T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/653 Esas
KARAR NO : 2025/713
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/09/2015
KARAR TARİHİ : 11/09/2025
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında ... tarihli ... numaralı sigorta poliçesi akdedildiğini, poliçenin yağış, sel, seylap, toprak kayması, toprak çökmesi risklerini kapsadığını, 22/10/2014 tarihinde riziko adresi olan ...'da meydana gelen sel nedeni ile hasar meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine 23/10/2014 tarihinde hasar ihbarında bulunulduğunu, sigorta şirketi eksperliğince 03/11/2014 tarihinde yerinde inceleme yapılarak 04/11/2014 tarihli ön rapor ve 08/04/2015 tarihli nihai raporun tanzim edildiğini, bu rapora göre 214.200,00-₺ hasar tespit edildiğini ancak koasürans ve muafiyet klozu nedeni ile ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, sigorta ekspertiz raporunda hesaplanan hasar bedelinin gerçek zararı yansıtmadığından müvekkili tarafından kabul edilmediğini, uzman bilirkişi kuruluna başvurulduğunu, bilirkişi kurulu tarafından tanzim olunan raporda hasar bedelinin 1.091.500,00-₺ olduğunu, davalıya 23/07/2015 tarihinde ihtarname keşide edildiğini ancak davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmayacağının cevabi ihtarname ile bildirildiğini belirterek fazlaya dair her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile bu aşamada 100.000,00-₺ bedelin hasarın ihbar edildiği tarihten itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkili şirket tarafından ... nolu inşaat bütün riskler sigorta poliçesi ile davacıya ait ... mevkii olarak belirtilen risk adresinde gerçekleştirilecek ...inşaatı kapsamında sigorta konusu değerlerin 01/04/2014-01/04/2015 tarihleri arasında inşaat süresi ve inşaatın bitiş tarihini takiben başlamak üzere 12 ay genişletilmiş bakım süresi için 24.000.000,00-₺ sigorta bedeline karar olmak üzere sigorta poliçesinde belirtilen risklere karşı poliçede belirtilen şartlarla sigortalandığını, sigorta konusu termal otel inşaatında 22/10/2014 tarihli yer kayması nedeni ile hasar meydana geldiğinden bahisle 23/10/2014 tarihinde yapılan hasar ihbarı üzerine müvekkili şirket nezdinde ... nolu hasar dosyası açıldığını, sigortalı şirket tarafından tanzim ettirilen 30/04/2015 tarihli teknik inceleme raporu sunulduğunu, raporda yapılan değerlendirmelerin incelenmesi neticesinde plan, proje veya hesap hatasından dolayı sigortalı mallarda meydana gelebilecek ziya ve hasarlar maddesi dikkate alındığında oluşan hasarların, kayıpların teminat dışı kalacağının anlaşıldığını, davaya konu hasar hesabı, projesi bulunmadığı gibi mühendislik kural ve standartlarına aykırı şekilde yapılan iksa/dayanım sistemindeki hatadan kaynaklandığını, bu durumda inşaat sigortası genel şartlarının A.4/h maddesi uyarınca sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını, davaya konu hasarın sigorta teminatı kapsamında olan bir olay sonucu gerçekleştiği kabul olunsa dahi yer/toprak kayması hasarı için poliçede ön görülen koasürans ve muafiyet hükümleri ve eksik sigorta faktörü esas alınarak yapılan hesaplama sonucu belirlenen hasar miktarlarının muafiyet altında kaldığının tespit olunmasından dolayı da sigorta teminatı dışında kaldığını belirterek tüm bu sebeplerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen 11/09/2014 tarihli "İnşaat Bütün Riskler Sigorta Poliçesi" kapsamında meydana geldiği iddia olunan riziko nedeni ile davacının uğradığı zararın poliçe kapsamında tazmini talebine ilişkindir.
Davacı vekili 06/03/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100.000,00-₺ olarak belirttikleri taleplerinin 1.246.770,00-₺ daha arttırılarak taleplerinin toplam 1.346.770,00-₺ olarak ıslah ettiklerini, müddeabih değerinin 1.091.500,00-₺'sine davalının temerrüt tarihi olan 30/07/2015 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte bakiye tutar olan 255.270,00-₺'ye ıslah tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve ıslah etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda...E.K. sayılı 31/12/2019 tarihli kararı ile "...1-Davanın kısmen kabulüne, 230.953,92-₺ tazminatın 30/07/2015 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." şeklinde karar verilmiş, kararın istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin ... E.K. sayılı 21/09/2023 tarihli ilamı ile "...Yukarıda da belirtmiş olduğu üzere, davaya konu taşınmazın ruhsat ve projelerinin celbi sağlanarak mahkemece oluşturulan yeni bilirkişi heyetince düzenlenen raporda ise , olayda resepsiyon binası hasarının esasen iksa temel hasarından kaynaklandığı , resepsiyon binası hasarı yönünden etkilenme alanının 500 m2 olduğu , davalının 1.090.750 x0,80= 872.600 TL tazminat ödenmesi gerektiği , olayda eksik sigortanın söz konusu olduğu ve bu faktör nazara alındığında davalının azami 230.953,92 TL sigorta tazminatından sorumlu olabileceği tespitinde bulunulmuştur.
Öncelikle yukarıda yer alan bilgilerden anlaşılacağı üzere, Bilirkişi raporları arasında, hasarın kaynağına (iksa ve temel hasarı) ilişkin çelişkili tespitler yer almaktadır. Bu durumda mahkemece, konusunda uzman bilirkişi kurulundan hasarın hangi nedenle çıktığına, olayda eksik sigorta, koasürans hükümlerinin uygulanıp/uygulanmayacağına, oluştuğu belirilen zarar miktarına ilişkin farklılıkların giderilmesi yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, çelişki giderilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle mahkemece, sigorta, , inşaat mühendisi, mimar ve jeoloji mühendisinden oluşturulacak yeni bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile mahkemece alınan heyet raporları, hasar dosyası kapsamında yer alan belgeler, taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına ayrı ayrı sunduğu itiraz dilekçelerinde yer alan iddialar tartışılarak, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli kesin kanaat bildirir heyet raporu alınarak karar verilmesi gerektiğinden, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Tarafların istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin,... Esas, ... Karar sayılı ve 31/12/2019 tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6. madde uyarınca KALDIRILMASINA..." karar verilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nin 21/09/2023 tarih ve... E.K. sayılı ilamı kapsamında daha önce alınan heyet raporları, hasar dosyası kapsamında yer alan belgeler, taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına ayrı ayrı sunduğu itiraz dilekçelerinde yer alan iddialar tartışılarak, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor tanzimi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir. 24.06.2024 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunun sonuç kısmında "...Yukarıda yapılan tüm alıntı ve açıklamalar ışığında; dava dosyasına davaya konu konsol tarzındaki fore kazıklı iksa sistemine ait bir proje, hesap raporu vb. belgenin sunulmamış olduğu, yerinde yapılan keşiflere dayalı olarak teknik kişilerce düzenlendiği anlaşılan (yukarıda alıntılanan) raporlardan ve dosyaya sunulan çok sayıda fotoğraftan; inşaatın sahadaki en üst yetkilisi olan proje müdürü ve yapı denetim yetkilisi tarafından gönderildiği belirtilen proje paftasında davaya konu kazıkların 50 cm çaplı, 9-10 cm aralıklı ve 17 m boyunda gözükmelerine rağmen, konu olan kazıkların yerinde; 40 cm çaplı, net 40-50 cm aralıklı ve 12 m boyunda (gönderilen proje paftasına aykırı bir şekilde) imal edilmiş oldukları, davacı tarafça talep edilmesi üzerine teknik kişilerce yerinde yapılan keşiflere dayalı olarak düzenlendiği anlaşılan 08.05.2015 tarihli Teknik İnceleme Raporunda 9 m yükseklikteki bir dayanma duvarının konsol olarak tasarlanmasının ancak 120 cm gibi büyük çapta kazıklar ile mümkün olabileceği belirtilmesine rağmen yerinde kazık çaplarının bu ölçünün üçte biri olacak şekilde 40 cm çaplı olarak imal edilmiş oldukları ve de sıralanan tüm bu projesine ve teknik şartnamesine aykırı kazık imalatı neticesinde; olması gereken çapın (120 cm) üçte biri oranında (40 cm) imal edilen ve gönderildiği belirtilen proje paftasında 9-10 cm aralıklı ve 17 m boyunda gözükmekte iken yerinde net 40-50 cm aralıklı ve 12 metre boyunda imal edilen konsol tarzındaki fore kazıklı iksa sisteminin meydana gelen yağış sonrasında kazıyı destekleyememiş ve davaya konu binada yapısal zarar meydana gelmesine sebebiyet vermiş olduğu, Dosyada yapılan inceleme neticesinde dava konusu yere ait zemin etüt raporu ve İmar Planına esas Jeolojik Etüt raporuna rastlanmamış olup, yapılan literatür çalışması neticesinde davaya konu parselin bulunduğu bölgede... yüzeylendiği tespit edilmiştir. ... İl Afet Risk Azaltma Planında; “Yalakdere formasyonu, Yalova İlinin batısında ... dolayında güneyde ...civarında yüzeylenmektedir. Birim gevşek tutturulmuş, sarı, sarımsı kahverenkli kum, konglomera, çamurtaşı ve marnlardan oluşur. Birim içinde kireçtaşı düzeyleri de gözlenmekte olup, çakıllar genellikle yuvarlaklaşmış ve orta boylanmalıdır. Çoğunlukla tutturulmamış olan birim çapraz tabakalı, demir oksit nodüllü ve çamurlu-killi topakçıklar içerir. Birim yer yer heyelanlı olup, aktif tektonizmadan etkilenmiştir. Kıvrımlı ve kırıklı yapıya sahiptir.” denilmekte olduğu, Bahsedilen bu formasyonun heyelanın oluşumunu tetikleyecek nitelikte olması, heyelan duyarlılık haritasında aktif/potansiyel heyelan alanında kaldığı, bu tür zeminlerde yapılacak inşai ve kazı çalışmalarının bu risk düşünülerek projelendirilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamında ve önceki bilirkişi raporlarında da tespit edilen, heyelanın etkisinden korunmak için gerekli olan kazıkliksa çalışmalarının yetersiz olduğu, kayma derinliği ve toprak itkisi dikkate alınmadan yapıldığı, davaya konu olayın meydana geliş şeklinden ve yıkım etkisinden anlaşılmakta olduğu, Heyet içerisinde sigortacı bilirkişi bulunmadığından eksik sigorta, koasürans ve muafiyet uygulaması yapılamamış olmakla beraber, keşfen yapılan incelemeye ilişkin 30.04.2015 tarihli Teknik İnceleme Raporunun daha detaylı ve kapsamlı bir şekilde zarar miktarını tespit edilmiş olduğu, 2014 yılı birim fiyatı olan 1.600,00 TL/m? üzerinden yapılan hesaplama sonucunda, toplam hasar bedelinin, Temel Altı Dolgusu hariç 936.500,00 TL ve Temel Altı Dolgusu dahil 1.036.500,00 TL olması gerektiği, Yukarıda detaylı ve gerekçeli bir şekilde arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda; kısmi veya tam hasar halinde tazminat tutarı, sigortalı kıymetlerin hasardan bir gün önceki durumuna getirilmesi için ödenmesi gereken bedel ve sigorta değeri ise rizikonun gerçekleştiği anda sigortalı kıymetin rayiç değeri olduğundan, sigorta değerinin belirlenmesi ve eksik sigortanın varlığını tespit için yapılan incelemenin de, sigorta tazminatının belirlenmesinde olduğu gibi, sigortalı inşaatın hasar tarihinden bir gün önceki değerine göre yapılması gerektiği, Poliçede sigorta edilen projenin tüm inşaat alanı 56.673,65 m² olmasına ve dava konusu 22.10.2014 olay tarihi itibariyle, sigortalı inşaatın 945 m²'lik resepsiyon binasının tamamlanabilmiş ve inşaatın tamamlanma seviyesi / gerçekleşme oranı %1,667 ve projenin tamamlanabilen 945 m²'lik inşaatta meydana gelen hasarın KISMİ HASAR olarak kabul edilmiş olmasına rağmen, inşaatın asla tamamlanmış sayılamayacağı ve sigorta değerinin, henüz tamamlanmamış olan sigortalı inşaat projesinin tamamlanabilmiş ve hasar görmüş olan 945 m”'lik kısmi inşaatı üzerinden değil de, henüz bitmemiş inşaatın tamamlanmış gibi kabul edilerek projenin tüm inşaat alanı 56.673,65 m² üzerinden hesap edilmesinin ve Eksik Sigorta hükümlerinin uygulanmasının, Sigorta Hukuku ilkelerine, İnşaat Bütün Riskler (CAR) Sigortası Genel Şartlarına, ilgili Yasa maddelerine ve mevcut Yargıtay Kararlarına aykırı bir uygulama olduğu, Ayrıca Kısmi Hasar olarak kabul edilmiş olan ve olayda zarar gören Resepsiyon Binasının 945 m²'si üzerinden hesap edilmesi gereken sigorta değerinin, dava konusu poliçenin sigorta bedeli üzerinde bir bedele ulaşmasının mümkün olmadığı, olay tarihinde tamamlanabilmiş olan inşaatın maliyetinin ve sigorta değerinin 945 m² x 1.600,00 TL/m² 1.512.000,00 TL olarak hesaplanması gerektiği ve 1.512.000,00 TL sigorta değerinin 24.000.000,00 TL sigorta bedeli üzerinde olmadığı, bu nedenle dava konusu somut olayda Eksik Sigorta bulunmadığı ve Eksik Sigorta uygulanmasının mümkün olmadığı, Yargıtay Kararına göre, enkaz kaldırma masraflarına ilişkin müşterek sigorta ve muafiyet uygulanacağına dair hüküm ve açıklama bulunmadığından, yukarıda 1. maddedeki Hasar Tablosunda izah edilen ve hasar gören İksa Yapısı ve Resepsiyon Binasına ait enkazın kaldırılması bedeli 40.500,00 TL'nin kabul edilmesi gerektiği, MR 115 Dizayn Riski Klozu için, sadece inşaat işleri ile sınırlı olarak olay başı ve poliçe süresi boyunca 1.000.000,00 TL limit ile teminat verilmiş olduğu, Dava konusu somut olayda; inşaatın iyileştirilmesi ve/veya sağlamlaştırılması vb. bir olayın söz konusu olmadığı, aksine sigortalı inşaatın yapım aşaması süresi içerisinde henüz tamamlanmış Resepsiyon Binasının, sigorta süresi ve teminat kapsamı içerisinde vuku bulan yağışlar sonrası toprak kayması nedeniyle yıkılması nedeniyle, sigortalı olan proje kapsamındaki yıkılan Resepsiyon Binasının gerçek zarar kapsamında yeniden yapılması ve hasardan önceki durumuna getirmesi için şart olan 100.000,00 TL temel altı dolgusu bedelinin, sigorta teminatı kapsamında ödenmesi gerektiği, Yukarıdaki tablonun tetkikinden açıkça görüleceği üzere; dava konusu somut olayda, Eksik Sigorta bulunmadığı ve Eksik Sigorta uygulanmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla davacı .... A.Ş.'nin talep edebileceği gerçek zarar miktarının, 100.000,00 TL Temel Altı Dolgusu DAHİL 762.940,32 TL ve 100.000,00 TL Temel Altı Dolgusu HARİÇ 684.540,32 TL olduğu ve dava konusu poliçe teminatı kapsamında davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu bulunduğu..." şeklinde görüş belirtilmiş, taraf vekillerinin bilirkişi heyeti kök raporuna karşı itirazları değerlendirilmek kaydı ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 12.12.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...Yalova İlinin batısında... dolayında güneyde ... civarında yüzeylenen Yalakdere Formasyonun; heyelanın oluşumunu tetikleyecek nitelikte olması, heyelan duyarlılık haritasında aktif/potansiyel heyelan alanında kaldığı, bu tür zeminlerde yapılacak inşai ve kazı çalışmalarının bu risk düşünülerek projelendirilmesi gerektiği, dava konusu rizikonun heyelanın etkisinden korunmak için gerekli olan kazık/iksa çalışmalarının hatalı, yetersiz olması ve dolayısıyla proje hatası nedeniyle meydana geldiği, Dava konusu inşaatın ve sigorta poliçesinin başlangıç tarihinin 01.04.2014 ve projenin bitiş tarihindeki ulaşacağı tahmin edilen sigorta bedelinin 24.000.000,00 TL olduğu, Dava konusu rizikonun 23.10.2014 tarihinde poliçe vadesi içerisinde meydana gelmiş olduğu, İnşaatın bitiş tarihindeki projenin tamamının 56.673,65 m², 23.10.2014 riziko tarihindeki inşaatın son /fiili inşaat durumunun 945 m² olduğu, Dava konusu 23.10.2014 tarihli rizikonun inşaatın başlangıcından 6 ay 22 gün sonra meydana gelmiş olduğu, 19.02.2018 tarihli Ek Bilirkişi Raporundan, riziko tarihine kadar inşaat süresince enflasyon ve keşif artışları nedeniyle herhangi bir artışın söz konusu olmadığının, sigorta bedelinde de herhangi bir artışın meydana gelmediğinin tespit edilmiş olduğu, Ancak; sigorta eksperi hemen ilk raporunda, projenin tamamı olan 56.673,65 m² ile 2014 yılı inşaat maliyet bedeli olan 1.600,00 TL'nin çarpımı sonucunda, inşaatın proje bitiminde ulaşılacak nihai proje değerini, yani sigorta değerini 90.677.840,00 TL olarak tespit etmiş ve eksik sigorta kuralını uygulamış olduğu, Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından 11.08.2015 tarihli Ret yazısında özetle; “İnşaat All Risks / CAR (Bütün Riskler) Sigortası Genel Şartlarının A/4-h maddesine göre “plan, proje veya hesap hatasından dolayı sigortalı mallarda meydana gelebilecek ziya / hasarların” teminat harici olduğunu belirtmiş, tazminat talebini reddetmiş olduğu, Ancak; hasarların oluşumunda etken olayın yer kayması/heyelan olarak belirlenmesi ile bu defa sigortalının lehinde yapılan değerlendirmede ise, “İksa Sisteminin kapsam dışında tutulması gerektiği, mühendislik hizmeti almış olup hasar görmüş olan Resepsiyon Binasının hasarının giderilmesi, hasar enkazının kaldırılması ile temel kazı çukuruna dolan toprağın tekrar kazısı maliyetinin teminat kapsamına alınabileceği, ancak bu durumda da koasürans ve eksik sigorta uygulanması sonucu, bu bedelden de muafiyet tenzil edildiğinde muafiyet altında kaldığının tespit edilmiş” olduğunun belirtilmiş olduğı Sigortalı otel inşaatının riziko tarihindeki fiili inşaat durumunun 945 m² olması nedeniyle, inşaat maliyet bedeli 1.600,00 TL ile çarpılması halinde ise 945 m² x 1.600,00 TL - 1.512.000,00 TL tutarında bir sigorta değeri elde edilir ki, bu miktar 24.000.000,00 TL altında kaldığından dava konusu somut olayda Eksik Sigortanın söz konusu olmadığı ve Eksik Sigorta uygulamasının mümkün olmadığı, Projenin tamamı 56.673,65 m² olmasına karşın, riziko tarihindeki fiili inşaat durumunun 945 m² olması ve 202 gi sürenin kısalığı karşısında, sigorta değerinin, sigorta bedelinin üzerinde bir meblağa ulaşmasının kesinlikle mümkün olmadığı, riziko tarihine kadar herhangi bir keşif veya hakediş artışı da olmadığına göre, sigorta değerinin sigorta bedelini aştığının iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Ayrıca, dava konusu somut olayda; sigortalı inşaat projesinin tamamı 56.673,65 m² ve inşaatın henüz tamamlanmamış riziko tarihindeki fiili inşaat durumu 945 m² olmasına rağmen, sigorta tazminatının belirlenmesinde olduğu gibi, sigortalı inşaatın riziko tarihinden bir gün önceki değerine göre yapılması gerekir iken, riziko tarihindeki inşaatın geldiği fili durumu göz önüne alınmaksızın, sigorta değerinin 945 m² üzerinden hesap edilmesi yerine 56.67 üzerinden hesap edilerek, Eksik Sigorta uygulaması yapılmasının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, hakkaniyete ve Sigorta Hukukuna da aykırı olduğu, Yukarıda arz edilmiş olan Yargıtay Kararları doğrultusunda; dava konusu somut olayda, MR 115 Klozunun poliçeye eklenmiş olması nedeniyle genel şartların A.4/h maddesinin kapsamının genişletilmiş olması ve riziko sonucu meydana gelen tüm hasarın değil, sadece proje hatası ve noksanlığı sonucu oluşan fore kazıklı iksa sistemi hasarının sigorta teminatı dışında tutulması gerektiği ve hatalı iksa sistemi sonucunda Resepsiyon binasında meydana gelen zararların ödenmesi gerektiği, tüm hasarın tamamen reddedilmesinin kabul edilemez olduğu, 26.10.2010 tarihli Yargıtay Kararı gereğince; proje hatası ve noksanlığı sonucu oluşan fore kazıklı iksa sistemi hasarının sigorta teminatı dışında kalması ile birlikte, Temel Altı olgusunun da sigorta teminatı dışında kalması gerektiği, Dolayısıyla; dava konusu somut olayda, rizikonun teminat dışında kaldığına ve Eksik Sigortanın mevcut olduğuna ve uygulanması gerektiğine ilişkin iddianın, TTK.'nun 1409/2. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin ispatla yükümlü olduğu, İddiasını soyut olarak değil somut ve kesin delillerle ispatlaması gerektiği, Koasürans ve muafiyet tenzili ile yapılan hesaplama sonucunda davacının talep edebileceği gerçek zarar miktarının 674.756,00 TL olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporu denetime uygun, kanaat oluşturmaya ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında ... tarihli ... numaralı sigorta poliçesi akdedildiği, anılan poliçe ile davacıya ait "..." olarak belirtilen risk adresinde gerçekleştirilecek termal otel inşaatı kapsamındaki sigorta konusu değerlerin 01/04/2014-01/04/2015 tarihleri arasındaki inşaat süresi ve inşaatın bitiş tarihini takiben başlamak üzere 12 ay genişletilmiş bakım süresi içerisinde 24.000.000,00-₺ sigorta bedeline kadar olmak üzere anılan sigorta poliçesinde belirtilen risklere karşı poliçede belirtilen şartlarla sigortalandığı, davacı tarafından sigorta konusu termal otel inşaatında 22/10/2014 tarihinde yer kayması nedeni ile hasar meydana geldiği öne sürülerek 23/10/2014 tarihinde hasar ihbarı yapıldığı ve davalı şirket nezdinde ... nolu hasar dosyası açıldığı sabittir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 31/12/2019 tarihli ve ... E.K. sayılı kararı ile 230.953,92-₺ tazminatın 30/07/2015 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." şeklinde karar verilmiş, kararın istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21/09/2023 tarihli ve 45. Hukuk Dairesi'nin ... E.K. sayılı ilamı ile mahkemece, sigorta, inşaat mühendisi, mimar ve jeoloji mühendisinden oluşturulacak yeni bilirkişi heyetine dosyanın tevdi ile mahkemece alınan heyet raporları, hasar dosyası kapsamında yer alan belgeler, taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına ayrı ayrı sunduğu itiraz dilekçelerinde yer alan iddialar tartışılarak, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli kesin kanaat bildirir heyet raporu alınarak karar verilmesi gerektiğinden karar kaldırılmıştır. Anılan ilam doğrultusunda 24.06.2024 tarihli bilirkişi heyeti kök ve 12.12.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmış; koasürans ve muafiyet tenzili ile yapılan hesaplama sonucunda davacının talep edebileceği gerçek zarar miktarının 674.756,00 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce söz konusu raporlar irdelenmiş ve denetime elverişli olduğu, istinaf ilamında ,işaret edilen hususları karşıladığı, tarafların kök rapora karşı yapmış oldukları itirazların değerlendirildiği nazara alınarak hükme esas alınmak suretiyle Davanın kısmen kabulüne, 674.756,00-₺'nin 30.07.2015 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulüne,
674.756,00-₺'nin 30.07.2015 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 46.092,58-TL nispi harçtan peşin alınan 23.068,75-TL harcın mahsubu ile bakiye 23.023,83-TL nispi karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 46.700,00-₺ bilirkişi ücreti, 2.200,90-₺ tebligat posta gideri olmak üzere toplam 48.900,90-TL üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 24.500,23-TL ile 23.100,55-TL harç gideri olmak üzere toplam 47.600,78-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 1.024,00-TL tebligat posta gideri üzerinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 510,96-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca kabul edilen dava değeri üzerinden davacı vekili lehine hesaplanan 105.213,40-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 104.802,10-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi gereğince ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/09/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza