T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/168 Esas
KARAR NO : 2024/956
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/08/2016
KARAR TARİHİ : 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/11/2013 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla Hassa istikametinden Kırıkhan istikametine seyir halinde iken devrilip takla atması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin ciddi anlamda maluliyete uğradığını, bu kazanın oluşumunda kusurlu olan ... plaka sayılı aracın geçerli bir taşımacılık poliçesi olmadığından davalı güvence hesabının tazminatı gerektirir derecede kusurlu olduğunu beyanla müvekkili için 100,00 TL geçici ve 100,00 TL kalıcı işgöremezlikten ileri gelen 200,00 TL maddi tazminatın davalıdan tazmin ve tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açılmasından önce müvekkiline başvuru yapıldığını, 15 gün İçerisinde müvekkili tarafından cevap verildiğini, davacının zararı giderilerek ödeme yapıldığını, söz konusu kaza ile ilgili olarak müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, bu nedenle öncelikle davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, aksi halde de müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı için maluliyet tazminatının hesaplanmasında 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren düzenlenmenin dikkate alınması gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan ödemenin güncellenmesi ile belirlenen tazminat miktarından indirilmesi gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, hesaplanacak tazminattan hatır ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren başlayacağını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranıldığı iddia edilen bedensel zararların tazmini talebine ilişkindir.
Mahkememizin ... esas ... karar sayılı kararı ile "..-Davanın kısmen kabulü ile 103.873,52-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.983,26-TL geçici iş göremezlik tazminatının 11/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,.." karar verilmiş, verilen karara karşı davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ...Esas,... karar sayılı kararı ile "...5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir.
MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun adli yardıma ilişkin 334/3 madde hükmünde de, "Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri, ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır." denilmektedir.
Dosya kapsamından davacının Suriye uyruklu olduğu anlaşılmakta olup, mahkemece teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20/09/2022 gün, ...E.-...K. sayılı ilamı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 12/04/2023 gün ... Esas-...Karar sayılı ilamı)
Bu nedenle mahkemece, davacıların statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacıların teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacı tarafa kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken.." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya mahkememize gönderilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazı doğrultusunda Suriye Uyruklu kişilerin teminattan muaf olmadıkları anlaşılmakla davacı yana 20.000,00 TL teminat yatırılması için verilen kesin süre içerisinde teminat yatırılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı öncesinde ATK'dan alınan 10/12/2019 tarihli raporda; "sürücü ...'in sevk ve idaresindeki minibüsünde istiap haddinin üzerinde yolcu taşıdığı, bu şekilde seyri sırasında hızını, mahal şartlarına göre ve aracında istiap haddinden fazla yolcu olması durumunu dikkate alarak ayarlaması gerekirken bu hususlara riayet etmediğinden olayda tali derecede ve %30 oranında, ... plakalı minibüsün seyri sırasında tekerinin patlaması sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesine sebebiyet vermiş olup, tekerin patlamasının ardından bijonların kesmesi sonucu sol arka tekerinin kopmasının kazanın meydana gelmesine asli derecede etken olduğu, teknik arızanın kazanın oluşumuna %70 oranında etken olduğu" tespit ve mütalaa edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı öncesinde İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesin'den alınan 01/11/2019 tarihli raporda özetle; " davacı ...’in 21/11/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak: Gr1 X(2……….33)A %37, E cetveline göre %32,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği " tespit ve mütalaa edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı öncesinde hesap bilirkişisinden alınan raporunda özetle; PMF 1931 tablosu esas alınarak asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre ve davalı tarafça yapılan ödemenin rapor tarihi itibariyle güncellenmiş tutarının indirilmesi suretiyle davacının geçici iş göremezlikten doğan zararının 6.921,57 TL, sürekli iş göremezlikten doğan zararının 168.075,99 TL olduğunu, ödeme tarihine göre yapılan hesaplamaya göre ise davacının zararının %56 oranında karşılandığını, davalının kalan bakiye sakatlık teminatının 144.266,00 TL olduğunu tespit ve beyan etmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, Mahkememizce denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür. Davacı vekili 21/05/2020 tarihli dilekçesi ile talebini bilirkişi raporu uyarınca geçici iş göremezlik nedeniyle 6.921,57 TL, sürekli iş göremezlik nedeniyle 144.266,00 TL tazminatın tahsili olarak ıslah etmiş ve eksik harcını tamamlamıştır.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; 21/11/2013 tarihinde geçerli bir trafik sigorta poliçesi bulunmayan ... plaka plakalı minibüsün tek taraflı olarak yaptığı kaza neticesinde içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, alınan ATK raporu ile tespit edildiği üzere söz konusu yaralanmasının %32,2 oranında sürekli iş göremezliğine sebep olduğu, kazanın meydana gelmesinde sigortasız araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu ve araçta bulunan teknik arızanın %70 oranında etken olduğu, davalının, Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca kazaya karışan aracın trafik sigorta poliçesinin olmaması nedeniyle davacının uğradığı doğrudan zararlardan sorumlu olduğu, davalı tarafından davacıya, davadan önce yapılan başvuru üzerine 28/06/2016 tarihli ibraname ile ödeme yapılmış ise de, Karayolları Trafik Kanunu'nun "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." düzenlemesine havi 111/2. maddesi uyarınca ibraname tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde dava açılabileceği ve iş bu davanın 2 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu, aktüerya bilirkişi tarafından hazırlanan denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli raporda, ibraname tarihi itibariyle yapılan ödemenin gerçek zararın %56'sını karşıladığı tespit edildiğinden davalının kalan zarardan poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğu, raporda davacının geçici iş göremezlik zararının 6.921,57 TL, sürekli iş göremezlik zararının 168.075,99 TL ve davalının kalan poliçe teminat limitinin 144.266,00 TL olarak hesaplandığı, ceza dosyası içeriğinde yer alan dava dışı sürücünün beyanına göre, davacının kaza anında söz konusu minibüste ücretsiz olarak, hatır için taşındığı ve ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ile sabit olduğu üzere aracın istiap haddinin üstünde yolcu aldığını görmesine rağmen araca bindiği anlaşılmakla, davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesi ile talep edilen miktarlar üzerinden öncelikle, davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile hatır taşıması itirazında bulunulduğu gözetilerek, hatır taşıması nedeniyle %20 oranında, kalan miktarlar üzerinden ise davacının müterafik kusuru nedeniyle her ne kadar mahkememizin bir önceki kararında % 10 oranında indirim yapılmışsa da yerleşik yargıtay içtihatları doğrultusunda takdiren %20 oranında indirim yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, 92.330,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.429,8 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalının temerrüt tarihi tespit edilemediğinden ödeme tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren ve talep gibi işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi nedeniyle reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile 92.330,24 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 4.429,8 TL geçici iş göremezlik tazminatının 11/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.609,68TL harçtan peşin alınan 549,50TL harcın mahsup edilerek bakiye 6.060,18TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 578,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5 -Davacı tarafından yapılan 585,50TL tebligat, posta gideri ile 800,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.385,50TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 886,72TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 105,35TL tebligat, posta masrafının kabul ve red durumuna göre 37,93TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafın yokluğunda karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11/12/2024
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır