T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/17 Esas
KARAR NO : 2025/478
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/01/2024
KARAR TARİHİ : 11/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket, ayıplı mal sebebiyle alıcıya yani tüketicilere ödenen bedellerin rücuan tahsili için davalı aleyhine ... 8. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile 30.09.2019 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Ödeme emri, davalıya 13.11.2019 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı, yasal süresinde icra takibine 19.11.2019 tarihinde itiraz etmiştir; itiraz, yetkiye, borca, faiz ve fer'ilerine ilişkindir. Müvekkil şirket, ... 8. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında davalının itirazının iptali için ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile 14.07.2020 tarihinde dava açmıştır. ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E, ... K ve 23.03.2021 tarihli kararında; "usulüne uygun olarak yetkili yerde yapılmış takip bulunmadığından mahkememize açılan itirazın iptali davasının usulen reddine" verilmiştir. Müvekkil şirket ile davalı arasında sözlü olarak art arda teslimli şekilde gerçekleştirilmek üzere satım sözleşmesi akdedilmiştir. Bu kapsamda müvekkil şirket, tüketicilere satılmak üzere davalı şirketten bilgisayar vb. elektronik eşya siparişi vermektedir. Müvekkil şirket, tüketicilere karşı edimini ifa edip sonradan ödenmek üzere satım bedelini taksitlendirmektedir. Davalı ise ... marka ürünlerin TR distribütörüdür. Davalı, ...'nın pazardan ani çekilme kararı nedeniyle 2016 Ocak ayından itibaren distribütörlük ilişkisinin haklı nedeniyle feshedildiğini belirtmiş ve bu tarihten sonra taraflar arasındaki iletişim kopmaya başlamıştır. ... firması ile davalı arasındaki belirtilen tek satıcılık sözleşmesindeki problemler, müvekkil şirketin resmi distribütörden satın aldığı ve sonradan ayıplı çıkan ürünlerin iadesi konusunda zorluk yaşamasına neden olmuştur. Bu ürünler, 2016 Ocak döneminden sonra satın alınan değil; 2016 yılından önce alınıp sonradan ayıplı olduğu davalıca veya hakem heyetince kabul edilen ve davalının teslim alıp inceleyip onayından sonra iade faturasına konu edilen ürünlerdir. Davalı, distribütörlük sözleşmesinin sona erdiğini ve bu nedenle somut olayda kusurlarının olmadığını ve taleplerin ... isimli firmaya iletilmesi gerektiğini belirtmektedir; ancak müvekkil şirket ile ... isimli firma arasında da satım ilişkisi yoktur. Müvekkil şirket, sonradan ayıplı olduğu hakem heyeti kararlarıyla tespit edilen ve davalı yetkililerince de ikrar etilen ürünlerin tamamını davalıdan almıştır. Bu ürünlerin satış sonrası hizmetlerinden ve satış sonrası iade işlemlerinden tek satıcılık işlem hükümleri uyarınca sorumlu olduğu tartışmasızdır. Belirttiğimiz gibi özetle iade faturaları, ürünün davalıya veya davalının talimatıyla ...Ltd. Şti'ye teslim edilmesi, davalının ürünü inceleyip servis iade raporuyla onay vermesi ve davalı yetkilerinden alınan iade onay doğrultusunda tanzim edilmektedir.Davalı, iade faturalarını tebliğ almasına rağmen 8 gün içerisinde herhangi bir itirazda bulunmamış ve faturaların münderecatı bu şekilde kesinleşmiştir; yani bu faturalar, davalı tarafından da benimsenmiştir. Ürünlerin mahkeme kararı ile ayıplı kabul edildiği, ayıplı bu ürünlerin davalı tarafından teslim alındığı, davalının iade faturalarına itiraz etmediği, davalının iade faturalarında bahsi geçen tutarları da müvekkil şirkete ödemediği sabittir.
Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmakta olup 10 yıl süreli zamanaşımı süresi mevcuttur. İkinci olarak ileri sürülebilecek husus, ... firmasının ani parazrdan çekilme kararı ve buna bağlı olarak 01.11.2016 tarihinde sonra teslim alınan tüketici işlemleri ve taleplerinin ...Ltd. Şti firmasına iletişmesi gerektiği itirazıdır. Üretici firma ile distribütor firma arasındaki sözleşmedeki hükümler, kendi aralarındaki iç ilişkiden kaynaklanmakta olup müvekkil şirkete karşı ileri sürülemez. ... 7. İcra Müdürlüğünün... E sayılı icra takip dosyasında davalının itirazının asıl alacak 74.396,04 TL üzerinden İPTALİNE, asıl alacağa yetkisiz icra takibinin yapıldığı 30.09.2019 tarihinden itibaren yıllık %18 oranında temerrüt faizi uygulanarak takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı takibe konu edilen sözde alacak için önce ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile 30.09.2019 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Ödeme emri tarafımıza 13.11.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup yasal süresi içerisinde yetkiye, borca faize ve ferilerine itiraz edilmiştir. İtirazımız neticesinde duran takip karşısında davalı tarafça itirazın iptali talebiyle açılan ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ...E. sayılı dosyası ile açılan dava mahkemenin... K. sayılı kararıyla takibin yetkili yerde yapılmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiştirDavacının yerel mahkeme ilamına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusu İstanbul BAM 12. HD ... E, ... K sayılı kararıyla reddedilmiş, akabinde yaptığı temyiz başvurusu ise Yargıtay 11. HD ...E, ...K sayılı kararıyla reddedilmiş ve yerel mahkemenin kararı böylece kesinleşmiştir.
Kesinleşme sonrası, davacı ... 8. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesini talep etmiş ve dosya İstanbul İcra Müdürlüğüne tevdi edilmiştir. ... 7. İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyası ile müvekkile yeni bir ödeme emri gönderilmiş olup, bu ödeme emri tarafımıza 22.08.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup, 24.08.2023 tarihli itirazımız neticesinde takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
Davacı bu defa Sayın Mahkemeniz huzurunda ikame ettiği davada, müvekkil... A.Ş.'den (kısaca: '... AŞ') tüketicilere satmak üzere bilgisayar vb. elektronik eşya sipariş verdiği, müvekkilin ... markasının Türkiye distribütörü olduğunu, ürünlerin mahkeme kararı ile ayıplı kabul edildiği, ayıplı ürünlerin davalı ... tarafından teslim alındığını, iade faturalarına itiraz edilmediği ve bahsi geçen fatura tutarlarının ödenmediği yönünde gerçeğe aykırı beyanlarla itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini dava etmiştir.
Müvekkil şirket 2004 yılından 2016 yılına kadar ... marka laptop ve bilgisayar ürünlerinin Türkiye distribütörü idi. Bu dönemde davacı firmaya da müvekkil tarafından bilgisayar ve sarf ürünler satılmakta idi.
Müvekkil şirket ...'nın TR distribütörü iken ...'nın ani pazardan çekilme kararı nedeniyle 2016 Ocak ayından itibaren distribütörlük ilişkisi ... tarafından ... (...) her ne kadar Türkiye pazarından çekilse de, belirli bir süre daha teknik hizmet vermeye devam etmiş olup, bu süreçte ise ... tarafından 1 Mayıs 2016 tarihinden itibaren ... Dizüstü bilgisayarları için Türkiye'de özel hizmet sağlayıcı olarak dava dışı ... Şti. ("...") firmasının devam edeceği bildirilmiştir Yine 1 Kasım 2016 tarihli yazıda ise, 1 Kasım 2016 tarihinden sonra teslim alınan tüketici işlemleri, ile ilgili tüm tüketici şikayetleri, hizmet/ödeme talepleri ve mahkeme evrakının dava dışı... Şti. firmasına iletilmesi talep edilmiş olup ilgili kararlarda taraf ...olarak gösterilmişse dahi ...'nin sorumlu olacağı bildirilmiştirDavacı vekili ödeme emrinde 74.396,04 TL asıl alacak ve 19.756,44 TL işlemiş faiz talep ederek, yetkisiz icra takibinin yapıldığı tarihten sonra %18 oranında faiz talep etmişse de huzurdaki davada yalnızca 74.396,04 TL asıl alacak talep etmekte olup, ilk yapılan takipten itibaren %18 oranında faiz işletilmesini talep etmektedir .
Öncelikle, takibe itiraz dilekçemizin davacının daha önce açtığı itirazın iptali davası ile tebliğ olmuş sayılacağından, davanın açılığı tarih itibariyle İİK m. 67'de belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan davanın usulden REDDİNE,
Her halukarda davanın REDDİNE,
Alacağın içeriği tespit edilemediğinden alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine,
Davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine,
Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini..." savunmuştur.
DELİLLER:
... 7. İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı icra dosyası, faturalar, sevk irsaliyeleri, BA-BS formları, 07/08/2024 tarihli bilirkişi raporu, 27/11/2024 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki alım-satım sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalara istinaden başlatılan icra takibine itirazın İİK’nın 67. maddesi kapsamında iptali davasıdır.
...7.İcra Dairesi'nin... takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ...A.Ş. tarafından, borçlu ...Şirketi aleyhine 74.396,04TL asıl alacak, 19.756,44TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 94.152,48TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %18 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 07/08/2024 tarihli raporda özetle; "Davacı Alacaklı ...Şti. ile Davalı ...Şti. nin e-defter mükellefi oldukları, defter beratlarının süresinde alındığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, envanter defterlerinin noter tasdiklerinin de süresinde yapıldığı, Davacı Alacaklı ...Şti. Defter kayıtlarında Davalı Borçlu ... Şti. den 74.396,04 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, Davalı Borçlu ... Şti. defter kayıtlarında Davacı Alacaklı ... Şti. ne 74.403,00 TL borcunun olduğu, Her iki taraf defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği, arada (74.403,00-74.396,04-) 6,96 TL fark bulunduğu, Sonuç itibariyle Davacı Alacaklı ...Şti. nin Davalı Borçlu ...Şti. den 74.396,04 TL alacaklı olduğu..." rapor edilmiştir.
Bilirkişiden alınan 27/11/2024 tarihli ek raporda özetle; "Davacı Alacaklı ... Şti. Defter kayıtlarında Davalı Borçlu ...Şti. den 74.396,04 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, Davalı kayıtlarında Davacı Şirkete olan borcun 74.403,00 TL olduğu, Davalı defter kayıtlarında borç miktarının 6,96 TL fazla göründüğü, bu durumda taleple bağlılık ilkesi gereği Davacı Şirketin Davalı Şirketten 74.396,04 TL alacaklı olduğu, Davalı Vekili tarafından verilen dilekçedeki beyanların ve itirazların kök rapordaki görüşümü değiştirecek mahiyette olmadığı..." rapor edilmiştir.
Uyuşmazlık temelde, hir iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olan takip konusu faturalardan kaynaklı olarak davacı yanın alacaklı olup olmadığı, davalı yanın borçlu olup olmadığı noktasındadır.
HMK’nın 222. maddesinde münhasıran ticari defterlere ilişkin olarak, ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için; Kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları ise ancak sahibi aleyhine delil teşkil eder. Ayrıca söz konusu maddenin son fıkrası uyarınca, davadaki taraflardan birinin kendi defterlerine dayanmaksızın, münhasıran diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtmesine rağmen karşı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması halinde ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacaktır.
TTK. m. 21/2’de ise; “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” hükmü yer almaktadır.
Sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ancak adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı, hizmetin verildiği, malın teslim edildiği ve faturada unsurlarının benimsendiği anlamına gelir. Hizmetin verilmediği, gereği gibi verilmediği veya malın teslim edilmediğini faturayı alıp itiraz etmeden ticari defterlerine kaydeden ispatlamalıdır. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.10.2011 tarih ve... Esas,... Karar, 19.09.2018 tarih ve ...Esas, ...Karar sayılı kararları, Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 06.01.2014 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.02.2013 tarih ve ... Esas,... Karar, 13/102015 tarih ve..Esas, ...Karar sayılı kararları).
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında sözlü olarak bilgisayar ve benzeri elektronik eşyaların alım satımına ilişkin sözleşme bulunduğu, davacı tarafça satın alınan malların tüketicilere satışının ardından bir kısım malların ayıplı olması nedeniyle davacı yana iade edildiği ve iade edilen mallara ilişkin olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişilerce yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutuldukları ve sahipleri lehine delil niteliğine haiz oldukları, takibe konu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, iki taraf defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği, davalı yanın faturalara ilişkin olarak 8 günlük yasal süre içerisinde iade faturası düzenlemediği, her ne ne kadar davalı tarafça iadeye konu malların kendilerine gönderilmediği iddia edilmişse de faturalara ilişkin olarak iade faturası düzenlenmemesi ve fatura içeriklerine itiraz edilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere davalı tarafa malın teslim edildiğinin ve davalı yanca faturada unsurlarının benimsendiğinin kabulünün gerektiği, ticari defterlerdeki kayıtlar doğrultusunda davalı yanın takip tarihi itibariyle 74.396,04 TL borcunun bulunduğu, borcun ödendiğinin iddia ve ispat edilemediği, bu nedenle takibe yapılan itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın faturadan kaynaklı likit bir alacak olması nedeniyle davacı yan lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile davalı yanın ... 7.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 74.396,04TL asıl alacak üzerinden ve takip talebindeki diğer hal ve şartlar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
2-74.396,04TL'nin %20'si oranında hesaplanan 14.879,20TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.081,99TL harçtan peşin alınan 1.268,74TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 470,76TL harçların toplamı olan 1.739,50TL'nin mahsup edilerek bakiye 3.342,49TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 1.739,50TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı gideri toplamı olan 2.167,10TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 74.396,04TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 60,80TL vekalet harcı gideri, 834,50TL tebligat, posta gideri ile 6.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.395,30TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.11/06/2025
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza