T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/551 Esas
KARAR NO : 2025/800
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/09/2024
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Davalı personel, davacı müvekkil şirket ile 05.09.2022 tarihinde imzalamış olduğu iş sözleşmesi uyarınca 05.09.2022 tarihinden iş akdinin feshedildiği 09.02.2024 tarihine kadar davacı müvekkil şirket bünyesinde çalışmıştır. Taraflar arasında imzalanan 05.09.2022 tarihli iş sözleşmesinin “vııı – personel sadakat borcu” başlıklı “2.” maddesinde “Personel, işbu hizmet sözleşmesinin işveren tarafından 4857 sayılı iş kanunu uyarınca haklı sebeplerle feshedilmesi halinde; 1 yıl süre işverende çalışmış olduğu dönemdeki sorumluluk alanıyla ilgili olarak işveren ile rekabet etmeyeceğini, kendi nam ve hesabına rakip bir işletme açmayacağını, işverenin faaliyet gösterdiği alanda işveren ile doğrudan rekabet halinde bulunan ve ... sınırları içerisinde piyasada ilk 5 sırada olduğu genel olarak bilinen işletme kurum ve kuruluşlarda ortak, temsilci, danışman veya işveren sıfatıyla görev alamayacağını kabul, beyan ve taahhüt eder. Aksi halde işverenin ilk yazılı talebi üzerine kendisine son olarak fiilen ödenen aylık ücreti esas alınarak 6 brüt ücreti tutarında cezai şart ödeyeceğini, bu cezai şartın fahiş olmadığını ve tahakkuku halinde itiraz etmeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder ve personel iş cezai şartı ödeyerek bu yükümlülüğünden kurtulamaz. Personelin iş bu maddede yer alan yükümlülüğünü ihlali sebebiyle işverenin, uğrayacağı zarar ve ziyanın personelden talep etme hakkı saklıdır.” denilmek suretiyle, işçi ile şirket arasında rekabet yasağı uygulanmıştır. Sayın Mahkemece de takdir edileceği üzere rekabete ilişkin hüküm; yer, zaman ve kapsam bakımından kısıtlanmış ve rekabet yasağı usule ve emsal kararlara uygun olarak tanzim edilmiştir. İlgili madde ile, davalı personelin iş akdinin feshinden sonra 1 yıl içerisinde aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirkette çalışamayacağı hüküm altına alınmışsa da davalı, iş sözleşmesinin feshinden sonra sözleşmede kararlaştırılan gizlilik ve rekabet anlaşmasına uymamış ve müvekkil şirketle aynı alanda faaliyet gösteren rakip bir şirkette işe başlamıştır. İlgili sözleşme maddesinde de yer aldığı üzere, davalının 1 yıl içerisinde aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirkette çalışmaya başlaması halinde şirketin zarara uğrayıp uğramamasına bakılmaksızın, davalının, davacı müvekkil şirket tarafından kendisine ödenen son brüt maaş üzerinden 6 aylık brüt maaşının cezai şart olarak ödemesi kararlaştırılmıştır. Davalı ile yürütülen arabuluculuk görüşmeleri de olumsuz sonuçlandığından yukarıda izah edilen nedenlerle; davalının; sözleşmenin rekabet hükümlerine aykırı eylemleri nedeniyle davacı müvekkil şirket tarafından son ödenen brüt maaş üzerinden (57.740-TL) 6 aylık brüt maaşına karşılık gelen 346.440-TL bedelin davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesi talepli olarak işbu davayı açmak zarureti hasıl olmuştur.
Davanın KABULÜ ile 346.440-TL cezai şart alacağının iş akdinin feshi tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline;
yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilmiş olan işbu davanın tarafımızca kabulü mümkün değildir. Bu sebeple cevap dilekçesi yazma zaruretimiz doğmuştur. Şöyle ki; huzurdaki davada görevli mahkeme iş mahkemesi olduğundan davanın öncelikle görev yönünden reddine karar verilmelidir.müvekkil, davacı şirketten istifa ederek işten ayrılmış olup rekabet yasağı düzenlemesindeki, "işverenin haklı feshi" koşulu sağlanmamıştır. iş sözleşmesi müvekkil tarafından feshedilmiştir.
belirsiz ve muğlak ifadelerden oluşan rekabet yasağı düzenlemesi hukuki dayanaktan yoksun olup bir an için geçerli olduğu varsayılsa dahi müvekkilin çalıştığı iş yeri, rekabet ihlalini gerçekleştirmemektedir. davaya konu iş sözleşmesi müvekkile işe başladıktan aylar sonra baskı altında imzalatıldığından, hükmen geçersizdir. rekabet yasağının sadece işçi aleyhine ceza koşulu getirmek suretiyle işverene bir yükümlülük getirmeyen sözleşmedeki ceza koşulu geçersizdir. işveren korunan menfaatinin ne olduğu, rekabet yasağının niçin konulduğunu açıklamadığı gibi, sözleşme içeriğinden de bu durum anlaşılmamaktadır. kabul anlamına gelmemek kaydıyla ilgili sözleşmede kararlaştırılan bedelde fahiştir.
Davacı, müvekkilden brüt maaşı üzerinden tazminat ve ücret talep etmektedir. Ancak bu talepler hem orantısızdır hem de davacı tarafın ekonomik çıkarlarını gereksiz yere koruma altına almaktadır. Müvekkilimin 6 aylık maaşı üzerinden hesaplanan ve ayrıca cezai şart olarak talep edilen 346.440 TL bedel, müvekkilimin ödeme gücünü aşmakta olup, hakkaniyet ve hukuk ilkelerine aykırıdır.Tüm bu sebeplerle, davacının davasının reddine karar verilmesini..." talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
Sosyal Güvenlik Kurumu'na müzekkere yazılarak ... (Tckn:...) 'in tüm Sgk kayıtlarının ve çalıştığı şirketlerin araştırılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Dosyanın bir rekabet hukuku alanında uzman nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdi ile davalının eylemin rekabet yasagında kalıp kalmadığı, davacının davalıdan cezai şart alacağı konusunda haklı olup olmadığı, cezai şartın davalının mahfına sebebiyet verip vermeyeceği hususunda rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 30/04/2025 tarihli raporunda özetle; " Sözleşmede rekabet yasağı düzenlemesi açık şekilde davacının hizmet sözleşmesini haklı sebeple feshi ön şartına bağlanmıştır. Ancak dosyaya sunulan evrak incelendiğinde davalının istifası ile hizmet sözleşmesinin son bulduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple rekabet yasağı düzenlemesinin ön şartının gerçekleşmediği, ... A.Ş.'nin ... merkezli bir şirkettir. Şirketin adresi ... şeklindedir. Davalının davacı sonrası çalıştığı şirketin Sözleşmede düzenlendiği gibi İstanbul, Bursa İzmir sınırları içerisinde piyasada ilk 5 sırada olma şartının sağlamadığı açık şekilde görülmektedir. Bu sebeple Sözleşmede rekabet yasağı bakımından öngörülen bu şartın somut olayda gerçekleşmedi; “ Nihai değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere somut olayda davacının rekabet yasağı kaydının koruduğu menfaati açıklayamadığı, bu sebeple getirilen bu şartın geçersiz olduğu..." rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesinin feshi sonrası davalı işçinin sözleşme hükümleri gereği rekabet yasağına uymaması nedeniyle cezai şart alacağının tahsili mahiyetinde alacak davasıdır.
İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesinin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 444/1. maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan işçinin, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği, aynı maddenin 444/2. maddesinde ise, rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağı düzenlenmiştir. Buna göre rekabet yasağı kaydının geçerliliği için zararın gerçekleşmesi şart olmayıp, işçinin edindiği bilgilerin iş verenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması yeterlidir.
TBK'nın 447/2. Maddesi, sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağı sona erer şeklindedir. İşten ayrılış bildirgesine ve davalıya gönderilen fesih bildirimine göre iş akdi davacı iş veren tarafından sona erdirildiğinden, davacı iş verenin sözleşmenin haklı bir sebeple feshedildiğini ispatlaması gerekir. Davacı taraf kendisi tarafından SGK'ya bildirilen resmi kaydın aksini ispatlayabilmiş değildir. Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davacı iş veren tarafından sona erdirilmesi karşısında 17/12/2013 tarihli Rekabet yasağı ve gizlilik taahhütnamesinde düzenlenen rekabet yasağının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte sona erdiğinin kabulü gerekir. Yargıtay 11. HD.'nin 18/09/2019 Tarih, ... Esas ve ... sayılı Kararında, TBK 447/2 hükmünde de belirtildiği gibi; işverene yüklenebilen nedenlerle iş akdinin son bulması halinde rekabet yasağı hükümleri son bulacağı, Yargıtay 11. HD.'nin 13/12/2017 Tarih, ... Esas ve... sayılı Kararında ise, işverenin işçinin rekabet yasağına aykırı davranmasından dolayı cezai şartı isteyebilmesi için TBK m.447/2 uyarınca sözleşmenin işçi tarafından haksız olarak feshedilmesinin gerektiği vurgulanmıştır. Davaya konu olayda işçinin rekabet yasağı sona erdiğinden davacının rekabet yasağının ihlali nedenine dayalı cezai şart talep etmesi mümkün değildir. Bu haliyle istinaf incelemesine konu Mahkeme kararı isabetli değildir... HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş...".
Somut olayda; davacıya ait iş yerinde iş akdi ile çalışan davalının 09/02/2024 tarihinde iş akdini istifa ile sona erdirmesinden sonra davacı ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren, davacı şirket ile rakip konumda olan dava dışı bir şirkette çalışmaya başlayarak sözleşmedeki rekabet yasağını ihlal ettiği iddiasıyla tazminat talep edilmektedir.
Taraflar arasında imzalanan 05/09/2022 tarihli iş akdinin “VIII - Personel Sadakat Borcu” başlıklı 2. Maddesinde "Personel, işbu hizmet sözleşmesinin işveren tarafından 4857 sayılı iş kanunu uyarınca haklı sebeplerle feshedilmesi halinde; 1 yıl süre işverende çalışmış olduğu dönemdeki sorumluluk alanıyla ilgili olarak işveren ile rekabet etmeyeceğini, kendi nam ve hesabına rakip bir işletme açmayacağını, işverenin faaliyet gösterdiği alanda işveren ile doğrudan rekabet halinde bulunan ve... sınırları içerisinde piyasada ilk 5 sırada olduğu genel olarak bilinen işletme kurum ve kuruluşlarda ortak, temsilci, danışman veya işveren sıfatıyla görev alamayacağını kabul, beyan ve taahhüt eder. Aksi halde işverenin ilk yazılı talebi üzerine kendisine son olarak fiilen ödenen aylık ücreti esas alımarak 6 brüt ücreti tutarında cezai şart ödeyeceğini, bu cezai şartın fahiş olmadığını ve tahakkuku halinde itiraz etmeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder ve personel iş cezai şartı ödeyerek bu yükümlülüğünden kurtulamaz. Personelin iş bu maddede yer alan yükümlülüğünü ihlali sebebiyle işverenin, uğrayacağı zarar ve ziyanın personelden talep etme hakkı saklıdır." yönünde belirleme yapılmıştır.
Dosyaya kazandırılan SGK'nın 24/09/2024 tarihli müzekkere cevabından anlaşıldığı üzere; davacı işveren tarafından SGK'ya davalının işten çıkış kodunun "03" kodu ile bildirildiği, davalının davacıya ait işyerinden istifa etmek suretiyle ayrıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede ise iş akdinin işveren tarafından haklı sebeple feshi halinde rekabet yasağının devreye gireceğinin kararlaştırıldığı, bu suretle cezai şart ön koşulunun somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır. Ek olarak, aynı düzenlemede yer olarak sınırlamanın " İstanbul, Bursa İzmir sınırları içerisinde piyasada ilk 5 sırada olduğu genel olarak bilinen işletme kurum ve kuruluşlar" olarak belirlendiği, somut olayda ise davalının 12/02/2024 tarihinden itibaren ... A.Ş.'de çalışmaya başladığı, şirketin adresinin "..." olduğu, yere ilişkin koşulun da somut olayda gerçekleşmediği kanaatine varılmış; davanın reddine dair aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL harcın peşin alınan 5.916,33TL harçtan mahsup edilerek fazladan alınan 5.300,93TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına
4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT m. 13/4 uyarınca 30.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.080,00TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına
7-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekilerinin yüzüne karşı karar verildi.30/09/2025
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır