T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/423 Esas
KARAR NO : 2024/770
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/09/2014
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkilimiz halen "..." adresinde faaliyet gösteren işletmesinde, davalı şirketler ile birlikte kimi araştırma şirketlerine, kendilerine teslim edilen matbu anket formları üzerinden talep edilen anketleri yapmak suretiyle faaliyet göstermektedir. Davalı şirketler içinde uzun süredir talep üzerine belirlenen sahalarda anket yapılmaktadır. İş bitiminde diğer davalı şirket ... Ltd. Şti.'ne işlerin fatura edilmesi istenmiştir. Bu sebeple her ne kadar işler davalı ... için yapılmış ise de cari hesap ilişkisi davalıların ortak talebi üzerine davalı ...adına kurulmuştur. İzah edilen bu gerekçe ile aralarında organik bağda bulunan davalı şirketler müvekkilimize karşı birlikte borçludur. Borçlular aleyhine, cari hesap bakiyesinden mütevellit 26.739,30TL alacağın, 112,09TL işlemiş faizi ile birlikte toplam tutarı olan 26.851,39TL'nin tahsili için ... 9.İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyası ile 27/02/2013 tarihinde icra takibi başlatılmıştır. Davalı borçlular süresinde borca itiraz etmiştir. Öncelikle davalı Tasfiye Halinde ...Şti.'nin tasfiyesinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, davalı şirketlerin aktifinde bulunan menkul gayrimenkul mallar ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarına dava sonuna kadar her türlü tasarrufun engellenmesi maksadıyla öncelikle teminatsız aksi takdirde teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçluların müvekkilimize %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; "Müvekkili ... Şirketinin müşterilerinden gelen talepler doğrultusunda istenen konularda araştırma yaparak anket oluşturduğunu ve bu bilgileri müşterilerine teslim ettiğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının diğer davalı ile müvekkili arasında organik bağ kurmaya çalışarak müvekkilini de sorumlu tutmaya çalıştığını, var ise alacağın kesin deliller ile ispatının gerektiğini, diğer müvekkili ... Şirketi için hangi işin yapıldığının, hangi anketlerin teslim edilip bedelinin ödenmediğinin açıklanmadığını, müvekkili ile davacı arasındaki ticari ilişki neticesinde gerekli ödemelerin yapıldığını ve borç bulunmadığını beyanla her iki müvekkili yönünden davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak yönünden davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
...9. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesiyle; davacı tarafından davalılar aleyhine 26.739,30 TL asıl alacak, 112,09 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 26.851,39 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalılara 07/03/2013 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 08/03/2013 tarihli dilekçeleri ile borca ve ferilerine itiraz ettiklerini, takibin durduğu ve işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 2014/1019 Esas 2019/1129 karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin ...Esas ... karar sayılı ilamı ile "..Davalılar vekili, 13/11/2019 tarihli duruşmada defterlerin ... 52. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından sorulmasını talep etmiş, mahkemece talep reddedilerek sözlü yargılama aşamasına geçilmesine karar verilmiş, davalı ...Şirketi yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, davalı ...Şirketi yönünden ise kanıtlanamadığından reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davalı ... Şirketi, taraflar arasında ticari ilişki olduğunu ancak borcun olmadığını, dava konusu faturaların teslim edilmediğini, faturaya konu hizmetin verilmediğini ileri sürmektedir. Davacı taraf, faturaların davalıya tebliğ edildiğini kanıtlamak için davalıya gönderilen bir gönderiye ilişkin kargo şirketince düzenlenen faturayı ibraz etmiştir. Davalının defterlerinin incelenmesi taraf iddialarının değerlendirilmesi açısından önem arz etmektedir. Mahkemece, davalılar vekilinin, 13/11/2019 tarihli duruşmada defterlerin ... 52. Asliye Ceza Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasından sorulması talebi reddedilerek, ''davalı defterleri incelenemediğinden davacı kayıtlarının tek başına davacı lehine kesin delil teşkil etmeyeceği, hizmetin verildiğinin kanıtlamadığı'' gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece ilgili mahkemeden, davalıya ait 2013 yılına ilişkin ticari defterler sorularak, temin edildiği takdirde bilirkişi incelemesinin neticesine göre karar verilmesi gerekmektedir.." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılarak dosya yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı sonrasında ... 52. Asliye Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak davalı Tasfiye Halinde ...Ltd. Şti'ne ait ticari defterlerin gönderilmesi talep edilmiş, mahkeme cevabi yazısında ticari defterlerin mahkemelerinde bulunmadığını bildirmiştir.
Davalı Tasfiye Halinde ...Ltd. Şti'nin defterlerinin incelenmesine ilişkin olarak ara karar tesis edilmiş, ihtaratlı duruşma zaptı davalı yana tebliğ edilmiş, davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmediğinden inceleme yapılamamıştır.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “Diğer Tarafın Ticari Defterlerini ibraz etmemes” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Nitekim, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi ...Esas, ...Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı ile; dosyaya celp edilen ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; davalı ...Şirketinin tasfiye halinde olduğu ve tasfiye memurunun ... olduğu, davalı ... Şirketinin ortaklarının ise farklı kişiler olduğu, adreslerinin farklı olduğu, şirketler arasında organik bağ bulunmadığı anlaşılmakla ... Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
-Davalı Tasfiye Halinde ...Ltd. Şti aleyhine açılan davada ise mahkememizce ticari defterlerin ibraz edilmesi veya mazeret bildirerek yerinde inceleme talep edilmesi, aksi takdirde davacı tarafın ticari defterlerine itibar edileceği hususunda ihtaratıda içerir duruşma zaptının davalı tarafa tebliğ edildiği ancak davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediği, mazerette bildirmediği; tacir olup, defter tutmak zorunda olan tarafın resmi defterlerin bulunmadığını ileri sürmesinin mümkün olmadığı, yine HMK 222/3 maddesi uyarınca taraflarca ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde karşı tarafın usulüne uygun olarak tutulmuş defter ve kayıtlarının kendi lehine delil olacağının düzenlendiği, davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacı yan ticari defter ve kayıtlarına göre dava konusu faturaların defterlerde kayıtlı oludğu ve takip tarihi itibariyle davalı yandan 26.739,32 TL alacaklı olduğu, davalı yanın bu miktarı ödediğini iddia ve ispat edemediği, bu sebeple icra takibine yapılan itirazın yerinde olmadığı, davalı yanın takipten önce temerrüte düşürülmediği, bu sebeple faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, alacağın faturadan kaynaklı likit ve hesaplanabilir bir alacak olması nedeniyle davacı lehine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ...aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine
2-Davalı Tasfiye Halinde ...Tic. Ltd. Şti aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile davalı yanın ... 9. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile 26.739,32 TL üzerinden ve takip talebindeki diğer hal ve şartlar üzerinden devamına, takibe kadar işlemiş faiz talebinin reddine
- 26.739,32 TL alacağın % 20'si oranında hesaplanan 5.347,86 TL icra inkar tazminatının davalı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine
3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.826,56TL harçtan peşin alınan 324,40TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 134,20TL harçların toplamı olan 458,60TL'nin mahsup edilerek bakiye 1.367,96TL harcın davalı Tasfiye Halinde.... Ltd. Şti.'den alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 458,60TL peşin harç, 25,20TL başvuru harcı gideri toplamı olan 483,80TL harcın davalı Tasfiye Halinde ...Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 26.739,32TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 26.739,32TL'nin davalı Tasfiye Halinde ...Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti. İle davalı ...vekil ile temsil edilmediğinden vekalet ücretine ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yapılan 870,35TL tebligat, posta gideri ile 900,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.770,35TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 1.762,96TL'nin davalı Tasfiye Halinde ...Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 23/10/2024
Katip
...
¸e-imza
Hakim
...
¸e-imza