T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/103 Esas
KARAR NO : 2025/382
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 15/02/2024
KARAR TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil Kurumun İstanbul Müdürlüğü bünyesinde, özel güvenlik hizmet alımı kapsamında güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayken emeklilik için istifa ederek kıdem tazminatını talep eden ..., ... ve ...'ün Kurum bünyesinde çalıştığı sürelere ait kıdem tazminatı hesaplanarak kendisine ödenmiştir. İşçilerden, ... Kurum bünyesinde görev yaptığı 03.07.2006-14.04.2023 tarihleri arasındaki süre için ödenen damga vergisi dahil 284.145,48 TL tazminatın, ...'e ödenen Kurum bünyesinde görev yaptığı 01.08.2007-14.04.2023 tarihleri arasındaki süre için ödenen damga vergisi dahil 265.898,45 TL tazminatın ve ...' e ödenen Kurum bünyesinde görev yaptığı 03.07.2006-30.03.2023 tarihleri arasındaki süre için ödenen damga vergisi dahil 283.487,06 TL tazminatın belirtilen sürelerde çalıştıkları 9 firmadan, sorumlu oldukları sürelere ait tutarları Kuruma ödemeleri yazılı olarak talep edilmiştir. Rücuya ilişkin sorumlu firmalardan ... Hiz. Ltd. Şti. firması, ... Danışmanlık Eğitim Denetim Organizasyon Lojistik İnşaat Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. firmasına şirket birleşmesi yoluyla devrolunarak terkin olunmuştur. ... ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. firması çalışanların sorumlu olduğu süreye ait tazminatı Kurum hesabına ödemiştir. ... İş Ortaklığı firmasının ise hak edişlerinden mezkur çalışanlara ilişkin sorumlulukları mahsup edilmiştir. Diğer firmalara sorumluluk tutarları ihtar edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Davalı firmaların sorumluluk tutarları ve sorumluluk süreleri ekli tabloda belirtilmiştir.Bu itibarla, mezkur çalışanların ekli tabloda sorumluluk tutarlarının tahsil tarihine kadar oluşacak faizleri ile birlikte tahsilini ve vekalet ücretini teminen talebimiz doğrultusunda, fazlaya ilişkin diğer hukuki haklarımız saklı kalmak kaydıyla; dava yoluna başvurma gerekliliği hasıl olmuştur. Bu amaçla, rücuen tazminat için ticari dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup ... e yapılan ödemeye ilişkin İstanbul Arabuluculuk Bürosu 13/12/2023 - 2023/... Arabuluculuk No.lu arabuluculuk anlaşamama son tutanağı ... e yapılan ödemeye ilişkin İstanbul Arabuluculuk Bürosu 30/11/2023 - 2023/... Arabuluculuk No.lu arabuluculuk anlaşamama son tutanağı ... e yapılan ödemeye ilişkin İstanbul Arabuluculuk Bürosu 22/11/2023 - 2023/... Arabuluculuk No.lu arabuluculuk anlaşamama son tutanağı olarak düzenlenmiştir. Gerek sözleşme hükümleri, gerek müteselsil sorumlulukta iç ilişkiye yönelik yasal düzenlemeler ve gerekse Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetinde uygulamaya yönelik yeknesak kararları çerçevesinde, Kurumumuz tarafından davalı firmaların çalışanları olan ..., ... ve ...' e ödenen meblağların asıl muhatabı ve ödemesi gereken yükümlüsü alt işveren yüklenici firmalar olup, emsal kararlar ve sözleşme hükümleri gereğince işçileri çalıştıran ve bu nedenle çalıştırdıkları dönemle sınırlı sorumlulukları bulunan davalı firmalardan paylarına isabet eden tutarların tahsili gerekmektedir. Çünkü Sosyal Güvenlik mevzuatına uygun hareket etmek, çalışanlarının her türlü mevzuattan kaynaklanan haklarını yerine getirmekle yükümlü olan davalı şirketler buna aykırı hareket etmiştir. Bunun neticesinde de Kurumumuz hiçbir şekilde yükümlüsü ve sorumlusu olmadığı halde, Kurumumuz çalışanı olmayan ve davalı şirketlerin çalışanı olan ..., ... ve ...'ün sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklı talebiyle karşı karşıya kalmış, neticesinde de yargı organlarını gereksiz meşgul etmeme, ek olarak yargılama gideri, icra harç ve masrafıyla vekalet ücreti de ödememek suretiyle kamu zararını bertaraf etme adına, asıl işveren sıfatı nedeniyle yerleşik içtihatlar gereği kıdem tazminatına dair tutarları ödemek zorunda kalmıştır. Ayrıca, Kurumumuz imzalanan sözleşmeler gereği davalı firmalara söz konusu kalemleri ihale bedeli kapsamında ödemiş olduğundan, böylece aynı hususlara ilişkin mükerrer ödeme yapılması durumu da söz konusu olmuştur.
rücu davalarında yargıtay emsal kararları kapsamında alt işverenlerin sorumluluklarının belirlenmesi dava dışı ..., ... ve ...' ün çalışmaları, davalı firmalarla imzalanan ve personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı sözleşmelerine dayanmaktadır. Davalı firmalar ile yapılan hizmet alım ihale sözleşmelerinin ilgili maddelerindeki hükümlerde davalıların rücuen tazminat sorumlulukları açıktır. (Rücuen sorumlu davalı firmalarla akdedilen sözleşmeler dosya boyutu UYAP ekte sığmadığı için bilahere sunulacaktır) Davalıların çalışanları olan ..., ... ve ...'e ödenen tutarların paylarına isabet eden oranda tamamen tahsilini.
..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı ... ...ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "İşyeri devir tarihinden itibaren 2 yıllık süre geçtiğini, sorumluluğun devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlı olduğunu, dava dışı işçilerin davalı müvekkil nezdinde 2008-2009 tarihleri arasında çalıştığını, davacı kurum ile davalı müvekkil arasında imzalanan ihale sözleşmesine göre davalı müvekkil kıdem tazminatı için herhangi bir ödenek almadığını, 6552 Sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” gereği sorumluluğun asıl işveren konumundaki kamu kurum ve kuruluşlarının olduğunu, haksız davanın reddedilmesi gerektiğini” belirtmiştir.
CEVAP; Davalı ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "İşyeri devir tarihinden itibaren 2 yıllık süre geçtiğini, sorumluluğun devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlı olduğunu, davacı kurum ile davalı müvekkil arasında imzalanan ihale sözleşmesine göre davalı müvekkil kıdem tazminatı için herhangi bir ödenek almadığını, 6552 Sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” gereği sorumluluğun asıl işveren konumundaki kamu kurum ve kuruluşlarının olduğunu, haksız davanın reddedilmesi gerektiğini..."talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
Davacı kuruma müzekkere yazılarak dava dışı işçilere ait iş dosyası ve tüm özlük dosyalarının iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davacı kuruma müzekkere yazılarak davalılar ile yapılmış hizmet alım sözleşmelerinin iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... Güvenlik'e tekit yazılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Davalı ... vekili ve davalı ...’ın zamanaşımı definin esas hakkındaki hükümle değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Davalı ...’ın görev ve yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Dava dışı işçiler ..., ... ve ...'ün UYAP'a ilgili kişi olarak eklenerek SGK kayıtlarının UYAP üzerinden çıkartılarak dosya arasına alınmasına karar verilmiştir.
Davalı ... Güvenlik vekili, davalı ..., ..., ... Danışmanlık şirketlerine dışı işçiler ... (TCKN: ...), ... (TCKN: ...) ve ...'e (TCKN: ...) ait işçilik dosyaları ile tüm özlük dosyalarını mahkememize sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir.
Ara ikmal edildiğinde dosyanın iş hukuku alanında uzman hesap bilirkişisine tevdii ile tarafların iddia ve savunmaları, dosyada mevcut şartname ve sözleşme hükümleri ile Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2021/945 esas 2021/3067 karar sayılı emsal içtihatında belirtilen kriterler gözetilerek davacının davalılardan talep edeceği rücu alacağının olup olmadığı varsa miktarı hakkında rapor düzenlenmesinin istenilmesine, bilirkişiye emek ve mesaisine karşılık 6.000,00 TL ücret takdirine, masrafın davacı tarafça karşılanmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 27/01/2025 tarihli raporunda özetle; "... yönüyle: Davacının ... Hiz. Ltd. Şti firmasına davalarını yöneltmediği, bu firma sorumluluğunda olan 17.032,19 TL'nin davacı Kurum sorumluluğunda olduğu, ... Hiz. Ltd. Şti. firması, ... ... İnşaat Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. firmasına şirket birleşmesi yoluyla devrolunarak terkin olunduğundan tüm sorumluluğun ... ... İnşaat Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. işyerinde olduğu, ... ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. firması sorumlu olduğu süreye ait 35.572,73 TL tazminatı Kurum hesabına ödediğini, ... ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. yönüyle sorumluluğun kalmadığı, ... İş Ortaklığı firmasının ise hak edişlerinden 24.024,94 TL mahsup edildiği, bu tutarın dava dışı 7 işçi sebebiyle olduğu, dava konusu dava dışı işçi yönüyle firma sorumluluğunun 3.343,43 TL olduğu, Diğer firma sorumluluklarının aşağıdaki gibi olduğu;¸B- — ... yönüyle: - Davacının ... Hiz. Ltd. Şti firmasına davalarını yöneltmediği, bu firma sorumluluğunda olan 17.035,33 TL'nin davacı Kurum sorumluluğunda olduğu, - ... Hiz. Ltd. Şti. firması, ... ... İnşaat Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. firmasına şirket birleşmesi yoluyla devrolunarak terkin olunduğundan tüm sorumluluğun ... ... İnşaat Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. işyerinde olduğu, - ... ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. firması sorumlu olduğu süreye ait 35.572,73 TL tazminatı Kurum hesabına ödediğini, ... ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. le sorumluluğun kalmadığı, -... İş Ortaklığı firmasının ise hak edişlerinden 24.024,94 TL mahsup edildiği, bu tutarın dava dışı 7 işçi sebebiyle olduğu, dava konusu dava dışı işçi yönüyle firma sorumluluğunun 3.343,43 TL olduğu, diğer firma sorumluluklarının aşağıdaki gibi olduğu; ¸Cc
... yönüyle: Davacının ... Hiz. Ltd. Şti firmasına davalarını yöneltmediği, bu firma sorumluluğunda olan 17.034,48 TL'nin davacı Kurum sorumluluğunda olduğu, ... Hiz. Ltd. Şti. firması, ... ... İnşaat Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. firmasına şirket birleşmesi yoluyla devrolunarak terkin olunduğundan tüm sorumluluğun ... ... İnşaat Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. işyerinde olduğu, ... ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. firması sorumlu olduğu süreye ait 35.572,73 TL tazminatı Kurum hesabına ödediğini, ... ve Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. yönüyle sorumluluğun kalmadığı, ... İş Ortaklığı firmasının ise hak edişlerinden 24.024,94 TL mahsup edildiği, bu tutarın dava dışı 7 işçi sebebiyle olduğu, dava konusu dava dışı işçi yönüyle firma sorumluluğunun 3.343,43 TL olduğu, diğer firma sorumluluklarının aşağıdaki gibi olduğu;
¸
..."Rapor edilmiştir.
Mahkememizin 11/03/2025 tarihli ara kararı ile tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının, itirazların bilirkişiden ek rapor alınmasını gerektirmemesi sebebiyle takdiren reddine, ara kararın taraflara tebliğine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 12/03/2025 tarihli ıslah dilekçesi özetle şöyledir; "Kurumumuz tarafından davalılar aleyhine ikame edilen huzurdaki rücu davasında Sayın Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Beyanlarımıza konu bilirkişi raporunda sayın bilirkişi dosya kapsamını ve resmi kayıtları inceleyerek davacı müvekkil Kuruma davalı firmalarca rücu edilmesi gereken bedelleri hesaplamıştır. Bilirkişi raporunda tüm davalı firmalar nezdinde; davadışı ... yönünden: 230.496,10 TL, dava dışı ... yönünden: 212.099,22 TL, ... yönünden: 230.527,10 TL olmak üzere toplamda 673.122,42 TL hesaplama yapılmıştır. Sayın Mahkemenizin dava dosyasına sunulmuş olan davalı firmalarla akdedilen sözleşmeler, makbuzlar ilgili güncel yargı kararları ve sair deliller doğrultusunda davalı firmaların rücu sorumluluğu apaçık görülmektedir. Nihayetinde, dava dışı çalışanlar için ödenen tazninatların ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte yüklenici firmalardan tazminine karar verilmelidir. Bu sebeple, Sayın Mahkemenin takdiri ile davamızı bilirkişi raporuna istinaden toplam 673.122,42 TL olarak ıslah ediyoruz. Yukarıda izah edilen ve re’sen gözetilecek diğer hususlar çerçevesinde ıslah talebimizin ve davamızın kabulüne, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla, davalı firmalar çalışanı davadışı çalışanlara ödenen toplam tutardan davalı firmaların sorumluluğundaki 673.122,42 TL ödemenin, ıslah ettiğimiz bedeller üzerinden; 100.049,33 tl'sinin ... ...ve ticaret limited şirketinden, 42.678,6 tl'sinin ... ...sanayi ve ticaret limited şirketinden, 323.458,85 tl'sinin ... güvenlik hizmetleri limited şirketinden, 102.344,4 tl'sinin ... özel güvenlik ve eğitim hizmetleri limited şirketinden,102.484,79 tl'sinin ... ... inşaat hiz. ve tic. ltd. şti. (... hizmetleri limited şirketi'ni devralan) şirketinden, 2.105,86 tl'sinin ... güvenlik hizmetleri limited şirketinden müvekkil Kurumca dava dışı çalışanlara yapılan ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin de davalılara tahmiline karar verilmesini..." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacı tarafça dava dışı işçiler ..., ... ve ...'e ödenen işçilik alacağının taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri gereğince rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde kıdem tazminatını talep eden ..., ... ve ...'ün davacı kurum bünyesinde çalıştığı sürelere ait kıdem tazminatı hesaplanarak ödendiği, ...'ün görev yaptığı 03.07.2006-14.04.2023 tarihleri arasındaki süre için ödenen damga vergisi dahil 284.145,48 TL tazminatın, ...'e görev yaptığı 01.08.2007-14.04.2023 tarihleri arasındaki süre için ödenen damga vergisi dahil 265.898,45 TL tazminatın ve ...'e görev yaptığı 03.07.2006-30.03.2023 tarihleri arasındaki süre için ödenen damga vergisi dahil 283.487,06 TL tazminatın davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesi için işbu rücuen tazminat davasını açmıştır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2022/3256 esas, 2022/3847 karar sayılı, 05/09/2022 tarihli ilamında “Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.” yönünde belirleme yapılmıştır.
Yine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/2067 esas, 2022/2176 karar sayılı, 18/04/2022 tarihli ilamında "Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.
Bu durumda mahkemece yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davalıların ödenen bedelin yarısından sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. Davalı yükleniciler tacir olup, 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi gereğince taraflardan biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm yoksa diğer taraf için de ticari iş sayılmaktadır. Ticari işlerde 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesine göre avans oranında faiz istenebilecektir. Bu halde mahkemece hükmedilen alacağa avans faizine hükmedilmesi gerekirken, yasal faize hükmedilmesi hatalı olmuş kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir." yönünde belirleme yapılmıştır.
İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin 2025/6 Esas, 2025/166 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Somut olayda, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, hizmet alım tip sözleşmesi, teknik şartname ve hizmet işleri genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerinin tatbiki gerekir. Bu nedenle tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Konuya ilişkin sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin, işçi alacağından asıl işveren ve alt işverenin sorumlulukları yönünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. ve 14. Hukuk Daireleri arasında çıkan uyuşmazlıkta Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 05/05/2023 tarihli 2023/1118 E. 2023/1683 K sayılı kararı ile; "...Somut olaya gelince; ... Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 14'ncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlık, az yukarıda yer verilen emsal Yargıtay ilâmı doğrultusunda giderilmelidir. Dairemiz'in istikrar kazanan uygulamalarında da belirtildiği gibi, hizmet alımına ilişkin sözleşmelerde, hizmetin yüklenicinin (alt işveren) işçileri tarafından yerine getirilmesi kabul edildiğinden, asıl işverenin yüklenicinin (alt işveren) işçileri ile herhangi bir organik bağı bulunmamaktadır. Hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlenmekte ve bu şartlarla sözleşme imzalanmaktadır. İş Kanunu'nda, işçiyi korumak amacıyla düzenlenmiş olan asıl işveren ve alt işverenin (yüklenici) müteselsil sorumluluğuna ilişkin düzenlemenin taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde iç ilişki bakımından uygulanması mümkün değildir. Hizmet alım sözleşmelerinde, işçilerin özlük hakları ile ilgili olarak yüklenici (alt işveren) lehine herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda, yüklenicinin (alt işveren) işçisi ile organik bir bağı olmayan asıl işveren, işçilerin özlük haklarından sorumlu tutulmamalıdır. Bu itibarla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7'nci Hukuk Dairesi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 14'üncü Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığın, asıl işverence yüklenicinin (alt işveren) işçilerine ödenen ücretlerden yükleniciyi (alt işveren) tamamen sorumlu tutan ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin uygulaması doğrultusunda giderilmesi gerekmiştir..." şeklindeki uyuşmazlığın giderilmesine karar verildiği görülmüş olmakla emsal Yargıtay kararı dairemizce de benimsenmiştir.
Emsal karar, TBK'nın 167. maddesinde yer alan "...borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça..." hükmü çerçevesinde değerlendirildiğinde, kararda da ifade edildiği gibi hizmet alımına ilişkin tip sözleşmelerde, işçilik ücretleri arasında işçilere ait özlük haklarının tümü belirlendiği ve bu şartlarla sözleşme imzalandığı için sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça asıl işverenin sorumluluğuna gidilemeyecektir... Bu durumda, sözleşme kapsamında çalıştırılan işçilerin, işçilik alacaklarından (fazla mesai ücreti ile ulusal bayram-genel tatil ücreti) davacı asıl işveren .... Genel Müdürlüğü'nün sorumlu olduğuna dair hüküm bulunmadığından dava dışı işçilere işçilik alacağından dolayı ödenen bedelden davalı alt yüklenicilerin sorumlu olduğu, yüklenicinin işçisi ile organik bağı olduğu ispatlanamayan davacı asıl işverenin rücu hakkı bulunduğundan davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı vekili, ıslah ile artırılan kısım yönünden faizin ıslah tarihi değil ödeme tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini belirterek mahkemece verilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2015/8139 E. 2016/1628 K. sayılı 16/03/2016 tarihli ilamı "...Dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 117/2. maddesinde, sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olmaması halinde haksız iktisap tarihinden itibaren temerrüt faizi istenebilir ise de, somut olayda, yukarıdaki bentte açıklanan nedenlerle sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan alacağın tahsili kapsamında talep edilen bedele borçlunun bir ihtar ile temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz istenebilir. Hüküm altına alınan bedel yönünden davalı borçlunun, dava tarihinden önce TBK'nın 117. maddesine uygun şekilde miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtar ile temerrüde düşürüldüğü iddia edilmediği gibi, bu yönde bir delil de ibraz edilememiştir. Bu durumda mahkemece, faizin dava tarihinden başlatılması gerekirken kesinti tarihinden başlatılması doğru olmamıştır." şeklindedir. Yargıtay kararında ifade edildiği üzere sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan davada alacak talebi yönünden dava/ıslah tarihinden önce faiz istenebilmesi için davalının temerrüde düşürülmesi gerekir. Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2017/2165 E. 2020/3172 K. sayılı 21/10/2020 tarihli ilamında bu husus ile ilgili "...İş Mahkemesi davalarında davalı alt işverenlerin davada bulunmaması nedeniyle temerrüde düşmediği, açılan rücuen tazminat davasıyla temerrüde düştüğü göz önünde bulundurulduğunda davalılar yönünden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, ödeme tarihinden itibaren faiz verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde karar verilmiştir. Somut olayda ise dava dışı işçinin, işçi alacağı için açılan davalarda davacı asıl işveren yanında davalı alt işverenlerden yalnızca son yüklenici ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi bulunması nedeniyle dava tarihinden önce temerrüde düşen davalılardan ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi yönünden ödeme tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden temerrüt gerçekleşmediğinden kısmi alacak talebinin dava tarihinden, ıslah ile artırılan kısmın ise ıslah tarihinden itibaren ticari avans faize hükmedilmesi gerekirken kısmi alacak taleplerin, tüm davalılar temerrüde düşürülmüş gibi ödeme tarihi esas alınması hatalı olmuştur...".
Tüm bu genel tespitlerden sonra dava dilekçesi, bilirkişi raporları ile birlikte tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; zamanaşımı definin TBK m. 146 uyarınca sözleşme ilişkisinden kaynaklanan taleplerde 10 yıllık zamanaşımı süresinin ödeme tarihi olan başlangıç tarihinden itibaren dolmadığı anlaşıldığından reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ile davalılar arasında imzalanan hizmet alımına ait sözleşme ve teknik şartnameler incelendiğinde; sözleşme ve şartnamede ihale konusu iş kapsamında çalıştırılacak işçi personellerin ücret ve tazminatlarından davacı asıl işverenin sorumlu olacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı; bu nedenle davacının dava dışı işçiye ödediği işçilik alacakların tamamını dava dışı işçinin davalı alt işverendeki toplam hizmet süresine göre davalı alt işverene rücu edebileceği, Yargıtay’ın yukarıda da değinilen 05/09/2022 tarihli kanun yararına bozma ilamı ile güncel içtihatlarında kabul edildiğinden; 27/01/2025 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
İşbu dosyamızda iş akdinin yükleniciler ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı olmayıp SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmiştir.
Bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere dava dışı işçi ...'ün 03.07.2006-14.04.2023 tarihleri arasında; dava dışı işçi ...'in 01.08.2007-14.04.2023 tarihleri arasında; dava dışı işçi ...'ün 03.07.2006-30.03.2023 tarihleri arasında dava dışı işçilerin hizmet süresi dikkate alınmak suretiyle işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak davalı yüklenicilerin işverene karşı sorumlu olduğu kanaatine varılmış; davacı tarafından dava dışı işçi ...'e emeklilik sebebiyle 09.05.2023 tarihinde damga vergisi hariç 284.145,48 TL (damga vergisi dahil 286.318,64 TL) kıdem tazminatı ödendiği, dava dışı işçi ...'e emeklilik sebebiyle 09.05.2023 tarihinde damga vergisi hariç 265.898,45 TL (damga vergisi dahil 267.932,05 TL) kıdem tazminatı ödendiği, dava dışı işçi ...''e emeklilik sebebiyle 14.04.2023 tarihinde damga vergisi hariç 282.487,06 TL (damga vergisi dahil 285.655,18 TL) kıdem tazminatı ödendiği, ödeme konusunda anlaşmazlığın bulunmadığı, her bir davalının sorumluluğunun işçiyi çalıştırdığı süre ile sınırlı olduğu, bilirkişi raporu ile her bir davalı nezdinde çalışılan süreleri tespit edildiği ve raporun denetime elverişli ve hükme esas alınabilir olarak düzenlendiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nın 16/1. Maddesi kapsamında davalıların tacir olması, dava konusu alacağın davalıların ticari işletmesi ile ilgili olması, TTK m. 19/2 uyarınca taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır yönündeki hüküm de gözetilerek hükmedilen alacağa davacı tarafın talebi doğrultusunda ticari (avans) faiz uygulanmasına, ayrıca faizin başlangıç tarihi açısından her ne kadar davacı tarafça ödeme tarihlerinden itibaren faiz isteminde bulunulmuş ise de, yukarıda atıf yapılan İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin 2025/6 Esas, 2025/166 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere dava tarihinden önce temerrüde düşen davalı yönünden ödeme tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden temerrüt gerçekleşmediğinden kısmi alacak talebinin dava tarihinden, ıslah ile artırılan kısmın ise ıslah tarihinden itibaren ticari avans faize hükmedilmesi gerektiği, dava dilekçesi ekinde davalıların dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir belge sunulmadığı görülmekle, kısmi alacak talebi yönünden dava tarihinden, ıslah ile artırılan kısım yönünden ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş; davalıların sorumluluğu esas alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KABULÜ ile;
a- 100.049,33 TL rücu alacağının 6.000,00 TL'lik kısmının 15/02/2024 tarihinden itibaren, 94.049,33 TL’lik kısmının ıslah tarihi olan 12/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ...VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
b- 42.678,60 TL rücu alacağının 6.000,00 TL'lik kısmının 15/02/2024 tarihinden itibaren, 36.678,60 TL’lik kısmının ıslah tarihi olan 12/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ...SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
c- 323.458,85 TL rücu alacağının 6.000,00 TL'lik kısmının 15/02/2024 tarihinden itibaren, 317.458,85 TL’lik kısmının ıslah tarihi olan 12/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... GÜVENLİK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
d- 102.344,40 TL rücu alacağının 6.000,00 TL'lik kısmının 15/02/2024 tarihinden itibaren, 96.344,40 TL’lik kısmının ıslah tarihi olan 12/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ÖZEL GÜVENLİK VE EĞİTİM HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
e- 102.484,79 TL rücu alacağının 6.000,00 TL'lik kısmının 15/02/2024 tarihinden itibaren, 96.484,79 TL’lik kısmının ıslah tarihi olan 12/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... ... İNŞAAT HİZ. VE TİC. LTD. ŞTİ.'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
f- 2.105,86 TL rücu alacağının 2.000,00 TL'lik kısmının 15/02/2024 tarihinden itibaren, 105,86 TL’lik kısmının ıslah tarihi olan 12/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... GÜVENLİK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ'nden alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 45.980,99TL harçtan peşin alınan 546,48TL ile Islah Harcı 10.948,77TL toplamı 11.495,25TL'nin mahsup edilerek bakiye 34.485,74TL harcın, 5.125,78TL'sinin davalı ... ...Ve Ticaret Limited Şirketi'nden, 2.186,53TL'sinin davalı ... ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden, 16.571,60TL'sinin davalı ... Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nden, 5.243,36TL'sinin davalı ... ÖZEL GÜVENLİK VE EĞİTİM HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ'nden, 5.250,55TL'sinin davalı ... ... İnşaat Hiz. Ve Tic. Ltd. Şti.'nden, 107,88TL'sinin davalı ... Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nden alınarak hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.280,00TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60TL Başvuru Harcı, 546,48TL Peşin/nisbi Harcı, 10.948,77TL Islah Harcı, 11.548,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 23.470,85TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Vekalet ücreti yönünden;
a-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 100.049,33TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL'nin davalı ... ...VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nden alınarak davacıya verilmesine,
b-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 42.678,60TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL'nin ... ...SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nden alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 323.458,85TL üzerinden hesaplanan 51.753,42TL'nin ... GÜVENLİK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ'nden alınarak davacıya verilmesine,
d-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 102.344,40TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL'nin EĞİTİM DENETİM ORGANİZASYON LOJİSTİK İNŞAAT HİZ. VE TİC. LTD. ŞTİ.'nden alınarak davacıya verilmesine,
e-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 102.484,79TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL'nin ... ... İNŞAAT HİZ. VE TİC. LTD. ŞTİ.'nden alınarak davacıya verilmesine,
f-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 2.105,86TL üzerinden hesaplanan 2.105,86TL'nin ... GÜVENLİK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ'nden alınarak davacıya verilmesine,
6-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin, davalı ... güvenlik vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 13/05/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır