T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/569 Esas
KARAR NO : 2025/348
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 24/09/2025
KARAR TARİHİ : 06/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirketin ... no’lu kasko poliçesi ile sigortaladığı ... plakalı araç park halindeyken, davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu... plakalı araçta çıkan yangın nedeniyle ... plakalı araçta maddi hasar meydana gelmiştir. Mezkur kaza, İtfaiye Olay Raporu'ndan, kaza görüntülerinden ve ekspertiz raporundan anlaşıldığı üzere,... plakalı aracın asli kusuru ile meydana gelmiştir. Sigortalı araçta meydana gelen hasar, eksper tarafından incelenmiş aracın kati ekspertiz raporunda kısmi hasarlı olduğu tespit edilerek aracın tamiri için 196.053,92-TL masraf gerektiği tespit edilmiştir. Tespit edilen hasar tutarı 22/05/2024 tarihinde hak sahiplerine ödenmiştir. Davalı aleyhine, sigortalı aracının kazadaki kusurları nazara alınarak kalan bakiye hasar bedelinin ZMSS limitleri kapsamında ödenmesi için, ... 18. İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyasıyla takibe geçilmiş fakat davalı borcun tamamına itiraz etmiştir. Takip yasa gereği durmuştur.
İtfaiye Raporu'nda "...plakalı aracın sol ön kısımlarında başlayan yangın olayında ... Mahallinde yapılan incelemede yangına sebebiyet verecek herhangi bir bulguya rastlanmadığı," belirtilmiştir. İtfaiye raporundan yangının dışarıdan bir sebepten meydana gelmediği, aracın motorundan çıktığı anlaşılmaktadır. KTK 85 kapsamında, yangın olayı aracın bozukluğundan kaynaklandığından araç malikinin sigortacısı oluşan zarardan sorumludur.
Madde hükümleri ve itfaiye raporu ve yargıtay kararlarına göre, yangının davalı sigortacının sigortaladığı araçtan başlamış olduğu dikkate alındığında, dava dışı kusurlu araç malikinin sorumluluğundan dolayı davalı ZMSS sigortacısı oluşan zarardan ZMSS limitleri kapsamında müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Sigortacının sigortalının hakkına halef olduğu davalarda görevli mahkeme, sigorta ettiren ile üçüncü kişi (zarardan sorumlu olan) arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine göre belirlenir. Davamızın KABULÜ ile bakiye hasar bedelinin tazmini ve tahsile kadar işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için açılan ... 18. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline takibin aynen devamına,
2. İcra takibinin devamına ve davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, 3. Ücreti vekâletin ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; "Huzurdaki davada zamanaşımı dolmuş olup bu bakımdan davanın öncelikle zamanaşımından reddi gerekmektedir. Davacının talepleri zamanaşımına uğramış olup ayrıca dava görevli ve yetkili olmayan mahkemede açılmıştır. Davanın bu yönlerden de REDDİNİ talep ederiz. davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkil şirketin hak kaybına uğramaması açısından esasa dair beyanlarımız:
davaya konu hasar işletilme halinde bulunmayan araçta meydana gelen yangından kaynaklanmakta olup müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmamaktadır. hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket, zmms poliçesinden kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumludur. yukarıda açıkladığımız hususlar ışığında meydana gelen kazada sigortalının kusurunun bulunmadığı açıktır.
kabul anlamına gelmemek üzere; talep edilen hasar bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerekmekte olup davacının talebi fahiştir.
aleyhe hüküm kurulması halinde parça ve işçilik iskontosu uygulanmalı bu oranda en az yüzde otuz olmalıdır.
karşı taraf müvekkil şirkete icra takibi başlatırken ve işbu davayı ikame ederken kötüniyetli olduğundan aleyhine kötüniyet tazminatı hükmedilmesi gerekmektedir.
davacının icra inkar tazminatı talepleri haksız olup icra inkar tazminatı ödenmesi için gerekli şartlar oluşmamıştır.
Hiçbir şekilde davaya konu hasardan müvekkil şirketin sorumlu olduğunu kabul etmemekle birlikte icra inkar tazminatına hak kazanmanın ön koşulu alacağın likit bir alacak olmasıdır. Ancak davaya konu alacak belirli, muayyen bir alacak olmayıp hasar miktarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmasına muhtaç bir alacaktır. Dolayısıyla aleyhe icra inkar tazminatına hükmedilemez.
Yine Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise usule ve esasa yönelik cevaplarımız dikkate alınarak davanın reddini..."talep etmiştir.
(II) YARGILAMA SÜRECİNDE TOPLANAN DELİLLER:
(1) Y a z ı l ı D e l i l l e r ;
... 18. İcra Müdürlüğün ...Esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak davaya konu... araç ile ... plakalı araçların trafik sicil kayıtları, yangın raporu ve ekspertiz raporunun mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Ümraniye İtfaiye Müdürlüğüne müzekkere yazılarak yangın raporu ve eklerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup gelen cevap dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.
Dosyanın makina mühendisi, elektrik mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişi heyetine tevdi ile dosyadaki bilgi ve belgelerden yangının davalı araçta başlayıp başlamadığı, yangının dış etkenlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, dava dışı kaskolu araca sirayet edip etmediği, davalının oluşan hasardan kusurlu olup olmadığı, davacı şirketinin ödediği bedelin kadri maruf olup olmadığı, davalının sorumluluk miktarını hususunda rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 04/02/2025 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir; "Davacı sigortanın...plaka satılı araç için Kasko Poliçesi Genel Şartlarına istinaden düzenlediği Kasko Poliçesi teminat kapsamında “Yangın” riskinin gerçekleşmesi nedeni ile sigortalı kymette meydan gelen zararın teminat kapsamında olduğu, Davacı sigortacının teminat kapsamındaki riskin gerçekleşmesi nedeni ile araçta meydana gelen zararın onarım masrafları açısından 196.053,92 TL hasar tazminatı ödemiş olduğu, Rücu Telebi Açısından Değerlendirme: Türk Ticaret Kanununun 1472 Maddesinin | Fıkrasında halefiyet “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak düzenlenmiş olduğu, davacı tarafın ilgili davayı işbu sebeplerle açtığının anlaşıldı; Davalı Sigortacının düzenlediği ZMSS poliçesinde de tanımlanan motorlu aracın (...) işletilmesi sırasında, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta (Ek ibare:...) teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlı olduğu, 10.03.2024 kaza tarihinde yürürlükte olan maddi zararlarda araç başı in 200.000.-TL olduğu, ...plaka sayılı araçta meydana gelen yangın hadisesinin, İtfaiye Olay Raporunda belirtildiği ve heyetimizce de taktir edildiği üzere harici (doğal afet, sabotaj, kötü niyetli hareket, harici bir cismin çapması vb.) bir nedene bağlı içsel (araç parçalarının veya aracın ihtiva ettiği diğer malzemeler) bir riskin oluşmasına bağlı meydana gel, ...plaka sayılı aracın karayolunda (karayolu veya karayolu ulaşılabilen yerler) park edilmiş olması, dolayısı ise “park halinde yangının trafik olgusu içinde olduğu” sonucuna bağlı olarak, davalı tarafın aracın işleticisi olan “...” nın trafikte meydana gelen kazada sorumluluk oranına bağlı olarak 10.03.2024 tarihinde yürürlükte olan maddi zararlarda araç başı teminat limiti olan 200.000.-TL'ye kadar sorumlu olduğu, Sonuç olarak ... plaka sayılı araç her ne kadar Trafikte Park halinde gözükse de içsel olarak “yangın riskine” sebebiyet verecek ölçülerde bir enerji açığa çıkmış (kısa devre, ark, teknik arıza olarak işleme/çalışma hali devam etmiş verdiği bir risk gerçekleşmiş, sonuç olarak rücu sonucuna ulaşıldığı..." rapor edilmiştir.
Davalı vekiline ... 15. İcra Müdürlüğüne yapılan ödeme ile icra dosyası hakkında açıklama yapmak üzere iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiştir. Ara karar gereği ikmal edildiğinde dosyanın raporunu sunan bilirkişi heyetine tevdii ile, taraf vekillerinin rapora karşı itiraz dilekçesinde yer alan itirazlarına cevap verir, icra takibindeki faiz istemi yönünden açıklama içerir, denetlenebilir ek rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiden alınan 15/04/2025 tarihli bilirkişiek raporu özetle şöyledir; "Davacı sigortanın ...plaka satılı araç için Kasko Poliçesi Genel Şartlarına istinaden düzenlediği Kasko Poliçesi teminat kapsamında “Yangın” riskinin gerçekleşmesi nedeni ile sigortalı kıymette meydan gelen zararın teminat kapsamında olduğu, Davacı sigortacının teminat kapsamındaki riskin gerçekleşmesi nedeni ile araçta meydana gelen zararın onarım masrafları açısından 196.053,92 TL hasar tazminatı ödemiş olduğu, rücu telebi açısından değerlendirme: Türk Ticaret Kanununun 14722 Maddesinin | Fıkrasında halefiyet “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak düzenlenmiş olduğu, davacı tarafın ilgili davayı işbu sebeplerle açtığının anlaşıldığı, Davalı Sigortacının düzenlediği ZMSS poli de tanımlanan motorlu aracın (...) i: sırasında, şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta (Ek ibare:...) teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlı olduğu, 10.03.2024 kaza tarihinde yürürlükte olan maddi zararlarda araç başı teminat limitinin 200.000.-TL olduğu ... plaka sayılı araçta meydana gelen yangın hadisesini raporunda belirtildiği ve heyetimizce de taktir edildiği üzere hariç abotaj, kötü niyetli hareket, harici bir cismin çapması vb.) bir nedene bağlı olmaksızın meydana geldiği, dolayısı içsel (araç parçalarının veya aracın ihtiva diğer malzemeler) bir riskin oluşmasına bağlı meydana geldi; ... plaka sayılı aracın karayolunda (karayolu veya karayolu ulaşılabilen park edilmiş olması, dolayısı ise “park halinde yangının trafik olgusu içinde olduğu” sonucuna bağlı olarak, davalı tarafın aracın işleticisi olan “...” nın trafikte meydana gelen kazada sorumluluk oranına bağlı olarak 10.03.2024 tarihinde yürürlükte olan maddi zararlarda araç başı 200.000.-TL'ye kadar sorumlu olduğu, Sonuç olarak ... plaka sayılı araç her ne kadar Trafikte Park halinde sözükse de içsel olarak “yangın riskine” sebebiyet verecek ölçülerde bir enerji açığa çıkmış (kısa devre, ark, teknik arıza vs. sebepler), dolayısı ile içsel olarak işleme/çalışma hali devam etmiş, enerji kesilmemiş, davalı sigortanın ortalı kıymetin sebebiyet verdiği bir risk gerçekleşmiş, sonuç olarak rücu talebinin yerinde olabileceği sonucuna ulaşılmış olduğu..." rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davalı ZMMS poliçesi ile sigortalının dava dışı ...'ya ait ... plakalı aracın park halinde yanması neticesinde davacı kasko poliçesiyle sigortalananın ... plakalı aracın hasar görmesi nedeniyle ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vakii itirazın İİK.m.67 hükmü doğrultusunda iptali istemine ilişkindir.
TTK'nın 1472. Maddesi'ne göre sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir. Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur.
İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ...Esas, ...Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; dosya kapsamında alınan 18/09/2020 tarihli bilirkişi raporundaki kusur tespitinin maddi hasarlı kaza tespit tutanağı içeriği ve somut olayın özellileri ile uyumlu olması nedeniyle yerel mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, davalıya trafik sigortalı aracın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun anlaşılmasına; ZMMS poliçesinde maddi hasarlarda araç başına teminat limiti 33.000-TL olup bu limitin aşılmamış olmasına; dairemizce de benimsenen yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince hasar hesaplamalarında KDV'nin dahil edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; davacı tarafından eksper raporu doğrultusunda aracın onarımını yapan ... şirketine 03.09.2018 tarihinde iskontolu hasar ve işçilik ödemesi olarak 12.606,65-TL ve 01.10.2018 tarihinde KDV ödemesi olarak 2.269,20-TL ödeme yapılmış olup; davacının dava dışı sigortalısı .....Ltd Şti tarafından davalı aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuru sonucunda Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 04.02.2019 tarih,..., K-... kararı ile ... Sigorta AŞ tarafından ... şirketine ödenmesine karar verilen ve ... Sigorta AŞ tarafından icra yolu ile ... şirketine ödendiği anlaşılan 898,50-TL'nin davacıya kasko sigortalı aracın hasar ve işçilik bedeline uygulanan iskontoya ilişkin olduğunun anlaşılmasına göre, bu bedelin davacının davalı ... Sigorta AŞ'ye rücu ettiği miktardan tenzilinin mümkün bulunmamasına; başka bir deyişle davalı ... Sigorta AŞ zaten hasar bedelinin iskontosuz tutarı ile sorumlu olduğundan, zarar gören aracın dava dışı malikine ödediği iskonto tutarının, davacı kasko sigortacısının sigortalısına ödeyip rücu ettiği tutardan mahsubunu isteyemeyecek olmasına göre; davalı vekilinin bu hususlara ilişen istinaf itirazlarının esastan reddi gerekmiştir. Davalının sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...".
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere "... Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rucü hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hâle gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir...".
Somut olayda davacının, dava konusu ...plakalı aracın kasko sigortacısı olduğu, aracın park halindeyken, davalının ZMM sigortacısı olduğu ...plakalı araçta çıkan yangın nedeniyle maddi hasar meydana geldiği, araçta oluşan hasar nedeniyle aracın tamiri için 22/05/2024 tarihinde hak sahibine 196.053,92 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin rücu edilmesi için davalı aleyhine ... 18. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı icra takibi başlatıldığı, icra dosyasında 196.053,92 TL asıl alacak ile 22/05/2024 - 22/07/2024 arası 6.671,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 202.725,12 TL talep edildiği, ödeme emrinin davalı takip borçlusuna 28/07/2024 tarihinde tebliği üzerine davalı takip borçlusunun süresi içerisinde, borca ve ferilerine karşı 29/07/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunduğu ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin ve/veya takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın çözümü kapsamında dosya, dosyadaki bilgi ve belgelerden yangının davalı araçta başlayıp başlamadığı, yangının dış etkenlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, dava dışı kaskolu araca sirayet edip etmediği, davalının oluşan hasardan kusurlu olup olmadığı, davacı şirketinin ödediği bedelin kadri maruf olup olmadığı, davalının sorumluluk miktarını hususunda rapor tanzimi için makine mühendisi, elektrik mühendisi ve sigorta uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyeti, 04/02/2025 tarihli kök raporunda zararın teminat kapsamında olduğu, davacı sigortacının teminat kapsamındaki riskin gerçekleşmesi nedeni ile araçta meydana gelen zararın onarım masrafları açısından 196.053,92 TL hasar tazminatı ödemiş olduğu, davalı tarafın aracın işleticisi olan “...” nın trafikte meydana gelen kazada sorumluluk oranına bağlı olarak 10.03.2024 tarihinde yürürlükte olan maddi zararlarda araç başı teminat limiti olan 200.000.-TL'ye kadar sorumlu olduğu, rücu sonucuna ulaşıldığı kanaati bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; dava dışı ... ile davacı şirket arasında ... plaka sayılı araç için Kara Araçları Genişletilmiş Kasko Sigorta Sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmeye istinaden .../0 numaralı poliçenin tanzim edildiği, poliçenin 10/01/2024-10/01/2025 tarihleri arasında geçerli olduğu, dava konusu hasarın 10/03/2024 tarihinde meydana geldiği, dava dilekçesi ekinde sunulan dekont uyarınca davacı sigorta şirketince 22/05/2024 tarihinde 196.053,92 TL ödeme yapıldığı, dava konusu hasarın poliçe kapsamında kaldığı, davacının da bu hasara istinaden ödeme yaptığı, neticeten TTK m. 1472 kapsamında halefiyet şartlarının oluştuğu, dava dışı ... ile davalı sigorta şirketi arasında ... plaka sayılı araç için Kara Araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Sözleşmesi bulunduğu anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamından, davacı tarafça sigortalı olan aracın hasarlanma sırasında park halinde olduğu, hasarın oluşuna etkisinin bulunmadığı, yangının davalı araçta başladığı, yangının teknik olasılıklardan kaynaklandığı, ödenen bedelin kadri maruf olduğu, toplam hasar tutarının KDV dahil 196.053,92 TL olabileceği; davacının halefiyet hakkı bulunduğu, davalı sigorta şirketinin geçerli sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen hasardan sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce 13/03/2025 tarihli ara karar ile davalı vekiline ... 15. İcra Müdürlüğüne yapılan ödeme ile icra dosyası hakkında açıklama yapmak üzere kesin süre verilmiş; davalı vekili, 28/03/2025 tarihli beyan dilekçesi ile davalı şirket tarafından Sigorta Tahkim Komisyonun kararı uyarınca icra dosyasına 10,00TL hasar bedeli, 14.900,00 TL değer kaybı ve ferilerine ilişkin ödeme yapıldığı bildirilmiştir. İşbu davanın, davacı tarafından dava dışı sigortalısına yapılan hasar ödemesinin rücu edilmesine ilişkin olması nedeniyle, yalnızca 10,00 TL'lik hasar bedeli ödemesi dikkate alınmıştır. Yapılan 10,00 TL'lik 12/02/2025 tarihli ödeme yönünden davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından; bu bedel yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş; vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden yapılan değerlendirmede; 6100 sayılı HMK m. 331(1) hükmü uyarınca dava tarihi itibariyle davacı tarafça açılan davanın haklılığının ortaya konulduğu, davalının davanın açılmasına sebebiyet verdiği kanaatine varılmıştır.
Bakiye talep yönünden; davacının davalıdan 196.053,92 TL asıl alacak talebinde haklı olduğu, icra takibinde talep edilen işlemiş faiz yönünden; yukarıda atıf yapılan Yargıtay HGK kararı uyarınca ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün olduğu, dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin 22/05/2024 tarihli olması sebebiyle 22/05/2024 - 22/07/2024 arası 6.671,20 TL işlemiş yasal faiz talebinin yerinde olduğu; İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere mahkemece, boçluların icra takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yaptıkları ödemelerin, ödeme tarihleri de gözetilerek TBK 100. Maddesine göre öncelikle faiz ve masraflara mahsubu ile bakiye kalması halinde asıl alacaktan indirilmesi gerektiği; yapılan 10,00 TL'lik ödemenin bu nedenle 6.671,20 TL işlemiş faizden düşürüldüğü; sonuç olarak davanın kısmen kabulü ile; davalı tarafından ... 18. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın 196.053,92 TL asıl alacak, 6.661,20 TL işlemiş faiz yönünden kısmen iptaline, kalan 10,00 TL'ye ilişkin kısım yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı istemi yönünden ise; İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesinin ...esas, ...karar sayılı ilamında belirtildiği üzere "... davalının, davacı taraf talebine karşı koymasının haklı nedenlere dayanıp dayanmadığının belirlenmesi, yargılama yapılmasını gerektirdiğinden alacağın likit (muayyen, belirli) olduğundan söz edilemez. Bu durumda mahkemece davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucunda kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..." yönündeki tespit dikkate alınarak takibe konu alacağın bilirkişi raporu sonucu belirlendiği, bu nedenle likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı tarafından ... 18. İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın 196.053,92 TL asıl alacak, 6.661,20 TL işlemiş faiz yönünden KISMEN İPTALİNE, takibin 196.053,92 TL asıl alacak, 6.661,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 202.715,12 TL yönünden DEVAMINA, kalan 10,00 TL'ye ilişkin kısım yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.848,15 TL harçtan peşin alınan 2.448,41 TL harcın mahsubu ile eksik 11.399,74 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi gereği takdir olunan 32.436,02 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60TL başvuru harcı, 2.448,41TL peşin harç, 27.126,50TL Bilirkişi ücreti, Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 30.002,51TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana İADESİNE,
Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı karar verildi. 06/05/2025
Katip
E-imzalıdır
Hakim
E-imzalıdır