T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/299 Esas
KARAR NO:2025/379
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:30/05/2023
KARAR TARİHİ:13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; " Müvekkilimiz tarafından dava dışı İsviçre merkezli ... ... ... Şirketi ile ticari satım sözleşmesine konu 19/10/2022 Tarihinde 26.923,95 EURO Bedelle faturalandırılmış "..." İsimli ticari ürünlerin dava dışı alıcının ..., ..., Flums/İsviçre'de Bulunan adresine taşınması için davalı şirket ile taşıma sözleşmesi kurulmuştur. Müvekkil tarafından davalı şirketin taşımacılık yapan firmasına kargo talep formu gönderilmiştir. İcap kabul edilerek, gönderi teslim alınmış ve sözleşme kurulmuştur. 20/10/2022 tarihinde davalı taşıma şirketi tarafından teslim alınan mallar taşıma şirketi tarafından taşıma sırasında kaybedilmiştir. Söz konusu zarar taşıma şirketinin özensiz ve dikkatsiz bir şekilde taşıma yapmasıyla haksız fiili neticesinde meydana gelmiştir.
Davalı şirket ile yapılan yazışmalar neticesinde davalı tarafından taşıma sırasında ticari değeri olan malların tamamen kaybolduğu, bulunamadığı ziya olduğu kabul edilmiştir. Davalı şirket ile yapılan e-posta yazışmalarının bir örneğini dilekçemiz ekinde sunuyoruz. Bu yazışmalardan görüleceği üzere 28/11/2022 tarihinde gönderinin kaybedildiği davalı tarafça kabul edilmiştir.
Müvekkilimize ait ve taşıma için davalıya teslim edilen malın değeri 26.923,95 EUR olup, bu tutar müvekkil şirketin taşıma sözleşmesi kurulması öncesinde malın müvekkil şriket tarafınan kesilen faturasından da açıkça görülmektedir. Davaya konu malın dava dışı gönderi alıcısına faturası da ekte sunulmuştur. Dolayısıyla taşımaya konu malın taşıma esnasında tamamen ziya edilmesi nedeniyle müvekkilin ticari sözleşme kurduğu dava dışı şirkete gecikme nedeniyle ödeme yapmak zorunda kalmış ve İsviçre'de teleferik kurulumunda kullanılacak malzemenin tekrar temin edilmesi gerekmiştir. Yani müvekkilin munzam zararıyla birlikte menfi-müspet zararı oluşmuştur. Oluşan toplam zarar henüz tarafımızca tam olarak bilinmemekle birlikte davalının haksız eylemi nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmin edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle HMK'nun 107. Maddesi gereği fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 10.000 TL dava değeri üzerinden işbu davayı açmak gereği hasıl olmuştur. Toplam zararın ve tazminat tutarının hesaplanmasını takiben talep arttırımı dilekçemizi sunacağız.
Davalı şirket tarafından malların hasarsız ve eksiksiz alındığına dair "consigment note-sevk irsaliyesi" ve kargo teslim belgeleri-"detailed manifest" Düzenlenmiştir. Tüm bu belgeleri dilekçemiz ekinde sunuyoruz. Görüldüğü üzere davalı tarafından malların teslim alındığını ve sorumluluğun davalıya geçtiğini göstermektedir. Ancak davalı yan ağır kusuruyla taşıma konusu eşyayı kaybetmiştir. Davalı yana bu aykırılık bildirilmesine ve zararın tazmini talep edilmesine rağmen olumlu dönüş olmamıştır.
İşbu uyuşmazlıkla ilgili olarak TTK 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmıştır. ...Arabuluculuk Bürosu'nun ... arabuluculuk numaralı başvuru neticesinde davalı yan ile anlaşmaya varılamamıştır. Arabuluculuk son tutanağının örneğini dilekçemiz ekinde sunuyoruz. Türk Hukukuna göre söz konusu taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle açılacak davada, tarafların tacir olması ve taşımacılık sözleşmeleri sözleşmelerini düzenleyen TTK'nun hükümlerine göre yetkili mahkeme ticaret mahkemeleri olup, tüm bu nedenlerle davalının taşımacılık sırasında kusurlu ve ihmalkar davranışı ile ziya olan ticari malların zararının tazmini sayın mahkemenizde işbu davayı açmak gereği hasıl olmuştur.
müvekkilimizin fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve tazminat alacağın tam olarak belirlenmesini müteakip arttırılmak üzere şimdilik 10.000-TL maddi tazminatın, 20/10/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini ..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "öncelikle, müvekkil şirket’e sadece dava dilekçesinin tebliğ edildiğini, bu nedenle dava dilekçesinde dayanılan eklere ilişkin her türlü cevap hakkımızın saklı tutulduğunu ve belirtiriz. işbu dava yetkisiz mahkemede açılmış olup yetki itirazımız bulunmaktadır. davacı’nın iddialarını kesinlikle kabul etmemek kaydıyla; davacı dava dilekçesi içeriğinde doğduğunu iddia ettiği zararlarını açıkça belirtmiştir. davacı’nın kendi beyanlarından dava değerinin belirlenebilir olduğu çok açıktır. buna rağmen davacı tarafından şimdilik 10.000-tl üzerinden harç yatırılması hukuka aykırıdır. kesinlikle davacı’nın iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla, huzurda görülen davada taşımacılık hukukuna ilişkin uluslararası sözleşme uygulanacaktır. davacı’nın, müvekkil şirket’ten doğrudan ve dolaylı zararlara ilişkin herhangi bir tazminat talebinde bulunması mümkün değildir. sayın mahkeme’nin aksi kanaatte olması halinde ise uluslararası sözleşmeler kapsamında müvekkil şirket’in somut olayda yalnızca sınırlı sorumluluğundan bahsedilebilecektir. davacı’nın, müvekkil şirket’ten doğrudan ve dolaylı zararlara ilişkin herhangi bir tazminat/alacak talebinde bulunması mümkün değildir.
somut olayda, müvekkil şirket’in sınırsız sorumluluğu olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Bu kapsamda kusura ilişkin değerlendirmenin göreceli olduğu ve her kayıp malın taşıyıcının sorumluluğunu sınırsız hale getirmeyeceğini açıkça belirten emsal Yargıtay kararları ve doktrin görüşleri çerçevesinde somut olayda Müvekkil Şirket’in kastı ya da kasta yakın kusurlu eylemi olduğundan söz edilmesi kesinlikle mümkün değildir. Dolayısıyla ağır kusurdan söz edilemeyecektir.
Kaldı ki, Müvekkil Şirket’in Davacı’nın gönderisinin kaybolması ile sağladığı/sağlayacağı herhangi bir kazanç olmayıp Müvekkil Şirket için de zarar doğurmakta olup Müvekkil Şirket’in gönderiyi kasıtlı kaybetmesi durumu söz konusu olamayacaktır. Davacı’nın iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla; dosyada Müvekkil Şirket’in kastı ya da kasta yakın kusurlu eyleminin olduğunu ortaya koyan hiçbir delil ve bilimsel, objektif bir tespit de bulunmamaktadır.
Davacı’nın Müvekkil Şirket aleyhindeki sair iddia ve taleplerini kabul etmediğimizi belirterek haksız ve dayanaksız açılan işbu davanın reddini ..."talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller;
Taraflara; "Sulh için gerekli hazırlıkların yapılması, ön inceleme duruşmasına sadece taraflardan birinin gelmesi durumunda, gelmeyen tarafın yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemeyeceği, gelen tarafın O'nun muvafakatı olmadan iddia ve savunmasını genişletebileceği, yahut değiştirebileceği, davetiyenin tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde tarafların dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirtilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları, bu hususların verilen süre içinde yerine getirilmemesi hâlinde o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarına karar verileceği"ihtaratını içerir ve ön inceleme duruşma gününü bildirir tebligat yapılmasına karar verilmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2024 tarihli, ... E., ... K. Sayılı kararında davaya bakmaya yetkili mahkeme İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemeleri olmakla yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine, HMK'nun 20.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde talep edilmesi halinde görevli ve yetkili İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, dosya mahkememizin 2024/299 Esas sayılı esasına kaydedilmiş, yargılamaya devam olunmuştur.
İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılama sırasında toplanan deliller;
Dilekçe teatileri tamamlanmış olduğundan dosyanın duruşmalı olarak ele alınmasına, taraflara duruşma günü ve saatini bildirir tebligat çıkartılmasına karar verilmiştir.
Dosyada bilirkişi incelemesi yapılmasına, bilirkişi heyetinin bir taşıma hukuku alanında uzmanı, bir nitelikli hesaplama uzmanı ile bir metalurji uzmanından oluşmasına karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 06/07/2024 tarihli raporunda özetle; "Dosya kapsamı iddia ve savunmalar ile sunulan delillerin inceleme ve değerlendirmesi sonucunda; davaya konu taşımacılık; Türkiye — İsviçre arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olup CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğundan taşıma esnasında meydana gelen hasar ve zıyama ilişkin ihtilafın öncelikli olarak CMR Konvansiyonu (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği, davaya konu sevkiyatta emtianın taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği taşıması yapılan emtianın davalı taşıma şirketince kayıp edildiği için dava dışı alıcısına teslim edilemediği, davalı taşıyıcının CMR m.17/1 gereği kayıptan 96 sorumluluğu olduğu, davaya konu taraflar arasında taşıması yapılan emtianın kayıp olduğu konusunda mutabık oldukları, taraflar arasındaki mutabakatsızlığın; davaya konu taşıma faaliyetinde davalı taşıma şirketince kayıp edilen | palet, 102 kg ağırlığındaki emtianın tazminat tutarı konusunda olduğu, davacı gönderici firma; kayıp edilen emtianın değerinin 26.923,95 EUR olduğu beyan ederek davalı taşıma şirketinden tazminat olarak bu tutarı talep ettiği, davalı taşıma şirketinin CMR m.25 atfı ile CMR m.23/3 gereği hesaplanan sorumluluk limiti (1.052,21 EUR) tutarını tazminat olarak ödemeyi teklif ettiği, davaya konu taşımacılık işinde meydana gelen hasarla ilgili olarak davalı taşıyıcı şirket için CMR Konvansiyonunun 29. maddesinin uygulanmasına yer olmayıp, davalı taşıyıcının “taşıyıcının sınırlı sorumluluk” ilkesinden yararlanabileceği, taktirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, mahkemenin davalı taşıma şirketinin tazminat ödemesini taktir etmesi durumunda davacı göndericinin CMR m.27 gereği *45 faiz talep edilebileceği, davaya konu taşıması yapılan emtia değerinin davacı tarafından beyan edilen 26.923,95 EUR'nun uygun olduğu, davaya konu taşıması yapılan emtianın kayıp olduğu için sovtaj değerinin olmadığı, talep Edilebilecek Zararın Miktarı Bakımından, eşyanın Değeri Bakımından, davacının dosyaya sunduğu, taşıma belgesinde, eşyanın değerinin 27.343,95 EUR olarak gösterildiği, bu durumda sorumluluk sınırının CMR 24. Maddesine binaen karine olarak 27.343,95 EUR olacağı, mahkemenin aksi kanaatte olması ve CMR 24. maddenin uygulanamayacağına hükmedilmesi halinde, taşınan eşyanın ağırlığı nazara alındığında taşıyıcının sorumluluğunun üst sınırının CMR 23. Madde kapsamında, 22.972,43 TL karşılığı 1.052,21 EUR olduğu, iade Bakımından, davacının davalıya ödediği taşıma ücreti ile gümrük resim ve sair ödemelerine rastlanılmadığından avrı bir hesaplama yapılmadığı..." rapor edilmiştir.
Davacı vekiline HMK.m.119/1-ğ hükmü gereğince dava dilekçesinde menfi ve müsbet zararın kalem kalem açıklamadığı anlaşılarak netice ve talep kısmını somutlaştırmak ve kalemleştirmek amacıyla bir haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde davanın dava şartı yokluğundan reddedileceğinin ihtarına karar verilmiştir.
Her ne kadar dava dilekçesinde belirsiz alacak davası olarak dava açıldığı bildirilmişse de davaya konu zararı tespit edilebilir zarar olduğu anlaşılmakla davaya kısmi dava olarak devamına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 24/03/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; "Bilirkişi raporunda talp edilebilecek tazminat yönünden iki seçenekli birr hesaplama yapılmıştır. Bilirkişi raporunun sonuç kısmında 27.343,95 Euro ve 22.972,43 TL olmak üzere iki hesap bulunmaktadır. Ancak bunlardan 22.972,43 TL olan hesabın somut uyuşmazlıkta uygulanması mümkün değildir. Öncelikle davalının CMR 23. Maddelerdeki hallerden faydalanamayacağını somut olayın oluş şekli ve dava dosyasındaki deliller ile beyanlar kapsamında mümkün olmayacağını tekrar ederiz. Dava dilekçemizde ek olarak sunulan "consignment note" (konşimento) belgesinde gönderinin yaklaşık 1m3 boyutunda paketli halde bulunduğu görülmektedir. Yani 1 m boy, 1 m en, 1 m yüksekliğe sahip 102 kilogram ağırlığında bir paketin kaybı davalının kendi önemli derece kusuru haricinde kaybolması mümkün olmayan bir pakettir. Hayatın olağan akışı, akla ve mantığa aykırı bir şekilde böyle bir paketin kaybolmasında davalının ağır kusuru olmadığını tespit etmek son derece hatalı olacaktır. Bu nedenle taşıyıcının sınırlı sorumluluğu olasılığı üzerinden CMR 23/3 atıfla hesaplanan tutar kabulümüzde değildir. Yukarıda açıklanan tüm nedenlerle böyle bir uygulamaya gidilmesi hatalı olacaktır. Sayın mahkemenizce takdiren bu hesabı kabul edilmeyerek talebimiz gibi taşıma sırasında tamamen kaybedilerek zıya olan emtianın gerçek değeri üzerinden zararın tazminine karar verilmesini..." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; dava dilekçesinde gösterilen ve davacının taşıma sözleşmesi kapsamında davalıya teslim ettiği ürünlerin zayi olması nedeniyle zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, dava dilekçesi ile dava konusu ticari ürünlerin dava dışı şirketin Flums/İsviçre adresine taşınması için davalı ile taşıma sözleşmesi yapıldığı, 20/10/2022 tarihinde davalı taşıma şirketi tarafından teslim alınan malların 28/11/2022 tarihinde taşıma sırasında kaybedildiği, taşıma için davalıya teslim edilen malın değerinin 26.923,95 EUR olduğu, davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu iddiasına dayalı işbu dava ikame edilmiştir. Davalı tarafça davacının, davalı şirketten doğrudan ve dolaylı zararlara ilişkin herhangi bir tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, mahkeme aksi kanaatte ise uluslararası sözleşmeler kapsamında davalı şirketin somut olayda yalnızca sınırlı sorumluluğundan bahsedilebileceği savunulmuştur.
İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin 2021/346 Esas, 2024/316 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... TTK'nun Taşıma komisyonculuğu sözleşmesi başlıklı 917. Maddesi ;
(1) Taşıma işleri komisyonculuğu sözleşmesi ile komisyoncu eşya taşıtmayı üstlenir. Bu sözleşme ile gönderen, kararlaştırılan ücreti ödeme borcu altına girer. (2) Taşıma işleri komisyonculuğu bir ticari işletme faaliyetidir. (3) Bu Kısımdaki özel hükümler saklı kalmak üzere, komisyonculuk sözleşmesi ve eşyanın taşınmasına ait konularda taşıma sözleşmesine ilişkin hükümler taşıma işleri komisyonculuğuna da uygulanır.'' şeklindedir. CMR 17.maddesi 1 . Taşımacı , yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar , bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur . 3. Taşımacı taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahutta çalışanlarının hata ve veya ihmallerinden dolayı sorumludur ...
CMR 23 ve 25 maddelerinde bu sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda hesaplamanın nasıl yapılacağı düzenlenmiş ise de aynı konvansiyonun 29 maddesinde "Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut da kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. Bilerek kötü hareket veya kusur taşımacının vekil veya çalışanları tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise, aynı hüküm uygulanır. Bundan başka, böyle bir durumda adı geçen vekiller, çalışanlar ve diger kişiler kişisel sorumlulukları yönünden 1 inci paragrafta belirtilen bu bölüm hükümlerinden yararlanamazlar." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda taşıma sırasında Hırvatistan-Zagreb'de 17/03/2016 tarihinde düzenlenen CMR belgesindeki hasar notundan anlaşıldığı üzere emtiayı oluşturan kolilerin alıcının teslim alacağı Slovenyadaki antrepoya ulaşmadan önce taşıma esnasında açılarak içlerinden hırsızlık yapıldığının sonra kolilerin tekrar kapatıldığının anlaşıldığı, başka ifade ile emtia taşıyıcının sorumluluğunda iken kasta dayalı eylemle emtiadan hırsızlık yapıldığının anlaşıldığı, bu bağlamda CMR 29. Madde gereğince 23-25 maddelerinin uygulanamayacağı, davalı taşıyıcıların ağır kusurlu olduğunun kabulünün ve tüm zarardan sorumlu olması gerektiği sonucuna varılmıştır. Denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; hesaplanan zarar miktarı somut olaya uygun kadri marufunda olarak değerlendirildiğinden mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur...".
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında dosya bir taşıma hukuku alanında uzmanı, bir nitelikli hesaplama uzmanı ile bir metalurji uzmanına tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 06/07/2024 tarihli raporunda mahkemenin davalı taşıma şirketinin tazminat ödemesini taktir etmesi durumunda davacı göndericinin CMR m.27 gereği %5 faiz talep edilebileceği, davaya konu taşıması yapılan emtia değerinin davacı tarafından beyan edilen 26.923,95 EUR'nun uygun olduğu, davaya konu taşıması yapılan emtianın kayıp olduğu için sovtaj değerinin olmadığı, eşyanın değeri bakımından, davacının dosyaya sunduğu, taşıma belgesinde, eşyanın değerinin 27.343,95 EUR olarak gösterildiği, bu durumda sorumluluk sınırının CMR 24. Maddesine binaen karine olarak 27.343,95 EUR olacağı, mahkemenin aksi kanaatte olması ve CMR 24. maddenin uygulanamayacağına hükmedilmesi halinde, taşınan eşyanın ağırlığı nazara alındığında taşıyıcının sorumluluğunun üst sınırının CMR 23. Madde kapsamında, 22.972,43 TL karşılığı 1.052,21 EUR olduğu tespit edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu emtianın 102 kg brüt (82 kg net) ağırlığında ... Malzeme Kodu ile ... 11x4,5 ... (...) ... isimli ticari ürünlerden oluşan 1 palet emtia olduğu, fatura edilen bedelin 26.923,95 EURO + 420,00 EURO navlun ücreti ile toplam 27.343,95 EURO olduğu, 20/10/2022 tarihinde davalı taşıma şirketi tarafından malların teslim alındığı, taşımaya konu emtia alıcısına teslim edildiğinde teslim edilen emtianın yanlış bir ürün olduğu fark edilerek alıcısına yanlış gelen ürünün davalı taşıma şirketine tekrar teslim edildiği, davalı tarafından alıcısına teslim edilmek üzere teslim alınan 1 palet ve brüt 102 kg emtianın kayıp olduğu konusunda tarafların mutabık oldukları, dava konusu taşımanın uluslararası karayolu taşımacılığına ilişkin olduğu, olayda CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, dava konusu taşıma işinde davalının sorumluluğu belirlenirken CMR'nin taşımacının sorumluluğuna ilişkin 17. maddesinin uygulanacağı, davalı taşıyıcı tarafından alıcıya farklı bir emtianın teslim edildiği, bu suretle "çapraz teslimat"ın gerçekleştiği, somut olayda meydana gelen hasarın CM'nin 17/2 fıkrasında düzenlenen ve taşımacının sorumluluğunu ortadan kaldıran sebeplerden ileri gelmediği, taşıyıcının bu hususu ispat edemediği anlaşılmıştır.
Davalı tarafından somut olayda taşımacının sınırlı sorumluluğuna ilişkin CMR hükümlerinin uygulanması gerektiğinin savunulduğu; taşımacının sınırlı sorumluluğuna ilişkin düzenlelerin CMR'nin 23 ve 25 maddelerinde yer aldığı, aynı Konvansiyonun 29 maddesinde ise "Hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut da kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz. Bilerek kötü hareket veya kusur taşımacının vekil veya çalışanları tarafından görevleri sırasında işlenmiş ise, aynı hüküm uygulanır. Bundan başka, böyle bir durumda adı geçen vekiller, çalışanlar ve diger kişiler kişisel sorumlulukları yönünden 1 inci paragrafta belirtilen bu bölüm hükümlerinden yararlanamazlar." düzenlemesinin yer aldığı, İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 2021/2054 Esas, 2024/996 Karar sayılı ilamında "Kargonun gerçek alıcısı dışında farklı kişiye teslimi olgusu davalı taşıyıcı bakımından ağır kusur teşkil eder" yönündeki içtihadı doğrultusunda, taşıyıcının alıcıya farklı bir teslimat yaptığı, bu nedenle taşıyıcının ağır kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği, CMR'nin 29 maddesi uyarınca 23 ve 25 maddelerinin somut olayda uygulanamayacağı, davalının dava konusu ve mahkememizce tespit edilen gerçek hasar tutarından izah edilen gerekçelerle sorumlu olduğu, bilirkişi heyet raporunda davaya konu taşıması yapılan emtia değerinin davacı tarafından beyan edilen 26.923,95 EUR'nun uygun olduğunun tespit edildiği, navlun bedelinin 420,00 EUR olduğu, bu suretle davacının toplam zararının 27.343,95 EUR olduğu, İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2022/1390 Esas, 2023/545 Karar sayılı ilamı uyarınca yabancı para üzerindeki taleplerde ıslah tarihindeki döviz kurunun dikkate alınması gerektiği; davacı tarafın ıslah dilekçesi tarihinin 24/03/2025 olduğu, ıslah tarihindeki kur üzerinden 1.121.635,15 TL talebin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Dava dilekçesi ile davacının 10.000,00TL maddi tazminatın 20/10/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteminde bulunduğu, davanın kısmi dava niteliğinde olduğu, sunulan ıslah dilekçesinde ise faiz isteminde bulunulmadığı, yalnızca 1.121.635,157 TL'nin davalıdan tahsilinin talep edildiği; bu nedenle yalnızca dava dilekçesindeki talep yönünden yasal faize hükmedilmesi gerektiği, faiz başlangıç tarihi yönünden ise İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin 2020/1200 Esas, 2023/183 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere aksine bir sözleşme olduğu veya taraflarca vade belirlendiği ispat edilmediği sürece davalının temerrüde düşürülmesi gerektiği, davacı tarafça dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair belge sunulmadığı anlaşılmakla, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 13/01/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş; aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KABULÜ ile; 1.121.635,15 TL'nin (10.000,00 TL'lik kısmı yönünden 13/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 76.618,89TL harçtan peşin alınan 179,90 TL ile ıslah harcı 18.984,00TL toplamı 19.163,90TL'nin mahsup edilerek bakiye 57.454,99TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 179,90TL Başvuru Harcı, 18.984,00TL Islah Harcı, 179,90TL Peşin/nisbi Harcı, 15.785,00TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 35.128,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 1.121.635,15TL üzerinden hesaplanan 169.028,92TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı karar verildi. 13/05/2025
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır