T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/132 Esas
KARAR NO : 2025/619
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 27/02/2024
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: " ... 2.İflas Müdü ... iflas sayılı dosyasında müflis olan ... Ltd. Şti.'den alacaklı olduğunu, işbu alacağın iflas idaresine yapılan başvuru ile iflas masasına kaydedilmiş durumda olduğunu, alacak kayıt numarasının ... olduğunu, İflas idare heyetince yapılan sıra cetvelindeki alacaklarının büyük bir kısmının müvekkilin alacağı gibi devremülk kira alacağı, edim bedeli, cezai şart, hediye tatil ve bonus alacağı olduğunu, İflas idaresine sunulan alacak kayıt dilekçesinde; kira tazminatı ve iflas tarihine kadar işlemiş ticari temerrüt faizi, sözleşme gereğince bonus alacakları toplamı, sözleşme edim bedeli ve iflas tarihine kadar işlemiş ticari temerrüt faizi, sözleşmenin H-1-d maddesi uyarınca yine aynı sözleşmenin C-20.maddesine göre ödenmesi gereken asgari brüt peşin dönem kira tutarı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.178.666,61-TL talep edildiğini, bu tutarın yalnızca 685.964,76-TL'sinin kabul edildiğini, geri kalan kısmın reddedildiğini, iflas idaresinin bu kararının yanlış olduğunu, hesaplama hatası yapıldığını, Kira tazminatı yönünden, taraflar arasındaki kira sözleşmesine göre yıllık kira alacağının 10.937,65-Euro olduğunu, iflas tarihi olan 16.12.2019 tarihine kadar birikmiş 6 yıllık kira tazminatının 65.625,90-Euro olduğunu, iflas tarihindeki Euro kurunun 6.5973 olması sebebiyle faiz hariç toplam 432.953,75-TL yalnızca kira tazminatının bile kabul edilen alacağa ulaştığını, bonus alacağının kira tazminatı ve işlemiş faizinin toplamı kadar olduğunu, iflas müdürlüğüne alacaklılar tarafından sunulan alacak kayıt dilekçelerinin birçoğunda bonus alacağı talebinde bulunulduğunu, iflas idaresince kabul edildiğini, bonus alacaklarının hangi alacak kalemine göre ve hangi oranda hesaplandığının ve bonus alacağı taleplerinin kabul edilip edilmediğinin ve bonus alacaklarının dayanağının iflas idaresine sorulması gerektiğini, ... tarihli ... Sözleşme numaralı Devremülk Satış Sözleşmesinin edim bedelinin C-7.maddesine göre 149.938-TL olduğunu, bu miktarın edim bedelinin asıl alacağı olduğunu, gerçek miktarın iflas tarihine kadar işlemiş ticari temerrüt faizinin hesaplanmasıyla ortaya çıkacağını,... tarihli ... Sözleşme numaralı Devremülk Satış Sözleşmesinin H-1-d maddesine göre cezai şartın C-20 maddesine göre ödeme yapılacağını, buna göre bütün devremülkleri kapsayan her bir kiralama dönemi için toplam 9.511 Euro olduğunu, iflas tarihine kadar 6 kiralama dönemi geçtiğini, bu sebeple 57.066 Euro'ya denk geldiğini, iflas tarihindeki kur (6.5973) ile toplam 376.481,52-TL olduğunu, 08.12.2013 tarihli K-... Sözleşme numaralı Devremülk Kiralama Sözleşmesinin D maddesine göre: dönem başlangıç tarihi olan Nisan 2014 ile iflas tarihi olan 26.12.2019 tarihi arasında her kiralama döneminde müvekkiline yıllık net kira tutarında ödeme yapılacağını, yıllık brüt kira alacağının 2.704,80-Euro olduğunu, 6 kira dönemi için 16.228,80-Euro yaptığını, iflas tarihindeki kur (6.5973) üzerinden müvekkilinin toplam hediye tatil alacağının 85.653,01-TL olduğunu, Net olmamakla birlikte toplam kira tazminatı, sözleşme edim bedeli, cezai şart alacağı ve hediye tatil alacağı toplamı ticari temerrüt faizi ve bonus alacakları hariç toplam 1.045.026,28-TL olduğunu, İflas idaresi tarafından gerekçe sunulmadan, hangi alacak kaleminin ne kadarının kabul edilip ne kadarının reddedildiği belirtilmeden, bütün alacak kalemlerinin bir kısmının kabul edildiği bir kısmının da reddedildiğinin belirtildiğini, müvekkilinin sözleşme edim bedeli ve bonus alacaklarının ise hiç dikkate alınmadığını, iddia ederek müvekkilinin alacağının tamamının sıra cetveline kaydını ve davanın kabulünü" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davalı vekili, dosyaya sunulan değişik tarihli dilekçelerinde özetle; Sıra cetveline karşı dava açma süresinin İcra ve İflas Kanunu'nun 234.maddesi uyarınca sıra cetvelinin ilamından itibaren başladığı, 15 günlük sürenin hak düşürücü süre olduğu, bu süre içerisinde dava açılmaz ise sıra cetvelinin kesinleşeceği, davacı tarafın işbu süre içerisinde davayı açmadığı, İflas idaresinin, başvuru sahibi tarafından başvuru dilekçesinin ekinde sunulan evraklar üzerinden inceleme yaptığı, alacaklının, müflis şirketle yapılan devremülk satış sözleşmesi ve devremülk kira sözleşmesine dayandığı, yapılan sözleşmeler gereğince satın alınan taşınmazın müflis şirketten yıllık toplam 10.937,65-Euro karşılığı kiralanması karşılığı kira sözleşmesi yapıldığı belirtilerek alacak talebinde bulunduğu, ancak yapılan incelemelerde Nisan/2014 tarihi devremülk kira başlangıç tarihi olduğu, Nisan/2015 dahil kira ödemesinin yapılmadığının ibraz edilen belgelerden anlaşıldığı, bu sebeple davacının talep etmiş olduğu kadar alacağının bulunmadığı, iflas masasınca verilen kararın hukuka ve kanuna uygun olduğu, İflas idare heyetince kaydı yapılan alacakların usule ve kanuna uygun bir şekilde denetlendiği, hangi alacağın niçin kabul edildiğinin hangilerinin ise kabul edilmediğinin açıkça belirtildiği, gerekçeleri ile davanın reddini" talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Mahkememizde görülmekte olan dava, davacı ile müflis şirket arasında kiralama ve satış sözleşmesi akdedilmesine rağmen müflis şirketin borcunu ifa etmediği iddiasıyla ... 2. İflas Müdürlüğü'nün ...iflas sayılı dosyası nezdinde ... numara ile alacak kaydı talebinde bulunulduğu, 685.964,76 TL'nin kaydına karar verilmesine rağmen 1.492.701,85 TL'nin reddine karar verildiği iddiasıyla açılan kayıt kabul davasıdır.
Emsal mahiyette Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin ...E ... K sayılı ilamında özetle; "Davacı, davalı müteahhit ile imzaladığı satım sözleşmesine dayanarak bu sözleşmedeki teslim süresinin geçtiği halde henüz temel dahi atılmadığını iddia ile satış bedeli olarak ödediğinin iadesi ve gecikilen her ay için sözleşmenin ilgili hükmü gereği kira tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı ise satış bedeli alacağının iflas masasına kaydolduğunu, davanın bu yönden konusuz kaldığını, ayrıca davacının sözleşmeden dönmekle seçimlik hakkını kullandığını, kira tazminatı isteyemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece, satış bedeli olarak iadesi gereken 20.900,00 TL yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, kira tazminat talebi yönünden ise 1.800,00 TL' nin dava tar. it. Işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Somut olayda, davacının istediği kira tazminatı ifaya eklenen cezai şart hükmünde olup, bedel iadesi sözleşmeden dönmenin, geç teslim nedeniyle kira kaybı ve diğer tazminatları istemekte ifanın devamını istemenin sonuçlarından biridir. Dava konusu olayda davacı, satış bedeli olarak ödediği bedelin iadesini istemiş olmakla sözleşmeden dönmüş olup, artık sözleşme devam ediyormuş gibi kira kaybı isteyemez. Mahkemece değinilen bu yön ve ayrıca mahkemece bozma kararı öncesi verilen hükümde kira tazminatı talebine ilişkin olumlu yada olumsuz bir karar verilmediği halde bu hususun davacı tarafından temyiz konusu edilmediği de gözetilerek kira kaybına ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekirken bu kalem isteğin de kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir." şeklinde karar verilmiştir.
Kayıt kabul davalarında ispat yükü kural olarak hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olur. Davacının, alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukukî ilişkiye dayandığını, sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan deliller ile ispatlaması gerekir.
Davanın hukuki dayanağı 2004 sayılı İİK'nun ''Sıra Cetveline İtiraz ve Neticeleri'' başlıklı 235. maddesidir. İİK 235. maddesinde "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur." düzenlemesi yer almaktadır.
Mahkememiz ara kararı gereği alanında uzman bilirkişilerden rapor aldırıldığı ve bilirkişilerin sunmuş oldukları raporda özetle: " İadesi Talebi Yönünden: Satış sözleşmesine konu devremülkleri iktisap ve fakat dosyaya mübrez belgelerden tapuların yanı sıra davacıya taşınmazın zilyetliğinin (anahtar tesliminin) devredildiğine ilişkin herhangi bir bilgi yahut belgeye rastlanılamadığı, hâl böyle olunca davalının edim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği düşünüldüğü, Anılan edim bedelinin iadesi talebi esasında sözleşmeden dönme iradesinin bir yansıması niteliğinde olduğundan davacının, devremülk tapularını iflas idaresine iade etmek koşulu ile ödediği bedelleri iflas tarihine kadar tahakkuk edecek faizi ile birlikte tahsil edebileceğinin düşünüldüğü, Devremülk satış bedeli olan toplam 149.938,00 TL tutarına, sözleşme tarihinden itibaren 26.12.2019 iflas tarihi itibarıyla toplam 93.536,66 TL faiz hesaplaması yapıldığı; bu yönü ile davacının talep edebileceği nihai bedelin 243.474,66 TL olduğunun düşünüldüğü, buna karşın Sayın Mahkemece davacının satış sözleşmesine konu devremülkleri iktisap bunun için zilyetlik teslimine gerek olmadığı kanaatinde olunması ihtimalinde bu noktadan itibaren dönme hukuki sebebine dayalı olarak talepte bulunamayacağının ifade edilmesi gerekti Kira Tazminatı Talebi Yönünden: Bir üst başlıkta da ifade edildiği üzere davacının edim bedelini talep etmesinin sözleşmeden dönme iradesinin bir sonucu olduğu, dolayısıyla dönme hukuki sebebine dayanılması taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini geçmişe yönelik olarak tamamen ortadan kaldıracağından davacının anılan sözleşmeye dayalı olarak herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığının ifade edilmesi gerektiği, buna karşın Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda davacının, müflis şirket edimini gereği gibi yerine getirse idi davacının elde edeceği kira gelirinin davalının iflas tarihine kadarki süre zarfı için talep edebileceğinin ifade edilebileceği, Sayın Mahkemece talep edilebileceği kanaatinde olunması ihtimalinde talep edilebilecek miktar yönünden heyetimiz mali üyesince yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde Taraflar arasında imzalanan Devremülk Kiralama Sözleşmeleri ile belirlenen kira bedellerine göre müflis şirketin iflas tarihi itibarıyla 432.953,75 TL kira bedelinin hesaplandığı, Cezai Şart Talebi Yönünden: Dönme hukuki sebebine dayanılması nedeniyle davacının cezai şart talebinde bulunmasının da mümkün olmayacağının düşünüldüğü, buna karşın Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda davacının, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartı davalının iflas tarihine kadarki süre zarfı için talep edebileceği ifade edilebileceği, Sayın Mahkemece talep edilebileceği kanaatinde olunması ihtimalinde bu miktar iflas tarihi itibarıyla talep edilen 1.129.444,57 TL hesaplandığı, Bonus ve Hediye Tatil Alacağı Talebi Yönünden: Öncelikle bonus alacağının kira tazminatı ve işlemiş faizinin toplamı kadar olduğunu, iflas müdürlüğüne alacaklılar tarafından sunulan alacak kayıt dilekçelerinin birçoğunda bonus alacağı talebinde bulunulduğunu, iflas idaresince kabul edildiğini, bonus alacaklarının hangi alacak kalemine göre ve hangi oranda hesaplandığının ve bonus alacağı taleplerinin kabul edilip edilmediğinin ve bonus alacaklarının dayanağının iflas idaresine sorulması gerektiğini belirttiği, kira sözleşmeleri ve satış sözleşmesi yönünden ise bonus alacağı talep edilebileceğine dair bir düzenlemeye rastlanılamadığı, dolayısıyla takdiri Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere bonus alacağının talep edilemeyeceği düşünüldüğü, Hediye tatil talebi yönünden ise yine önceki açıklamalarımıza atıfta bulunarak davacının dönülen sözleşmeye dayalı herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığının düşünüldüğü, ancak Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması ihtimaline binaen heyetimizce bu yönde hesaplama yapıldığında bedelin 107.066,26-TL olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Davacı vekili tarafından iflas masasına yapılan kayıt kabul başvuru dilekçesinde özetle; "1-Kira tazminatından iflas tarihindeki Türk Lirası karşılığı, 2-Sözleşme gereğince bonus alacaklar toplamı, 3-Sözleşmenin H-1-d bendi uyarınca cezai şart alacağı, 4-Sözleşmenin ... maddeleri gereği tatil bedeli, 6-Sözleşmenin ... maddeleri gereği tatil bedeline" ilişkin alacak kayıt talebinde bulunulmuştur. İflas masasınca 1370 numara ile kayıt yapılmış ve "alacaklı tarafından devremülk kira, bonus, cezai şart ve tatil bedelleri alacakları olarak talep ettiği toplam 2.178.666,61 TL'nin iflas tarihi itibariyle 685.964,76 TL'nin kabulü ile İİK'nın 206. Maddesi gereğince sıra cetvelinde 4. Sıraya kaydının yapılmasına, kabul edilen miktar iflas tarihi itibariyle Euro cinsinden hesaplanıp iflas tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevrildiğinden fazla talep edilen 1.492.701,85 TL'nin reddine karar verildi" şeklindeki gerekçe ile davacının alacak kayıt talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkememizce 06/05/2025 tarihli celsede; "Davacı vekiline bilirkişi raporu, dava dilekçesi ve kayıt kabul talebi dikkate alınarak sözleşme edim bedeli talebinin hangi hukuki müesseseye dayandığını izah etmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmaması hâlinde dosyanın mevcut hali ile karar verileceğinin ihtarına(ihtarat yapıldı)" şeklinde ara karar kurulmuş olup söz konusu ihtarat 20/05/2025 tarihinde davacı vekiline elektronik tebligat vasıtası ile tebliğ edilmiştir. Davacı vekiline verilen kesin süre içerisinde herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.
Davacının sözleşmeden dönme iradesini kullanıp kullanmadığının değerlendirilmesi bakımından;
HMK 33 gereğince hâkim Türk hukukunu re'sen uygular. Davacı tarafından verilen kesin süre içerisinde sözleşme edim bedeli talebinin hangi hukuki müesseseye dayandığı izah edilmemiş olduğundan davacı tarafından sunulan kayıt kabul dilekçesi ile mahkememize aşamalarda sunmuş olduğu dilekçeler dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında dava dilekçesinde davacının edim bedeli talebine ilişkin olarak; "... Tarihli ... Sözleşme numaralı Devremülk Satış Sözleşmesinin edim bedeli sözleşmenin C-7. Maddesine göre 149.938 TL dir.
Bu rakam yalnızca sözleşme edim bedelinin asıl alacağı olup iflas tarihine kadar işlemiş ticari temerrüt faizinin hesaplanması halinde gerçek edim bedeli ortaya çıkacaktır." şeklinde açıklama yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından kayıt kabul dilekçesi ile edim bedeli talebinde bulunulmuş olması, mahkememize verilen dava dilekçesinde de edim bedelinin devremülk satış bedeli olarak bildirilmiş olduğu dikkate alındığında davacı tarafından edim bedeli talep edilmiş olmakla taraflar arasında akdedilen sözleşmeden dönmüş olduğu anlaşılmıştır. Nitekim sözleşmeden dönme TBK 125'de düzenlenen seçimlik haklardan biridir. Seçimlik hak ise kullanılmakla tüketilir. Nitekim emsal alınan Yargıtay ilamında da bu hususa vurgu yapılarak satış bedeli olarak ödediği bedelin iadesinin istenilmesi ile sözleşmeden dönme seçimlik hakkının kullanılmış olacağı izah edilmiştir. Bu bağlamda davacı tarafından gerek kayıt kabul dilekçesinde gerekse dava dilekçesinde "sözleşme edim bedeli" talebinde bulunularak yani davacının ödemiş olduğu satış bedelinin iadesi talebinde bulunularak davacı taraf sözleşmeden dönme iradesini ortaya koymuştur.
Ayrıca davalının temerrüde düşüp düşmediğinin değerlendirilmesi bakımından ise her ne kadar davacı tarafından sözleşmeye konu mülklerin tapuları iktisap edilmiş olsa da davacıya taşınmazların zilyetliğinin yani anahtar tesliminin yapıldığının davalı tarafından ispat edilememiş olması nedeniyle davalının edim yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirememiş olduğundan temerrüde düştüğü kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur.
Yapılan bu açıklamalar ışığında tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacı ile müflis şirket arasında devremülk satış sözleşmesi ve devremülk kira sözleşmesinin akdedildiği, davacı tarafça kiraya ilişkin ücretler ve cezai şartlarla birlikte sözleşme edim bedeli bakımından da masaya kayıt başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. Yerleşik Yargıtay kararlarına göre kayıt kabul davaları iflas masasına kayıt başvuru dilekçesindeki talepler ve izahatler ile sıkı sıkıya bağlıdır. Davacı tarafından gerek kayıt kabul dilekçesinde gerekse dava dilekçesinde sözleşme edim bedeli talebi yani davacının ödemiş olduğu satış bedeli talebinin iadesi istenilmiş olmakla davacının sözleşmeden dönme seçimlik hakkının kullanıldığı kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Bu doğrultuda TBK 125/3 uyarınca sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulmuş olup daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Dolayısıyla davacının somut uyuşmazlık bakımından her ne kadar iflas idaresince fazlaya ilişkin haklarının masaya kaydına karar verilmiş olsa da masa tarafından kaydı yapılan alacaklar mahkememizin yargılama konusu olmadığından bu hususta herhangi bir hüküm kurulmamış olup sözleşmeden dönme nedeniyle sadece ... devre nolu devremülklerin tapusunun iflas idaresine devri kaydıyla sözleşme edim bedeli olan 149.938,00 TL ile iflas tarihine kadar işlemiş 93.536,66 TL faiz olmak üzere toplam 243.474,66 TL'nin masaya kayıt ve kabulüne, kira tazminatı, cezai şart, bonus alacaklar ve tatil bedeli taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yargıtay 6.HD 20.04.2022 tarih, ...sayılı kararında:"... Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenlerle, bu davalarda maktu harç alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. İflas kamu düzenini ilgilendirdiğinden ve kamu düzenine ilişkin sonuçlar meydana getirdiğinden maktu tarifenin mahkemece re'sen göz önünde bulundurulması gereklidir." denilmiştir.
Kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktarın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar verilmekle yetinilir. Alacağın ödenmesi ancak tasfiye sonunda masa mevcudunun sıra cetveline uygun biçimde dağıtımı aşamasında gerçekleşir ve alacakların tam olarak ödenip ödenmeyeceği ancak bu aşamada anlaşılabilir. Bu nedenlerle, bu davalarda maktu harç alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin "tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. Maddesinin 2 fıkrasındaki "...Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. " düzenlemesi, tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenecek vekalet ücretine ilişkindir. Bu durumda kayıt kabul davası olarak yapılan yargılama sonucunda hükmedilecek vekalet ücretinin de kabul-red miktarı gözetilmeksizin taraflar lehine maktu olarak hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir." şeklinde karar verilmiştir. Bu bağlamda her ne kadar davacı tarafın 243.474,66 TL'lik alacağının masaya kaydına karar verilmiş olsa da kabul miktarı dikkate alınmaksızın davacı lehine 30.000,00 TL maktu vekalet ücreti ve davalı lehine de aynı karar doğrultusunda 30.000,00 TL maktu vekalet ücreti takdir edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-... devre nolu devremülklerin tapusunun iflas idaresine devri kaydıyla 149.938,00 TL ile iflas tarihine kadar işlemiş 93.536,66 TL faiz olmak üzere toplam 243.474,66 TL'nin ... 2. İflas İdaresi nezdindeki ...İflas sayılı dosyası kapsamında iflas masasına 4. Sıradan KAYIT VE KABULÜNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL'nin mahsup edilerek bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 855,2 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereği takdir olunan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 105,00 TL tebligat, posta gideri ile 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.105,00 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 1.974,44 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan her hangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; Davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/07/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır