T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/102 Esas
KARAR NO : 2025/805
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 15/09/2014
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkili şirketin leasing yolu ile tasarrufunda bulunan ve kiralayanı bulunduğu ...adresinde bulunan tapunun ...,303 pafta, 1997 ada, 29 parselde kayıtlı, 3.Bodrum kat 1.no.lu bağımsız bölümde kayıtlı mağazanın davalı ... AŞ.ye kiralandığı, davalı ... AŞ.'nin mecuru 23.11.2008 tarihinde teslim edeceğini bildirmiş olmasına rağmen mecurun 06.01.2009 tarihinde noterden anahtarı alınmak suretiyle teslim alındığını, davalının mecuru geç teslim ettiği gibi son derece kötü kullanılmış bir vaziyette teslim ettiğini, mecurun içinde yer alan çarşı ile irtibatı kesilerek bu bölümün kapatıldığını, zemin duvarları ve tavanların kırık dökük, boyası bozulmuş, gereksiz bölmeler yapılmış, bunlar da harap vaziyette bırakılmış, yangın, su, havalandırma tesisatları kullanılamaz hale getirilmiş, özellikle de elektrik tesisatı projesine aykırı olarak değiştirilmiş, panoları sökülmüş ve bir çok zarar daha verilmek suretiyle bırakıldığını, zarar tespiti için ... 4.Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak ... D.İŞ sayılı dosyası ile yapılan tespit sonucunda mevcut hasar ve zararın tespit edilerek sonuç olarak oluşan hasarın giderimi ve elektrik, yangın, ihbar, springleme ve havalandırma tesisatlarının ve diğerlerinin eski hale getirilebilmesi ve mevcut hasar ve eksikliklerin giderim bedelinin 150.000,00 TL. olarak belirlenip, bu tamiratın 3 aya kadar süreceğinin belirlendiğini, buna göre kiralanan mecurun hasar miktarı 150.000,00 TL'nin mecurun teslim tarihi olan 06.01.2009 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsili ile 3 aylık kira bedeli olan 45.000 USD karşılığı 70.335,00 TL'nin mecurun tarafımıza teslim tarihi olan 06.01.2009 tarihinden itibaren kira akdi md.7 gereği aylık 965 gecikme faizi ile mümkün olmuyorsa avans faizi ile birlikte tahsili ve müvekkilinin kiraya veremediği 3 aylık tadilat dönemi için ödemek zorunda kaldığı aylık 15.403,00 TL'den 3 aylık aidat bedeli olan 46.209,00 TL.nin 06.01.2009 tarihinden itibaren kira akdi md.9 fıkra 2 ye atfen md.7 uyarınca aylık 95 gecikme faizi ile birlikte mümkün olmuyorsa ticari avans faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkil bankanın 15.04.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile mecurda 4 yıl kiracı olarak bulunduğunu ve kira sözleşmesine uygun olarak taşınmazı 23.11.2008 tarihinde tahliye edeceğini bildirerek tahliyeye hazır olduğu halde davacının herhangi bir neden göstermeksizin taşınmazı teslim almak istememesi üzerine anahtarı notere tevdi ettiklerini, davacının ise bu anahtarları 06.01.2009 tarihinde teslim aldığını, davacının anahtarları haksız olarak teslim almaktan kaçınmasına rağmen 23.11.2008 tarihinden anahtarları teslim aldığı tarihe kadar geçen süre için kira bedeli talep etmeleri nedeniyle müvekkili banka aleyhine ... 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde derdest ...Esas sayılı dosyası üzerinden açmış olduğu alacak davasında ve gerekse kira dönemi boyunca mecuru hasarlı bir şekilde tahliye ettiklerini iddia etmediklerini, taraflara arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 2. maddesi ile" Kiralanan yer banka hizmet işleri için kiralanmış olup, uygun şekilde kiracı tarafından tasarlanıp tefriş edilerek kullanılacaktır." hükmünde olup, Kira Sözleşmesi'nin 3. maddesi ile "Kiralanan yer, iş bu kira akdinin tanzim edildiği tarih itibariyle kiracıya boş olarak teslim edilmiştir. Kiralanan yer hali hazırda boş ve kiralama konusuna uygun dekorasyona sahip değildir. Kiracı mecurda yapacağı ticaret faaliyetine uygun olarak mecurda gerekli dekorasyonu kendisi yapacaktır." hükmünde olup kira sözleşmesi gereği müvekkilinin mecurda gerekli dekorasyonu banka hizmetlerinin yürütüleceği şekilde ve kira sözleşmesine uygun olarak yaptığını, müvekkilinin hor kullanımına bağlı bir hasarın gayrimenkulde bulunmayıp, davacı tarafça müvekkili aleyhine ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.iş sayılı dosyası ile yaptırılan tespiti kabul etmediklerini, kira sözleşmesinin 14. maddesi son cümlesi ile "Kiralanan yerde bırakacakları için kiracı herhangi bir bedel talep edemeyeceği gibi kiralayan da kir: yerin eski hale getirilmesini istemeyecektir" hükmüne sahip olduğunu, anılan sözleşme çerçevesinde sözleşmeye herhangi bir aykırılığı bulunmayan müvekkilinden davacı tarafça herhangi bir onarım bedeli istenemeyeceği gibi, 3 aylık kira ve aidat ve de faiz talep edemeyeceğinden açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı taraf yükletilmesine karar verilmesini" talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan uyuşmazlık kiralananın hor kullanılmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık öncelikle mahkememizin...E ...K sayılı dosyası ile görülmüştür. Mahkememizce 20.000,00 TL elektrik hasarı bedeli, 40.000,00 TL inşaat hasarı bedeli, 23.445,00 TL onarım süresi kira bedeli, 15.403,00 TL aidat bedeli olmak üzere toplam 98.848,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkememiz hükmünün taraflarca temyiz edilmesi nedeniyle Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ...E ... K sayılı ilamı ile; "Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının hor kullanmaya ilişkin bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığına yönelik temyiz itirazına gelince; Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olayda kira sözleşmenin 10. maddesinde yer alan “...Dekorasyon tamamen alışveriş merkezinin mimari projesi ve yapı dekorasyon kurallarına, yönetim planına uygun olarak kiracı tarafından yerine getirilmek zorundadır." düzenlemesine göre kiracı kiralananda projeye uygun tadilat yapabilir.Kira sözleşmenin 14. maddesinde yer alan "Kiracı tahliye anında kendisi tarafından yapılmış sabit olan ya da sabit olmayan her türlü ilave, tadilat ve dekorasyonların bir kısmı veya tamamı ile demirbaşlarını, ( kolon,tavan ve tabanlardaki sabit kaplama ve döşemeler hariç) kiralanan yere zarar vermeden söküp alabilir. Sökme işleminden doğan bütün zararlar kiracıya aittir. Kiralanan yerde bırakacakları için kiracı kiralayandan herhangi bir bedel talep edemeyeceği gibi kiralayan da kiralananın eski hale getirilmesini istemeyecektir." düzenlemesine göre kiraya veren eski hale getirme isteyemez. Ancak davacı hor kullanımdan kaynaklanan zararlarını isteyebilir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hor kullanmaya esas zararların nelerden ibaret olduğu açıkça belirtilmemiş olup Yargıtay denetimine elverişli değildir. Bu nedenle bilirkişilerden gerek elektrik gerekse diğer hasar kalemlerinden nelerin hor kullanmaya ilişkin olduğuna yönelik denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." şeklindeki gerekçe ile mahkememiz hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Akabinde Yargıtay ilamına karşı davacı tarafın karar düzeltme isteminde bulunması üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ... K sayılı ilamı ile; "Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar Dairemizin 24.06.2013 gün ve ... sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kötü kullanım nedeniyle tazminat, üç aylık onarım süresine ait kira kaybı ve aidat alacağı toplamı 266.544 TL'nın tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme 98.848 TL kötü kullanım tazminatına, bir aylık onarım süresine ait 23.445 TL kira kaybına, bir aylık aidat alacağı 15.403 TL'nın tahsilene karar vermiştir. Hükmün davacı ve davalı vekilleri tarafından temyizi üzerine hüküm dairemizce davalının diğer temyiz itirazları reddedilerek hor kullanma tazminatına yönelik olarak bozulmuş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ne var ki davacı vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesi sırasında, davacı vekilinin temyiz itirazlarının hükmün esasına ilişkin olduğunun gözden kaçırıldığı, bu nedenle yanılgıya düşülerek temyiz incelemesi sırasında incelenmediği anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.06.2013 tarih ... sayılı ilamının ortadan kaldırılmasına oybirliği ile karar verildi, davacının da temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davacı ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekili, kiralananın hor kullanılması nedeniyle meydana gelen hasar nedeniyle 150.000,00 TL hor kullanma tazminatının, mecurun teslim tarihi olan 06.01.2009 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsili ile hasarın 3 ayda giderilmesinin mümkün olması nedeniyle 45.000 USD karşılığı 70.335,00 TL 3 aylık kira bedelinin mecurun teslim tarihi olan 06.01.2009 tarihinden itibaren kira akdi md.7 gereği aylık %5 gecikme faizi ile mümkün olmuyorsa avans faizi ile birlikte tahsili ve müvekkilinin kiraya veremediği 3 aylık tadilat dönemi için ödemek zorunda kaldığı aylık 15.403,00 TL'den toplam 46.209,00 TL 3 aylık aidat bedelinin 06.01.2009 tarihinden itibaren kira akdi md.9 fıkra 2'ye atfen md.7 uyarınca aylık %5 gecikme faizi ile birlikte mümkün olmuyorsa ticari avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davalı vekili, kiralananın hor kullanılmadığını, kira sözleşmesinde yer alan düzenlemeler nedeniyle kullanımlarına uygun olarak bir takım değişikliklerin yapıldığını bu nedenle onarım bedellerinin müvekkilinden talep edilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 20.000,00 TL elektrik hasarı bedeli, 40.000,00 TL inşaat hasarı bedeli, 23.445,00 TL onarım süresi kira bedeli, 15.403,00 TL aidat bedeli olmak üzere toplam 98.848,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olayda kira sözleşmesinin 10. maddesinde yer alan “...Dekorasyon tamamen alışveriş merkezinin mimari projesi ve yapı dekorasyon kurallarına, yönetim planına uygun olarak kiracı tarafından yerine getirilmek zorundadır." düzenlemesine göre kiracı kiralananda projeye uygun tadilat yapabilir.Kira sözleşmenin 14. maddesinde yer alan "Kiracı tahliye anında kendisi tarafından yapılmış sabit olan ya da sabit olmayan her türlü ilave, tadilat ve dekorasyonların bir kısmı veya tamamı ile demirbaşlarını, ( kolon,tavan ve tabanlardaki sabit kaplama ve döşemeler hariç) kiralanan yere zarar vermeden söküp alabilir. Sökme işleminden doğan bütün zararlar kiracıya aittir. Kiralanan yerde bırakacakları için kiracı kiralayandan herhangi bir bedel talep edemeyeceği gibi kiralayan da kiralananın eski hale getirilmesini istemeyecektir." düzenlemesine göre kiraya veren eski hale getirme isteyemez. Ancak davacı hor kullanımdan kaynaklanan zararlarını isteyebilir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hor kullanmaya esas zararların nelerden ibaret olduğu açıkça belirtilmemiş olup Yargıtay denetimine elverişli değildir. Bu nedenle bilirkişilerden gerek elektrik gerekse diğer hasar kalemlerinden nelerin hor kullanmaya ilişkin olduğuna yönelik denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan kira sözleşmesinden kaynaklanan kiralanana verilen hasarın tazmini özünde haksız fiil tazminatını gerektirir. Tazminat mal varlığında oluşan eksilmeden borçlunun sorumlu olduğu tutardır. Ne var ki bu tazminatın ödenmesinin olay tarihinde yapılmaması nedeniyle, olay tarihi ile ödeme tarihi arasındaki zamanda bu alacaktan mahrum kalındığından oluşan ek zarar faizle karşılanmalıdır. Hor kullanma tazminatının tahliye tarihinden itibaren işlemiş faizi ile birlikte hüküm altına alınması gerekirken dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de isabetsiz olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı ve davalı yararına BOZULMASINA, davacının vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar düzeltme harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına 25.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." şeklindeki gerekçe ile ek bir bozma kararı daha verilmiştir.
Yargıtay tarafından mahkememiz hükmünün bozulması üzerine mahkememizce 2014/364 Esas numarası verilerek yargılamaya devam edilmiş ve "1-Davacının davasının KISMEN KABUL,KISMEN REDDİ ile, 38.848,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Kalan kısımlar yönünden davanın reddine, " şeklinde hüküm kurulmuştur.
Bu kez mahkememiz hükmünün yalnızca davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...karar sayılı ilamı ile; " Uyuşmazlık, kiralananın hor kullanılmasından kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 256 ncı maddesi hükmü uyarınca; kiracı, kiralananı tam bir özenle kullanmak ve aynı Kanun'un 266 ncı maddesi gereğince kiralananı sözleşme sonunda aldığı hali ile kiraya verene teslim etmekle yükümlüdür. Ancak kiracı sözleşmeye uygun kullanma dolayısıyla oluşan eskime ve bozulmalardan sorumlu olmayıp münhasıran kötü kullanım nedeniyle oluşan zarar ve hasardan sorumludur.
2. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. Usuli kazanılmış hak olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 25.12.2013 tarihli bozma ilamıyla tarafların sair temyiz itirazının reddiyle onarım süresi kira tazmini ve aidat bedelinin kesinleştiği anlaşılmış olup, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece uyulan bozma ilamında; davalı kiracının hor kullanımdan kaynaklanan zararlardan sorumlu olacağının belirlendiği, dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda; tasdiksiz projeye göre yapılan elektrik işlerinin 12 kalem olup sökülmesi için gerekli işçilik ve malzeme masrafının 20.000 TL olduğu, inşaat işleri yönünden, kullanım ve taşınma esnasında söküm nedeni ile meydana gelen hasarın giderilmesi için işçilik ve malzeme masrafının 40.000 TL olduğu belirtilmiştir.
3. Dosya arasında bulunan delil tespiti raporunda da; zemin kaplamalarının yer yer kırıldığı, dilatasyon yerlerinde bozulmaların olduğu, kolon üzerindeki kaplamaların bir kısmının kabarmış olduğu, boya badananın bozulduğu, elektrik tesisatının sökülmesi sırasında alçıpanlarda delinme ve kırılmaların olduğu, bazı kısımlarda fayansların ve alt döşemelerin kalkmış olduğu, girişin tam karşısında yer alan bölümde zeminden çıkan suyun ileriye doğru zemin üzerinde biriktiği, zeminde demonte bölmelerin sökülmesi sonrasında vida deliklerinin bulunduğu belirtilmiştir.
4. Yukarıda yapılan açıklamalar, gösterilen yasal düzenleme ve ilkeler ışığında somut olaya dönüldüğünde; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, özellikle inşaat işleri yönünden delil tespitinde belirtilen kalemler bakımından tek tek değerlendirme yapılmadığı, hangi kalemlerin hor kullanmaya ilişkin olduğu ya da olmadığının belirtilmediği, buna göre Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gereklerini tam olarak yerine getirmeyen rapor esas alınarak eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmaktadır.
5. O halde mahkemece yapılacak iş; konusunda uzman bilirkişi heyetinden, davacı vekilinin kiralananın tadilat gördüğünü bildirmesi nedeniyle, delil tespit dosyası arasında bulunan fotoğraflar, delil tespit raporu, dosya içeriği ve bozma ilamı değerlendirilmek suretiyle denetime elverişli rapor almak ve ulaşılacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz eden davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı vekilinin hor kullanma talebine yönelik temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'un (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA," şeklindeki gerekçe ile mahkememiz hükmünün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Akabinde mahkememizce 2024/102 Esas numarası verilmiş, bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin mahkememize sunmuş oldukları raporda özetle: "Elektrik mühendisliği açısından yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; sökülen elektrik tesisat işlerinin sonradan yapılan işler kapsamında olduğu ve bunlarda tespit edilen hasarların hor kullanım kaynaklı hasarlar olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilmiş, D. İŞ tespit raporunda takdir edilen 20.000.-TL projesine uygun hale getirme bedelinin dava tarihi itibariyle doğru ve geçerli bir bedel olduğu yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. Tespit raporunda inşaat işlerine ilişkin; Zemin kaplamalarının yer yer kırılması, mahallin boya ve badanasının bozulması, kolon kaplamalarının kabarması, mahaldeki bir bölüm fayansın ve alt döşemenin kalkması, zeminde mevcut olan vida delikleri ve zemin fayans kaplamasında ve alt döşemede mevcut olan kalkmalar ile kiracı tarafından yapıldığı belirtilen ve mahalde bırakılan alçıpen bölmelerde elektrik tesisatının sökülmesinden kaynaklı delinme ve kırılmaların. mecurun hor kullanılmasından/kiracının dekorasyonunun sökülmesi sırasında gereken özen ve dikkatin gösterilmemesinden kaynaklanmakta olduğu görüş ve kanaatine varılarak, inşaat işlerine ilişkin giderim bedelinin 40.000,00TL, olmak üzere, inşaatt elektrik işlerine ait hasarların toplam giderim bedeli 60.000,00TL olduğu hesaplanmış" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Yine mahkememiz ara kararı gereği kök rapor sunan bilirkişilerden ek rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin sunmuş oldukları ek raporda özetle: "Elektrik mühendisliği açısından yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda kök^raporda verilen görüşlerde herhangi bir sapma veya değişim olmamış; sökülen elektrik tesisat işlerinin sonradan yapılan işler kapsamında olduğu ve bunlarda tespit edilen hasarların hor kullanım kaynaklı hasarlar olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilmiş, D. İŞ tespit raporunda takdir edilen 20.000.-TL projesine uygun hale getirme bedelinin dava tarihi itibariyle doğru ve geçerli bir bedel olduğu yönünde görüş ve kanaate varılmıştır. Tespit raporunda inşaat işlerine ilişkin; İnşaat mühendisliği açısından yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucu kök raporda kapsamında herhangi bir de; olmadığı, görüş ve kanaatine varılarak, inşaat işlerine ilişkin giderim bedelinin 40.000,00TL, olmak üzere, inşaat elektrik işlerine ait hasarların toplam giderim bedeli 60.000,00TL olduğu hesaplanmıştır" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Onarım süresi kira bedeli ve aidat bedeli yönünden yapılan değerlendirmede;
Yukarıda da özetlendiği üzere mahkememizin 2014/364 Esas numaralı dosyasından ve bozmadan önceki 2011/26 Esas sayılı dosyasından onarım süresi kira bedeli ve aidat bedeli olarak toplam 38.848,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Gerek Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin... K sayılı ilamı ile gerekse sonraki Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı davacı vekilinin hor kullanıma bağlı tazminat talepleri dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Dolayısıyla mahkememizce hükmedilen 38.848,00 TL'nin onarım süresi kira bedeli ve aidat bedeli olması hâsebiyle hor kullanımdan kaynaklanan tazminata ilişkin olmadığı da dikkate alınarak onarım süresi kira bedeli ve aidat bedeli yönünden mahkememizce verilen hükmün Yargıtay ilamları ile kesinleştiği anlaşılmakla bu yönden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
İnşaat bedeli yönünden yapılan değerlendirmede;
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere gerek inşaat hasar bedeli gerekse elektrik hasar bedeline ilişkin olarak delil tespit dosyası arasında bulunan fotoğraflar, delil tespit raporu, dosya içeriği ve bozma ilamı dikkate alınarak bilirkişilerden rapor alınmasına karar verilmiştir. Her ne kadar önceki bilirkişi kuruluna dosya tevdii edilmek istense de önceki bilirkişilerden ...'nin bilirkişilikten men olması nedeniyle elektrik
mühendisi bilirkişi olarak ... atanarak heyet teşekkül ettirilmiştir. Bu bağlamda bilirkişiler tarafından; ... 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin ...D.İş. sayılı dosyasında yer alan tespit raporunda yapılan tespitte,
1-Zemin kaplamalarının yer yer kırıldığı,üzerine halıfleks ve lastik örtü yapıştırıldığı,
2-Dilatasyonlarda bozulmalar olduğu,
3-Kolon üzerindeki kaplamaların bir kısmının kabarmış olduğu,
4-Boya ve badananın bozulmuş olduğu,
5-Çarşı ile girişi sağlayan cam bölmelerin kaldırılıp kapatıldığı,böylece çarşı ile giriş irtibatının kesildiği,
6-Mahal içinde alçıpan bölmelerin yapıldığı elektrik tesisatının sökülmesi sırasında alçıpanlarda delinme ve kırılmaların bulunduğu,
7-Bazı kısımlarda fayansların ve alt döşemelerin kalkmış olduğu,
8-Girişin tam karşısında yer alan bölümde zeminden çıkan suyun ileriye doğru zemin üzerinde biriktiği,
9-Cam bölmelerin yerine duvarların yapıldığı,cam bölmelerin mahalde istiflendiği,
10-Zeminde demonte bölmeler ile ilgili söküm sonrası vida deliklerinin bulunduğu belirtildiği tespit edilmiş ve tespit edilen her bir husus ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Buna göre tespit raporunda yer alan dilatasyonlarda bozulma ve zeminden su çıkması hususları bina ileigili yapısal kusur ve eksiklikler/izolasyon zafiyetinden kaynaklandığından kiracının mecuru kullanmasına bağlı olmadığı ve ayrıca “çarşı ile girişi sağlayan cam bölmelerin kapatılması ve mahalde cam bölmelerin yerine duvarların yapılması hususları sözleşmenin 14.maddesinde “kiralayan da kiralanan yerin eski hale getirilmesini istemeyecektir “kapsamında kaldığından hor kullanmaya ilişkin olmadığı değerlendirilmiş ve hesaplamada dikkate alınmamıştır. Ancak zemin kaplamalarının yer yer kırılmış olmasının hor kullanımdan kaynaklandığı, mahallin boya ve badanasının bozulması ve kolon kaplamalarının kabarması hususlarının kiracının dekorasyonunun sökülmesi sırasında gereken özen ve dikkatin gösterilmemesinden yani bir başka deyişle hor kullanımdan kaynaklandığı, mahaldeki bir bölüm fayansın ve alt döşemenin kalkmasının hor kullanmadan kaynaklandığı ve zeminde demonte bölmelerin sökülmesinden kaynaklı vida deliklerinin, söküm sonrası zeminde tamiratın yapılmamasından kaynaklandığının, kiracı tarafından yapılan ve mahalde bırakılan alçıpan bölmelerde mevcut olan delinme ve kırılmaların elektrik tesisatının sökülmesi sırasında meydana geldiği tespit edilmiş olup buna ilişkin hasar bedelinin de 40.000,00 TL olduğu hesap edilmiştir. Bilirkişiler tarafından sunulan kök ve ek raporların hüküm kurmaya elverişli olması, yasaya ve usule uygun olması ve ayrıca Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin kaldırma ilamına uygun olduğu anlaşılmakla mahkememizce hükme esas alınmış ve bilirkişilerce tespit edilen fayans ve alt döşeme kalkmalarının, vida deliklerinin, zemin kaplamalarının yer yer kırılmış olmalarının, boya ve badanasının bozulması ve kolon kaplamalarının kabarmasının, alçıpan bölmelerde mevcut olan delinme ve kırılmaların elektrik tesisatının sökülmesi sırasında davalı tarafından sebep olunduğu ve usulüne uygun tamir edilmediğinden hor kullanım kapsamında kaldığı kanaati mahkememizde hâsıl olmuş olup hasar bedeli olan 40.000,00 TL'nin Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ... K sayılı ilamında belirtildiği üzere kiralanan taşınmazın tahliye tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Elektrik hasarı bakımından yapılan değerlendirmede;
Elektrik mühendisliği açısından yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; sökülen elektrik tesisat işlerinin sonradan yapılan işler kapsamında olduğu ve bunlarda tespit edilen hasarların hor kullanım kaynaklı hasarlar olarak kabul edilemeyeceği bilirkişilerce tespit edilmiştir. Dolayısıyla Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere davacının eski hale getirme bedelini isteyemeyeceği sadece hor kullanım nedeniyle oluşan zararı isteyebileceği dosya kapsamı, taraflar arasındaki sözleşme ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ...K sayılı ilamı ile sabit olduğundan davacının hor kullanmaya dayalı elektrik hasarı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Kiralanan mecurun hor kullanılması nedeniyle 40.000,00 TL inşaat hasarı bedelinin 06.01.2009'dan işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, elektrik hasarı bedeli talebinin reddine,
2-Onarım süresi kira bedeli ve aidat bedeli yönünden mahkememiz hükmünün Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.386,10 TL harçtan peşin alınan 3.598,40 TL'nin mahsup edilerek bakiye 1.787,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 3.598,40 TL peşin harç, 15,60 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 3.614,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen kabul edilen 40.000,00 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kısmen red edilen 110.000,00 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 1.316,00 TL tebligat, posta gideri ile 14.054,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.370,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 4.457,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı tarafından yapılan 60,00 TL tebligat, posta masrafının kabul ve red durumuna göre 42,60 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/09/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır