T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/122 Esas
KARAR NO : 2025/1138
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/02/2023
KARAR TARİHİ : 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "
"Davalı ...'un kayden maliki olduğu ve davalı ...'un kullanımında olan ... plakalı araç kusurlu şekilde park edildikten sonra geri geri hareket ederek müvekkilin iş yerinin bulunduğu ...'ı içerisine düşmüştür. Söz konusu olayı gösterir Video Kaydı delil olarak USB Flas Bellek içerisinde fiziki olarak sunulacaktır. Olaya dair tutulan Kaza Tespit Tutanakları celp edildiğinde, davalıların tam kusurlu olduğu açıkça anlaşılacaktır.... plakalı araç, müvekkil ...'e ait ... , ... ve ... plakalı araçların üzerine düşmüş; söz konusu araçlar maddi olarak zarar görmüştür.
Araçlara dair Değer Kaybı ve maddi zararlardan tüm davalılar sorumlu olmakla; bu taleplerimizi tüm davalılara yöneltmekteyiz.
Araçların kullanılmamasından doğan zararlardan tüm davalılar sorumlu olmakla; bu taleplerimizi tüm davalılara yöneltmekteyiz.
Geçici iş göremezlikten doğan kazanç kaybı zararından tüm davalılar sorumlu olmakla; bu taleplerimizi tüm davalılara yöneltmekteyiz. Her ne kadar tamir edilmiş olsalar da ... ve ... araçların değer kaybı oluştuğu açıktır.
Doktrin ve uygulama gereğince pert olan ... plakalı araç için de Araç Değer Kaybı talep edilebileceği, bunun da aracın piyasa değeri ile araç için yapılan ödeme arasındaki fark bakımından maddi zarar olarak talep edileceği belirtilmekle; ... plakalı araç için doğan maddi zararımız yukarıda açıklanarak talep edilmiştir.
Bu zararların gerçek miktarı, yapılacak Bilirkişi İncelemesi ile açıkça ortaya çıkacaktır.
Araçlara dair değer kaybı/maddi zararlardan dolayı şimdilik 1.000-TL'nin kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faizi ile tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkile verilmesi, araçların kullanılamamasından/ticari faaliyete konu edilememesinden doğan zararımız nedeniyle şimdilik 200-TL'nin kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faizi ile tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkile verilmesi, geçici iş göremezlikten doğan kazanç kaybı zarar nedeniyle şimdilik 100-TL'nin kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek mevduat faizi ile tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkile verilmesi,
... plakalı aracın 3.kişilere devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilerek aracın kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesi.."talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı ... ve ... vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
"Davaya konu olay tarihi olan 07.04.2022 tarihinde, müvekkilim davalı ...'un adına trafikte kayıtlı bulunan ve müvekkilim davalı ...'un kullanmakta olduğu ...plakalı aracı, ... önüne yolun biraz rampa ve yokuş olması sebebi ile, aracının ön kısmı yukarıda olacak şekilde el frenini de çekerek, ve aracı 1.viteste tutarak, saat:15.00 sularında aracı park etmiştir. Aracın park etmesinden üç saat sonra, park etliği araç, yokuş aşağı ve geriye doğru hareket ederek, yolun alt kısmında bulunan ... Lisesisin bahçesinin duvarında bulunan demir bariyelleri aşarak, okulun bahçesine doğru düşmüş ve okulun bahçesinde bulunan, davacıya ait ..., ...ve...plakalı araçların üzerine düşmüş ve bu araçlara hasar vermiştir. Davacıya ait ve hasara uğrayan veya Zarar ve ziyana uğradığı araçların park edildiği alan, ...Lisesinin bahçesidir, ve bu alan yani okulun bahçesi park alanı değildir. Kazanın meydana geldiği alanda ise okulun yüksek bir bahçe duvarı vardır ve bu bahçe duvarının üst kısmında yol bulunmakta ve bu yoldan araçlar geçmektedir, ve duvarın üst kısmında yol kenarında dernir bariyeller bulunmakta olup, bu demir bariyerlerin yapılmasının amacı ise, yukarıda yokuş aşağı gelen araçların herhangi bir tehlike anında okulun bahçesine düşmesini engellemek amacı ile yapılmıştır. Yukarıda arz ettiğimiz nedenlerden dolayı, davacı vekili tarafından haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesini, yargılama gider ve ücreti vekaletin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini.." savunmuştur.
CEVAP; Davalı ... Sigorta vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
"Huzurdaki dava ile davacı, 07.04.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle ... , ... ve ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının ve geçici iş göremezlik zararının karşılanmadığını iddia ederek, müvekkil nezdinde sigrotalı ... vadeli ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine istinaden şimdilik 1000-TL değer kaybı bedelinin 100-TL geçici iş göremezlik zararının ve 200-TL araç mahrumiyet bedelinin davalılardan avans faiziyle tahsilini talep etmektedir. HMK’nın 6.maddesinde “Genel yetkili Mahkeme; davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihte ki yerleşim yeri mahkemesidir” şeklinde düzenleme, yapılmıştır. Başvuru şartının yerine getirilmemesi sebebi ile, değer kaybı talebinin reddi gerekir.Davacı tarafın zararı müvekkil sigorta şirketince layığı ile giderilmiş olup, bu husus taraflar arasında düzenlenen mutabakatname ile sabittir. Mutabakat neticesi yapılan ödeme ile müvekkilin sorumluluğu kalmamıştır.
Araca pert işlemi uygulandığından değer kaybı oluşmayacaktır.
Sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaların kabulü mümkün değildir.H.M.K. 121 Md. gereği delillerin tarafımıza tebliğini,
HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle taleplerinin usulden reddini,
Davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararı olmadığından usulden reddini,
Yetkisiz mahkemede açıldığından yetkisizlik nedeniyle reddini,
Davacının zararı karşılandığından işbu davanın reddini,
Geçici iş göremezlik ve araç mahrumiyet bedeli talepleri teminat dışı olduğundan reddini,
Dosya esasına girilmesi halinde değer kaybının, 04.12.2021 tarihli ZMMS Sigortası Genel Şartları A.5.a maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre belirlenmesini,
Her durumda muaccel bir alacak oluşmadığı için müvekkil şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını.."savunmuştur.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
Kazaya karışan araç davanın konusu olmadığından tedbir konulması yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafa delil listesinde beyan ettiği kaza anını gösterir görüntü kayıtlarını sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir.
... Sigorta A.Ş.'ye müzekkereye yazılarak varsa hasar dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne araçların plakalarının bildirilmek suretiyle varsa daha önceki hasarlarına ilişkin görüntü kayıtları, eksper raporları ve tüm hasar dosyalarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
1 ve 2 nolu ara kararların icrası sonrası ve talep halinde dosyanın kusur durumunun tespiti için ATK'ya gönderilmesine karar verilmiştir.
Davacı taraf geçici iş göremezlik tazminat talebi bulunması nedeniyle kaza anında yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi evraklarının bulunduğu sağlık kuruluşlarını mahkememize iki hafta kesin süre içinde bildirilmesine, aksi halde maluliyete ilişkin delil tespitinden vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiştir.
... Hastanesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.
... Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacının hastanede gördüğü tüm ameliyat tedavi evraklarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek kusur oranlarının tespitinin istenilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin müteakip yargılama işlemlerinde kullanılmak üzere HMK.m.120 hükmüne göre 750,00TL gider avansını iki hafta içinde depo etmesine; aksi halde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedileceğinin ihtarına karar verilmiştir.
Kusur durumu raporu alındıktan sonra değer kaybı ve kazanç kaybına ilişkin talepte bulunulması durumunda bilirkişi ara kararı kurulmasına karar verilmiştir.
Güncel yargıtay içtihatları doğrultusunda kaza tarihi ( 07/04/2022 ) itibariyle maluliyete ilişkin olarak uygulanması gereken yönetmeliğin Erişkinler için Engellilik hakkındaki yönetmelik olması nedeniyle dosyanın yeniden ATK'ya tevdi edilerek belirtilen yönetmelik doğrultusunda maluliyet raporu tanziminin istenmesine karar verilmiştir.
Kazaya karışan araçlara ait (..., ..., ...) ...'e müzekkere yazılarak muayene bilgilerinin gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulu'ndan alınan 30 ARALIK 2024 tarih,... sayılı Adli Tıp Müzekkeresi'nden özetle: "... ve ... oğlu, 11/03/1988 ... doğumlu...hakkındaki evrakın Kurulumuzca tetkikinde; Kişi hakkında mütalaa düzenlenebilmesi için; Kişinin dava konusu yaralanma nedeniyle 07/04/2022 tarihinde ve sonrasında gördüğü tedaviler sırasında çekilen tüm grafilerin tarafımızdan bizatihi incelenmek üzere DICOM formatında CD kopyaların teminen gönderilmesi, kişinin bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi veya Üniversite Hastanesine sevki sağlanarak, kendisinde mevcut dava konusu yaralanmayla ilgili mevcut sağlık şikâyetleri ve son sağlık durumu hakkında, yeni yaptırılacak muayene ve gerekli tetkikler sonucu düzenlenecek raporların teminen gönderilmesi.." rapor edilmiştir.
Dosyanın ve raporun İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nden dönüşünün beklenilmesine karar verilmiştir.
... cevabı gelince kusur durumu raporu alındıktan sonra değer kaybı ve kazanç kaybına ilişkin talepte bulunulması durumunda bilirkişi ara kararı kurulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekiline davacı asilin dava konusu yaralanma nedeniyle 07/04/2022 tarihinde ve sonrasında tedavi gördüğü tüm hastanelerin ismini Mahkememize bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin sürenin gereğinin yerine getirilmemesi halinde maluliyet raporuna dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının, dosyanın mevcut hali ile karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
4 nolu ara karar ikmal edildiğinde ilgili hastanelere ve kuruluşlara müzekkere yazılarak davacı asilin dava konusu yaralanma nedeniyle 07/04/2022 tarihinde ve sonrasında gördüğü tedaviler sırasında çekilen tüm grafilerin DICOM formatında CD kopyaların mahkememize gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekiline davacı asili bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi veya Üniversite Hastanesine sevki sağlanarak, kendisinde mevcut dava konusu yaralanmayla ilgili mevcut sağlık şikâyetleri ve son sağlık durumu hakkında, yeni yaptırılacak muayene ve gerekli tetkikler sonucu düzenlenecek raporların teminen gönderilmesi için davacı asili Mahkememiz kaleminde hazır etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin sürenin gereğinin yerine getirilmemesi halinde maluliyet raporuna dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının, dosyanın mevcut hali ile karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
6 nolu ara karar ikmal edildiğinde davacı asilin bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi veya Üniversite Hastanesine sevkine, müzekkere ekine ATK ön raporunun eklenmesine karar verilmiştir.
4-5-6-7 nolu ara kararlar ikmal edildiğinde dosyanın ATK’ya kül halinde tevdiine karar verilmiştir.
Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 13.01.2025 tarihli, ...sayılı, Adli Tıp Raporu'nda özetle: "Davalı sürücü ...'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu.." rapor edilmiştir.
Davacı tarafın maluliyet raporuna dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekiline 3.900,00 TL’lik ATK fatura bedelini yatırmak ve buna dair dekontu sunmak veya fatura bedelini mahkememiz veznesine yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde maluliyet raporu deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiştir.
Makul sürede yargılama ilkesi gereği ... cevabının beklenilmesinden vazgeçilmesine karar verilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'nün 09/02/2024 tarihli müzekkere cevabında "... , ... ve ..." plaka sayılı araçların tramer bilgilerinde yer alan sigorta şirketlerine müzekkere yazılarak hasar dosyalarının mahkememize gönderilmesinin istenilmesine,
9-Davacı vekiline kazanç kaybı yönünden dayandığı kayıtlara dair açıklama yapmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 13/05/2025 tarihli celseki vazgeçme beyanı doğrultusunda davalılara şerhli tebligat yapılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 27/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özele: "Dava konusu yukarıda bilgileri verilen 1) ..., 2) ... ve 3) ... plakalı araçların 07.004.2022 kaza tarihinde ki hasar durumu, değer kaybı, kazanç kaybı ve iş göremezlik kaybı ile ilgili olarak; tarafımdan istenen görevlerin yerine getirilmesi için aşağıdaki açıklamaların göz önünde bulundurulması gerektiği; dava konusu 4 araca ait ruhsat bilgilerinin dosyada bulunmadığı, dosyadaki bazı bilgilerin çelişkili olduğu, değer kaybı hesabında değerlendirilmek üzere dosyaya eklenen geçmiş hasar kayıtlarında aynı plaka ile farklı araç bilgilerine ulaşıldığından doğru bilgilere ulaşılamadığı, rapor sonunda görüldüğü gibi ilgili araçlara ait hasar fotoğraflarının gruplanarak dosyaya eklenmesi, bölüm 4.2 md.3 ve 3A da belirtilen ... araca ait şasi bilgilerinde çelişki olduğu, aynı plaka numarası ile ilgili 2 farklı şasi numaralı araç bilgisi bulunduğu, dava konusu aracın hangi araç olduğu, ilk tescil tarihine kadarki tüm doğru araç geçmiş bilgilerinin dosyaya eklenmesi gerektiği, tarafların dosyada aynı araç için aynı eksper tarafından 2 farklı ekspertiz raporu eklemesi, ekspertiz raporların içeriklerinde arasında az da olsa farklılık bulunması, ekspertiz bilgilerini değişik yerlerde bulundurmaları, hangi raporun ödemeye/davaya esas alındığını belirmemeleri, geçerli belgeleri düzenli ve araçlara göre gruplayarak dosyaya eklememeleri nedeniyle, tüm belgelerdeki bilgilerin dikkatlice kontrol edilmek zorunda kalınması nedeniyle çok zaman kaybına neden olunduğu, sadece dosyadaki belge ve bilgilerin dosyaya doğru aktarılabilmesi için tam 1,5 gün uğraşıldığı, yine de istenilen bilgilere tam olarak ulaşılamaması nedeniyle uygun bir rapor hazırlanamayacağı kanaatine varıldığı, bu bilgiler doğrultusunda tarafların kök rapora itirazları sırasında dosyada hatalı gördükleri bilgileri açıklayıcı belgeler ekleyerek düzeltmeleri, tarafların özellikle çok araçlı, eski model, değer kaybına esas belgelerin gerektiği dosyalarda; belgeleri dosyaya eklenmeden önce gruplayarak, gereksiz belgeleri dosyaya eklemeyerek düzenli bir şekilde hazırlık yapmaları, bilirkişiye gereksiz zaman kaybettirmeyeceği, ek raporlara gidilerek davanın uzamasına engel olacağı göz önünde bulundurulması gerekmektedir. İş göremezlikle ilgili olarak; dosyada davacının günlük gelirini gösteren belge bulunmadığı, gerekli belgelerin dosyaya eklenmesi durumunda, hesaplamanın uzmanlık alanımın dışında olması nedeniyle karara esas alınamayacağı kanaatiyle; konunun Yüce Mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği, doğru bilgilere ulaşabilmek için davacıya ait 3 adet aracın geçmiş sahiplik ve araç ruhsat bilgileri ve TÜV TÜRK kayıtlarının dosyaya eklenmesi sonrasında tarafımdan istenen görevler yerine getirilerek, gerekçeli ve denetlenebilir bir rapor hazırlanabileceği kanaatine varılmıştır.." rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin 13/05/2025 tarihli celsedeki vazgeçme beyanı doğrultusunda davalılara geçici iş göremezlik tazminatı talebinden vazgeçmeyi kabul edip etmediklerine dair şerhli tebligat yapılmasına karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; ... plakalı araç ile ..., ...... plakalı araçların karıştığı kaza nedeniyle araçlarda meydana gelen hasar ve değer kaybı ile davacı ...'in bu kazada yaralanmış olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Yargıtay 14. HD’nin ...esas, ... karar sayılı, 29.05.2017 tarihli ilamında vurgulandığı üzere HMK'nun 90. maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Aynı kanunun kesin süre başlıklı 94. maddesinin 2. fıkrasına göre ise; hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Hâkim tarafından kesin süre verilirken; kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması, verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi, yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi, sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur.
Öncelikle davacının iş göremezlik zararına uğradığı iddiasına dayalı tazminat istemi yönünden; mahkememizin 09/07/2024 tarihli celsesi 5 nolu ara kararı ile kaza tarihi ( 07/04/2022 ) itibariyle maluliyet raporu düzenlenmesi için dosyanın ATK'ya tevdiine karar verilmiştir. ATK tarafından mahkememize ön rapor gönderilmesi üzerine mahkememizin 14/01/2025 tarihli celsesinde davacı vekiline davacı asilin dava konusu yaralanma nedeniyle 07/04/2022 tarihinde ve sonrasında tedavi gördüğü tüm hastanelerin ismini Mahkememize bildirmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine ve davacı asili bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi veya Üniversite Hastanesine sevki sağlanarak, kendisinde mevcut dava konusu yaralanmayla ilgili mevcut sağlık şikâyetleri ve son sağlık durumu hakkında, yeni yaptırılacak muayene ve gerekli tetkikler sonucu düzenlenecek raporların teminen gönderilmesi için davacı asili Mahkememiz kaleminde hazır etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş; kesin sürenin gereğinin yerine getirilmemesi halinde maluliyet raporuna dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı, dosyanın mevcut hali ile karara çıkacağı ihtar edilmiş; davacı taraf kesin sürenin gereğini yerine getirmemiştir.
13/05/2025 tarihli celsede davacı vekili "biz müvekkilin talimatı doğrultusunda geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin davamızdan vazgeçiyoruz, davalıların muvafakat etmemesi halinde dosya kapsamına göre karar verilsin" yönünde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce davalılara "Davacı geçici iş göremezlik tazminatı talebinden vazgeçmiş olup, HMK m. 123 uyarınca davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebine dair davasını geri almasına rıza verip vermediğinizi bildirmek üzere tarafınıza tebliğden itibaren iki haftalık kesin süre verilmiş olup, rıza verdiğinizi bildirdiğiniz durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği, açık rızanızın mahkememize bildirilmediği takdirde dosyanın mevcut delil durumuna göre karar verileceği" ihtar edilmiş; davalılar tarafından mahkememize bildirim yapılmamıştır. Dosya kapsamı itibariyle mahkememizce yapılan incelemede, 14/01/2025 tarihli celse ara kararları ile verilen kesin sürenin sonuçlarının belirtildiği, kesin sürenin gereğinin davacı tarafça yerine getirilmediği; kesin süreye riayet edilmemesinin davacı tarafın maluliyet raporuna dayanmaktan vazgeçmiş sayılması sonucunu doğurduğu, davacı tarafın 07/04/2023 tarihli olay nedeniyle iş göremezlik zararına uğradığı iddiasına dayalı tazminat isteminde ATK raporuna dayanmaktan vazgeçmiş sayılan davacının geçici iş gücü kaybını ispatlayamadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının araçlarda meydana gelen hasar ve değer kaybı tazminatı istemi yönünden; mahkememizce ... Sigorta A.Ş.'den hasar dosyası, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden araçların daha önceki hasarlarına ilişkin görüntü kayıtları, eksper raporları ve tüm hasar dosyaları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'nün 09/02/2024 tarihli müzekkere cevabında "... , ... ve ..." plaka sayılı araçların tramer bilgilerinde yer alan sigorta şirketlerinden hasar dosyaları celp edilmiş; akabinde dosya, dosya kapsamı itibariyle kaza nedeniyle davacı yanın kazanç kaybı ile değer kaybına dair alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespitinin yapılmasına dair rapor tanzimi için bir otomotiv konusunda uzman makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiştir. Bilirkişi, 27/09/2025 tarihli raporunda dosyadaki bazı bilgilerin çelişkili olduğu, değer kaybı hesabında değerlendirilmek üzere dosyaya eklenen geçmiş hasar kayıtlarında aynı plaka ile farklı araç bilgilerine ulaşıldığından doğru bilgilere ulaşılamadığı, ilgili araçlara ait hasar fotoğraflarının gruplanarak dosyaya eklenmesi, ... araca ait şasi bilgilerinde çelişki olduğu, aynı plaka numarası ile ilgili 2 farklı şasi numaralı araç bilgisi bulunduğu, dava konusu aracın hangi araç olduğu, ilk tescil tarihine kadarki tüm doğru araç geçmiş bilgilerinin dosyaya eklenmesi gerektiği, tarafların dosyada aynı araç için aynı eksper tarafından 2 farklı ekspertiz raporu eklemesi, ekspertiz raporların içeriklerinde arasında az da olsa farklılık bulunması, ekspertiz bilgilerini değişik yerlerde bulundurmaları, hangi raporun ödemeye/davaya esas alındığını belirtmemeleri, geçerli belgeleri düzenli ve araçlara göre gruplayarak dosyaya eklememeleri nedeniyle, tüm belgelerdeki bilgilerin dikkatlice kontrol edilmek zorunda kalınması nedeniyle çok zaman kaybına neden olunduğu, sadece dosyadaki belge ve bilgilerin dosyaya doğru aktarılabilmesi için tam 1,5 gün uğraşıldığı, yine de istenilen bilgilere tam olarak ulaşılamaması nedeniyle uygun bir rapor hazırlanamayacağı kanaatine varıldığı, bu bilgiler doğrultusunda tarafların kök rapora itirazları sırasında dosyada hatalı gördükleri bilgileri açıklayıcı belgeler ekleyerek düzeltmeleri yönünde kanaat bildirmiştir.
İşbu bilirkişi ön raporu taraflara tebliğ edilmiş; davacı tarafça rapora beyan dilekçesi sunulmamıştır. Mahkememizce davacının araçlarda meydana gelen hasar ve değer kaybı tazminatı istemi yönünden gerekli kurumlara müzekkereler yazılmış; bilirkişinin ön raporunda belirttiği üzere davacı tarafça sunulan bilgilerde çelişki olduğu, dosyadaki mevcut belgelerde farklılıklar olduğu görülmüştür. Mahkememizce talep edilebilecek tüm belgelerin istenildiği, davacı tarafça 27/09/2025 tarihli rapora karşı beyanda bulunulmadığı, rapordaki çelişkileri giderecek bilgi sunulmadığı gibi hangi delillerin toplanmasını istediklerine dair açıklama da yapılmadığı, mahkememizin 16/12/2025 tarihli celsesinde davacı vekili tarafından "tüm belgeler toplandı, bizce dosyada tüm belgeler mevcuttur, ancak mahkeme aksi kanaatteyse beyanda bulunmak üzere süre talep ediyoruz" yönünde beyanda bulunduğu; işbu beyanın 06/10/2025 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilen bilirkişi raporuna itiraz için verilen iki haftalık kesin süreden sonra olduğu; bu nedenle davacı tarafa ek süre verilmesinin kanunen mümkün olmadığı; 6100 sayılı HMK m. 25/2 uyarınca hakimin kendiliğinden delil toplayamayacağı; davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödemeler yapıldığı, değer kaybı zararı yönünden davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesinde de davacı tarafça hasar fotoğraflarının sunulmadığının belirtildiği, bu suretle davacının dosyasını ispata yarar belgeleri sunmadığı, davacı tarafça 13/01/2025 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporuna dair 3.900,00 TL'lik ATK fatura bedelinin de 13/05/2025 tarihli celsede verilen kesin süreye rağmen yatırılmadığı; bu suretle dosya içerisindeki mevcut bilgi ve belgelerden davacının haklı olup olmadığı, haklı ise haklılık oranı tespit edilememiş, bu nedenle davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 179,90TL'nin mahsup edilerek bakiye 435,50TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 1.300,00 TL üzerinden hesaplanan (tek) 1.300,00 TL'nin davacıdan alınarak davalılara 1/2 oranında verilmesine,
5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.900,00TL Adli Tıp faturasının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davalı ... tarafından yapılan 100,00TL tebligat-posta giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı asiller vekilinin yüzüne karşı karar verildi.16/12/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır