde tebellüğ ettikten sonra müvekkilin açık ve net ihtarına rağmen muvafakatini almadan 23.06.2017 tarihine kadar uzatmış olduğunu, keza müvekkilin rıza ve muvafakatini almadan ... tarihine kadar 20 gün süre ile son kez uzatmış olduğunu, işbu 20 günlük sürenin bitmesine 2 gün kala teminat mektubunu tazmin etmiş olduğunu, davalı bankanın tazmini takiben ... 6. Noterliğinde ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnameyi keşide ederek müvekkilin sorumluluğunun sadece ... numaralı 500.000 TL'lık teminat mektubu ile sınırlı olduğunu belirterek 523.029,64 TL'nın ödenmesini ihtar etmiş olduğunu, müvekkilinin ... Noterliğinden keşide ettiği ve bankaya bildirdiği ... numaralı kefilliğin sona erdiğine dair ihtarını almış olan bankanın süreli teminat mektubunun uzatılması halinde bu konunun müvekkile bildirilmesi yükümlülüğü altında olan bankanın ... A.Ş. kredilerini sıfırlaması, yeni GKS imzalayarak yeni kefalet almış olması ortada İken müvekkilin istifa tarihinden sonra bankacılık uygulamasında emsali olmayacak şekilde 23.06.2016 tarihinde süresi sona eren teminat mektubunu müvekkiline bilgi vermeden muvafakatini almadan biri bir yıl diğeri 20 gün olmak üzere iki kez uzattığı teminat mektubundan müvekkilin sorumlu olmadığını, bankaya hiçbir şekilde teminat mektubunun paraya çevrilmesinden dolayı borçlu bulunmadığını, bankanın talebinin hukuka ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davalı banka basiretli bir tacir gibi davranmadan süresi dolan teminat mektubunu müvekkilin kefaleti sona erdiği halde müvekkilin bilgisi ve muvafakatini almadan iki kez uzattığını belirterek bankanın ihtarnamesine mesnet gösterdiği ...A.Ş.'ne hitaben 23.06.2013 tarihinde verdiği ... numaralı teminat mektubu nedeniyle davalı bankaya 523.029,64 TL tutarında borçlu bulunmadığının tespitine,... Tic. A.Ş. kredilerinden dolayı davalı bankaya borçlu bulunmadığının tespitine, davalı bankanın haksız ve kötü niyetli talebinden dolayı %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili bankaca asıl borçlu ...Tic. A.Ş.'ne kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine alacaklar muaccel hale geldiğinden dolayı hesapların ... 6. Noterliğinden keşide edilen ...tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile kat edilmiş olduğunu,borçlu ve kefilleri tarafından bankaya ödeme yapılmadığını, bu nedenle müteselsil kefil ... hakkında 03.07.2012 tarihli GKS deki kefaleti sebebiyle ... 6. ATM de ... esas sayılı dosyada alacak davası açmış olduklarını, davalının ... A.Ş. ye müteselsil kefaleti sebebiyle müvekkili bankaya sorumlu olduğunu, müteselsil ...’in 03.07.2012 tarihinde imzaladığı müteselsil kefalet sözleşmesinin iki taraflı sözleşme niteliğinde olduğunu, kefilin tek taraflı irade beyanı ile kefaletini sona erdirmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının iddialarının iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacı ...’in teminat mektubunun mer’i olduğundan haberdar olduğunu, mektubun bankaya iade edilmemiş olduğunu bildiğini, bu nedenle doğan borçtan sorumlu olduğunu, davacı ...’in asıl kredi borçlusu ...A.Ş. deki ortaklıktan ayrılmasının kefaletin sona ermesi sonucunu doğurmadığını, teminat mektubunun asıl borçlunun talebi üzerine temdit edilmiş olduğunu, davacının tazminat talep etmesinin yerinde olmadığını, aleyhine açılmış bir icra takibi bulunmadığını, İİK m 72/5’e göre müvekkil banka aleyhine tazminata hükmedilemeyeceğini, aksine müvekkil banka lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğini, bankanın kanuni defter kayıtlarının kat’i delil teşkil ettiğini ileri sürmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi ,banka lehine %20 tazminata ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E.K. sayılı birleştirme kararı ile birleşen davanın davacısı ...Bankası A.Ş vekili tarafından ... İle ... aleyhine açılan davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından asıl borçlu ... San. Ve Tic. AŞ lehine davalılar ..., ...in müşterek ve müteselsil kefaletleri ile krediler kullandırıldığını, davalıların kredi borçlarını ödememesi üzerine hesabın kat edilerek ... 6.Noterliğinin... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile detayları ... 6.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde açıklandığı üzere 31/08/2017 hesap kat tarihi itibari ile müvekkili bankanın asıl kredi borçlu şirketten toplam 1.552.917,10-₺ nakit alacağı bulunduğunu, davalı borçlular ... ve ...'in imzalamış oldukları 03/07/2012 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı asıl kredi borçlusu ...A.Ş. ve ... ile birlikte ..lehine verilen ... tarih ... sayılı 500.000,00-₺ bedelli teminat mektubunun tazmininden kaynaklanan ve hesap kat tarihi itibari ile 523.029,64-₺'ye baliğ olan kredi borcundan müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu olduklarını, hesap kat tarihinden sonra ancak dava tarihinden önce sağlanan toplam 43.642,31-₺ tahsilat, TBK 100. maddesi uyarınca öncelikle işlemiş faiz ve masraf alacakların mahsup edilmek sureti ile müteselsil kefiller ... ve ... yönünden dava tarihi itibari ile işlemiş faiz ve masraflar dahil nakit alacağın 523.029,64-₺ (hesap kat tarihi itibari ile baliğ olan asıl alacak), 16.951,53-₺ (hesap kat tarihinden dava tarihine kadar işlemiş akdi faiz alacağı), 97,64-₺ (masraf)'nin toplamı olan 540.078,81-₺ toplam alacaktan tahsil edilen tutar olan 43.642,31-₺'nin mahsubu ile dava tarihi itibari ile 496.436,50-₺'ye baliğ olan dava konusu alacağın dava tarihinden tahsiline kadar işleyecek %25,35 temerrüt faizi, faizin % 5 gider vergisi ile birlikte davalılar ... ve ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davanın davalıları vekili cevap dilekçelerinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili ...'in 06/10/2009 tarihinde kurulmuş olan dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin %5 payına, müvekkili ...'in %46,5 payına, dava dışı ...'ın %46,5 payına sahip olduklarını, müvekkillerinin dava dışı ...A.Ş. ile davacı ... Bankası A.Ş. arasında akdedilen 03/07/2017 tarihli 2.000.000,00-₺ limitli GKS'yi kefil sıfatı ile imzaladıklarını, müvekkili ...'in dava dışı ...A.Ş.'deki hisselerini 07/02/2013 tarihinde devir ederek ortaklıktan ayrıldığını, ortaklıktan ayrılmaya ilişkin kararın 20/02/2013 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini ve bu tarihten sonra dava dışı ...A.Ş. ile hiçbir hukuki/ekonomik/mali ve fiili bağının kalmadığını ve dava konusu ve davanın dayanağı olarak gösterilen ...lehine düzenlenen ... tarih ve ... numaralı 500.000,00-₺ bedelli 1 yıl süreli teminat mektubundan müvekkili ...'in haberi, bilgisi, rızası ve onayının olmadığını, zira belirtilen tarihten çok önce ortaklıktan ayrılmış olduğunu, diğer yandan müvekkili ...'in de dava dışı... A.Ş.'de bulunan bütün hisselerini 03/12/2015 tarihinde devir ve temlik ederek lehine şirket yönetim kurulu üyeliğinden de 03/12/2015 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, 03/12/2015 tarihi itibari ile dava dışı ...A.Ş. ile hiçbir hukuki/ekonomik/mali ve fiili bağının kalmadığını, müvekkilinin dava dilekçesinde bahsi geçen ve avukatlıktan ayrılmasından çok sonra dava dışı şirkete kullandırılan krediler nedeni ile herhangi bir borcu ve sorumluluğunun olmadığını, uyuşmazlık konusu teminat mektubunun müvekkilinin dava dışı şirketten 03/12/2015 tarihinde istifa ederek ayrıldıktan sonra müvekkiline bilgi verilmeden müvekkilinin rızası ve onayı olmadan düzenlemiş olduğunu belirterek tüm bu sebeplerden dolayı müvekkilleri aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava; davacının, davalı bankanın ... 6. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesine konu ettiği 523.029,64-₺ bedelden ve bu bedele dayanak gösterilen ... lehine düzenlenen ... tarih ve ... numaralı 500.000,00-₺ bedelli teminat mektubu nedeni ile davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ve davalı banka tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye kullandırılan nakdi ve gayri nakdi kredilerden, teminat mektuplarından, kambiyo senetlerinden dolayı (fer'ileri ile birlikte) davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
Birleşen dava; davacı banka tarafından ... lehine verilen ...tarih ... sayılı 500.000,00-₺ bedelli teminat mektubunun tazmininden kaynaklanan alacağın tahsili talebine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda verilen ...E.K. sayılı 15/04/2021 tarihli karar ile "...1-A)Davanın kısmen kabulüne, davacı ...'in davalı ... Bankası A.Ş.'nin ... 6. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu ettiği 523.029,64-₺ bedelden, bu bedele mesnet gösterilen ... numaralı teminat mektubu nedeni ile davalı ...Bankası A.Ş.'ye borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine...B)Birleşen davanın reddine..." karar verilmiş, kararın istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ... E.K. sayılı 08/11/2023 tarihli ilamı ile "...HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Asıl dava, davacının müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı 03/07/2012 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında davacıya gönderilen ihtarnameye konu kalemlerden ötürü davalı bankaya borçlu olunmadığının tespitine, birleşen dava, 03/07/2012 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden asıl borçlunun borcunu teminen lehdara verilen teminat mektubunun tazmin edilmiş olması nedeniyle, bu sözleşmeye müteselsil kefil olan davalılardan bakiye teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karara karşı asıl davada davalı birleşen davada davacı banka vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Asıl davada davacı birleşen davada davalı ...'in 03/12/2015 tarihinde asıl borçlu şirket ortaklığından ve yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığı, bu durumu 28/03/2016 tarihli ihtarname ile bankaya tebliğ ederek, tüm genel kredi sözleşmelerine dayalı şahsi kefalet, teminat, şahsi senet ve tüm borçlandırıcı işlemlerin iptali ile, banka nezdinde bulunan senetlerin iadesini talep ettiği, ihtarnamenin 29/03/2016 tarihinde bankaya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. ... tarafından, bankanın ihtarnamenin tebliği tarihinden sonra gerçekleştirdiği teminat mektubu vadesinin uzatılması işlemlerinin yeni kredi kullandırımı mahiyetinde oldukları, bu konuda kendisinden onay alınmadığı, oysa kefaletinin sona erdirilmesi yönündeki ihtarına banka yetkilileri aracılığı ile şifahen olumlu cevap verildiği, akabinde asıl borçlu şirketin 03/02/2017 tarihli sözleşmesinden doğan kredi hesabının sıfırlandığı ve yeni genel kredi sözleşmeleri yapıldığı, kefaletin sonra ermesinden sonra yapılan vade uzatımları sonucu tazmin edilen mektup bedelinden kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığı iddia olunmuştur. Birleşen davada davalı ...; şirket ortaklığından 07/02/2013 tarihinde hisselerini devir ederek ayrıldığını, ortaklıktan ayrılmaya ilişkin kararın 20/02/2013 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, bir süre sonra şirketten tamamen ayrıldığını, şirket ile herhangi bir hukuki ve fiili bağının kalmadığını, buna rağmen davacı bankanın rıza ve bilgisi dışında teminat mektubunun süresini müteaddit defalar uzattığını, oysa bankanın daha sonra 05/10/2016 tarihinde asıl borçlu şirket ile tamamen yeni bir genel kredi sözleşmesi imzaladığını, kefaletin sona ermesi nedeniyle tazmin edilen teminat mektubu bedelinden sorumlu olmadığını savunmuştur. Asıl davada davalı birleşen davada davacı banka tarafından; kefalet sözleşmesinin tek taraflı beyan ile sona erdirilemeyeceği, ...'in tek taraflı ihtarnamesinin 03/07/2012 tarihli genel kredi sözleşmesine verilen müteselsil kefaleti ortadan kaldırmayacağı, ...'in ortaklıktan ayrılmasının da kefaleti sona erdirmeyeceği, bu sözleşme kapsamında teminat mektubu biçiminde kullandırılan gayrınakdi kredi riski devam ettiği sürece her iki kefilin sorumluluklarının devam edeceği, teminat mektubunun vadesinin uzatılmasının yeni kredi kullandırımı olmadığı, asıl davanın reddi, birleşen davanın kabulü gerektiği belirtilmiştir. İstinaf başvurusunda da aynı sebepler ileri sürülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından; teminat mektubunun vade uzatımları ile ilgili olarak ... ile ...'in asıl borçlu şirket ortaklığından ayrıldıkları tarihlerden sonra onaylarının alınmadığı, öte yandan uyuşmazlık konusu teminat mektubunun asıl borçlu şirket ile banka arasında akdedilen ve dava dışı...'ın müteselsil kefil olarak imzaladığı olduğu 05/10/2016 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesine ek madde ile 05/10/2016 tarihli genel kredi sözleşmesinin kapsamına alındığı, ... ve ...'in 05/10/2016 tarihli GKS'de kefil olarak imzalarının bulunmadığı, asıl davada, davacı ...'in ihtarnamede sorumlu tutulduğu teminat mektubu kalemi dışındaki kredi kalemleri bakımından menfi tespit talep etmekte hukuki yararının mevcut olmadığı gerekçesi ile; asıl davanın kısmen kabulüne, davacı ...'in davalının ... 6. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine konu ettiği 523.029,64-₺ bedelden, bu bedele mesnet gösterilen ... numaralı teminat mektubu nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine; birleşen davanın reddine, karar verildiği anlaşılmıştır. Asıl davada davacı birleşen davada davalı ... ile birleşen davada davalı ...'in, dava dışı ... Şirketi ile ... Bankası arasında bağıtlanan 03/07/2012 tarihli, 2.600.000,00-₺ limitli genel kredi sözleşmesine, aynı tarihte 2.000.000,00-₺ limitle, 10 yıl süre ile müteselsil kefil oldukları, sözleşmeye dava dışı ...'ın da aynı koşullarla müteselsil kefil olduğu, birleşen davada davalı ... 'in 15/09/2016 tarihli limit arttırım sözleşmesi ile kefalet limitinin 5.000.000,00-₺'ye çıkartılması konusunda sözleşme imzaladığı, eş rızasının alındığı, 03/07/2012 tarihli sözleşme kapsamında banka tarafından... tarih ve ... numaralı 500.000,00-₺ tutarlı 27/06/2014 vadeli teminat mektubunun dava dışı ...A.Ş.'ye verildiği, teminat mektubunun süresinin sırasıyla 26/05/2015, 24/06/2016, 23/06/2017, 12/07/2017 tarihlerine uzatıldığı, mektubun lehtarın talebi üzerine 10/07/2017 tarihinde tazmin edildiği, banka tarafından, ... ve ...'in de aralarında bulunduğu asıl borçlu ve müteselsil kefillere 12/09/2017 tarihli ihtarnamenin gönderildiği, asıl borçlunun kredi hesabının 31/08/2017 tarihinde hesabın kat edildiği bildirilerek toplam 1.552.917,10-₺ borcun 24 saat içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ancak ihtarnamede ... ve ...'in yalnızca tazmin olan ... numaralı teminat mektubu nedeniyle asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 523.029,64-₺'den sorumlu olduklarının açıkça belirtildiği, ihtarnamenin ...'e 15/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ...'e ise tebliğ edilemediği anlaşılmıştır. 05/10/2016 tarihli genel kredi sözleşmesinin, dava dışı asıl borçlu ile ... Bankası ... Şubesi arasında 2.600.000,00-₺ limitle bağıtlandığı, dava dışı ...'ın sözleşmeye müteselsil kefil olduğu, Ek madde ile; ... nolu teminat mektubunun da aralarında olduğu, önceki genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılmış 18 kalem nakdi ve gayrınakdi kredi risklerinin işbu kredi sözleşmesi tahtında takip edilmesinin, bu sözleşmede imzası bulunan teminat verenlerin teminatlarının bu kredi riskleri açısından da teminat teşkil ettiğini kabul ettiklerinin kararlaştırıldığı, ek madde altında kredi lehdarı ... A.Ş. İle müteselsil kefil ...'ın imzasının bulunduğu görülmüştür. 05/10/2016 tarihli genel kredi sözleşmesinde ve bu sözleşmeye ek maddede, 03/07/2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin ve bu sözleşmeye verilen şahsi teminatların sona erdiğine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Bu ek madde ile sözleşmeye şahsi teminat veren ...'ın bu sözleşmeden önce doğmuş kredi risklerine, yeni genel kredi sözleşmesindeki kefalet limiti kapsamında kefil olmaya devam etmesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır. Kefalet sözleşmesinin kanun gereği sona erme sebepleri 6098 Sayılı TBK'nun 598 maddesinde düzenlenmiş olup buna göre; hangi sebeple olursa olsun kefil olunan asıl borcun sona ermesi, alacaklı için kefaletten doğan özel yararlar saklı kalmak kaydıyla, borçlu ve kefil sıfatı aynı kişide birleşmesi, gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefaletin kurulmasından itibaren on yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi hallerinde kefalet sözleşmesi sona erer. TBK'nun 600/1 maddesinde, kefalet sözleşmesinin kendisinden bir sebep olarak süreli kefalette sürenin sona ermesi ile kefaletin de son bulacağı düzenlenmiştir. Kefilin kefalet sözleşmesinden dönmesi koşulları ise TBK'nun 599/1 maddesinde öngörülmüş olup, gelecekte doğacak bir borca kefalette, borçlunun borcun doğumundan önceki mali durumu, kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra önemli ölçüde bozulmuşsa veya mali durumunun, kefalet sırasında kefilin iyiniyetle varsaydığından çok daha kötü olduğu ortaya çıkmışsa, kefil alacaklıya yazılı bir bildirimde bulunarak, borç doğmadığı sürece her zaman kefalet sözleşmesinden dönebilir. TBK'nun 601/1 maddesinde düzenlenen belirsiz süreli kefaletlerde kefile belli koşullarla tanında kefaleti sonlandırma imkanı ise, somut olayda dava konu 03/07/2012 tarihli kefalet sözleşmesi belirli süreli olduğundan uygulama alanı bulamayacaktır. Görüldüğü üzere, kefalet sözleşmesinin sona erme sebepleri arasında kefilin lehine kefil olduğu şirketin ortaklığından ayrılması yer almadığı gibi, belirli süreli kefalet sözleşmelerinde sözleşmeden dönme ancak TBK'nun 600/1 fıkrasında düzenlenen koşulların varlığı halinde mümkündür. Şüphesiz anılan sebepler arasında sayılmasa bile kefalet sözleşmesinin taraflarını oluşturan alacaklı ile kefilin anlaşmaları halinde de kefalet sözleşmesi sona erebilecektir. Müteselsil kefiller ... ve ...'in, kefili oldukları asıl borçlu şirketin ortaklığından ayrılmaları kefalet sözleşmesini sona erdirmez. ...'in TBK'nun 600/1 fıkrasındaki sebeplere dayandırmadığı tek taraflı ihtarnamesi de kefaleti sona erdirmeyecektir. Banka tarafından müteselsil kefillerin sorumlu tutulduğu teminat mektubunun 03/07/2012 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kullanıldırılmış bir gayrınakdi kredi olduğu, kefillerin kefaleti sona ermediğinden, mektubun vadesi uzatılmış olsa dahi, gayrınakdi riskin devam ettiği sürece kefalet teminatı altında olduğu, genel kredi ve kefalet sözleşmesi devam ettiği sürece, aynı sözleşmeye dayalı olarak yeni krediler kullandırılabileceği gibi, teminat mektubunun vadesinin de uzatılabileceği, nitekim genel kredi sözleşmesinin kefillerin sorumluluğunu düzenleyen 10.9 maddesinde, müteselsil kefillerin sözleşme kapsamında kredi lehdarına kullandırılan her türlü kredi nedeniyle doğmuş ve doğacak tüm borçlarını şahsi teminat altına aldıklarının kararlaştırılmış olduğu, vade uzatımı için kefillerin onayının alınmasına gerek olmadığı açıktır. Mahkemenin, kefillerin asıl borçlu şirket ortaklığından ayrıldıkları tarihlerden sonra vade uzatımı için onaylarının alınmadığına yönelik gerekçesi isabetsizdir. Asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilince bu gerekçeye yönelik ileri sürülen istinaf sebebi yerindedir. Somut olayda kefalet sözleşmesinin sona erip ermediğinin tespiti için koşullarının varlığı araştırılabilecek tek durum; TBK'nun 598/1 maddesinde düzenlenen; kefil olunan asıl borcun sona ermesi halidir. İlk derece mahkemesinin, uyuşmazlık konusu teminat mektubundan doğan riskin, asıl borçlu şirket ile banka arasında akdedilen ve dava dışı ...'ın müteselsil kefil olarak imzaladığı olduğu 05/10/2016 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesine ek madde ile 05/10/2016 tarihli genel kredi sözleşmesinin kapsamına alındığı yönündeki gerekçesi, açıkça olmamakla birlikte, asıl borcun yani 03/07/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinin sona erdiğine işaret ediyor görünse de; toplanan deliller ve bankacı bilirkişinin de aralarında bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilmiş kök ve ek raporlarda bu sonuca ulaşmaya elverişli herhangi bir inceleme yapılmamış, banka ticari defter ve kayıtları dahi incelenmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, davacı bankanın ticari defter ve kayıtları üzerinde bankacı bilirkişi marifetiyle mahkeme ve kanun yolu denetimine açık şekilde inceleme yaptırılarak, 03/07/2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin, dolayısıyla bu sözleşmeden doğan risklere ... ve ... tarafından verilen şahsi kefaletlerin TBK'nun 598/1 fıkrası uyarınca sona erip ermediğinin tespiti; genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmeleri devam ediyor ise asıl dava bakımından kat tarihi itibariyle bankanın teminat mektubu için kat ihtarında talep ettiği alacak tutarının, asıl alacak ve işlemiş faiz bakımından yerinde olup olmadığının, birleşen dava bakımından; müteselsil kefillerin temerrüt tarihleri de dikkate alınarak, birleşen dava tarihi itibariyle bankanın teminat mektubundan doğan alacak miktarının, işletilen akdi ve talep edilen temerrüt faizi oranının sözleşmeye uygun olup olmadığının tespiti, elde edilecek sonuca göre karar verilmesidir. Yukarıda izah edilen sebeplerle; asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilinin, asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurusunun kabulü, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılması, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda mahkemesine iadesi, sair istinaf sebeplerinin bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşılarak, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilinin, asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurularının KABULÜ ile; ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/04/2021 tarih ve ... Esas - ...Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA..." karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 08/11/2023 tarih ve ... E.K. sayılı ilamı kapsamında, anılan kararda belirtilen hususlar tek tek değerlendirilmek ve tüm dosya kapsamı irdelenmek kaydı ile 03/07/2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin, dolayısıyla bu sözleşmeden doğan risklere ... ve ... tarafından verilen şahsi kefaletlerin TBK'nun 598/1 fıkrası uyarınca sona erip ermediğinin tespiti; genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmeleri devam ediyor ise asıl dava bakımından kat tarihi itibariyle bankanın teminat mektubu için kat ihtarında talep ettiği alacak tutarının, asıl alacak ve işlemiş faiz bakımından yerinde olup olmadığının, birleşen dava bakımından; müteselsil kefillerin temerrüt tarihleri de dikkate alınarak, birleşen dava tarihi itibariyle bankanın teminat mektubundan doğan alacak miktarının, işletilen akdi ve talep edilen temerrüt faizi oranının sözleşmeye uygun olup olmadığının tespiti hususunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti 09.10.2024 tarihli raporunun sonuç kısmında "...03.07.2012 tarihi genel kredi sözleşmesinin devam ettiği, dolayısıyla bu sözleşmeden doğan 500.000 TL bedelli dava konusu teminat mektubundan kaynaklanan riske ... ve ... tarafından verilen şahsi kefaletlerin yukarıda açıklanan gerekçelerle devam ettiği kanaat ve sonucuna varılmaktadır. - Hesap kat tarihi itibari ile bankanın talep etmiş olduğu faiz bakımından talep edilen temerrüt faiz oranı olan 9425,35 in sözleşmeye uygun olduğu, asıl dava bakımından hesap kat tarihi itibari ile bankanın teminat mektubu için kat ihbarında talep ettiği alacak tutarı olan 523.029,64 TL nin hesaplanan faiz tutarı bakımından sözleşmeye uygun olmadığı, tarafımızca hesaplana kat tarihi itibari ile faiz ve gider vergisi ile birlikte alacak tutarının 518.960,41 TL olduğu kanaat ve sonucuna varılmaktadır. - Birleşen dava bakımından davacı bankanın dava dilekçesinde talep ettiği toplam alacak tutarı 496.436,50 TL olmakla birlikte, tarafımızca hesaplanan dava tarihi itibari ile alacak tutarı 501.206,35 TL olarak hesaplanmış olup, bankanın dava tarihi itibari talep etmiş olduğu alacak tutarı olan 496.436,50 TL olmasından dolayı bu tutarın sözleşmeye uygun olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiş, tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 06.12.2024 tarihli ek raporun sonuç kısmında "...Tarafların itirazları ve Mahkemenin görevlendirilmesi sonucu,...adresindeki ... Bankası A.Ş. ...Şubesi 04.12.2024 tarihinde ziyaret edilerek, bankanın ticari defter ve kayıtları yerinde incelenmiştir. Yerinde inceleme sonucunda bankanın ticari defter ve kayıtları üzerinden yaptığımız tespitlere göre; Dava konusu ... numaralı 500.000,00 TL bedelli teminat mektubu 10.07.2017 tarihinde tazmin edilerek nakde dönüşmüştür. Mektup bedeli 500.000,00 TL bankanın yasal takip hesabından karşılanarak muhataba ödenmiştir. - 31.08.2017 tarihinde 97,64 TL tutarında ihtarname masrafı yapılmıştır. Mektup tazmin olduktan sonra 07.11.2017 tarihinde 27.834,00 TL, 12.09.2017 tarihinde 15.808,31 TL olamak üzere toplam 43.642,31 TL tutarında tahsilat sağlanarak, tazmin sonrası teminat mektubunun anapara borcu 456.357.69 TL ye düşmüştür. Teminat mektubunun tazmin tarihi olan 10.07.2017 ile hesap kat tarihi olan 31.08.2017 tarihi arasındaki süre 52 gündür. Uygulanan temerrüt faizi olan %25,35 in sözleşmeye uygun olduğu kök raporumuzda tespit edilmiş idi. Hesap kat tarihi itibari ile talep edilen teminat mektubu tazmin tutarı olan 500.000 TL bedel üzerinden, %25.35 temerrüt faizi oranı ile tarafımızca hesaplanan temerrüt faiz tutarı 18.057,53 TL (500.000X25.35/36500X52= 18.057,53) ve temerrüt faizinin % 5 oranında gider vergisi tutarı 902,88 TL olmak üzere toplam temerrüt faizi ve gider vergisi tutarı 18.960,41 TL olarak kök raporda da hesapladığımız hesap kat tarihine kadar ki temerrüt faiz tutarında bir değişiklik bulunmamakta olup davalı vekilinin itirazı heyetimizce haklı bulunmamıştır. 97,64 TL tutarındaki masraf davalı tarafça dava dosyasında talep edilenler arasında bulunmakla birlikte, yasal defterler tarafımıza sunulmadığından dikkate alınmamış idi. Bu kez yerinde yaptığımız inceleme sonucu bu tutar masrafın 31.08.2017 tarihinde yapıldığı ve bankanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiş olduğundan alacak ve faiz hesaplamasına dahil edilmiştir. Hesap kat tarihi olan 31.08.2018 tarihi itibari ile bankanın toplam alacak tutarı (500.000,00 TL + 97,64 TL) 500.097,64 TL, hesap kat tarihi olan 31.08.2018 tarihi ile dava tarihi olan 10.11.2017 tarihi arasındaki süre 71 gündür. Bu durumda hesap kat tarihi ile dava tarihi arasındaki süre için hesaplanan temerüt faizi 24.660,29 TL (500.097,64X25,35/36500X71=24.660,29) ve temerrüt faizinin %5 oranında gider vergisi tutarı 1.233,01 olmak üzere bankanın toplam temerrüt faizi ve gider vergisi alacak tutarı 25.893,30 TL dir. Sonuç olarak davalı birleşen davanın davacısı bankanın: Teminat mektubundan kaynaklanan alacak tutarı : 500.000,00 TL Hesap kat tarihine kadar faiz ve vergi alacağı : 18.960,41 TL+ Hesap Kat tarihi itibari ile toplam alacak tutarı: 519.058,05 TL Hesap kat tarihinden dava tarihine kadar faiz ve vergi alacağı 25.893,30 TL+Dava tarihine kadar ki toplam alacağı: 544.951,35TLYapılan: (43.642,31)TLKalan alacak tutarı 501.309,04 TL Sonuç olarak tarafımızca hesaplanan dava tarihi itibari ile bankanın toplam alacak tutarı 501.309,04 TL olup davalı birleşen davanın davacısı bankanın dava dilekçesinde talep ettiği toplam alacak tutarı 496.436,50 TL nin hesapladığımız tutardan az olmasından dolayı, bankanın dava tarihi itibari talep etmiş olduğu alacak tutarı olan 496.436,50 TL nin sözleşmeye uygun olduğu sonucuna varılmaktadır. Tarafların iddia ve itirazları da dikkate alınarak ...Bankası A.Ş. ...Şubesi'nde yapılan yerinde inceleme sonucunda kök raporumuzdaki hesaplamaya ile olarak 97,64 TL masraf ve masrafın temerrüt faizi ile gider vergisinden başka farklı bir sonuca varılmamıştır. Bankanın ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelenmesi sonucunda, dava dosyasında yer alan, ana para alacak, tahsilatlar ve masrafların ticari defterlerde ve kayıtlarda yer aldığı, tarihlerinin ve tutarlarının dava dosyasında yer alan bilgilerle uyumlu olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; Asıl davada davacı ..., davalı bankanın ... 6. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesine konu ettiği 523.029,64-₺ bedelden ve bu bedele dayanak gösterilen ... lehine düzenlenen ... tarih ve ... numaralı 500.000,00-₺ bedelli teminat mektubu nedeni ile davalı bankaya borçlu olmadığını, kredilerin durdurulduğunu, kefaletinin sona erdiğini belirtmektedir. Birleşen davada ise davacı ...Bankası, davalılar ... ve ...'in banka tarafından ...Ofisi lehine verilen ... tarih ... sayılı 500.000,00-₺ bedelli teminat mektubunun tazmininden kefil sıfatıyla bankaya karşı sorumlu olduklarını belirterek alacak talebinde bulunmuştur. Mahkememizce daha önce davacı ... tarafından açılan asıl dava yönünden davacının talebi yerinde görülerek kefaletin sona erdiği yönünde bir değerlendirme yapılmış ise de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin ... E.K. sayılı 08/11/2023 tarihli ilamı doğrultusunda yapılan yeniden değerlendirme neticesinde ... ve ...'in banka kredi sözleşmesi kapsamında kefaletlerinin devam ettiği ve anılan teminat mektubunun tazmini nedeniyle bankaya karşı sorumlu oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle, asıl davanın reddine karar vermek gerekmiş; dosya kapsamında mevcut bankacılık uzmanları tarafından yapılan hesaplama hükme esas alınmak suretiyle birleşen dava yönünden, 496.436,50-₺'nin birleşen davanın davalılarından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiliyle birleşen davanın davacısına verilmesine dair hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)1-Asıl davanın reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-₺ maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 8.932,04-₺ harçtan mahsubu ile bakiye 8.316,64-₺ harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 82.454,45-₺ vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B)1-Birleşen davanın kabulüne, 496.436,50-₺'nin birleşen davanın davalılarından dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiliyle birleşen davanın davacısına verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 33.911,58-₺'den, peşin alınan 8.477,90-₺'nin mahsubu ile bakiye 25.433,68-₺'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 18.950,00-₺ bilirkişi ücreti, 124,50-₺ tebligat-posta gideri ve 8.513,90-₺ harç bedeli olmak üzere toplam 27.588,40-₺ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı vekili lehine takdir olunan 78.465,48-₺ nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kalan kısmın HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza