T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/337 Esas
KARAR NO : 2025/386
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/03/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ... Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümünde Öğretim Üyesi olarak çalıştığını, ticaret ile ilgisinin olmadığını, müvekkilin kardeşi ...'in ise ticaretle uğraştığını, müvekkil ile ilgisi yada ticari bir ortaklığının olmadığını, 13/01/2023 tarihinde müvekkilinin şehir dışındayken ... 24. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasından dolayı evine hacze gelindiğini kardeşi Barış ile farklı evlerde oturmalarına rağmen kardeşi...'in mernis adresinin kendi evinde görülmesinden dolayı haciz işlemi yapıldığını, müvekkilinin haczin kaldırılması için icra müdürlüğüne işlemin kaldırılması için 16/01/2023 tarihinde dilekçe verdiğini, borçla ilgisinin olmadığını kardeşi ile beraber oturmadığını, kardeşi ile ticari bir işinin olmadığını belirttiğini, davalı tarafça kendisinden cebri icra tehdidi altında alınan senedin ve tanzim edilen protokolün usulsüz olduğunu, senedin henüz icra takibine konulmadığını, ne zaman ve ne miktar üzerinden takibe konulacağının belli olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile dava konusu senedin icraya henüz konmadığı da göz önüne alınarak davacının borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline ve senedin icraya konulması halinde ise haksız icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu protokol ve ödeme aracı olan bono ... 20. İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında takibe konu edildiğinden ve yetkili mahkemeler müvekkilin yerleşim yerinde bulunan ve icra takip dosyasının bulunduğu yer olan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan yetkisiz mahkemede ikame edilen davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiş, ayrıca hukuki yarar noksanlığından davanın usulden reddine, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen davanın esastan reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20 'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.
DELİLLER:
Ankara 24.İcra Müdürlüğü'nün 2023/575 E.sayılı dosyası, taraflar arasındaki protokol, senet ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, haciz baskısı ile düzenlendiği iddia edilen protokol ve kambiyo senedinden dolayı İİK 72. Madde uyarınca borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 72/1. maddesi “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir” hükmünü içermektedir. Aynı maddenin 7. Fıkrasında ise “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tama- men ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir” düzenlemesi mevcuttur
TBK'nun 196. Maddesinde ".. Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur.İç üstlenme sözleşmesinin, üstlenen veya onun izni ile borçlu tarafından alacaklıya bildirilmesi, dış üstlenme sözleşmesinin yapılmasına ilişkin öneri anlamına gelir.Alacaklının kabulü açık veya örtülü olabilir. Alacaklı, çekince ileri sürmeksizin üstlenenin ifasını kabul eder veya onun borçlu sıfatı ile yaptığı diğer herhangi bir işleme rıza gösterirse, borcun üstlenilmesini kabul etmiş sayılır..."düzenlemesi yer almaktadır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça 09/03/2023 tarihli 500.000,00 TL bedelli senet ve protokolden dolayıs borçlu olunmadığının tespiti talebiyle iş bu dava açılmışsa da, ... 24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ilişkin olarak davacı ile davalı yanın anlaşmaya vararak protokol imzalandıkları ve 09/03/2023 tarihli 500.000,00 TL bedelli senet tanzim edilerek davalı yana verildiği, haciz tarihinin 13/01/2023 olduğu, senet tarihinin ise ödeme tarihinin ise 09/03/2023 tarihi olduğu, davacının düzenlediği protokol içeriğinde senetlerin borca mahsuben verildiğinin beyan edildiği, protokolde ve haciz tutanağında itirazı kayıt ileri sürülmediği, yine ödemenin itirazı kayıt olmadan yapıldığı, davacının protokoldeki ve senetteki imzasına yönelik itirazının da bulunmadığı, davacının davasında, "haciz baskısı altında kalarak baskı senetler verdiği" iddiasında bulunduğu ancak davacı yanın icra takibinde asıl borçlu konumunda olmadığı, bu durumun senet açısından irade sakatlığını oluşturmadığı, ayrıca gerçekleştirilen haciz işleminin yasaya ve usule uygun olduğu, borçlu ile davacı arasında fiili ve organik bir bağ bulunduğu, davacının protokol ve senet ile dava dışı borçlunun borcunu üstlendiği, borcun dayanağını oluşturan protokolün ve bononun davacının iradesine ve rızasına uygun olduğu, davacının bu protokol ve senet kapsamında davalı yana karşı sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harçtan peşin alınan 8.538,75TL'nin mahsup edilerek bakiye 7.923,35TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacı yana iadesine
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinden bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 500.000,00TL üzerinden hesaplanan 79.000,00TL' vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.14/05/2025
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza