T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/783 Esas
KARAR NO: 2024/721
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/12/2023
KARAR TARİHİ: 09/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davacı müvekkilimiz, Türkiye'nin önde gelen tekstil kuruluşlarından olup dokuma ve kumaş mamülleri başta olmak üzere yurt içi ve yurt dışında ticari faaliyetleri kapsamında tekstil/giyim sektöründe üçüncü kişilere hizmet vermektedir. Müvekkillimiz ticari faaliyetleri kapsamında aşağıda ayrıntısıyla açıklayacağımız üzere davalı şirkete de ürün temin etmiştir. Müvekkilimiz, davalı şirket ile aralarında tesis edilen ticari ilişki kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri özenli bir şekilde yerine getirmiştir. Bu kapsamda vermiş olduğu ürünler karşılığında aşağıda yer vereceğimiz faturalar düzenlenerek davalı tarafından ödeme yapması beklenilmiştir...Fatura Numaralı, 10.01.2023 Tarihli ve 561,00 TL Bedelli Fatura
... Fatura Numaralı, 26.01.2023 Tarihli ve 8.129,72 TL Bedelli Fatura
... Fatura Numaralı, 16.02.2023 Tarihli ve 6.009,54 TL Bedelli Fatura
... Fatura Numaralı, 18.02.2023 Tarihli ve 60.527,41 TL Bedelli Fatura
... Fatura Numaralı, 20.02.2023 Tarihli ve 4.399,53 TL Bedelli Fatura
... Fatura Numaralı, 21.02.2023 Tarihli ve 2.079,86 TL Bedelli Fatura
... Fatura Numaralı, 21.02.2023 Tarihli ve 2.079,86 TL Bedelli Fatura
... Fatura Numaralı, 21.02.2023 Tarihli ve 1.113,59 TL Bedelli Fatura
... Fatura Numaralı, 24.02.2023 Tarihli ve 4.080,02 TL Bedelli Fatura
... Fatura Numaralı, 09.03.2023 Tarihli ve 3.682,26 TL Bedelli Fatura
... Fatura Numaralı, 17.03.2023 Tarihli ve 197,16 TL Bedelli Fatura
... Fatura Numaralı, 29.11.2022 Tarihli ve 10.299,64 TL Bedelli Fatura
... Fatura Numaralı, 08.12.2022 Tarihli ve 21.270,17 TL Bedelli Fatura
Davacı-müvekkilimiz, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında üzerine düşen yükümlülüğü eksiksiz bir şekilde yerine getirmesine rağmen, davalı-borçlu yukarıda anılan faturalardan kaynaklanan borcunu eksiksiz olarak ödememiş, üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. Davalı tarafça sadece 22.02.2023 tarihinde 1.018,56 TL'lik bir ödeme gerçekleştirilmiş olup işbu ödeme alacaktan mahsup edilmiştir. Davalı yan diğer ödemeleri için tüm sözlü uyarılarımıza rağmen gerçekleştirmemiştir.
Bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla tarafımızca davalı-borçlu aleyhine ... 28. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile 18.04.2023 tarihinde genel haciz yollu ilamsız icra takibi başlatılmıştırDavamızın KABULÜNE,
Davalı şirket tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE,
... 28. İcra Dairesi’nin ...E. sayılı dosyasına konu 123.411,20 TL tutarındaki asıl alacağa avans faiz uygulanarak takibin 126.393,92 TL üzerinden TAKİBİN DEVAMINA,Davalı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazından dolayı, alacağın % 20 ‘sinden aşağı olmamak üzere İCRA İNKÂR TAZMİNATINA mahkum edilmesine,
Yargılama giderleri ile dava vekalet ücreti ve arabuluculuk vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesi, tensip, zaptı ve bilirkişi raporu usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup, davalı taraf cevap dilekçesi sunmamış, mazeret bildirmemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
DELİLLER: ... 28.İcra Dairesi'nin ...takip sayılı dosyası, 15/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.
... 28.İcra Dairesi'nin... takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ... tarafından, borçlu ... aleyhine 123.411,20TL fatura alacağı, 2.982,72TL faiz olmak üzere toplam 126.393,92TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %10,75 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 15/04/2024 tarihli raporda özetle; "Davacının 2022 yılına ilişkin defterlerin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, 2023 yılında e-defter mükellefi olduğu, defterlerin beratlarının süresinde alındığı, defter kayıtlarının muhasebe ilke ve standartlarına uygun yapıldığı, Davacı tarafından düzenlenen faturaların Davalı Borçlu nun bilgisi dahiline girdiği, borçlu tarafından bazı ödemelerin yapıldığı, Davacı Alacaklının 2023 yılında e-defter, e-fatura mükellefi olduğundan 2023 yılında düzenlenen e-faturaların borçlunun bilgisine portal üzerinden ulaştığı, Davalı Şirketçe her hangi bir defter ve belge sunulmadığından Davalı nezdinde inceleme yapılamadığı, Defter kayıtlarına göre Davacı Alacaklı ...Ltd. Şti. nın Davalı Borçlu ...Şti. den dava tarihi itibariyle 123.411,20 TL alacaklı olduğu..." rapor edilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “Diğer Tarafın Ticari Defterlerini ibraz etmemes” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Nitekim, ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında süregelen ticari ilişki doğrultusunda davacı tarafça davalı aleyhine faturalardan kaynaklı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu, mahkememizce taraflara ticari defterlerin ibraz edilmesi veya mazeret bildirerek yerinde inceleme talep edilmesi, aksi takdirde karşı tarafın ticari defterlerine itibar edileceği hususunda ihtaratıda içerir duruşma zaptının davalı tarafa tebliğ edildiği ancak davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği, mazerette bildirmediği; tacir olup, defter tutmak zorunda olan tarafın, resmi defterlerin bulunmadığını ileri sürmesinin mümkün olmadığı, yine HMK 222/3 maddesi uyarınca taraflarca ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde karşı tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş defter ve kayıtlarının kendi lehine delil olacağının düzenlendiği, bu durumda davacı tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defter ve kayıtlarının esas alınması gerektiği, davacı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre faturalardan kaynaklı olarak davalı taraftan 123.411,20 TL alacağının bulunduğu, davalı tarafça bu borcun ödendiğinin iddia ve ispat edilemediği, bu sebeple icra takibine yapılan itirazın yerinde olmadığı, davalı tarafın takipten önce temerrüte düşürülmemiş olması nedeniyle takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne, alacağın faturalardan kaynaklı likit ve hesaplanabilir bir alacak olması nedeniyle davacı lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile davalı yanın .. 28.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 123.411,20 TL ve takip talebindeki diğer hal ve şartlar üzerinden devamına, takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin REDDİNE,
2-123.411,20 TL alacağın % 20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.430,22TL harçtan peşin alınan 1.526,53TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 631,97TL harçların toplamı olan 2.158,50TL'nin mahsup edilerek bakiye 6.271,72TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 73,63TL'sinden davacı tarafın, 3.046,37TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 2.518,50TL peşin harç, 269,85TL başvuru harcı gideri toplamı olan 2.788,35TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 123.411,20TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 441,50TL tebligat, posta gideri ile 4.250,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.691,50TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 4.580,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/10/2024
Katip
...
¸e-imza
Hakim
...
¸e-imza