T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/281 Esas
KARAR NO : 2025/1056
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/05/2024
KARAR TARİHİ : 02/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; " Müvekkillerine ait iş yeri hayatın olağan akışında satışlarına devam ederken bir anda siftah dahi yapamayacak duruma gelmiştir. Bu durum müvekkili oldukça zor ve toparlanması güç bir duruma sokmuştur. ... AVM'de inşa edilecek yürüyen merdiven yapımından ötürü, Müvekkil şirkete ait "..." adlı mağazanın önü tamamen brandalarla kapatılmış ve iş yerinin görüş alanının tamamı bu durumdan ötürü kapanmıştır. Müvekkile ait iş yeri bu durumdan ötürü oldukça zarar görmüş ve bu durum sebebiyle halihazırda zarar etmeye de devam etmektedir. Müvekkil her gün birçok satış yapıp, cirosunu her geçen gün arttırarak devam ederken bu durumdan ötürü hiçbir surette satış yapamaz duruma gelmiştir. Davalı tarafından yapılan duyurulara göre ise söz konusu merdiven yapım işleminin Nisan ayının sonuna kadar devam edeceğinin planlandığını ifade edilmektedir. Ancak söz konusu süre zarfında Müvekkile ait iş yerinin önü görünmeyecek bir şekilde kapalı kalmaya devam sürece müvekkil her geçen gün zarara uğramaya devam edecek, belki de Müvekkil ileride telafisi pek de mümkün olmayacak ciddi zararlar ile karşı karşıya kalacak, potansiyel müşterilerini de kaybedecektir. Müvekkilin mağdur olduğu ve zarar gördüğü izahtan varestedir. Müvekkile ait iş yeri önünün kapatılması hususunda ... 7. SULH HUKUK MAHKEMESİ'nin ... DİŞ sayılı dosyası ile tarafımızca delil tespiti talebinde bulunulmuş, akabinde mahkeme tarafından delil tespiti talebimizi kabul ederek dosyayı bilirkişiye tevdi etmiştir. Bilahare 03.02.2024 tarihli bilirkişi ... raporunda : "İnceleme Mahallinde Yerinde yapılan Tespitte; Dava Konusu, ... İlçesi, ...A.ş. işletme sorumluluğunda bulunan, ... adresinde, 1. Katta yer aldığı görülen "..." adı ile anılan Dükkan Niteliğindeki Taşınmazın bulunduğu mahalde, ...'de yapılacak bir Yürüyen Merdiven inşaat çalışmalarından dolayı, Zemin Kattan başlayan ve 1. Normal Kat Döşemesinin 2,0 m üzerine kadar kurulu olduğu tespit edilen Güvenlik Panoları ile çevrelenmiş olduğu, bu bağlamda, 1. Katta yer alan "..." adı ile anılan, Dükkan Niteliğindeki Dava Konusu işyerinin, Giriş Kapısı haricinde kalan tüm görsel Vitrin bölümünün önünü kapatıldığı, kat alanındaki platformda iki insanın geçebileceği kadar genişlikte bir koridorun bırakıldığı, AVM içindeki Yaya Sirkülasyonunda, 1. Katta Bulunan Dava Konusu İşyerinin görünürlüğünün teşkil edilen Güvenlik Panoları dolayısı ile terasman kotundan tamamen olumsuz etkilendiği, Zemin Kattan itibaren Teşkil edilen Güvenlik Panoları sebebiyle üst katta yer alan Dava Konusu İşyerinin görünürlüğünün olmadığı, halen mevcut Hareketli Merdiven ile çıkışta, tam karşıda bulunan Dava Konusu Dükkan nitelikli İşyerinin sadece Giriş Kapısının görünür vaziyette olduğu, Görsel Vitrin bölümünün ise tamamen Güvenlik Panoları ile kapatılmış olduğuna, ... A.Ş. İşletme sorumluluğunda inşaatı ve çevre düzenlemeleri ile... Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle ve resen gözetilecek hususlarla birlikte; müvekkil şirkete ait iş yerinin İstanbul'da oldukça işlek ve insan sirkülasyonunun yoğun olduğu ... Avm'de bulunduğu, iş yerinin önünün ekte sunduğumuz fotoğraflarda da açıkça görüldüğü ve ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş dosyasında tespit edildiği üzere yürüyen merdiven yapımından ötürü kapandığı, müvekkilin bu nedenle elde etmesi muhtemel kardan mahrum kaldığı ve cirosunda geçmiş aylara nazaran ciddi ve önemli ölçüde azalma olduğu aşikardır. Müvekkil şirketin daha fazla Mağduriyet yaşamaması ve zararının tazmini adına, müvekkile ait iş yerinin geçmiş aylardaki cirosunun da dikkate alınarak kar mahrumiyetinin tespit edilmesi amacıyla mali müşavir ve hesap bilirkişisi Marifetiyle inceleme ve hesaplama neticesinde müvekkilin uğradığı zararın (mahrum kaldığı kar) davalı yandan tazminine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;"Davacı, İddialarını Somutlaştıramamış ve Bu Doğrultuda Üzerine Düşen İspat Yükünü Yerine Getirememiştir.Davanın Basit Yargılama Usulüne Tabi Olduğu Dikkate Alındığında Davacının Tüm Delillerini Dava Dilekçesi İle Birlikte Sunmuş Olması Gerektiği, Bu Aşamadan Sonra Sunacağı Delillerin İse Esasa Dayanak Teşkil Edemeyeceği Değerlendirilmektedir. Davacı, Ahde Vefa İlkesine Aykırı Davranmış Olup, Ticari Teamül ve Etiğe Uygun Davranmamıştır. Davacı’nın Haksız İddialarının Aksine, Zararın Varlığı Dahi İspat Edilememiştir. Müvekkil Şirket’in Herhangi Bir Kusuru Olmamasına Karşın Süreç Boyunca En İyi Gayret Prensibi İle Hareket Etmeye Devam Etmiş, Davacı’dan Da Desteğini Esirgememiştir.İmalat Alanı Çevresinin, “Şeffaf Brandalar ve Güvenlik Panoları İle Kapatılmasının” Davacı Tarafça Beklenmesi, Akıl ve Mantık İle İzah Edilemez Olup Müvekkil Şirket’in Aldığı Güvenlik Önlemleri Kusur Olarak Nitelendirilemez.Delil Tespitinin, Müvekkil Şirket’e Tebligat Yapılmaksızın Gerçekleştirilmesi Usule Aykırıdır.Davacı’nın, usul ekonomisine aykırı bir şekilde ikame ettiği huzurdaki davanın, usul ekonomisine aykırı şekilde uzamaması ve adil bir yargılama yapılabilmesi amacıyla, derhal usulden reddi gerekmekte olup, haksız ve hukuka aykırı şekilde usulden reddedilmemesi halinde ise tafsilatlı şekilde arz ve izah olunan sebeplerle esastan reddi gerekmektedir. Aksi durum, ticari hayatta kişilerin birbirlerinden haksız kazanç elde edebilecekleri yönünde bir kanaat oluşmasına sebep olabilecek niteliktedir.
Sonuç olarak, yukarıda arz ve izah edilenler ışığında, herhangi bir şekilde Müvekkil Şirket’in kusurlu hareketinden bahsedilemeyecek olan süreçte Davacı’nın, basiretli tacir vasfına, ahde vefa ilkesine ve dürüstlük kurallarına aykırı davrandığı açıktır. Herhangi bir şekilde kabul manasına gelmemek ile birlikte, Davacı’nın zarara uğradığı değerlendirilse dahi işbu imalat sürecinde de Müvekkil Şirket’in en iyi gayret prensibi ile Davacı’ya destek olduğu, söz konusu zarar ile Müvekkil Şirket’in başlattığı yürüyen merdiven imalatı arasında illiyet bağının olmadığı da izahtan varestedir. Kaldı ki Davacı’nın herhangi bir zararı da mevcut değildir.
her türlü yasal başvuru, savunma ve mukabil delil ibrazı hakkımızı saklı tutmak kaydıyla, işbu mesnetsiz, haksız ve usule aykırı olarak açılmış bulunan davanın, öncelikle arz ve izah olunan gerekçelerle, derhal usulden reddine; haksız ve hukuka aykırı bir şekilde bu yönde bir karar tesis edilmemesi halinde ise, Müvekkil Şirket’in herhangi bir şekilde kusurlu davranışından ve/veya haksız fiilinden bahsedilemeyecek olması ve yukarıda sayılan diğer nedenler ile davanın esastan reddedilmesine, vekalet ücretinin ve sair yargılama giderlerinin eksiksiz bir şekilde karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..."savunmuştur.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 7.Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait ...D.iş sayılı dosyasının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve davacıya ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının yürüyen merdiven yapım ve tamir inşası nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, davalının eyleminin iş güvenliği kapsamında kalıp kalmadığı, davalının eylemi nedeniyle davacının iş yerinin maddi zarara uğrayacak şekilde kapanıp kapanmadığının, davacının zarara uğradığının tespiti halinde davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, inşaatın makul sürede tamamlanıp tamamlanmadığı, var ise davacının zarar miktarının olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişi ismi üzerinde uzlaşma olmadığı takdirde bilirkişi bir SMMM, bir iş güvenliği uzmanı, bir borçlar hukuku alanında uzmanın atanmasına, bilirkişilere HMK.m.218 hükmü gereği yerinde inceleme yetkisi verildiğinin bildirilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişilerden alınan 16/12/2024 tarihli raporunda özetle; " Davalı-kirayaveren ... A.Ş. ile davacı-kiracı ...Şti. arasında kirayaverenin kullanma ve işletme hakkına sahip olduğu ... dahilindeki ticari alanlar içerisinde yeralan...'de bulunan ve sözleşmeye ek-1'deki krokide gösterilen, kiralık brüt kapalı alanı 27,63 m2 olarak belirlenen alanın kiralanmasına ilişkin olarak, 27.10.2021 tarihli “Kira Sözleşmesi” akdedildiği, davalı tarafından, davacının da bulunduğu 1. kata çıkan sabit ve çelik merdivenlerin, yürüyen merdivene dönüştürülmesi kararı alındığı, 12.01.2024 tarihinde başladığı beyan edilen inşai faaliyetin, 19.04.2024 tarihinde bittiği, yaklaşık dört ay sürdüğünün anlaşıldığı, iş Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili olarak; Dosyada dava konusu işle ilgili işveren tarafından dosyaya eklenmiş, işin yapımı sırasında olası riskleri ve alınacak önlemleri gösteren Risk Değerlendirme Raporunun da dahil olduğu herhangi bir belge bulunmadığı, bununla birlikte 6331 sayılı yasa kapsamında herhangi bir iş kazası olduğuna dair dosyada belge de bulunmadığı, dosyadaki fotoğraflardan ve ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesi” ne ait ...D. İş dosyası kapsamındaki 03.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda verilen bilgilerden, davalı işveren” in işin yapımı sırasında inşaat alanını bölüm 4.te belirtildiği şekilde çevreleyerek 3. Şahısların çalışmalardan zarar görmemesi için gerekli güvenlik önlemini aldığı kanaatine varıldığı, halihazırda inşa edilen yürüyen merdiven dolayısıyla davacıya ait dükkan vitrininin sözleşmenin başındaki halini muhafaza etmediği, vitrin önünde 60-70 cm aralık olacak şekilde 1 kişinin yürüyebileceği boşluk bırakıldığı, zemini bozuk olan bu koridorun müşterilerin gezmesi ve vitrinleri incelemesi amacıyla kullanılamayacağının teknik inceleme ile tespit edildiği, buna göre kiralananın sözleşmenin akdedildiği zamandaki koşulları taşıdığının kabul edilemeyeceği, davacı ... LTD.ŞTİ tarafından incelemeye sunulan 2022-2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerini TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmu: olduğu, Davacı ...ŞTİ işletmesinin 2022 yılı, 2023 yılı ve 2024 yılına ait aylık satış matrahlarının karşılaştırılmasında, Şirketin hem merkez hem de ... şubesine ait satışlarının ; 2022 yılında 14.060.168,93.-TLiken 2023 yılında 18.613.865,58.-TL'ye yükselmiş ve 01.01.2024- 30.06.2024 döneminde ise Net Satışları 11.106.481,20.-TL olarak beyan edilmiştir. -Davacı Şirketin ... şubesine ait 2023 yılının ilk 6 aylık satışları ile 2024 yılının ilk 6 aylık satışlarının karşılaştırılması yukarda detaylandırılmış olup, Şubat ve Haziran ayları dışındaki aylarda satışlarda düşüşün olduğu tespit edildiği, davacı ... Ltd. Şti'nin ... Şubesinin 2022-2023 ve 2024 yıllarına ait aylık satış hasılatlarında yapılan mali incelemelere göre davacının talep edebileceği ciro kaybının 83.938,95 TL olabileceğinin tespit edildiği..." rapor edilmiştir.
Taraf vekillerine davalı tarafça davacı lehine “2024 Kasım ayından itibaren %20 (yüzde yirmi) oranında kira bedeli tenzilatı” uygulanması işlemine dair tüm bilgi ve belgeleri mahkememize sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
Davalı vekiline dava konusu inşaatın hangi tarihler arasında yürütüldüğüne dair açıklama yapmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
Davacı vekiline talep ettiği mahrum kalınan kar bedelinin hangi aylara ilişkin olduğunu ve talebini somutlaştırmak üzere BİR HAFTALIK KESİN SÜRE verilmesine, verilen kesin süre içinde talebinin somutlaştırılmaması halinde HMK’nın m.119/1-ğ hükmü gereğince davanın açılmamış sayılacağının ihtarına karar verilmiştir.
Ara kararlar ikmal edildiğinde dosyanın raporunu sunan bilirkişi heyetine tevdii ile, davalı tarafça davacı lehine “2024 Kasım ayından itibaren %20 (yüzde yirmi) oranında kira bedeli tenzilatı” uygulanmasına dair bilgi ve belgeler, inşaatın yürütüldüğü tarih aralığı ile davacı vekilince sunulacak dilekçe doğrultusunda, ayrıca taraf vekillerinin itiraz dilekçelerinde sunulan itirazlara cevap verir, denetlenebilir ek rapor hazırlanmasının istenilmesine, bilirkişilere ek ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bilirkişilerden alınan 19/05/2025 tarihli ek raporunda özetle; "Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yana ait 2022-2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; kök raporumuzla yapılan tespitlerin aynen korunduğu, davcı ...Ltd. Şti'nin ... Şubesinin 2022-2023 ve 2024 yıllarına ait aylık satış hasılatlarında yapılan mali incelemelere göre davacının talep edebileceği ciro kaybının 83.938,95 TL olabileceği..." rapor edilmiştir.
Bilirkişi ek raporuna itirazların dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmesini gerektirmediği kanaati ile takdiren reddine karar verilmiştir.
Davacı vekiline davasını ıslah etmek üzere HMK m. 181 uyarınca bir haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edileceği ve dosyanın mevcut haliyle karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 06/10/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; "Mahkeme tarafından re’sen atanmış olan bilirkişi, Müvekkilin ciro kaybının 83.938,95 TL olarak belirlendiğini rapor etmiştir. Bu bağlamda, dava dilekçesinde talep edilen mahrum kalınan kar bedelini ıslah 73.938,95TL arttırarak , bilirkişi raporunda belirtilen 83.938,95TL'ye yükseltiyoruz. TALEP: Dava dilekçemizi tekrarla , Davanın Kabulüne ve Açıklanan hususların ıslah talebimize uygun biçimde değerlendirilerek, dava değerinin 73.938,95-TL ıslah ile arttırarak talep konusu tutarı - bilirkişi raporunda belirtilen miktar olan 83.938,95-TL 'nin yasal faizi ile birlikte Müvekkile ödenmesine karar verilmesini..." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalının AVM ortak alınında inşa ettiği yürüyen merdiven inşaatı nedeniyle alınan önlemler sonucu davacının iş yerinin haksız olarak görünürlüğünün kapatıldığı sebebiyle tazminat istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 49 ve devamı maddelerinde “Haksız Fiilerden Doğan Borç İlişkileri” üst başlığı altında haksız fiile ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Anılan Kanun'un “ Sorumluluk” başlıklı 49 uncu maddesi; “ Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkalarına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuku kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”; “ Zararın ve kusurun ispatı” başlıklı 50 inci maddesinde; “ Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.”; “ Tazminatın belirlenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasında ise; “ Hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Tazminat hukukunun bir ilkesi olarak, sorumluluk şartları gerçekleştiği takdirde, zarar veren, zarar görenin malvarlığında oluşan eksilmeyi gidermek durumundadır. O halde, kişinin malvarlığında veya manevi varlığında ortaya çıkan eksilme olarak tanımlanan “zarar”ın oluşması, ona neden olanın tazminat yükümlülüğünü doğurur.Yükümlü olunan bu tazminat miktarının belirlenmesinde yukarıda açıklanan ilke ve yöntemler uygulanacaktır. Zararın ispatı davacıya düşmekte ise de, hakim gerçek zararın miktarının ispat edilip edilemediğini gözeterek, ispat edilememişse bu zararı kendisi Kanun’da belirtilen koşullarla tespit edecek; ardından da bu zararın giderilebilmesi için tazminat miktarını yine Kanun’da aranan usul ve esaslar çerçevesinde belirleyecektir. Ancak, hükmedilecek tazminat, hiçbir şekilde zarar miktarından fazla olamaz( Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03/04/2013 tarihli ve 2012/4-1227 E. - 2013/436 K. sayılı kararı). TBK’nın 50 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanabilmesi için; zarar görenin, kesin delil getiremese bile, hakime, zararın varlık ve miktarı hakkında kanaat verecek olgu ve olayları sunmuş olması gerekir. Hakim, bu olgu ve olaylardan, zararın gerçekleşmiş olduğu sonucuna varmalıdır. Böyle bir kanaate sahip olmayan hakim, takdir yetkisini kullanamaz. Zarar görenin, zararın gerçekleşmiş olduğuna ilişkin soyut bir iddiada bulunması veya zararla ilgili zayıf bir ihtimal, ispat için yeterli değildir(Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara: Yetkin Yayıncılık, 2020, s. 822-823)...".
Davacı tarafından, dava dilekçesi ile davacının iş yerinin önünde bulunan sabit merdivenin, davalı işveren tarafından yürüyen merdiven haline dönüştürülmesi ile ilgili işlerin yapımı sırasında, davacının işyerine ait vitrinin kapanması ve işyerinin görünürlüğünün azalması nedeniyle, davacının işlerinin azaldığı iddiasıyla oluşan kazanç kaybının tazmin edilmesi isteminde bulunulmuştur. Davalı, cevap dilekçesi ile taraflar arasında 27.10.2021 tarihinde kira sözleşmesi akdedildiğini, davacının ahde vefa ilkesine aykırı davranmış olup, ticari teamül ve etiğe uygun davranmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur. Mahkememizce 04/02/2025 tarihli celse 2 nolu ara kararı uyarınca davalı vekiline dava konusu inşaatın hangi tarihler arasında yürütüldüğüne dair açıklama yapmak üzere süre verilmiş; davalı vekilinin 17/02/2025 tarihli beyan dilekçesi ile inşaatın 15/01/2024-19/04/2024 tarihleri arası yürütüldüğü anlaşılmıştır.
İşbu davanın açılışından önce davacı tarafından ... 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D. iş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğu; dosyadaki 03/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının işyerinin giriş kapısı haricinde kalan tüm görsel vitrin bölümünün önünün kapatıldığı, kat alanındaki platformda iki insanın geçebileceği kadar genişlikte bir koridorun bırakıldığı, AVM içindeki yaya sirkülasyonunda, 1. katta bulunan dava konuşu işyerinin görünürlüğünün güvenlik panoları dolayısı ile, terasman kotundan tamamen olumsuz etkilendiği, zemin kattan itibaren teşkil edilen güvenlik panoları sebebiyle üst katta yer alan dava konusu işyerinin görünürlüğünün olmadığı, dava konusu dükkan nitelikli işyerinin sadece giriş kapısının görünür vaziyette olduğu, görsel vitrin bölümünün ise tamamen güvenlik panoları ile kapatılmış olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce dosya tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve davacıya ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının yürüyen merdiven yapım ve tamir inşası nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, davalının eyleminin iş güvenliği kapsamında kalıp kalmadığı, davalının eylemi nedeniyle davacının iş yerinin maddi zarara uğrayacak şekilde kapanıp kapanmadığının, davacının zarara uğradığının tespiti halinde davalının kusurunun bulunup bulunmadığı, inşaatın makul sürede tamamlanıp tamamlanmadığı, var ise davacının zarar miktarının olup olmadığı konusunda rapor hazırlamak üzere bir SMMM, bir iş güvenliği uzmanı, bir borçlar hukuku alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişilere verilen yerinde inceleme yetkisi doğrultusunda 04.10.2024 tarihinde yerinde yapılan incelemede davacının iş yerinin ön kısmında bulunan sabit merdivenin iptal edilerek yürüyen merdiven yapılması amacıyla, zemin kattan başlayan ve davacının bulunduğu katta sonlanan, alt katta sabit merdivenin bulunduğu kısmı komple kapatan, davacının iş yerinin bulunduğu kısmı da kapatan, fotoğraflarda ve dosyadaki bilirkişi tespit raporunda belirtildiği şekilde çalışma alanını kapsayan bölme yapıldığı, yapılan bölmenin davacının kiraladığı iş yerinin vitrinine paralel şekilde, fotoğrafta göründüğü gibi vitrin önünde yaklaşık 60-70 cm aralık bulunacak şekilde yapıldığı, 1 kişinin ancak yürüyebileceği, bölme ayakları ile birlikte değerlendirildiğinde, pusetli birinin veya engelli araçlı birinin geçemeyeceği, vitrinle merdiven boşluğu arasında yeterli mesafe bulunmaması nedeniyle, yeterince geniş olmayan zorunlu bir koridor bırakıldığı, zemininin bir kısmının bozuk olduğu, bu koridorun gezme ve vitrinleri inceleme amacıyla kullanılamayacağı tespit edilmiştir.
SMMM bilirkişi tarafından davacı tarafından incelemeye sunulan 2022-2023 ve 2024 yıllarına ait ticari defterlerin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, bu yıllara ait aylık satış matrahlarının karşılaştırılmasında, Şirketin hem merkez hem de ... şubesine ait satışlarının ; 2022 yılında 14.060.168,93.-TLiken 2023 yılında 18.613.865,58.-TL'ye yükselmiş ve 01.01.2024- 30.06.2024 döneminde ise Net Satışları 11.106.481,20.-TL olarak beyan edildiği; davacı Şirketin ... şubesine ait 2023 yılının ilk 6 aylık satışları ile 2024 yılının ilk 6 aylık satışlarının karşılaştırılmasında Şubat ve Haziran ayları dışındaki aylarda satışlarda düşüşün olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; taraflar arasında 27.10.2021 tarihinde kira sözleşmesi akdedildiği; her ne kadar sözleşmede “Kiracı, Ortak Alanlar'ın, zaman zaman tadilat, inşaat ve/veya ... yönetimi tarafından belirlenecek etkinlik/organizasyonların yapılması amacıyla Kiraya Veren tarafından kapatılabileceğini.. sayılan hallerden dolayı Kiraya Veren ve/veya .... Yönetimi'nden her ne nam altında olursa olsun bedel talep edemeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.” yönünde hüküm bulunuyor ise de; kiraya verenin sözleşme süresince kiralananın kullanmaya elverişli halde bulunması için gerekli önlemleri almak zorunda olduğu, bu yükümlülüğe aykırı davranıldığı takdirde kiraya verenin kiracının bu nedenle oluşan zararının tazmini ile sorumlu olduğu; TBK m. 305 uyarınca kiralanan sonradan ayıplı duruma gelirse kiracının, kiraya verenden ayıpların giderilmesini veya kira bedelinden ayıpla orantılı bir indirim yapılmasını ya da zararının giderilmesini isteyebileceği, m. 308 uyarınca ise kiraya verenin, kiralananın ayıplı olmasından doğan zararları kiracıya ödemekle yükümlü olduğu; TBK m. 301 uyarınca kiraya verenin, kiralananı sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlü olup; bu hükmün, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemeyeceğinin düzenlendiği; açıklanan bu madde ile kiraya verenin konut ve çatılı iş yeri niteliğindeki kiralananı, sözleşmede kararlaştırıldığı tarihte kullanıma elverişli şekilde teslim etmek ve sürekli edimlerden olması nedeniyle sözleme süresince bu durumda bulundurma yükümlülüğünün, emredici hüküm olarak düzenlendiği (bkz. Yargıtay 3. HD E. ..., K. ...); bu suretle taraflar arasındaki sözleşme hükmünün uygulama alanı bulmayacağı kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda ifade edildiği üzere davacı Şirketin ... şubesine ait 2023 yılının ilk 6 aylık satışları ile 2024 yılının ilk 6 aylık satışlarının karşılaştırılması sonucu Şubat ve Haziran ayları dışındaki aylarda satışlarda düşüşün olduğu tespit edildiği, davacı ... Ltd. Şti'nin ... Şubesinin 2022-2023 ve 2024 yıllarına ait aylık satış hasılatlarında yapılan mali incelemelere göre davacının talep edebileceği ciro kaybının 83.938,95 TL olabileceğinin tespit edildiği; bununla birlikte yaşanan düşüşün salt davalının inşaatından kaynaklandığına dair belirleme bulunmadığı; uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemediğinden; TBK m. 50/2 hükmüne başvurulması gerektiği, olayların olağan akışı göz önünde tutularak, hakkaniyete uygun olarak davacının uğradığı zararın 55.000,00 TL olabileceği takdir edilmiştir. İnşa edilen yürüyen merdiven dolayısıyla davacıya ait dükkan vitrininin sözleşmenin başındaki halini muhafaza etmediği, vitrin önünde 60-70 cm aralık olacak şekilde 1 kişinin yürüyebileceği boşluk bırakıldığı, zemini bozuk olan bu koridorun müşterilerin gezmesi ve vitrinleri incelemesi amacıyla kullanılamayacağının tespit edildiği, buna göre kiralananın sözleşmenin akdedildiği zamandaki koşulları taşıdığının kabul edilemeyeceği; davacının uğradığı zarardan davalının sorumlu olduğu kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 55.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 06/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.757,05TL harçtan peşin alınan 427,60TL'nin ve ıslah harcı 1.262,70TL toplamı olan 1.690,30 TL'nin mahsup edilerek bakiye 2.066,75TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 2.358,86TL'sinin davalıdan alınarak, 1.241,14TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60TL başvuru harcı, 427,60TL peşin harç, 1.262,70TL ıslah harcı, 21.780,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 23.897,90TL yargılama giderinden kabul / talep oranına göre hesaplanan 15.658,82TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye 8.239,08TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 55.000,00TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi gereği takdir olunan 45.000,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davanın hakkaniyet indirimi nedeni ile reddedilen kısmı yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 02/12/2025
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır