T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/519 Esas
KARAR NO : 2025/780
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 03/09/2024
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı...; 4562 sayılı Yasaya göre kurulmuştur ve mezkur Yasanın 20. Maddesi uyarınca elektrik dağıtım yetkisine sahip özel hukuk tüzel kişisidir. ... sistemine bağlı olarak tedarik ettiği elektrik enerjisini üyelerine dağıtımını yapmaktadır. Davacının sınırları içindeki elektrik dağıtım tesisleri davalı şirketten 02/07/2009 tarihli devir protokolü ile devralınmıştır. ... onaylı sınırlarının dışında kalan tamamı 34 adet davalının abonesinin devir tarihinden itibaren teknik imkansızlıklar nedeniyle devir edilen tesislerden beslenmeye devam ettiği ancak ... dağıtım hatlarından beslenen bu abonelerin faturalarının davalı tarafından çıkartıldığı ve bu faturaların tahsilinin de davalı tarafından yapıldığı, ayrıca dağıtım bedellerinin de davalı tarafından ve daha yüksek dağıtım bedeli üzerinden tahsil edildiği. Abonelerin enerjilerinin davacı ...' nin dağıtım sisteminden temin edilmiş ve dağıtım masraflarının da yine davacı ... tarafından yapıldığı. ...'nın ... Piyasası Faaliyetlerine ilişkin Yönetmeliğin 22. Maddesi gereğince; dağıtım bedellerinin tahsilinden sadece ...'lerin sorumlu olduğu. Taraflar arasında yine ...'nin sınırları dışarısında kalan 34 adet ...A.Ş. Abonesinin teknik imkânsızlıklardan dolayı devir edilen tesislerden beslenmeye devam etmesine rağmen Davalının hiçbir şekilde ...'ye bir ödemede bulunmamasından ortaya çıkan uyuşmazlık hakkında ... E. ve ... K. Sayılı ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin lehlerinde vermiş olduğu gerekçeli karar bulunmakla birlikte davalı, bu kararı istinafa taşıdıktan sonra İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin de ... E. Ve ... K. Sayılı kararınca da istinaf başvurusunun reddedilmiş olup kararın kesinleşmiş olduğu. Hem ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararı hem de istinaf mahkemesinin kararının ekte mevcut olduğu. Aynı Konuda ... 20.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ...K. Sayılı Ve ... 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E....K.Sayılı Dosyalarından Verilen Emsal Kararların Ekte Sunulduğu. Davalı tarafın tüm ihtarlara rağmen 30/11/2023 tarihli ... sayılı fatura borcunu ödememiş olduğundan dolayı ... 5. İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmiş olduğu, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği için takibin durmuş olduğu. Ticaret Mahkemelerinin lehlerinde vermiş olduğu gerekçeli kararında da belirtildiği gibi taraflar arasında imzalanan 02/07/2009 tarihli devir protokolünün 9. Maddesi ve EPDK'nın ... Elektrik Piyasası Faaliyetlerine ilişkin Yönetmeliğin 22. Maddesi gereğince ...'nin uyuşmazlık konusu miktarın alacaklısı olduğu tespit edilmesine rağmen ısrarla kendisine karşı başlatılmış takibe itiraz etmesinin bu itirazın haksız, kötü niyetli ve süreci uzatmaya dair olduğunu pekiştirir nitelikte olduğu. Ayrıca davalı tarafın abonelerinden tahsil ettiği bedelin taraflarınca talep edilen bedelin çok üstünde olduğundan sebepsiz zenginleşmeye de sebebiyet verildiği. Taraflar arasında aynı konuda daha önce açılmış olan davalar bulunması, Davalı tarafın işbu davaya konu olan dağıtım bedelinin abonelerinden zaten tahsil edilmiş olması, alacağın likit olması gibi hususların bir arada değerlendirilerek lehlerine takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini arz ettikleri. Uyuşmazlık konusu tarafların tacir olması nedeniyle nispi ticari davalardan sayıldığı. İtirazın iptali davasının açılabilmesi için nispi ticari dava uyuşmazlıklarında arabulucuya başvurma zorunluluğu olduğundan önce arabulucuya başvurulduğu. Arabuluculuk görüşmeleri sonunda - tarafların anlaşamadığına dair tutanak tutulduğu ve ekte olduğu, Yukarıda açıklanan ve Mahkemence re” sen dikkate alınacak tüm nedenlerle: Davalarının Kabulüne, ... 5. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun İtirazın İptaline Ve Takibin Devamına, Takip konusu alacağın 9020” sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmesine. Her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini" arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Davacı tarafın dava dilekçesinde özetle; davacının elektrik dağıtım yetkisine sahip özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, .... sistemine bağlı olarak tedarik ettiği elektrik enerjisini üyelerine dağıtım yaptığını, davacının sınırları içerisindeki elektrik dağıtım tesislerinin müvekkil şirketten 02.07.2009 tarihli devir protokolü ile devralındığını, davacının onaylı sınırlarının dışında kaşan tamamı 34 adet müvekkil şirket abonesinin, devir tarihinden itibaren teknik imkansızlıklar nedeniyle devir edilen tesislerden beslenmeye devam ettiğini, ancak davacı dağıtım hatlarından beslenen bu abonelerin faturalarının müvekkil şirket tarafından çıkartıldığını ve bu faturaların tahsilinin de davalı müvekkil şirket tarafından yapıldı ayrıca olması gerekenden daha yüksek bedelli olarak tahsil edildiğini, abonelerin enerjileri davacı ... bin dağıtım sisteminden temin edilmiş ve dağıtım masrafları da yine davacı tarafından yapıldığını, ... nın ... ellerinin tahsilinden sadece ...lerin sorumlu olduğunu, buna ilişkin emsal kararların bulunduğunu, davalı müvekkil şirketin tüm ihtarlara rağmen ödeme yapmadığını, bu nedenlerle de ... 5 İcra Müd. ... E sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiğini, takibe haksız olarak itiraz edilmesi üzerine icra dosyasının durduğunu, itirazın iptali ve takibin devamına, müvekkil şirket aleyhine 9020 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talepli işbu davanın ikame edildiği. Ancak aşağıda açıklayacakları ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle hukuka aykırı nedenlerle müvekkil şirket aleyhine açılmış olan bu davanın reddine karar verilmesi gerektiği. İşbu davada zamanaşımı, hak düşürücü süre ve husumete ilişkin itirazda bulundukları. Öncelikle bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri. Davacı tarafından ikame edilmiş bulunan dağıtım bedellerinin iadesine dayalı davada tahsili talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığı. Buna göre davacı tarafından süresinde açılmamış bulunan işbu davanın süreaşımı nedeni ile reddine karar verilmesini talep ettikleri. Davacı tarafından açılan söz konusu davada taraflarına tebliğ edilen tebliğ zarfında yalnızca dava dilekçesi ile tensip zaptının yer aldığı; dava dilekçesi ekinde olduğu bildirilen delillerin ve eklerin bir örneğinin taraflarına tebliğ edilmediği. Öncelikle 6100 Sayılı HMK'nın emredici nitelikteki 119 uncu maddesinin | inci fıkrasına aykırılık bulunduğundan, aynı maddenin son fıkrası gereğince cevap verme hakları da saklı kalmak kaydıyla, bu eksikliğin tamamlaması hususunda davacıya ihtaratlı olarak | hafta kesin süre verilerek, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmasına, bu eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekti; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119, 121 ve 122 maddelerine aykırı olarak müvekkile tebliğ edilmeyen dava dilekçesi eklerinin tebliğine, bu amaçla davacıya bir haftalık kesin süre verilmesi, bu eksiklik tamamlanana kadar yargılamanın durdurulması, eksikliğin giderilmemesi halinde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi HMK'nun emredici nitelikte usuli bir hükmü olduğu. Ancak görüleceği üzere bu hükme aykırı olarak müvekkile dava dilekçesi ekinde yer alan belgelerin tebliğ edilmediği. Bu unsurların dava dilekçesine eklenmeden, yalnızca dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmesinin, Anayasa'nın 36 ncı maddesinde hüküm altına alınan Adil Yargılanma Hakkı ile 6100 Sayılı HMK'nun 27 nci maddesinde yer alan Hukuki Dinlenilme Hakkının ihlâl edilmesi sonucunu doğuracağı. Dolayısıyla eksikliğin giderilerek yargılamanın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119, 121 ve 122 maddelerine uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi adına söz konusu eksikliğin işbu itirazları dikkate alınarak giderilmesini, aksi halde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettikleri. Davacı yanın dava dilekçesinde somutlaştırma usulden reddine karar verilmesi gerektiği. yerine getiremediğinden davanın Davacının dava dilekçesi ve yukarıda anılan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, hangi abonelere ilişkin, hangi miktar tüketimin ve hangi hesaplama yöntemine dayalı bedellerin dava konusu edildiği belli olmayıp davacının davasını somutlaştıramadığı. Bu bakımdan öncelikle davacının davasını somutlaştırması, aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, Davacı taraf ... sınırları dışındaki abonelere ... hattını kullanarak enerji verildiğini ve bu faturalandırmaların müvekkil şirket tarafından yapıldığını ve hatta daha yüksek dağıtım bedeli üzerinden tahsil edildiğini iddia ettiği. Ancak davacının bu iddiaları yasal dayanaktan yoksun olduğundan reddine karar verilmesi gerektiği. Ayrıca dava konusu bedellerin talep hakkının davacı ...ye ait olmadığından iddialarının reddi gerektiği. Davacı ..., ...Kanununa göre kurulmuş olup ...lerin, ... dağıtım ve/veya üretim lisansı alarak elektrik piyasasında faaliyette bulunmak istemeleri halinde, Elektrik Piyasası Kanununun 13 üncü maddesi çerçevesinde yürütecekleri faaliyetlere ilişkin hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi, ürettiği veya serbest tüketici sıfatıyla temin ve tedarik ettiği elektrik enerjisinin katılımcılarının kullanımına sunulması, ...'lere lisans verilmesi ve dağıtım bedelleri ile diğer hizmet bedellerinin belirlenmesi ve yürütülecek diğer faaliyetlerle ilgili hususları kapsamak üzere "... Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik" çıkartılmıştır. Bu Yönetmelik 4. maddesinde konuya ilişkin tanımlara, 5.maddede ise genel esaslara yer verilmiş. Bu hükümler gereği; ...: "...Kanununa göre kurularak tüzel kişilik kazanmış bulunan organize sanayi bölgelerini", Onaylı sınırlar: "... tarafından belirlenmiş sınırları", ...dağıtım lisansı: "...nin onaylı sınırları içerisinde yaptıkları dağıtım faaliyeti ve bu faaliyet ile ilişkili diğer hizmetler için şirket kurma şartı aranmaksızın Kurumdan aldığı lisansı", ... dağıtım sistemi: "...nin onaylı sınırları içerisinde yer alan elektrik dağıtım tesisleri ve şebekesini", Dağıtım bedeli: "... içerisinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi için gerekli olan ... dağıtım sistem kullanım bedeli ile diğer hizmet bedellerinden oluşan bedelleri" olarak tanımlanmaktadır. ...lerin elektrik dağıtımına ilişkin hususlar Genel esaslar MADDE Sde yer verilmiş olup buna göre; "...Kanununa göre kurulan ...lerden bu Yönetmelikte belirtilen şartları sağlayanlar ...tarihli ve ... sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre şirket kurma şartı aranmaksızın, Kurumdan ... üretim veya ... dağıtım lisansı alarak onaylı sınırları içerisinde üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunabilir. ...ye verilecek lisanslar bir defada en çok kırk dokuz yıl için verilir. Lisanslar için geçerli olacak asgari süre on yıldır. Lisans sahibi ...nin onaylı sınırları içerisinde mülkiyeti kendisine ait elektrik tesislerinin işletmesi ...ye aittir. ... hizmet alımı yoluyla elektrik tesislerinin işletmesini diğer gerçek veya tüzel kişilere yaptırabilir. Ancak bu durum, ...nin lisanstan kaynaklanan yükümlülüklerini ortadan kaldırmaz. ...ye uygulanacak lisans alma, yıllık lisans, lisans yenileme, lisans tadili ve lisans sureti çıkartma bedelleri her yıl için Kurul tarafından belirlenerek Resmi Gazetede yayımlanır ve Kurum İnternet sayfasında duyurulur. ... geçici 8 inci maddesi kapsamındaki ...ler, söz konusu hüküm uyarınca ıslah şartlarını tamamlamadan ve onaylı sınırları içerisindeki mevcut dağıtım tesislerinin mülkiyetini edinmeden lisans başvurusunda bulunamazlar. Dağıtım lisansı sahibi olmayan organize sanayi bölgesinin onaylı sınırları içindeki dağıtım faaliyeti, bölgedeki dağıtım şirketi tarafından yürütülür. Bu durumdaki organize sanayi bölgeleri, katılımcılarından dağıtım bedeli talep edemez, katılımcılarının serbest tüketici olmaktan kaynaklanan haklarını kullanmalarına ve elektrik piyasalarında faaliyet göstermelerine engel olamaz. Dağıtım lisansının Kurul tarafından sona erdirilmesi halinde, ...nin onaylı sınırları içerisindeki tesislerin işletme hakkı bölgedeki dağıtım şirketine eş zamanlı devredilir. Devre ilişkin usul ve esaslar devir ile ilgili Kurul kararında düzenlenir. Bu durumdaki ..., yeniden dağıtım lisansı alarak dağıtım faaliyeti yürütene kadar, ...nin onaylı sınırları içerisindeki dağıtım faaliyeti bölgedeki dağıtım şirketi tarafından yürütülür. ..., katılımcılarının elektrik enerjisi veya kapasitesi ihtiyacını karşılamak amacıyla serbest tüketici sıfatıyla elektrik enerjisi temin edebi Yukarıda açıklanan yasal mevzuat gereği davacı ... ancak ve ancak kendi onaylı sınırları içinde yer alan dağıtım faaliyeti bakımından lisans sahibi olduğundan bu onaylı sınırlar dahilinde elektrik dağıtım faaliyeti yürütebilir. Yine dağıtım bedelini de ancak bu onaylı sınırlar içindeki boneleri/katılımcılardan talep edebilir. Oysa dava dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere dava konusu tahsilatlar davacının onaylı sınırları dışında olduğundan iş bu bedelleri tahsil lisans ve yetkisi olmayan davacıya ödenmesi mümkün değildir. Bu nedenle yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiği. Ayrıca dava konusu Devir Protokolü Madde-IV-9'da ... sınırları dışındaki ...'a ait müsterileri besleven fider veya fiderlerin ... dağıtım merkezinden ayrılıncaya kadar periyodik aylık okumalarda mahsuplaşma yapılabilmesi için ölçü olmayan noktalara ölçü konulması ve tesisat numarası verilerek bu tesisatların tespit edileceği verilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bu nedenlerle davacının haksız ve yersiz davasının reddine karar Nitekim davacı tarafın aynı iddia ve talepler ile müvekkil aleyhine ikame etmiş olduğu, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin...E. Sayılı dosyası kapsamında alınan Bilirkişi raporunda " bu aşamada davacının talep hakkı doğmadığı kanaatine varılmıştır. " şeklinde görüş ve kanaatiyle davacının dava konusu edilen bedelleri talep etme imkanının bulunmadığı belirilmiştir. Davayı ve alacağı kabul anlamına gelmemek kaydı ile dava konusu bedellere yönelik fatura içerikleri belli olmadığı gibi fatura bedelleri de son derece fahiş olmakla kabulünün mümkün olmadığı. Davacı...ce düzenlenen faturaların hangi abonelere ilişkin olduğu, hangi miktar tüketimin karşılığı olarak düzenlendiği ve faturaya esas birimler belli olmadığından dava konusu alacağa itiraz etmek gerektiği. Ayrıca ilgili fatura bedellerinin fahiş olmakla da davanın kabulünün mümkün olmadığı. Davacının icra inkâr tazminatı talebinin de yasal dayanaktan yoksun olup reddine karar verilmesi gerektiği. İtirazın iptali davasında borçlunun inkâr tazminatına mahküm edilebilmesi için, öğretide ve Yargıtay kararlarında genellikle kabul edildiği üzere; Alacaklının ilâmsız icra takibi yapması; Borçlunun ödeme emrine itiraz etmiş olması; İtirazın iptali davasının süresi içinde açılmış olması;Alacaklının talepte bulunulması; Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi, yani alacağın likid olması gereklidir. Zira alacak likid değilse, borçlu itiraz etmekte haklıdır ve itirazın iptali davasını kaybetse dahi inkâr tazminatına mahküm edilemeyeceği. Alacağın likit olmamasından kasıt, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmamasıdır. Somut davaları açısından bakıldığında, davacı müvekkil şirket tarafından haksız yere tahsil edilen ve fakat fatura içerikleri de belli olmayan ve hatta hatalı olarak belirlenmiş faturalara dayalı alacak için eldeki davayı açmış olup gerek tahsil olunan miktar gerek tahsil olunması gereken miktarın niteliği ve hesaplanması konusunda dava yargılama ve hesaplamaya muhtaç olduğundan alacak likit değildir. Bu nedenle davacının talebi doğrultusunda icra inkar tazminatına hükmedilmesi yasal dayanaktan yoksundur. Yukarıda anlatımı yapılan nedenler huzurunda, müvekkil şirketin davacı ...ye herhangi bir borcu bulunmadığından müvekkil şirket hakkındaki haksız ve mesnetsiz taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği. Yukarıda açıklaması yapılan ve resen dikkate alınacak nedenlerle davaya cevaplarının kabulü ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini ” talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davalı tarafça tahsil edilen elektrik dağıtım bedellerinin ilgili protokol ve mevzuat kapsamının davacı tarafa ödenmesi gerektiği iddiasıyla bu bedellerin tahsili amacıyla başlatılan ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip doyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibaret davadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. Maddesinde; "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11/2. Maddesinde; "Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. Maddesinde; "(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.
(2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır.
(3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Emsal mahiyette Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin .. E ... K sayılı ilamında özetle; "Uyuşmazlık, ...'lerin tacir olup olmadığı ve taraf olduğu davaların ticari dava kabul edilip edilmeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
B. İlgili Hukuk
1.Bölge adliye mahkemelerinin benzer olaylarda kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 35 inci maddesinde yer alan düzenlemedir.
2. 4562 sayılı ...'nun (4562 sayılı Kanun) 4 ve 5 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 11 ve 16 ncı maddeleri.
C. Değerlendirme
4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca ...'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan ...'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple ...'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
V. KARAR
1....'lerin TACİR OLMADIĞINA, taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNDE görülmesi gerektiğine, " şeklinde karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre her dava açıldığı tarihteki şartlar itibariyle değerlendirilir. Bilindiği üzere bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülebilmesi için TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalardan yahut her iki tarafın tacir olması hasebiyle nisbi ticari davalardan olması gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı tarafından dava dışı abonelerinden tahsil edilen dağıtım ücretlerinin sözleşmeden kaynaklı olarak davacıya ödenmemesi nedeniyle alacak davası olduğuna göre TTK'da düzenlenen mutlak ticari davalar kapsamında bulunmamaktadır. Bu kapsamda yukarıda alıntılanan emsal mahiyetteki Yargıtay kararına göre de davacının tacir olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklı alacak davası olması nedeniyle mutlak ticari davalardan da olmaması nedeniyle uyuşmazlığın esası hakkında değerlendirme yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğinde dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 uyarınca USULDEN REDDİNE,
*Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE,
2-HMK 20. Madde uyarınca Mahkemece verilen kararın kesinleşmesi ve kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
*Süresi içerisinde talep edilmemesi hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına(ihtarat yapıldı)
3-HMK 331/2 uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, süresinde başvurusu yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında mahkememizce karar oluşturulmasına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır