T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/129 Esas
KARAR NO: 2024/642
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/02/2024
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle :"Müvekkil ... standart yapı 'nın unvanı altında çeşitli inşaat yapı, boya ve cam işleri ile uğraşmaktadır. Davalı şirket ile müvekkil arasındaki ticari iş ve anlaşma gereği, müvekkil tarafından davalı şirkete satışı yapılan ürünler ve sağlanan hizmetlere ilişkin olarak teklif formları düzenlenerek davalı şirkete gönderilmiş ve alınan onay neticesinde aşağıda ayrıntıları yazılı faturalara konu işlemler müvekkil tarafından gerçekleştirilmiştir. 19.06.2023 tarihli ... numaralı "fotosel kapı tamiri" açıklamalı 1.652,00 TL bedelli fatura, 07.08.2023 tarihli ... numaralı "paslanmaz stant ve taşıma araba kaynak tamir" ve "190x908 MM şeffaf cam" açıklamalı toplam 7.200,00 TL bedelli fatura, 10.08.2023 tarihli ... numaralı "paslanmaz 2 mm 70x52 tekerlekli taşıma arabası önler frenli tekerlek 500 kg taşıma kapasiteli 4 adet" açıklamalı toplam 66.000,00 TL bedelli fatura düzenlemiş ve bu faturalar davalı şirkete gönderilmiştir. Davalı şirket tarafından işbu faturalara ilişkin olarak herhangi bir itiraz da söz konusu değildir.
Yukarıda bahsedilmiş olduğu üzere müvekkil ile davalı şirket arasındaki ticari işler sonucu düzenlenen bu fatura bedelleri müvekkile ödenmemiştir. Bu nedenle davalı şirket yetkilileri ile sözlü görüşmeler yapılmış fakat hiçbir sonuç alınamamıştır.
Bunun üzerine tarafımızca, ... A.Ş.'ye ... tarihinde .. 17. Noterliği aracılığıyla ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilmiştir. İhtarname ile yukarıda bedel ve detayları belirtilen faturalar sebebiyle 5 gün içinde bu bedellerin ödenmesi, ödeme yapılmaması halinde yasal yollara başvurulacağı ihtar edilmiştir.
3.Tarafımızca gönderilen işbu ihtarnameye istinaden davalı şirket tarafından cevaben ... 7. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilmiştir. Davalı şirket işbu ihtarnamede "Muhatap'ın yapmış olduğu iş ve işlemlerde tutarsızlıklar ve usulsüzlükler tespit edildiği, Müvekkil Şirket'in tüm bu işlemler nedeniyle zarara uğradığı, bu sebeple de faturaların kabul edilmediği..." şeklinde gerçeğe aykırı iddialarda bulunulmuştur. Faturalara konu tüm işlemler müvekkil tarafından eksiksiz yerine getirilmiş ve tüm ürünler de davalıya gönderilmiştir.
Davalı şirket tarafından işbu davaya konu fatura ödemelerinin yapılmaması sebebiyle müvekkil zarara uğramış olup her geçen zaman mağduriyeti daha da artmakta olup; yukarıdaki açıklamalarımız doğrultusunda haklı davamızın kabulü ile davalı şirket tarafından müvekkile, dava konusu fatura bedelleri ve bilirkişi marifeti ile hesaplanacak sair cari hesap bakiye alacağının ödenmesine karar verilmesini talep ederiz.
Müvekkil ile davalı şirket arasındaki ticari iş ve anlaşma gereği, müvekkil tarafından davalı şirkete satışı yapılan ürünler ve sağlanan hizmetlere ilişkin olarak müvekkile ödenmeyen şimdilik 20.000,00 TL ticari alacak bedelinin temerrüt tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı tarafından müvekkile ödenmesine,
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Mahkememiz dosyası içerisinde davalının cevap dilekçesine rastlanılmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak davasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. Maddesinde; "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11/2. Maddesinde; "Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. Maddesinde; "(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.
(2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.
(3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin ...E ... K sayılı ilamında özetle; " İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...Davacının tacir olduğunda şüphe yok ise de cevabi yazılardan çekişmeli dönemde davalının vergi mükellefi olmadığının (ticareti terk ettiğinin) ve Ticaret Odasına kayıtlı olmadığının anlaşıldığı, kaldı ki davalının mükellefi olduğu dönemde dahi işletme esasını göre defter tutup 2. Sınıf tüccar olduğu, ticari şirkete ortaklığın ise tek başına kişiye tacir sıfatı kazandırmayacağı, bu nedenle davalının tacir olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlığı çözme görevinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir." şeklinde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davanın davacı tarafından sunulan hizmetlere karşılık alacağını alamadığı iddiasıyla alacağın tahsili istemli olduğu, dava tarihi itibariyle davacının TTK 11/2'de belirlenen sınırları aşar mahiyette vergi mükellefiyetinin bulunmadığı, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın yazı cevabına göre 2. Sınıf işletme defterine tabi olduğu ve gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığı ve tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasını değerlendirme görev ve yetkisinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaati hâsıl olmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 uyarınca USULDEN REDDİNE,
*Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE,
2-HMK 20. Madde uyarınca Mahkemece verilen kararın kesinleşmesi ve kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
*Süresi içerisinde talep edilmemesi hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına(ihtarat yapıldı)
3-HMK 331/2 uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, süresinde başvurusu yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında mahkememizce karar oluşturulmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/09/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır