T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/306 Esas
KARAR NO : 2025/862
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 15/05/2024
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "
"Müvekkil şirket nezdinde ... sayılı sağlık sigortası ile sigortalı olan ..., 21.10.2022 tarihinde, ... plaka sayılı aracın sürücüsü davalı ...’ ın kusuru ile meydana gelen trafik kazasında zarara uğramış ve tedavi olmuştur. Sigortalımızın yaralandığı 21.10.2022 tarihli trafik kazasında, müvekkil şirketçe ödenmiş bulunan 41.090,20-tl’lik zarardan 6111 sayılı yasanın 59. maddesi ile 2918 sayılı karayolları kanunu’nun 98. maddesinde yapılan değişiklik nedeni ile ... sorumludur. Söz konusu yasal düzenleme kusur kavramını ortadan kaldırmış, kusur olup olmadığına bakılmaksızın meydana gelen zararlardan ...’nın sorumlu olacağını belirtmiştir. Sigortalımızın yaralandığı 21.10.2022 tarihli trafik kazasında ... anonim şirketi ... no.lu poliçe ile zorunlu trafik sigortacısı olarak sorumludur.
21.10.2022 tarihli trafik kazasında, kaza zaptına göre ... sigortalımıza vermiş olduğu zarardan kusurlu araç sürücüsü olarak sorumludur.Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere, Sigortalımıza ödediğimiz 19.712,82-TL-lik tedavi giderinin ..., ... ve ...Anonim Sigorta Şirketi’ nden 21.10.2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline,
yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine,
karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı ... vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
"Dava konusu tedavi giderleri. Kurumumuz yönünden zamanaşımına uğradığından müvekkil Kurumdan tahsili mümkün değildir. Dava konusu hakkında Kurumumuz ilgili birimiyle yazışma halinde bulunduğumuzdan ilgili birimden gelecek cevaplara ilişkin cevap süremizin uzatılmasına karar verilmesini talep ediyoruz.Kurumumuz bir Kamu Kurumu olup ödemelerini yasaların öngördüğü şekilde mevzuat çerçevesinde yapmakta olup belgelendirilmeyen bir masrafın varsayıma dayalı şekilde olduğunun kabulü ile bu kabule göre ödeme yapmasını beklemek yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. Yine Kurumumuzun refakat ve yol. bakıcı giderleri gibi taleplerden sorumluluğu bulunmamaktadır.Bakıcı giderleri Kurumumuzun finansmanını sağladığı sağlık hizmetleri içinde yer almamaktadır. Yerleşik yargı kararlarında bakıcı gideri. "mağdurun bakımı, hastaneye gidip gelmesi, ilaçları. gerektiğinde sürekli yanı başında bulunması gereken hasta bakıcı- yardımcı maaş ve ücretleri” olarak tanımlanmakta olup müteaddit defalar bakıcı giderinden sigorta şirketlerinin sorumlu olduğu ifade edilmektedir. Yukarda sunulan nedenlerle, müvekkil Kurumun Karayolları lrafiık Kanunu madde 98'e göre, Kurumumuzun sadece Karayolları Trafik Kanunu 98.madde kapsamına giren belgeli tedavi giderlerinden sorumluluğu bulunmakta olup, geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri açısından Kurumun bir sorumluluğunun bulunmadığını, davaya konu trafik kazasıyla ilgili tedavi giderlerinin müvekkil Kurumca karşılanıp karşılanmadığının ... Sosyal Güvenlik Merkezinden, ... Sosyal Güvenlik Merkezinden sorulmasını talep ediyoruz. Yukarda arzolunan nedenlerle. haksız, usul ve yasaya aykırı davanın reddine. vekalet ücreti ile yargı giderinin de davacıya yükletilmesine karar verilmesini.."savunmuştur.
CEVAP; Davalı ... A.Ş. vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle;
"Poliçe tanzim tarihi itibariyle geçici iş görmezlik, tedavi gideri ve geçici bakıcı tazminatı poliçe kapsamında değildir. anılan nedenlerle davanın reddi gerekmektedir. Aksi kanaat halinde, talep olunan masraf tutarlarının kaza ile illiyet bağı bulunan yaralanma için zorunlu olup olmadığının ispat edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle dosyada bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ederiz. Dosyada kusur durumunun tespiti gerekmektedir. anayasa mahkemesi’nin 17.07.2020 ve 29.12.2022 tarihli kararları ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerekmektedir. Kabul manasında olmamak üzere, işbu dava tarihi öncesinde müvekkil şirkete yapılan başvuru usulsuz olduğundan geçersizdir. işbu nedenle aleyhe hüküm kurulması halinde, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması, faiz türünün yasal faiz olması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini.."savunmuştur.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... Şirketi'ne müzekkere yazılarak ...'ın ... sayılı ... Sigortası ile sigortalandığını gösterir sağlık sigorta poliçesinin gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... (T.C...)'ın 21/10/2022 tarihinden itibaren tedavi gördüğü bildirilen ... Üniversitesi ... Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi, ... Hastanesi'ne, ... Şehir ve Araştırma Hastanesi'nden tüm tedavi evraklarının (varsa film, grafi, rapor ile birlikte) iki hafta içinde mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... Şehir ve Araştırma Hastanesi'ne, ... Hastanesi'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.
... Üniversitesi ... Uygulama Ve Araştırma Merkezi Hastanesi'ne, ... A.ş.'ne yazılan müzekkereye cevap verilmediği görülmüştür.
Davalı ...'a çıkarılan tebligatın iade döndüğü, davalılar .... ve ...'nın cevap verdiği görülmüştür.
...'ın mernis adresine tebligat işlemlerinin yapılmasına karar verilmiştir.
Davalı ... ve ...'ya ön inceleme duruşma gün ve saatini bildirir davetiyenin tebliğine karar verilmiştir.
... nolu hasar dosyasının davalı ... A.Ş.'ye müzekkere yazılarak iki hafta içinde mahkememize uyap üzerinden gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
... Hastanesi'ne müzekkere yazılarak davacının kaza nedeniyle yaptığı masrafları gösterir tüm tedavi evraklarının mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Dosya incelendiğinde, davalı ...’nın süre uzatım talebinde bulunduğu, ara karar ile süre uzatım talebinin kabul edildiği, ancak tebligatın davalı ... vekili yerine davalı ...’ya yapıldığı, bu nedenle davalı ...’ya yapılan tüm tebligatların usulsüz olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ...’ın adres araştırması yapılması için ilgili kolluğa müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
1 nolu ara karar ikmal edildiğinde davalı ...’ın tespit edilen adresine dava dilekçesi, tensip zaptı ile duruşma zabıtları ekli tebligat yapılmasına karar verilmiştir.
Davalı ... vekilinin vekil olarak kaydına, 07/06/2024 tarihli ara kararın davalı ... vekiline tebliğine karar verilmiştir.
... Üniversitesi ...Uygulama Ve Araştırma Merkezi Hastanesi'ne 24/05/2024 tarihinde yazılan müzekkerenin tekidine karar verilmiştir.
07/06/2024 tarihli ara kararın davalı ... vekiline tebliğine karar verilmiştir.
Davacı vekiline dava dışı ...’ın ... plaka sayılı araçta yolcu olup olmadığına dair beyan dilekçesi sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde dosyanın mevcut delil durumuna göre karara çıkacağının ihtarına karar verilmiştir.
Dosyanın bir sigorta alanında uzman aktüerya bilirkişisi ile bir Adli Tıp Uzmanı doktor bilirkişiye tevdii ile, dava dışı sigortalı ... ile 21/10/2022 tarihinde ... plaka sayılı aracın sürücüsü davalı ...’ın karıştığı trafik kazası nedeniyle sigortalının yaralanması sebebiyle davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya yapılan 41.090,20-TL’lik tedavi giderinin halefiyet ilkesi gereği davalılardan talep edilip edilemeyeceği, her bir davalının sorumluluk oranı, faiz isteminin yerinde olup olmadığı hususunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi heyetinden alınan 02/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Dosyada mübrez .. numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası ile 31/08/2022-2023 tarihleri arasında sigorta teminatı altına alınmış olan ... plakalı aracın karıştığı kaza sebebiyle, davacı sağlık sigortacısının rücu talebiyle ilişkili olduğu; Dosya kapsamında Kusur mütalaası içeren raporlar tespit edilememiş olup, kusur oranlaması konusunda takdir Sayın Mahkeme 'ye ait olmak üzere davalıların 96100 (YüzdeYüz) kusurlu üzerinden değerlendirdiği; Trafik kazasına bağlı tedavi giderleri için ...'nın sorumluluğu, belgelendirilmiş tedavi giderleri olarak belirtilmiştir. Bunun dışında kalan tedavi giderlerinin yani belgelendirilemeyen tedavi giderlerinin sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunda olup, Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri doğrultusunda Tebliğe ekli listelerde belirlenmiş olan resmi fiyatlar üzerinden karşılanması gerektiği, ... kapsamında bu meblağı aşan miktardan kusurluların -kusurları oranında- müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacı tarafın talep ettiği tedavi giderinin 41.090,20-TL olarak olduğu; dava dışı ...'ın 21.10.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı ... de yapılan tedavilere ait faturalı giderlerden 308,38 TL tutarının 96100 kusur Bakiye tedavi gideri olan 40.781,82 TL nin 96100 kusur kabulü ile diğer davalıların müşterek ve müteselsilen sorumluluğunda bulunduğu; Kazalının ... Hastanesinde yapılan tedavi giderlerinin ... - ... AŞ. tarafından karşılanmış olduğu, Dosyada mübrez ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) poliçesi incelendiğinde; sağlık gideri teminatının kişi başına 1.000.000 TL olduğu; Talep edilen tutarın teminat limitini aşmadığı; Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesinde; MADDE 99- Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş gi içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar...” demektedir. Trafik Poliçesi Genel Şartları B.2 md. de aynı çerçevede düzenlenmiştir. Açılan herhangi bir hasar dosyası ve/veya ödemesi bulunmaması durumunda dava tarihi temerrüt olarak kabul edilmelidir. Dava öncesi davalı sigorta şirketine gönderilen belgelerde hesaplamayı etkileyecek herhangi bir belgenin eksik olması durumunda dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilebileceği, aksi durumda evrakların sigorta şirketine teslimini takip eden 8 işgünü bitim tarihi itibarı ile temerrütten söz edilebileceği Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ... E. ...K. Sayılı ilamında ayrıntılı olarak değinildiği görülmektedir. Sigorta şirketi bakımından Konu dosyada başvuru tarihi 23.11.2023 olup temerrüt yaren başladığı ve Diğer davalılar bakımından ise temerrüt dava tarihinden Yargıtay 17. HD. 03.03.2014 tarih, ... E. ... K. Tarihli kararında; “.. davalı sigorta şirketlerinden ... Sigorta A.Ş. 06.06.2012 tarihinde ... nın 24.01.2012 tarihinde davacıya kısmi ödeme yapmış olmasına ve davacının da 25.01.2012 tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmesine göre, davalı sigorta şirketlerinin kısmi ödeme tarihleri itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek, hükmedilen tazminata davalı .... Sigorta A.Ş. yönünden 06.06.2012 tarihinden, .... yönünden 25.01.2012 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken 25.07.2013 bilirkişi rapor tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır...”denilmektedir. İşleyecek faiz türü yönünden ise; sigortalı aracın hususi/ özel otomobil olması durumunda “yasal faiz”(Yargıtay Hukuk genel Kurulu ... E. ... K. 16.02.2000 tarihli, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun... E. ... K. 17.02.1999 tarihli kararı), ticari araç olması durumunda ise (çekici, kamyon, kamyonet, minibüs, otobüs vb) ticari faiz işletilebileceği (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ... E. , ... K. 07.07.2014 tarihli kararı) yerleşik Yargıtay içtihatlarında görülmektedir. Konu dosyada sigortalı araç ticari araç olup; avans faiz uygulanacağı.." rapor edilmiştir.
Bilirkişi ek raporuna itirazların dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmesini gerektirmediği kanaati ile takdiren reddine karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; dava dışı sigortalı ... ile 21/10/2022 tarihinde ... plaka sayılı aracın sürücüsü davalı ...’ın karıştığı trafik kazası nedeniyle sigortalının yaralanması sebebiyle davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya yapılan 41.090,20-TL’lik tedavi giderinin halefiyet ilkesi gereği davalılardan kaza tarihi olan 21.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... 25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanunun 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nin 98.maddesinin değiştirilerek "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanır..." halini almıştır. Kanunun geçici 1. maddesi ile bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de ... tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre; 6111 Sayılı Yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeni ile sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri ... tarafından karşılanacaktır.
Danıştay 15. Dairesince Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 4/1 maddesinin yürütmesi 14/11/2013 tarihinde durdurulmuş ve 16/03/2016 tarih,...E. ...K. sayılı kararı ile yönetmeliğin 4/1 maddesinde yer alan "...SUT hükümleri doğrultusunda..." ibaresi iptal edilerek, Yönetmeliğin "Trafik kazalarından kaynaklanan sağlık giderleri" başlıklı dördüncü maddesi "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde ... tarafından karşılanır. Bu Yönetmelik kapsamındaki zorunlu sigortalara ilişkin mevzuat hükümleri dahilinde ilgili sigorta şirketlerine ve ... Hesabına düşen ödemeler bakımından Kurum, sigorta şirketleri ve ... Hesabı arasındaki paylaşım bu Yönetmelik hükümleri dahilinde gerçekleştirilir." şeklinde değiştirilmiştir. Bu düzenleme uyarınca hesaplama ise SUT çerçevesinde yapılmayacaktır. Kazazede için özel ve resmi sağlık kurumunda yapılan her türlü tedavi giderleri, gerçek zarara işaret etmesi ve yaralanma ile uygunluk göstermesi şartı ile ... tarafından karşılanacaktır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 23/12/2020 tarihli... E. ... K. sayılı ilamında; "25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ... tarafından karşılanacağı" düzenlemesine; Kanun'un geçici 1. maddesinde de; "Bu Kanun'un yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin ... tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanun'un 59. maddesine göre belirlenen tutarın % 20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ... Hesabı'nın yükümlülüklerinin sona ereceği" düzenlemesine yer verilmiştir. Bu yasal düzenlemeler ile; trafik kazasından kaynaklanan ve kanun kapsamında olan tedavi giderleri için sigorta şirketlerinin sorumluluğu, bu sigorta şirketlerine yaptığı prim ödemesi ile sorumluluğunun üstlenilmesini sağlayan araç işleteninin ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu sürücüsünün sorumluluğu son bulmuştur..." açıklaması ile yasal düzenleme uyarınca trafik kazasından kaynaklanan ve KTK'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri bakımından, trafik sigortacısı ile sorumluluğunu üstlendiği araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunun son bulduğu ifade edilmiştir (aynı yöndeki Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2020 tarihli ... E. ...K. sayılı, 15/03/2021 tarihli ... E. .. K. sayılı kararları).
Dava konusu tedavi giderleri nedeniyle ...'nın sorumlu olduğu, araç sürücüsü ve işleteni ile bunların zmm sigortacısının KTK'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderleri yönünden sorumluluklarının sona erdiği anlaşılmakla, bu gerekçelerle mahkemece davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hatalı olduğundan, davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar verilmiştir.
6111 Sayılı Yasanın yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri, SUT kapsamında bir ayrıma gidilmeksizin ... tarafından karşılanacaktır.
Sağlık Sigortası Genel Şartlarının 11.maddesinde; "Sigortacı ödediği tazminat tutarınca sigortalının sosyal güvenlik hukuku kapsamında olanlar dahil tüm haklarına halef olur. Sigortacı ödediği tutar için rücu hakkını, yükümlülere karşı kullanabilir." düzenlemesi yer almaktadır. 6762 sayılı TTK'nın 1301.maddesinde; "Sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukukan sigorta ettiren kimse yerine geçer. Sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder.", 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda dava konusu tedavi giderleri, trafik kazasından kaynaklanan belgeli giderler olup meydana gelen yaralanma ile uyumlu olduğu, sağlık sigorta poliçesi kapsamında kaldığı, söz konusu giderlerin davacı sigorta şirketi tarafından karşılanması sebebiyle, Yasa gereği sorumlu olan davalı ...'ya rücu hakkının olduğu kanaatine varılmakla, davacı vekilinin 14/04/2021 tarihli dilekçesi ile sigortalının tedavisi için yapılan giderlerden sadece 7.829,78 TL'sinin davalı ... tarafından ödenmesine karar verilmesi talep edilmekle, taleple bağlı kalınarak ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi gereğince sigorta ettirenin dava hakkı tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda üçüncü şahsa rücu tarihidir. Bu nedenlerle davalı, ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte bedelden sorumlu olduğundan, faiz başlangıç tarihinin ödeme tarihi olarak kabul edilmesi, dava belirsiz alacak davası olarak açıldığı için talep artırım dilekçesine konu miktar da dahil olmak üzere ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekmektedir.
Davalı ... 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j bendi ve 5502 sayılı ... Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca harçtan muaftır. Mahkemece ...'nın harçtan sorumlu tutulması nedeniyle davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesi ancak davalı ... harçtan muaf olduğunun nazara alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi hatalı..."dır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rucü hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hâle gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir...".
Somut olayda; dava dışı sigortalı ...'ın davacı şirket nezdinde ... Sigortası ile sigortalı olduğu, sigorta ettirenin ... Ltd. Şti. olduğu, dosya kapsamında yer alan belgelere göre 21/10/2022 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası sebebiyle sigortalı ...'ın yaralandığı, tedavi giderlerine ilişkin sağlık kuruluşları tarafından 24.11.2022 tarihinde 171,00-TL’lik, 29.11.2022 tarihinde 114,00-TL’ lik, 20.12.2022 tarihinde 20.071,20-TL’lik, 20.12.2022 tarihinde 18.000,00-TL’lik, 09.03.2023 tarihinde 2.734,00-TL’lik faturalar düzenlendiği, davacı tarafından tedavi giderlerine ilişkin ödemeler yapıldığından bahisle ödenen bedelin rücuen tazmini amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı ... yönünden; yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve yargı kararları dikkate alındığında, 6111 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra açılan işbu davada, rücu istemine konu tedavi giderleri belgeli olduğu gibi ayrıca uygulanan tedavilerin de kaza sonucu oluşan yaralanmanın mahiyeti ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, 6111 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde yapılan değişiklik gereği davalı ...'nın trafik kazası sebebiyle yapılan bu tedavi giderlerinin tamamından sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Bu nedenle davalı ... yönünden davanın kabulüne, yukarıda atıf yapılan Yargıtay HGK kararı uyarınca ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi mümkün olmakla, davacı tarafça yapılan ödemenin 09/03/2023 tarihli olması sebebiyle bu tarihten itibaren; "dava dışı sigortalının ve davalı ...'nın tacir olmaması sebebiyle 09/08/2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir." (İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin ...Esas, ...Karar sayılı ilamı) yönündeki içtihat gözetilerek yasal faiz ile birlikte 41.090,20 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalılar ... ve ... A.Ş. yönünden; sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, prim ödeyen işleten ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk davalı ...'na geçtiğinden, işbu davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
a-Davalılar ... ve ... A.Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE,
b-Davalı ... yönünden davanın KABULÜ ile; 41.090,20 TL'nin 09/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Davalı ..., 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j bendi ve 5502 sayılı ... Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın, 701,72 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 86,32 TL'nin davacıya iadesine,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00TL arabuluculuk ücretinin (davalı ... yönünden arabuluculuğa başvurunun zorunlu olmadığı gözetilerek) davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.460,00 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan davanın kabul edilen 41.090,20TL üzerinden hesaplanan ve yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olunan 30.000,00TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte olan AAÜT m. 7/2 gereğince Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinden; dava değeri olan 41.090,20TL üzerinden hesaplanan 6.574,43 TL'nin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş.'ye verilmesine,
8-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 14/10/2025
Katip
¸E-imzalıdır
Hakim
¸E-imzalıdır