T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/336 Esas
KARAR NO : 2024/784
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ : 29/05/2024
KARAR TARİHİ : 25/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:
Davacının mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle:"Tarafıma ait...Adresinde ki ... unvan'lı ... ticaret sicili nolu ticari işletmem ile ilgili aracımın bağajında taşıdığım çantada bulunan yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul müzakere defterini çanta ile birlikte kimliği belli olmayan şahıs ya da şahıslarca, araç park halinde iken çaldırmış bulunmaktayım. Bugüne kadar henüz ilgik birimlere başvurduğum halde çantaya ve içindeki belgelere ulaşılamamıştır. Ticaret kanunu 82/7 numaralı fıkrası gereği bu karar defterlerinin tekrar çıkartılması için mahkemenizden belgelerin zayi olduğuna dair talepte bulunmamızın zarureti doğmuştur. Arz ve izah olunan sebeplerden ötürü genel kurul müzakere defteri ve yönetim kurulu karar defterinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini" talep ve dava etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacı şirkete ait yönetim kurulu karar defteri ve genel kurulu müzakere defterinin zayi olduğundan bahisle zayi belgesi verilmesi istemli davadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 82/7. maddesinde; “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin ...E ... K sayılı ilamında özetle; "Dava; TTK.'nın 82/7 maddesine dayalı zayii belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6102 Sayılı Kanunun 82/7. Maddesi "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği davanın hasımsız olarak açılacağı belirtilmektedir.
Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen mücbir sebebin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının iradesi dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir.
Somut olayda; davacı banka tarafından 25/10/2019 tarihinde arşivde yapılan düzenleme sırasında 2019 yılı içerisinde meydana gelen yağışlar sonrası yaşanan su sızıntıları nedeniyle arşivde bulunan bir kısım evrakların zayi olduğunu ileri sürmektedir. Buna karşılık mahkemece mahallinde yapılan keşif sonucunda, davacı banka tarafından arşiv olarak kullanılan bodrum katın zeminin altında bulunduğu, bodrum katın tavan bölümünün bir kısmının ise ana binaya göre açıkta kaldığı, taşınmazın bulunduğu alanın zemininin kumtaşı, çamurtaşı ve kireçtaşı olan yumuşak toprak biriminden meydana geldiği, ayrıca bodrum katın bina altı tarafında bulunan tavan kısmı ve açıkta kalan diğer tavan kısımlarına su geçirgenliği açısından izolasyon yapılmadığı, su sızıntısının da bodrum katının tavanından ve duvarlarından meydana geldiği tespit edilmiştir.
Zayi belgesi verilebilmesi için davacının her türlü özeni gösterdiğini ispat etmesi gerekmektedir. Somut olayda mücbir sebep olarak kabul edilebilecek nitelikte su baskını bulunmamaktadır. Bankaya ait evrakların muhafaza edildiği belirtilen arşiv odasının bulunduğu bodrum katının duvarlarının su geçirgenliğini önlemek için izolasyonunun bulunmadığı, bodrum katının tavanının binanın zeminine göre dışarda kaldığı dikkate alındığında, bankaya ait belgelerin saklandığı arşiv odasına su sızıntısının önlemesi için gerekli kontrollerin yapılmadığı ve önlemlerin alınmadığı, zayi olgusunun muhafazadaki kusurdan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; zayi belgesi verilmesi koşulları mevcut olmadığından davanın reddine dair karara yönelik olarak davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; TTK'nın 82/7. Maddesi ile yerleşik Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları göz önüne alındığında ticari defter ve belgelerin zayi olmasında davacının kusur ve sorumluluğunun bulunmaması ve tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir.
Başka bir ifadeyle, tacirin yukarıda bahsedilen kanun maddesinden yararlanabilmesi için ticari defter ve belgelerinin korunabilmesi amacıyla gerekli dikkati ve ihtimamı göstermiş olması gerekmektedir. Ayrıca, ziya durumunun tacirin iradesi dışında meydana gelmesi zorunludur.
Somut olayda ise davacının duruşma esnasında alınan beyanında davaya konu defter ve belgeleri aylardır aracının bagajında muhafaza ettiği, söz konusu defter ve belgeleri önemsemediği, zayiye sebep olan hırsızlık olayında ise aracın bagajını açık bırakarak eve gittiğini ve evdeki şahsi eşyalarını aldığını beyan etmesi karşısında davaya konu ticari defter ve belgeleri basiretli tacir gibi muhafaza etmediği, muhafazası için gereken dikkat ve önemi göstermediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca iadesine,
Dair; davacı temsilcisinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/10/2024
Katip
...
e-imzalıdır
Hakim
...
e-imzalıdır