T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/461 Esas
KARAR NO : 2025/824
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/08/2024
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin 2020 yılında ...(...)’ne bağlı ...(...)’in %100 iştiraki olarak kurulduğunu, taraflar arasında 26.02.2024 tarihli ve "... Test Cihazları Alımı" konulu 135.000-Euro tutarlı sözleşme ve eklerinin akdedildiğini, davalı tarafın üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, imza tarihinden itibaren kesin teminat mektubunun sunulmadığını, cihaz siparişlerinin verilmediğini, tedarik konfirmasyonunu kanıtlayıcı evrakın müvekkiline sunulmadığını, bu durumun müvekkili tarafından davalı yüklenicinin ortağı ve yöneticisine bildirildiğini, .. 4. Noterliği vasıtasıyla ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamenin davalı tarafa tebliğ edildiğini ve 26.02.2024 tarihli Sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinden bahisle sözleşmenin fesh edildiğinin bildirildiğini, 18.04.2024 tarihli tebliğ sonrasında herhangi bir cevap verilmediğini, ... 14. Noterliğinin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesi vasıtasıyla 26.02.2024 tarihli Sözleşmenin 8. Maddesine göre imza tarihi olan 26.02.2024 tarihinden itibaren sözleşmenin feshi ihtarının davalı tarafça tebellüğ edildiği 18 Nisan 2024 tarihine kadar geçen 51 gün için ve beher gün başına 2700 Euro gecikme cezası olmak üzere toplamda 137.700 Euro ödenmesi talep edildiğini ancak bu ihtara da cevap verilmediğini belirterek davanın kabulü ile 135.000 Euronun TCMB'nin belirlediği tahsil tarihindeki efektif döviz satış kurun üzerinden hesaplanarak davalıdan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; sözleşme tarihinin usule uygun olmaksızın düzenlendiğini, müvekkiline inceleme fırsatı verilmeksizin 50-60 sayfa sözleşme imzalatıldığını, müvekkiline sözleşme aslı ve suretlerinin iletilmediğini, müvekkilince davacı tarafa ... 13. Noterliği ... yevmiye nolu ihtarname ile cevap verildiğini, davacının hiçbir maddi manevi zararının olmadığını ve sözleşmenin geçersiz olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye yönelik olan sözleşmenin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen 26.02.2024 tarihli "..." konulu sözleşme kapsamında tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, neticeten sözleşmeden kaynaklanan ticari ilişki kapsamında davacının davalı taraftan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti talebine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında akdedilen 26.02.2024 tarihli "..." konulu sözleşme kapsamında tarafların edimlerini yerine getirip getirmediği, sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, neticeten sözleşmeden kaynaklanan ticari ilişki kapsamında davacının davalı taraftan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarının tespiti hususunda tarafların dava konusu borç dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları incelenmek ve tarafların dosyaya sunduğu kayıt ve belgeler de nazara alınmak kaydıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. 18.08.2025 tarihli raporun sonuç kısmında ".... inceleme neticesinde: 1) Taraf şirketler arasında 26.02.2024 tarihinde imzalanan Sözleşme bedelinin: 1.350.001 EUR*KDV olduğu, Sözleşme'nin davacı şirket tarafından İdare/Ahcı sıfatıyla ve da şirket tarafından Yüklenici /Satıcı sıfatıyla imzalanmış olduğu, sözleşme süresinin; imza tarihi itibarıyla 4 ay olarak belirlenmiş olduğu, Sözleşme ve Sözleşme Ekleri üzerinde taraf şirketlerin kaşe ve imzası bulunduğu, 2) Davacı şirket tarafından keşide edilen ... 4. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı fesih ihtarnamesi ile davalı şirkete; “Sözleşme ile belirlenen kesin teminat mektubunun sunulmamış olduğu, sözleşme konusu cibazların siparişlerinin ilgili tedarikçilere bildirilmediği ve temin edilmemiş olduğu, tüm bu sebeplerle sözleşmenin İdare tarafından feshedildiği, İdare'nin uğradığı gecikme, süre kaybı, bali bazırda doğmuş ve doğacak tüm zarar, masraf, ber türlü ver cezai şart ödeme yükümlülüğü bulunduğunun ihtar edilmiş olduğu, İhtarnamenin tebliğ mazbatasında; davalı şirkete 18.04.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunun görüldüğü, 3) Davacı şirket tarafından keşide edilen ... 14. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete; “Taraflar arasındaki Sözleşmenin 8.maddesi uyarınca 26.02.2024 taribinden itibaren sözleşmenin fesbinin tebliğ edildiği tarih olan 18.04.2024 takibine kadar geçen 51 gün için ve her gün başına 2.700.-BUR cezai şart olmak üzere toplamda 137.700.-EUR Tutarının 7 iş günü içinde ödenmesi gerektiği” ihtar edilmiş olduğu, İhtarnamenin tebliğ mazbatasında; davalı şirkete 17.05.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunun görüldüğü, 4) Davacı şirketin 2024 yılına ait ticari defter ve kayıtlarında; davalı ile yapılan sözleşmeye ilişkin herhangi bir kayda (fatura-ödeme) rastlanılmadığı, Sözleşmenin 4.maddesi ile belirlenen 140.000.EUR bedelli teminat mektubuna ilişkin herhangi bir kayda rastlanılmadığı, B. Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesindi 5.02.2024 tarihli “...” konulu sözleşme kaptı ini yerine getirip getirme sözleşmenin fesbinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, 1) Taraflar arasında adi yazılı şekilde 26.02.2024 tarihinde 1.350.000Buro bedelli “... Test Cihazları Alımı” hakkında sözleşmenin kurulduğu; sözleşmedeki irade açıklamaları incelendiğinde sözleşmenin TBK m. 470 hükmünce eser sözleşmesi olduğu, buna göre davacının (sözleşmede “aha-idare” olarak anılmış olsa da) işsahibi, davalının ise (özleşmede “yüklenici-satıcı” olarak anılmış olsa da) yüklenici olduğu kanaatine varıldığı, 2) Davacı tarafından ... 4. Noterliği'nden ... tarihinde davalıya gönderilen 2146 yevmiye numaralı ihtarnamede özetle sözleşmenin 4. maddesi uyarınca davacıya kesin teminat mektubunun sunulmadığı, söz konusu cihazların süresinde temin edilmediği, davalının hiçbir edimini ifa etmediği ileri sürülerek sözleşmenin feshedildiğinin beyan edildiği; ihtarnamenin davalıya /muhatabına 18.04.2024 tarihinde tebliğ edildiği; ... Noterliği'nden davalıya yevmiye numaralı ihtarnamede özetle “Taraflar arasındaki Sözleşmenin 8.maddesi” uyarınca 26.02.2024 tarihinden itibaren sözleşmenin fesbinin tebliğ edildiği tarib olan 18.04.2024 taribine kadar geçen 51 gün için ve ber gün başma 2.700.-BUR cezai şart olmak üzere toplanıda 137.700.-EUR tutarının 7 iş günü içinde ödenmesi gerektiği'cün beyan edildiği; ihtarnamenin davalıya /muhatabına 17.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği, Sözleşmenin 8. maddesi “Safra, Sözleşme Ek-3 Mali Teklif Formunda belirtilen süre içinde ber bir mal için ayrı ayrı olacak şekilde malların tamamını veya berbangi bir kısmını teslim edemez ve bizmetleri yerine ise, Aha, gecikilen ber bi toplamda, sözleş Yol'un geçmeyecek biçimde, sözleşme fiyatının binde ikisine (900,2) eşit bir meblağı gecikme cezası olarak kesebilir. Kesintiler yüze altıya (0110) ulaştığında, Alcı sözleşmeyi fesl r.” şeklinde olup davacının bu hükme dayalı olarak sözleşme bedelinin 4010'u olan 135.000Buro'nun ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği; taraflarca TBK m. 179/1P hükmünce “ifa yerine istenen ceza koşulunun (cezai şartı)” kararlaştırıldığı, Dosya kapsamı incelendiğinde (davacının fesib ibtarnamesine gerekçe gösterdiği bu hususlar öncelendiğinde; - davalının da teminat mektubunu davacıya sunduğunu beyan etmediği; teminat mektubunun davalı tarafından sunulduğunu gösteren bir delile dosya kapsamında rastlanmadığı; davalının borcunu ifa ettiğine yönelik bir beyana da rastlanmadığı; aksine davalının, davacının inşaatı bitirmemesi nedeniyle kurulumun yapılmadığını ifade ettiği; davalı tarafından sözleşmede üstlenilen borcun gereği gibi, zamanında, eksiksiz ve ayıpsız ifa edilip edilmediğinin uzmanlık alanımızca tespit edilmesinin mümkün olmadığı; dolayısıyla davacının sözleşmeyi haklı nedene dayanarak feshedip etmediği hususunun da tespit edilemediği; - eğer Sayın Mahkemece davalı yüklenicinin kendisine isnat edilecek bir nedenle borcunu ifa etmediği ve sözleşmenin davacı tarafından (gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamenin davalıya muhataba 18.04.2024 taribinde tebliğ edilmesiyley “haklı nedene dayanarak” feshedildiği kabul edilir ise bu halde davacının sözleşmenin 8. maddesi gereğince kararlaştırılan ceza koşulu olarak sözleşme bedelinin %10'u olan 135.000-Euro'nun ödenmesini talep edebileceği..." şeklinde görüş belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; Taraflar arasında 26.02.2024 tarihinde "..." konulu bir sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme bedeli olarak 1.350.000,00-Euro tutarlı sözleşme imzalanmış; imza tarihinden itibaren iki hafta içinde kesin teminat mektubu verilmesi ve nihayet ürün teslimi için 4 aylık süre öngörülmüş; ödemenin %80 ürün tesliminde, %20 kurulum sonrasında yapılacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşme'de öngörülen sürenin dolmasından itibaren ürün teslimine yönelik geciken her gün için %0,2 ve her halde sözleşme bedelinin %10'unu aşamayacağına dair gecikme cezası (ceza şartı) öngörülmüştür. Davacı taraf, ...4. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 26.02.2024 tarihli Sözleşme uyarınca üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinden bahisle sözleşmenin feshedildiğini bildirmiş ve ardından huzurdaki dava ikame edilmiştir. Davacı, geciken her gün için hesaplanan %0,2 cezanın sözleşme bedelinin %10'unu aşması nedeniyle üst sınır olarak belirlenen 135.000 Euro'nun davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı yan cevap dilekçesinde, alkollü yemek ortamında şirket yetkilisinin sözleşme ve eklerini imzaladığını, şirket vekillerinin sözleşmeyi imzalama fırsatı bulamadığını, sözleşmenin tek nüsha olarak davacı yanın uhdesinde tutulduğunu, Sözleşme tarihinin hukuka aykırı olarak belirlendiğini ileri sürmüş ve nihayet Sözleşme'nin şeklen geçersiz olduğunu ifade etmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 18/2. maddesinde belirtildiği üzere, her tacirin, ticaretine ait tüm faaliyetlerde basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Uyuşmazlık konusu sözleşme incelendiğinde, birinci sayfasında işin konusu ve bedeli, ikinci ve üçüncü sayfalarında temin süreleri, teminat ve ceza maddelerinin madde başlıklarında açıklamalarına yer verilecek şekilde açık ve anlaşılır dille ifade edildiği, sözleşmenin her sayfasında davalı şirketin kaşe ve imzasının bulunduğu görülmektedir. Bu nedenle, davalı şirket yetkilisinin karşılıklı güvene dayalı olarak yemek ortamında sözleşmeyi okumadan imzaladığı yönündeki savunmasının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini ortadan kaldırmayacağı değerlendirilmiştir. Diğer taraftan, sözleşme kapsamındaki teminat mektubu ve ürün teslimine ilişkin davalı yanca herhangi bir işlem yapılmadığı tarafların kabulündedir. Nitekim yukarıda yer verilen bilirkişi raporunda da aynı yönde tespitlere yer verilmiş ve sözleşme kapsamında davacının 135.000 Euro ceza talep edebileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce de, söz konusu görüş benimsenmiştir. Bununla birlikte, 6098 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 182/3. maddesinde "Hakim, aşırı gördüğü cezai şartı kendiliğinden indirir." hükmü mevcuttur. Diğer taraftan, TTK'nın 22. maddesinde tacir sıfatını haiz borçlunun mahkemeden ceza indirimi isteyemeyeceğine dair düzenleme mevcut olmakla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması uyarınca bu düzenlemenin mutlak bir kural olmadığı ve somut olayın özelliklerinin gözetilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu çerçevede, somut olay kapsamında mahkememizce yapılan değerlendirmede, taraflar arasında anılan sözleşmenin imzası dışında işin gerçekleşmesine dair başkaca hiçbir işlem yapılmadığı, davalı tarafın iki haftalık kesin teminat mektubu süresinin dolmasıyla ve bunun teslim edilmemesiyle birlikte artık işin gerçekleşmeyeceğinin ortaya çıktığı, davacının da gönderdiği ihtarnameler ile sözleşmenin ayakta tutulmasından ziyade doğrudan cezai şartı tahsil etmeyi hedeflediği görülmektedir. Borçlunun ödeme kabiliyeti olmadığına dair herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. Nitekim ticari defterlerini de incelemek için sunmamıştır. Bununla birlikte, öncelikle sözleşmenin geçersiz ve feshin haksız olduğu, mahkeme aksi kanaatte ise ceza bedelinin fahiş olduğu ve düşürülmesi gerektiği yönünde itirazı bulunmaktadır. Davalının, sözleşme kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmediği ve davacının fesih bildiriminde haklı olduğu mahkememizin kabulündedir. Bununla birlikte, davalının borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı herhangi bir menfaat bulunmaması, kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ile hüküm altına alınacak ceza miktarı olan 135.000,00 Euro üzerinden hak, adalet ve nesafet kuralları dikkate alınarak yarı oranında indirim yapılmasına karar verilmiş; indirim yapılan miktar yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ve yargılama giderlerinin tamamı davalı üzerinde bırakılmıştır.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne,
67.500,00-Euronun 18.04.2024 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince T.C. Merkez Bankası'nın 1 yıl vadeli Euro mevduata verdiği en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 165.155,96-₺ harçtan peşin alınan 82.558,62-₺ harcın mahsubu ile bakiye 82.597,34-₺ karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 45.000,00-₺ ve 1.025,00-₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 46.025,00-₺ ile 83.047,02-₺ harç gideri olmak üzere toplam 129.072,02-₺ yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 325.951,62-₺ nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-₺ arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza