T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/52 Esas
KARAR NO : 2025/423
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 23/01/2024
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda;
TALEP:
Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle; "Davacı müvekkil... ile davalı ... A.ş. arasında bir ticari işlemin akabininde 25/11/2022 vade tarihli 13.682,24 TL bedelli fatura kesilmiştir. Davalı ... Ticaret A.ş müvekkilimizden taşma ve lojistik hizmeti almıştır. Ancak davalı sözleşmeye uygun olarak hareket etmemiş ve almış olduğu hizmetin bedelini ödememiştir. Bu sebeple kendisine ödeme yapmadığı için ... 5.İcra Müdürlüğünün ...E Sayılı dosyası ile takip düzenlenmiştir. Ancak borçlu takibe itiraz etmiştir. Bu hususta 11/12/2023 tarihinde ... sayılı dosya numarası ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk kurumuna başvurulmuş ancak, ekte sunulan son tutanaktan da anlaşılacağı üzere karışı tarafın toplantıya katılmaması üzerine herhangi bir anlaşma sağlanamamıştır Borçlu /Davalı takibe haksız itiraz etmiş olup bu itirazın iptal edilmesi gerekmektedir.
Tarafımızdan başlatılan takibe karşı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği açıktır. Bu sebeple takibin devamına ve icra takibine karşı yapılan haksız ve kötü niyetli itirazdan dolayı; alacağın belli ve belirlenebilir olması hasebiyle de %20 oranında icra-inkar tazminatının da davalıdan istenmsi ile iş bu davanın huzurda ikamesi zaruret halini almıştır.
... 5. İcra Dairesi...E sayılı dosyasından yürütülen takipte icra takibinin istem gibi devamına; alacak belli ve belirlenebilir (likit) olduğundan alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına; dava masrafları ve ücreti vekaletle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Sayın Mahkemenizin esas numarası yukarıda anılan dosyası nezdinde Selman ŞAHİN tarafından müvekkil şirket... Şirketi'nin aleyhine, taşımacılık - nakliye hizmeti verildiği ve buna mukabil kesilmiş olan 25.11.2022 vade tarihli 13.682,24 TL bedelli faturanın ödenmediği iddiasıyla ... 5. İcra Müdürlüğünün...E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı ve müvekkil şirket tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın haksız olduğu iddiasıyla itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederek huzurda görülmekte olan dava ikame edilmiştir. İşbu dilekçemiz ile detaylıca arz ve izah edileceği üzere Müvekkil Şirketin Davacıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Nitekim aşağıda izah edileceği üzere Müvekkil Şirket Davacıya karşı borçlu olmak bir yana, Davacıdan alacaklı konumdadır. Ancak hiçbir kabul anlamına gelmemek kaydıyla Davacının alacaklı olduğu varsayımında dahi Davacının işbu dava ile talepte bulunduğu alacak zamanaşımına uğramıştır. Davacı dava dilekçesinde; Müvekkil Şirkete verdiği taşıma ve lojistik hizmeti neticesinde kesilen 25.11.2022 vade tarihli ve 13.682,24 TL bedelli faturanın Müvekkil Şirket tarafından taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı bir şekilde ödenmediğini bu nedenle Müvekkil Şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, Müvekkil Şirket'in söz konusu icra takibine haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini iddia ederek ... 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile icra takibine devam edilmesini ve asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Müvekkil Şirket ... A.Ş. kendi faaliyet alanı içerisinde, Türkiye'nin birçok farklı bölgesinde hizmet vermekte olan sektörünün önde gelen şirketlerinden biridir. Müvekkil Şirket, faaliyet alanının bu denli geniş olması sebebiyle yürütmekte olduğu işlerini yalnızca kendi personelleri eliyle ve bu alanda faaliyet yürütmekte olan yerel ve ulusal çapta başka şirketlerden ve tedarikçilerden de hizmet ve araç desteği tedarik ederek yerine getirmektedir. Müvekkil Şirket yukarıda arz ve izah edilen taşıma hizmetinin verilmesi hususunda fiili taşıyıcı olarak Davacı ile muhtelif spot taşımalarda, cari hesap ilişkisi çerçevesinde çalışmıştır. Bu ticari ilişkiye istinaden Davacı, Müvekkil Şirket tarafından kendisine teslim edilen ürünleri tam ve eksiksiz olarak teslimat noktasına bırakmakla yükümlü olup, işbu yükümlülüğün yerine getirilmesi karşılığında Davacı tarafından Müvekkil Şirket'e taşıma ücretine ilişkin fatura kesilmektedir, Müvekkil Şirket ise kesilen bu faturalara istinaden ödeme yapmaktadır. Bu kapsamda, Müvekkil Şirket, müşterisi ...A.Ş. ("... ") tarafından satın alınan ve ...'a ait olan 26 ton Amonyum Sülfat emtiasının, ...'da bulunan ... bayiine teslimi için anlaşmış olup söz konusu taşıma işleminin yerine getirilmesi için de Davacı ile anlaşmıştır.
Bahse konu emtia alıcısına teslim edilmek üzere tam ve eksiksiz olarak ...plakalı araç ve...plakalı dorseye yüklenmiştir. Ancak, söz konusu ürünlerin teslimi sırasında, ürünlerin araçtan indirilmesi akabinde, alıcı tarafından ürünlerin tamamının ıslanmak suretiyle hasarlandığı tespit edilmiş olup, hasarlı ürünlere ilişkin tutanak tutulmuştur. Ayrıca ... bayii tarafından söz konusu ürünleri hasarlı bir şekilde kabul edilmeyeceği bildirilmiş ve ürünlerin ... deposuna taşınması talep edilmiş ancak Davacı ürünlerin geri yüklenmesini kabul etmeyerek herhangi bir bildirimde bulunmaksızın yükleri terk etmek suretiyle ortamı terk etmiştir. Davacının sorumluluğunda ve kusuruyla meydana gelen hasar akdi taşıyıcı olarak Müvekkil Şirkete fatura edilmiş ve Müvekkil Şirket tarafından tazmin edilmiştir.Mahkemeniz de takdir edecektir ki; Davacı, fiili taşıyıcı olarak yükümlü olduğu taşıma hizmetini gereği gibi ifa etmemiş, bunun yanı sıra yükün uhdesinde bulunduğu sırada hasarlanmasına neden olarak hasarlanan emtiaya ilişkin zararı tazmin etmek durumunda olan Müvekkil Şirketi zarara uğratmıştır. Müvekkil Şirket, bu zararını 19.12.2022 tarihli, ... numaralı ve 30.12.2022 tarihli ... fatura numaralı hasar faturası ile Davacıdan talep etmiş ancak Davacı haksız bir şekilde söz konusu faturalara itiraz etmiştir.
Arz ve izah edilen bu hükümler çerçevesinde, hiç şüphesiz ki taşıma hizmetini gereği gibi yerine getirmeyen ve emtiaların hasarlanmasına sebep olan Davacı meydana gelen zarardan sorumludur. Nitekim Davacının kendi kusurundan kaynaklanan ve gidermekle yükümlü olduğu zarara ilişkin tutar Müvekkil Şirket ile Davacı arasındaki cari hesap ilişkisi uyarınca Davacının alacağından mahsup edilmiştir.Önemle belirtmek gerekmektedir ki Müvekkil Şirket, hizmetin gereği gibi ifa edilmiş olduğu tüm faturalara ilişkin ödemeleri yapmıştır. Bu kapsamda, Davacının Müvekkil Şirketin kendisine borcu olduğuna ilişkin haksız ve mesnetsiz iddialarının aksine Davacı ile Müvekkil Şirket arasındaki cari hesap ilişkisi uyarınca Davacının Müvekkil Şirket'e borcu bulunmaktadır. Nitekim bu husus ödeme dekontları, ödeme belgeleri ve Müvekkil Şirket ticari defter kayıtlarıyla da açıkça ortaya çıkacaktır.
Müvekkil Şirketçe Davacının kendisine teslim edilen ürünleri eksiksiz ve hasarsız bir şekilde alıcısına teslim ettiği tüm hizmetlerin karşılığının eksiksiz bir şekilde ödenmesine karşın eksik ödemenin yapıldığını iddia eden Davacı işbu iddialarını ispat ile mükelleftir. Nitekim medeni usul hukukumuzun temel ilkeleri uyarınca, bir vakıanın ispatından menfaat sağlayacak olan taraf bu vakıanın ispatı ile mükelleftir. Davacı tarafından afaki bir şekilde kendisine sadece eksik ödeme yapıldığı belirtilmiş olup bu sebeple eksik ödeme yapıldığının herhangi bir şekilde ispat edildiğinden bahsedilemeyecektir. Davacı tarafından ileri sürüken Müvekkil Şirket'in aldığı taşımacılık hizmetine mukabil kesilen faturaları ödemediği yönündeki iddia tümüyle gerçek dışı olup kabulü namümkündür. Zira; Müvekkil Şirket Davacı ile arasındaki ticari ilişkiye istinaden kesilmiş olan faturaların tamamını zamanında ve eksiksiz olarak ödemiş olup, Davacının borcunu gereği gibi yerine getirmemesine karşın kesmiş olduğu faturanın ödenmesi ise ticari hayatın olağan akışına aykırı olup, hakkaniyet gereği de Davacı lehine sebepsiz zenginleşmeye yol açacaktır. Bu sebeple Davacı tarafından ikame edilen haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini Sayın Mahkemenizden talep ederiz.
Davacı tarafından takibe konu edilen tutardan Müvekkil Şirket'in sorumlu olmadığı davacı şirket bildiğinden veya bilmesi gerektiğinden, davacı tarafından kötü niyetli bir şekilde başlatılan takip sebebiyle %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmekteyiz.Yukarıda detaylıca izah ettiğimiz gibi, Davacı'nın Müvekkil Şirket'ten herhangi bir alacağı bulunmamaktadır. Dilekçemiz ekinde sunduğumuz Yansıtma Faturalarından da anlaşıldığı üzere Müvekkil Şirket Davacının Sözleşmesine kaynaklı taşıma borcunu eksik ve ayıplı ifa etmiş olmasından dolayı zarara uğramış ve bu zararının tazmini gerektiğinden Davacıdan 4.865,00-TL alacaklı olan Müvekkil Şirket'in, Davacı'ya borcu olmadığı, aksine alacaklı olduğu hiçbir şüpheye mahal vermeksizin açıkça ortadadır. Buna rağmen Davacının hiçbir ispatı bulunmayan soyut ve mesnetsiz iddialarla öncelikle icra takibi başlatması akabinde işbu haksız ve mesnetsiz davayı ikame etmesi hakkı olmayan bir ödemeyi alma çabasından başka bir şey değildir.
Yukarıda izah edildiği üzere, Müvekkil Şirket'in Davacıya borcu bulunmamakta, aksine Davacıdan alacağı bulunmaktadır. Davacı, Müvekkil Şirket ile aralarındaki ticari ilişkiden doğann yükümlülüklerini yerine getirmemesine karşın haksız menfaat elde etmek gayesiyle Müvekkil Şirket aleyhine işbu davayı ikame etmiştir. Bu kapsamda Davacının işbu haksız ve mesnetsiz davasının reddi gerekmektedir. Kaldı ki taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre bir an için Müvekkil Şirket'in borçlu olduğu kabul edilse dahi, yukarıda detaylıca izah ettiğimiz üzere Müvekkil Şirket'in Davacıdan alacağı bulunmaktadır. Bu kapsamda, sayın mahkemenin davacının müvekkil şirketten alacaklı olduğuna kanaat getirmesi ihtimalinde, öncelikle davacının alacak kalemlerinin, Müvekkil Şirket'in alacak kalemlerinden mahsubu gerekmektedir.
Sayın Mahkeme huzurunda ikame edilmiş olan işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacının haksız icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı tarafından kötü niyetli bir şekilde başlatılan takip sebebiyle %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini " talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Daha önce Mahkememizin 22/10/2024 tarihli celsesinde davacının davayı takip etmemesi nedeniyle davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 23/10/2024 tarihli yenileme dilekçesi ile dosyanın yenilendiği anlaşılmıştır.
HMK'nın Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması başlıklı 150. Maddesinde " (1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.(2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır.(4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.(7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır.
" şeklinde düzenlenmiştir.
Yine 6100 sayılı HMK'nın 320. Maddesinin 4. fıkrasında " Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı vekili tarafından bir önceki celse olan 24/01/2025 tarihli celsede bizzat hazır bulunulmasına rağmen mahkememizin 27/05/2025 tarihli duruşmaya mazeret bildirmeksizin katılmadığı ve davalı vekilince de davanın takip edilmediği belirtilmiştir. Mahkememizde görülmekte olan dava basit yargılama usulüne tabi olup ikinci kez takipsiz bırakılan davanın HMK'nın 320/4.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan, dava açıldığı sırada peşin alınan 427,60 TL harç mahsup edilerek, kalan bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi gereğince hesaplanan 13.965,54 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan her hangi bir masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşulu ile istanbul bölge adliye mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/05/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır