T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/436 Esas
KARAR NO : 2025/217
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 20/07/2024
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil ile dava dışı sigortalı ...Şirketi arasında 23/03/2022 başlangıç, 23/03/2023 bitiş tarihli, ... numaralı, ... Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi akdedilmiştir. Anılan poliçe ile ... plaka numaralı araç sigortalanmıştır.29.12.2022 Tarihinde, ... İstikameti ... Kilometresinde başıboş hayvanın ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı ... plakalı aracın önüne çıkarak kazaya sebebiyet vermesi neticesinde sigortalı araçta hasara sebebiyet verilmiştir. ... Sigorta A.Ş. tarafından ... numaralı hasar dosyası ile kazada zarar gören ... plakalı araç malikine 23.03.2023 tarihinde ₺61.215,54 tazminat ödenmiştir. Kolluk tarafından düzenlenen Kaza tespit tutanağında,
kazaya karışan araç sürücüsüne kusur atfedilmemiştir.
29.12.2022 tarihinde, meydana gelen kaza neticesi Müvekkil Sigorta Şirketi tarafından ... numaralı hasar dosyası ile kazada zarar gören araç malikine 61.215,54 TL tazminat ödenmiştir. Davalının menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında İhtiyati haciz kararı verilmesini, sayın mahkeme aksi kanaatte ise ihtiyati tedbir kararı verilmesini ... 1. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyasına vaki itirazın 61.215,54 TL alacak açısından iptali ile takibin 23.03.2023 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz ile birlikte devamına,
Davalının en az %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, dava dilekçesi ve eklerinin davalı asile tebliğine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Dava konusu zararlandırıcı vakıanın meydana geldiği otoyolda müvekkil şirket gerekli tüm önlemleri almakta, üzerine düşen yükümlülükleri titizlikle yerine getirmektedir. nitekim davacı zararını ve müvekkil şirketin kusurunu ispatla yükümlüdür. Müvekkil şirket, Karayolları Trafik Kanunu başta olmak üzere ilgili mevzuat hükümleri gereğince üzerine düşen tüm yükümlülükleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirmekte, otoyolun işletmesini azami dikkat ve özeni göstererek yürütmektedir. Bu kapsamda yol çevresi dayanıklı ve mukavemetli çitlerle çevrilmiş olup otoyol gerek 7 gün 24 saat esası ile çalışan devriye ekipleri gerek kameralar aracılığı ile düzenli olarak izlenmektedir. Bahsi geçen önlemler kapsamında herhangi bir sorun tespit edilmesi halinde ilgili devriye ekiplerince derhal müdahale edilmektedir. Kaldı ki davacı tarafından müvekkil şirketin kusuruna ilişkin somut açıklamalar yapılmamış, hangi yükümlülüklerin yerine getirilmediği belirtilmemiş, bu konuda soyut ve hukuki dayanaktan yoksun ifadeler kullanılmakla yetinilmiştir.
Nitekim hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesinde de açıkça “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.” denilmiş olup ispat yükü zarar görenin üzerinde bırakılmıştır. Buna rağmen davacı müvekkil şirketin kusurlu olduğunu gösterir somut bir delil ortaya koyamamaktadır. Kaza tespit tutanağı müvekkil şirketin yokluğunda hatalı ve eksik şekilde düzenlenmiş olduğundan delil olarak değerlendirilmesi ve hükme esas alınması mümkün değildir.Ayrıca araç sürücüsünün kusuru bulunup bulunmadığına ilişkin hiçbir inceleme yapılmamış adeta matbu şekilde sürücünün kusursuz olduğu ibaresine yer verilmiştir. Ne var ki meydana gelen kazaya ilişkin araç sürücüsünün hızının olaya etkisi, hayvanın sürücünün görüş alanı içinde bulunup bulunmadığı, fren izi bulunup bulunmadığı, sürücünün uymakla yükümlü olduğu kurallara riayet edip etmediği, kazayı engellemek veya zararı azaltmak adına gerekli manevraları yapıp yapmadığı vb. hususlar tespit edilmemiştir.Kusur tespitleri ile alakalı gerekli inceleme ve araştırma yapılmamış olup kaza tespit tutanağında “…Kaza oluşumunda sürücülerin herhangi bir kusurunun olmadığı, Karayolunun yapımı, bakımı ve işletmesinden sorumlu ... işleticisinin 2918 K.T.Y. madde 19’a göre “yolun yapımı bakımı işletilmesi ile görevli ve sorumlu kuruluşun, trafik güvenliğini sağlayacak şekilde gerekli tedbirleri almadığından kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.” ifadesine yer verilmiş ancak bu ölçüm, inceleme ve tetkiklerin içeriği aydınlatılmamıştır. Yalnızca el ile çizilen bir kroki ile kazaya ilişkin denetime elverişli bir inceleme yapılabilmesi mümkün değildir. Bu hali ile kusurun tamamının hatalı şekilde müvekkil şirkete yükletildiği bir kaza tespit tutanağına sonuç bağlanması hukuka aykırıdır.
Olayımızda dava dışı sürücü olan ...’ın, nedensellik bağını kesecek cihette kusuru olup olmadığı araştırılmalıdır. Çünkü sürücünün nedensellik bağını kesecek düzeyde kusurlu bir fiili bulunması halinde Müvekkil şirkete kusur atfedilemez. Kaza tespit tutanağı ile kazanın oluş şekli incelendiğinde anılan zarar kalemlerinin huzurdaki davaya konu kaza sonucu ortaya çıkmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu görülecektir. Bu nedenle, davacı taraf kendi kusurundan kaynaklanan kaza nedeniyle tazminat talep etmekte ve bunun yanında, keyfi olarak tamir ve değişikliğe konu edilen parça bedellerinin tazminini talep etmektedir. Davaya konu aracın kaza tarihi olan 29.12.2022 tarihinden öncesine ait hasar kayıtlarının incelenmesi gerekmektedir. 8.davacı tarafça talep edilen icra inkar tazminatı haksız ve hukuka aykırıdır. Davacının taleplerini hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla icra inkar tazminatı bakımından şartlar değerlendirildiğinde alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir. Haksız ve mesnetsiz davanın ESASTAN REDDİNE,
Tüm yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." savunmuştur.
DELİLLER:
... 1.İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyası, sigorta poliçesi, kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, 04/12/2024 tarihli bilirkişi raporu, ATK'dan alınan 17/01/2025 tarihli kusur raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; haksız fiilden kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
... 1.İcra Dairesi'nin ... takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ... Şirketi tarafından, borçlu ...Şirketi aleyhine 61.215,54TL rücu bedeli, 3.486,77TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 64.702,31TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 49. Maddesinde "..Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür..." düzenlemesi yer almaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde, ''Erişme kontrollü karayolu (otoyol): özellikle transit trafiğe tahsis edilen, belirli yerler ve şartlar dışında giriş ve çıkışın yasaklandığı yaya, hayvan ve motorsuz taşıtların giremediği, ancak izin verilen motorlu araçların yararlandığı ve trafiğin özel kontrole tabi tutulduğu karayoludur.'' şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun Karayolları Genel Müdürlüğünün Görev Yetkileri başlıklı 7/1-a bendine göre; ''Kara Yolları Genel Müdürlüğü'nün yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmakla'' yükümlü olduğu belirlenmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 19.maddesinde "...İlgili bütün kuruluşlar, yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu oldukları karayollarında;a) Karayolu yapısını,
b) Trafik işaretlerini,
trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmak ve bulundurmakla yükümlüdürler.." düzenlemesi yer almaktadır.
Bilirkişi heyetinden alınan 04/12/2024 tarihli raporda özetle; " ... plakalı davacı taraf otomobil sürücüsü ...'ın aracında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında kusursuz olduğu, Sahipsiz başı boş köpeğin otoyola girmesi sonucu ... plakalı otomobilin çarpması sonucu araçta meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında köpeğin otoyola girmesinin olayda %100 (yüzde yüz) oranında etkenlik arz ettiği, Davalı... Şirketi'nin ... plakalı otomobil sürücüsünün otoyola giren köpeğe çarpması sonucu aracında oluşan maddi hasarlı trafik kazasında, ani gelişen olay sonrası alabileceği bir önlem ve tedbir bulunmadığından dolayı dava konusu ... plakalı otomobilde meydana gelen hasardan dolayı kusursuz olduğu kanaatine varılmıştır. Dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespiti Hakim yetkisindedir. Maddi hasar yönünden değerlendirme neticesinde; tüm dosya kapsamı ve tekmil veriler birlikte değerlendiren heyetimiz, olayın mahallinde tanzim edilen kaza tespit tutanağı olay anlatımı ve kaza krokisi doğrultusunda davaya konu olayın ...plakalı otomobil sürücüsü kuzey Marmara Otoyolunda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, otoyola aniden giren başıboş ve sahipsiz köpeğe aracının ön tarafı ile çarpması sonucu olayın meydana geldiği tespit edilmiş olup, ön aksamda hasarın meydana geldiği, dosya kapsamında sunulan 15.03.2023 tarihli ekspertiz raporunda sunulan dava konusu araçtaki hasarı gidermek için gerekli KDV dahil 61,215.54 TL bedelli parça ve işçilik bedelleri ile kazaya ait resimlerin karşılaştırılmasından hasarı yansıttığı ve kadri maruf sayılmasının uygun olacağı..." rapor edilmiştir.
ATK'dan alınan 17/01/2025 tarihli kusur raporunda özetle; "Dosya içerisinde bulunan maddi hasarlı kaza tespit tutanağından kaza yerinin meskun dışı mahal olduğu görülmüştür. ... ve ... tarafından hazırlanan bilirkişi heyet raporunun sürücü ...'ın kusursuz olduğu, başıboş köpek'in %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, kuzey marmara otoyolu anadolu otoyol işletmesi anonim şirketin kusursuz olduğu şeklinde tanzim edildiği görülmüştür. Dosya tümüyle incelendi. Maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, bilirkişi heyet raporu, mevcut diğer veriler ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak kazanın yukarıda "Olay" bölümünde anlatılan şekilde meydana geldiği anlaşılmış, aşağıdaki kanaate varılmıştır. Mevcut verilere göre; A) Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında taşıt yoluna giren başıboş köpeğe çarptığı olayda atfı kabil kusuru bulunmamaktadır. B) Taşıt yoluna giren başıboş köpek, meydana gelen olayda etkendir. Sürücü ...'ın kusursuz olduğu, Taşıt yoluna giren başıboş köpeğin %100 (yüzde yüz) oranında etken olduğu..." rapor edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre 29.12.2022 tarihinde davacı şirket nezdinde sigortalı... plakalı araç, ... İstikameti O7 / 24 000+500 Kilometresinde seyir halindeyken başıboş hayvanın araç önüne çıkması nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve davacı tarafça sigortalıya yapılan ödemeden kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu kazanın meydana geldiği otoyolun, davalının işletiminde özel yasaya tabi bir yol olduğu ve otoyolunun yapım, bakım, onarım işletme vb. sorumlulukların davalı şirkete ait olduğu, davalı şirketin her türlü tedbiri alma noktasında yetkiye sahip olmasına rağmen başıboş bir hayvanın otoyola girmesine engel olacak her hangi bir tedbir almadığı, önlem almakta ve müdahalede yetersiz kaldığı, davalı şirketin hizmetinden kaynaklanan kusuru ve otoyolun bakım, onarım ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürme noktasında 2918 s. Karayolları Trafik Kanunun 7., 13., 14. maddeleri uyarınca %100 oranında asli ve tamamen kusurlu olduğu, davacı şirket nezdinde sigortalı aracın ise her hangi bir kusurunun bulunmadığı, 04/12/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile hasar için talep edilen miktarın kadri maruf olduğu, bu nedenle davalı yanın icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın varlığının ve miktarının tespiti için yargılama gerektiğinden( alacak likit olmadığından ) icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile davalı yanın ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 61.215,54 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
2-Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.181,63TL harçtan peşin alınan 721,90TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 323,51TL harçların toplamı olan 1.045,41TL'nin mahsup edilerek bakiye 3.136,22TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.045,41L peşin harç, 427,60TL başvuru harcı gideri toplamı olan 1.473,01TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 61.215,54TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 60,80TL vekalet harcı gideri, 210,00TL tebligat, posta gideri, 3.900,00TL ATK faturası ile 10.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.170,80TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.19/03/2025
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza