T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/803 Esas
KARAR NO:2025/413
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:11/12/2023
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Davalı/borçlu ... Genel Müdürlüğü tarafından 06.06.2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... İlçesi, ... Merkez Mahallesi, ... ... Caddesi, No:6 adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edilmiştir.Davalı/borçlu ... Genel Müdürlüğü tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 3.797,06-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış ve borçluya Örnek No: 7 ödeme emri gönderilmiştir.Davalılar/borçlular ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz etmiştir. Borçlu itirazında takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize , faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep etmiştir.Borçluların itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş; görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olup işbu dava dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemenize sunulmaktadır.Borçlular borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazı haksız ve dayanaksızdır. Şöyle ki; davalı her ne kadar borcunun bulunmadığından bahisle borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu olan alacak, davalının kusurlu şekilde yürüttüğü kazı çalışmaları sebebiyle uğranılan maddi zararlardan ibaret hasar bedeli olup zarar veren davalı bedelden sorumludur. Meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkil şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkil şirketin maddi zararına sebebiyet vermiştir. Nitekim huzurdaki dava ile birebir aynı mahiyette yüzlerce dava dosyası görülmüş ve müvekkil şirketin delilleri ışığında müvekkil şirket lehine davaların kabulü yönünde kararlar verilmiştir.Ayrıca müvekkil şirket tesislerine hasar verilmiş olup söz konusu zarar verici eylemin niteliği itibariyle haksız fiil teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkil şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri İİK 50. Maddesinin atfı ve HMK'nın 16. Maddesi gereği yetkilidir. Söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçilmiştir. Borçlular, haksız fiilden kaynaklı müvekkil kuruma vermiş oldukları zararı henüz tazmin etmemiş; hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz etmişlerdir. Dilekçemiz ekinde sunduğumuz hasara ilişkin tutanaklar incelendiğinde huzurdaki davamızın haklılığı ve davalının itirazlarının haksızlığı ortaya çıkacaktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, dava konusu hasar sebebiyle ortaya çıkan zarar kalemlerinin belirlenebilir olduğu ve alacağımızın likit olduğu da göz önünde bulundurularak, borçluların itirazının iptaline ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Davacı taraf, dava dilekçesinde itirazımızın iptalini, itirazımızın haksız olduğu iddiası ile icra ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Açılan dava ve yapılan tüm talepler haksız ve kötüniyetli bir dava olup; hem usulen hem de esasen reddi gerekmektedir. Haksız ve mesnetsiz davanın reddini ,davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmekteyiz. Müvekkil İdare ihale makamı olmakla idaremiz işleri ihale yüklenicisi firmalarca yapılmaktadır.Dava konusu hasarların idaremiz çalışmaları neticesi verildiği hususu ispata muhtaçtır. ... ve ilgili belediyelerden gelecek cevap neticesi hasar konusu çalışmanın kim tarafından yapıldığı ,hangi kurum ait olduğu ortaya çıkarılacaktır. Keza İdaremiz ilgili birimleriyle yapılan yazışmalar neticesinde dava konusu hasarın meydana geldiği adreste İdaremizin herhangi bir çalışma yapmadığı belirtilmiştir.
Şayet hasara idaremiz yüklenici firma çalışmaları neticesi zarar verildiği ispat olunursa Firmalar ile yapılan Yapım İşlerine Ait Sözleşme’nin 25/4. Maddesi uyarınca sorumluluğun yüklenicide olduğu sabit olduğundan davanın müvekkil İdare yönünden “husumet yönünden reddi” gerekmektedir.
İdaremiz ile firmalar arasında imzalanan sözleşmenin 17 no'lu maddesine, İnşaat İşleri Genel Teknik Şartnamesinin 3.4, 10.1 ve 10.2 no'lu maddelerine, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 9, 25 ve 26 no'lu maddelerine ve kanal birim fiyat tariflerine göre yüklenici yaptığı işlerle ilgili olarak ortaya çıkabilecek her türlü kaza, hasar, şikayet, zarar ve ziyandan dolayı maddi, manevi, hukuki ve cezai olarak sorumludur. Ayrıca yüklenici veya alt yüklenicilerin sigorta kapsamı içinde veya dışında kalan hareket ve fiillerinden dolayı meydana gelecek bütün talep ve iddiaların karşılanması yükümlülüğü de yükleniciye aittir.
Dava süresi içerisinde açılmamıştır. Süresi içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Dava konusu hasara idaremiz yüklenici firma çalışmaları neticesi zarar verildiği ispat olunursa;Müvekkil İdare ile yüklenici firmalar arasında yapılan ihale sözleşmesinin Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 25/4 maddesinde; “Yapım işlerinde yüklenici ve alt yükleniciler, yapının fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılmaması, hileli malzeme kullanılmaması ve benzeri nedenlerle ortaya çıkan zarar ve ziyandan, yapının tamamı için işe başlama tarihinden itibaren kesin kabul tarihine kadar sorumlu olacağı gibi, kesin kabul onay tarihinden itibaren de 15 (on beş) yıl süreyle müteselsilen sorumludur. Bu zarar ve ziyan genel hükümlere göre yüklenici ve alt yüklenicilere ikmal ve tanzim ettirilir Her ne kadar davacı altyapı ve üst yapı tesislerine zarar verildiğini belirtse de, davacının altyapı tesislerinin yönetmelik ve diğer yasal mevzuata , izin ve ruhsatlara uygun şekilde yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır. Hasara davacının kusurunun da sebep olduğu emsal bir çok davada alınan birçok bilirkişi raporları ile ortaya çıkmıştır. dosyada resen seçilecek elektrik mühendisi bilirkişilerce;
davacının alt yapı tesislerinin mevzuata uygun olup olmadığı, davacının kusurunun olup olmadığı, hasar bedeli olarak belirtilen rakamın gerçek hasar bedeli olup olmadığı ,işçilik ve eklenen diğer taleplerin yasal olup olmadığı hususları araştırılmalıdır.talep edilen hasar bedelinin rayice ve gerçeğe uygunluğu şaibelidir. gerçek hasar bedeli belirlenmelidir.davacı şirketin talep ettiği eşik kesinti süresi aşım bedeli diye adlandırdığı bedeli talep edemeyecektir.Sahada Davacının alt yapı tesislerini ... Şatrnamelerine uygun döşemediği ,ikaz ve uyarı amaçlı yazılı ve inşai ( özel tuğla, kum örtüsü,uyarı şeridi vs. ) anlamda gerekli tedbirleri almadığı görülmektedir. Davacının standart kablo kanalını yeterli kalınlık ve derinlikte yapmadığı, kablonun üzerinde bulunması gereken kumun üzerine koruyucu mahiyette tuğla- beton veya plastik koruyucu malzeme yerleştirmediği, koruyucunun üzerine koyması gereken politenden yapılmış uyarı şeridi koymadığı, civarda görülebilecek yerlere yer altındaki tesislere ilişkin ikaz ve uyarı levhaları yerleştirilmemi,ş olduğu böylece yönetmelikte belirtilenin aksine, kazı yapılan yerde kablo bulunduğunun önceden anlaşılmasına yönelik hiçbir usul ve esasa uymadığı anlaşılmaktadır. Elektrik kablolarının güzergahının belli olmaması,
- Kabloların yer yer beton, parke, ya da asfaltın hemen altından çıkması,
- Kabloların dolgu ya da bant gibi materyallerle muhafaza altına alınmamış olması,
- Elektrik kablolarının istikametini gösterebilecek verimli teknik desteğin Bedaş'ca sağlanmaması
- Elektrik tesisatlarının evveliyatının eski ve yıpranmış olması gibi sebeplerle
...'ın kusurundan kaynaklı olarak hasar olayları gerçekleşmektedir.
İcra inkâr tazminat talebi yönünden; Alacak “likit” ve icra takibine itirazımız “haksız” olmadığından icra ve inkar tazminatına hükmedilemez. İcra dosyasına konu edilen hasar bedeli için olay başlı başına yargılamayı gerektirdiğinden ve müvekkilin davacıya kesinleşmiş bir borcu bulunmadığından icra takibine yapılan itirazımız haklı ve yerinde bir itirazdır. Bu nedenle icra inkâr tazminatı talebinin reddini..."talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
.... İcra Dairesi'ne ait ....sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir
Davacı ... Anonim Şirketine müzekkere yazılarak 06/06/2022 tarihli ... ... Merkez Mah. ... ... Cad. No:6 adresinde meydana gelen hasar nedeniyle varsa hasar dosyası ve eklerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
...Belediyesi Altyapı Koordinasyon Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 06/06/2022 tarihli ... ... Merkez Mah. ... ... Cad. No:6 adresinde yapılan çalışma ile ilgili altyapı kazı ruhsatı dosyası ve ilgili tüm evraklarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davalı ...Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak kazı çalışmalarına ilişkin varsa hizmet alım sözleşmesinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... Belediyesi'ne müzekkere yazılarak ... İlçesi ... Merkez Mah. ... ... cad. No:6 adresinde 06/06/2020 tarihinde herhangi bir kazı izni ruhsatı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise buna ilişkin belirtilen adreste hangi şirket veya kişi tarafından kazı yapılıp yapılmadığı hususlarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davalı vekilinin zamanaşımı itirazının esas hükümle birlikte değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Davacı kuruma müzekkere yazılarak ... İlçesi ... Merkez Mah. ... ... cad. No:6 adresinde varsa elektrik hatlarına ilişkin proje, elektrik hattının nerelerden geçtiği ve elektrik hattının kaç metre derinlikte bulunduğuna yönelik tüm kayıtların ve projelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Dosyanın elektrik müh. Bilirkişisine tevdine, takibe konu eylem nedeniyle davalının kusurlu olup olmadığı, kusur ve alacak miktarının tespiti ile davacının faize hak kazanıp kazanmadığı, kazanmışsa takipteki faiz miktarının doğru olup olmadığı konusunda rapor tanzim edilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 09/11/2024 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir; "Davacı Şirketin İcra takip Tarihi İtibarıyla Alacağı: Davacı şirketin asıl alacağı 1.650,91 TL, İcra takip tarihine kadar birikmiş faiz 175,00 TL, Davacı şirketin toplam alacağı 1.825,91 TL, b) Davacı ... A.Ş.'nin, .... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosya kapsamında icra takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının 1.825,91 TL olduğu, €) Emsal Yargıtay kararları ve ilgili mevzuatlarda herhangi bir hüküm belirlenmemiş olduğu hususları dikkate alındığında takdiri Sayın Mahkemenizde olmak üzere Davacı tarafından Dağıtılamayan Enerji Bedeli ve Eşik Kesintisi Aşım Bedeli mevzuatlar kapsamında talep edilemeyeceği..." rapor edilmiştir.
Mahkememizin 13/12/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin talebinin kısmen kabulüne, ek rapor alınmak üzere dosyanın rapor sunan bilirkişiye yeniden tevdine, bilirkişiye ek 2.500,00 TL ücret takdirine, davacı vekiline bilirkişi ek ücretini mahkememiz dosyasına depo etmesi için iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde yatırmaması halinde bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, iş bu ara kararın taraf vekillerine tebliğine karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 14/02/2025 tarihli bilirkişi ek raporu özetle şöyledir; "a) Davalı taraf beyan ve itirazları değerlendirilerek detaylı olarak işbu itirazlara cevap verilmiştir. İtirazların değerlendirilmesi ve dosya içeriğinin tekrar değerlendirilmesi sonucu, kök rapordaki görüş ve değerlendirmelerde bir değişik yapılmamış, ilgili hesaplama tekraren işbu raporda da verilmiştir. b) Davacı Şirketin İcra takip Tarihi İtibarıyla Alacağı: Davacı şirketin asıl alacağı 1.650,91 TL, İcra takip tarihine kadar birikmiş faiz 175,00 TL, Davacı şirketin toplam alacağı 1.825,91 TL, €) Davacı ... A.Ş.'nin, .... İcra Müdürlüğü ... sayılı dosya kapsamında icra takip tarihi itibariyle davalılardan alacağının 1.825,91 TL olduğu, d) Emsal Yargıtay kararları ve ilgili mevzuatlarda herhangi bir hüküm belirlenmemiş olduğu, hususları dikkate alındığında takdiri Sayın Mahkemenizde olmak üzere Davacı tarafından Dağıtılamayan Enerji Bedeli ve Eşik Kesintisi Aşım Bedeli mevzuatlar kapsamında talep edilemeyeceği..." rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; dava dilekçesinde belirtilen nedenlerle, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkin koşulların oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 06/06/2022 tarihinde meydana gelen zararda davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, takip dosyası kapsamında söz konusu zarardan davalının sorumlu tutulup tutulamayacağı ve öyle ise miktarı hususunda toplanmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir.
Yargıtay 4. HD'nin 2015/10383 E. 2015/12692 K., Yargıtay 3. HD 2012/19781 E. 2012/24032 K.) Sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere;" tüketilmeyen elektrik santrallerde otomatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemez." "Hasar nedeniyle enerji nakil enerjisinin beslediği mahalde bir miktar elektrik kesintisinin olduğu muhakkaktır. Davacı elektrik enerjisi üreten bir şirket değildir, sadece dağıtımını yapmaktadır. Dolayısıyla kesinti nedeniyle henüz üreticiden bir elektrik almamıştır. Öte yandan mesken ve işyerlerine kullanılan elektrik miktarı günün değişik saatlerinde farklılık göstermektedir. Kablodaki hasar nedeniyle bir mahaldeki kesintinin hasar görmeyen enerji nakil hattından beslenmesi olanağı da mevcuttur. Kullanılan enerjinin kesinti süresinin kesin olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında satılamayan enerji bedeli talep edilmesi usul ve yasaya uygun değildir."(... BAM 4. HD 2018/563 E. 2019/524 K.) içtihatlar gereğince gerçek zarar ilkesine göre dağıtılamayan enerji bedeli alacak kalemi olarak dahil edilmemelidir.
Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine göre, abonelerin, yıllık eşik değerlerin aşılmasında veya günlük süreleri aşan kesintilerde dağıtım şirketi tarafından ilgili kullanıcıya tazminat ödenmesi gerekmektedir. Yani, sözü geçen yönetmelik, davacı şirketin abonelere tazminat ödemesine ilişkindir. Bu nedenle, eşik kesinti süresi aşım bedelinin talep edilebilmesi için sözü geçen bedeli ilgili kullanıcılara ödediğini somut belgelerle kanıtlaması gerekmekte olup, gerçek zarar ilkesi gereğince eşik kesinti süresi aşım bedeli talebi yönünden alacak kalemi olarak dahil edilmemelidir.
Davaya konu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 3.239,96 TL hasar bedeli, 06/06/2022-01/01/2023 arası 292,20 TL faiz, 01/01/2023-01/07/2023 arası 172,72 TL faiz, 01/07/2023-01/09/2023 arası 92,18 TL faiz olmak üzere toplam 3.797,06 TL alacak yönünden takip talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
15/06/2006 tarih ve 26199 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği" nin 4. Maddesinde tanımlandığı üzere "altyapı" kavramı "içme suyu kanalizasyon projeleri, elektrik doğalgaz, telefon, kablolu televizyon bağlantı hatları gibi telekomünikasyon projeleri hafif yaylı toplu taşıma ve metro projeleri, termal ısınma ve enerji besleme projeleri ve benzerleri gibi raylı toplu taşıma sistemleri ile yollar ve kaplamaları" ifade etmekte ve kazı çalışmalarına başlanılmadan alt yapı kazı müsaadesi alınması zarureti bulunmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında .... İcra Dairesi'ne ait ....sayılı dosya, davacı kurumdan 06/06/2022 tarihli ... ... Merkez Mah. ... ... Cad. No:6 adresinde meydana gelen hasar nedeniyle varsa hasar dosyası ve ekleri ile ... İlçesi ... Merkez Mah. ... ... cad. No:6 adresinde varsa elektrik hatlarına ilişkin proje, elektrik hattının nerelerden geçtiği ve elektrik hattının kaç metre derinlikte bulunduğuna yönelik tüm kayıtlar ve projeler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Altyapı Koordinasyon Müdürlüğünden 06/06/2022 tarihli ... ... Merkez Mah. ... ... Cad. No:6 adresinde yapılan çalışma ile ilgili altyapı kazı ruhsatı dosyası ve ilgili tüm evraklar, davalı kurumdan kazı çalışmalarına ilişkin varsa hizmet alım sözleşmesi, ... Belediyesi'nden ... İlçesi ... Merkez Mah. ... ... cad. No:6 adresinde 06/06/2020 tarihinde herhangi bir kazı izni ruhsatı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise buna ilişkin belirtilen adreste hangi şirket veya kişi tarafından kazı yapılıp yapılmadığı hususları celp edilmiştir. Akabinde dosya, takibe konu eylem nedeniyle davalının kusurlu olup olmadığı, kusur ve alacak miktarının tespiti ile davacının faize hak kazanıp kazanmadığı, kazanmışsa takipteki faiz miktarının doğru olup olmadığı konusunda rapor hazırlamak üzere elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi, 09/11/2024 tarihli raporunda dava konusu kablonun onarım bedeli 2.358,44 TL olarak hesaplanmış, davacı şirket %30, davalı %70 kusurlu olarak tespit edilmiş, davalı şirket hesaplanan hasar bedelinin %70'den, yani 2.358,44 TL x 0,70 — 1.650,91 TL'den sorumlu olup, davacı şirketin icra takip tarihi itibarıyla alacak davacı şirketin 1.650,91 TL, İcra takip tarihine kadar birikmiş faiz 175,00 TL, davacı şirketin toplam alacağı 1.825,91 TL olduğu kanaati bildirilmiştir. Taraf vekillerinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan dilekçeleri doğrultusunda dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi 14/02/2025 tarihli ek raporunda kök rapor ile aynı tespitte bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosya kapsamındaki hasar tespit tutanakları, fotoğraflar ile taraf iddia ve savunmaları hep birlikte dikkate alındığında hasarın gerçekleştiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, tarafların bu hasarda kusur durumları ile davalının gerçekleşen zarardan sorumlu olup olmadığı noktasındadır. ... Altyapı Koordinasyon Müdürlüğünün 26/12/2023 tarihli müzekkere cevabında her ne kadar ... İlçesi, ... Merkez Mahallesi, ... ... Caddesi, No:6 adresinde herhangi bir gerçek ve tüzel kişiye Altyapı Kazı Ruhsat İzni verilmediği belirtilmiş ise de, dava dilekçesi ekindeki belgeler incelendiğinde, davalının kaza çalışması yaptığının anlaşıldığı, meydana gelen zarar yönünden; bilirkişi raporu ile 297,52 TL dağıtılamayan enerji bedeli ile 449,52 TL eşik kesinti süresi aşım bedelinin davalıdan talep edilemeyeceği, dava konusu kablonun onarım bedelinin ... Birim Fiyatlarına göre 2.358,44 TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Meydana gelen zarardaki kusur oranları yönünden; davalı şirketin 06/06/2022 tarihinde ... ... Merkez Mah. ... ... Cad. No:6 adresindeki 4x16 mm yeraltı elektrik enerji kablosunun, davalı tarafından hasara uğratıldığının davacı şirket tarafından düzenlenen 06.06.2022 tarihli hasar tutanağıyla tespit ediliği, yüklenicinin kazı çalışmalarına başlanılmadan alt yapı kazı müsaadesi alınması zarureti olduğu, yüklenicinin kazıyla ilgili belediyeden alt yapı kazı müsaadesi almadan ve bölgede alt yapısı olabilecek kurumdan gözcü talep etmeden, alt yapı araştırması yapmadan kazıya başlanılmış olması ve çalışmalar sırasında kazı çalışması yapanın daha dikkatli olması, çalışmalarını ona göre yönlendirmesi ve gerekiyorsa elle kazı yapması gerektiğinden , meydana gelen olayda davalının kazı yaparken dikkatsiz çalıştığı ve gereken tedbirleri almadığı, davalının bu nedenle hasarın oluşumunda %70 kusurlu olduğu; davacı şirketin ise fotoğrafların incelenmesinden; kablonun üzerine koruyucu tuğla koymadığı, ikaz bandı sermediği, bu nedenle, kablonun, ... Teknik Şartnamesine uygun tesis edilmediği için davacı ... A.Ş.'nin %30 oranında kusurlu olduğu yönündeki bilirkişi raporundaki tespit doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İşlemiş faiz yönünden; dava konusu hasar haksız fiil şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Faiz bu tarihten itibaren başlayacaktır. 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesi uyarınca, gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacaklarda, istek halinde T.C.Merkez Bankası’nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmekte olup, mahkememizce 1.650,91 TL asıl alacağa hasar tarihi olan 06/06/2022 ile talep gereği 01/09/2023 tarihleri arası avans faizi yürütüldüğü, işlemiş faizin 285,54 TL bulunduğu görülmüş, icra takibinin 1.650,91 TL asıl alacak; 285,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.936,45 TL yönünden devamına karar verilmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin 2021/791 esas, 2024/1557 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "... davalının, davacı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, icra takibinin 1.650,91 TL asıl alacak; 285,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.936,45 TL yönünden DEVAMINA, fazlaya ilişkin 1860,61 TL yönünden istemin REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile eksik 345,55TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kısmen kabul edilen 1.936,45-TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olunan 1.936,45TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın reddedilen 1860,61TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereği takdir olan 1860,61TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 269,85TL başvuru harcı, 269,85TL peşin harç, 8.911,25 TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.450,95TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 4.819,86 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 4.631,09TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul/red oranına göre 1.528,84 TL'sinin davacıdan tahsili, 1.591,16 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, yapılan inceleme sonucunda taraf vekillerinin huzurunda, dava konusu miktar HMK'nın 341/2. Maddesindeki sınırın altında kaldığından dolayı KESİN olmak üzere karar verildi. 27/05/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır