T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/591 Esas
KARAR NO : 2025/892
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 17/04/2023
KARAR TARİHİ : 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " müvekkili sigorta şirketinin, dava dışı sigortalı ...'e ait ‘’...’’ adresinde bulunan taşınmazı için ... İşyerim Paket Sigorta Poliçesi düzenlemiş olduğunu, 10.07.2022 tarihinde gerçekleşen yoğun yağış sonucu işyerini su basması nedeniyle dava dışı sigortalı taşınmazda zarar meydana gelmiş olduğunu, eksper raporunda işyerinde yaşanan su baskını sonrasında temizlik çalışmaları yapıldığıni, su baskını sebebiyle işyerinde dekorasyon, demirbaş ve emtia hasarının meydana geldiği tespit edilmiş olduğunu, hasarın sebebinin sel su baskını olduğunun teminat kapsamında değerlendirildiğini, sigortalının önceki hasar dosyasında (...) sigortalı işyerinin duvar boyalarının onarımının, mutfak dolap mobilya onarımının, giriş kapı onarımı ve işyerinde bulunan mobilya onarımlarına ilişkin (vitrin, takı dolabı ve kasa banko) sigortalıya ödeme yapıldığı sigortalının henüz onarımları yaptırmadığı tespit edilmiş olduğunu, sigortalı taraflarınca 300 kg kakao çekirdeği için 35.000,00 TL talepte bulunmuş olunduğunu, yapılan tespit çalışmasında 12 adet çuvalın içindeki kakao çekirdeklerinin yarısının su baskını sebebiyle hasarlandığı tespit edilmiş olunduğunu, müvekkili şirkete yapılan bildirim üzerine taşınmazda inceleme yapıldığını, sigortalının taşınmazın bulunduğu yerdeki ...'ye ait ana rögar tıkanması sonucu pis suyun geri tepmesi sonucunda sızan sular sebebi ile hasarın meydana geldiğinin tespit edilmiş olduğunu, yapılan incelemeler neticesinde 18.160,18-TL hasar tazminatının hesaplanmış olduğunu, hesaplanan 18.160,18 TL hasar tazminatın müvekkili şirket tarafından 27.07.2022 tarihinde dava dışı sigortalıya ödenmiş olduğunu, yapılan ödemenin müvekkili şirketin Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesine göre sigortalısının haklarına halef olmuş ve davalıya rücu mektubu göndererek ödemek zorunda kaldığı bedelin tahsilini talep etmiş olduğunu, davalı şirketin ödeme yapmaması üzerine ... 6. İcra Müd. - ... E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, İski'nin meydana gelen zarardan sorumluluğunun 6098 sayılı TBK 49. Maddesi Haksız Fiilden doğan sorumluluk olduğunu, icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu, dava konusunun likit olduğunu, İİK madde 67. hükmü gereğince, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalının icra takibine itirazlarının iptali ile icra takibindeki miktar üzerinden; takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı, ticari faiz, yargılama harç ve masrafları eklenerek takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davaya bakma yetkisinin idari yargıda olduğunu, davanın görev yönünden reddini talep ettiklerini, davaya konusu hasarın yağışlı bir havada meydana geldiğini, yağmursuları kanallarının ...'nin sorumluluğunda olduğunu, yağmursuyu kanallarının sorumluluğunun ilgili belediyeye ait olduğunu, idareleri ile yağmursuyundan kaynaklanan hasara ilişkin illiyet bağının bulunmadığını, davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, su baskınına maruz kalan taşınmaz sahibi tarafından parsel çıkış bacasında atıksuyun geri gelmesini önleyecek (çekvalf,betonarme tecrit duvarı vb.) tedbirlerin alınmamasından dolayı daireye su sirayet ettiğinin tespit edildiğini, belirtilen adres ile ilgili arşiv kayıtlarında yapılan araştırmada hasarın yaşandığı iddia edilen 27.07.2022 tarihinde, öncesinde veya daha sonrasında ... çağrı merkezine bildirilmiş ve arıza kayıt servisine işlenmiş bir Kanal Arızası müracaata rastlanmamış olduğunu, söz konusu yapıya ait atık su hattında herhangi bir çalışma yapılmadığını, atıksu kanalizasyon hatlarında herhangi bir tıkanıklık olmadığını, söz konusu hasarın yağmur sularının zemin katta bulunan işyerine dolmasından kaynaklandığını, hasarın meydana geldiği tarihte bölgede yoğun yağmur yağışı olduğunu ve Ortakçı Çıkmazı Sokak ile Kurşunlu Sokak kesişimindeki yağmur suyu ızgaralarının yağmur esnasında işlev görmediğini, hasarın meydana geldiği işyerinin yol kotu ile aynı seviyede olmasına rağmen işyerinde yüzeysel ve yağmur sularının tahliyesine yönelik herhangi bir tedbirin bulunmadığını, yağmurun şiddetini yitirmesi ile beraber su baskınının kesildiğini hususlarının tespit edilmiş olunduğunu, söz konusu hasarın sorumluluğundaki atık su kanalizasyon hattından kaynaklanmadığı yağmur suyu mazgallarının yağmur suyunun tahliyesinde yetersiz kalmasından kaynaklandığı görülmekte olduğunu, yağmursuyu mazgallarının bakım ve onarımınun ara sokaklarda İlçe Belediyesi ana arterlerde ise .... Ulaşım Daire Başkanlığı Yol Bakım ve Onarım Müdürlüğü sorumluluğunda olduğunu, hasara maruz kalan binanın inşaat tekniğine aykırı yapılmış olması sebebi ile doğacak hasar ve zararlardan idarelerinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, açılan davanın tazminat davası olduğunu, ancak idarelerinin dava konusu hasar ile illiyet bağının bulunmadığını, hizmet kusuruna dayalı olarak açılan davada, idarelerinin dava konusu zararı ödemekle yükümlü tutulabilmesi için zararın varlığının yeterli olmadığını, talep edilen bedelin piyasa rayicine uygun olmadığını, fahiş olarak belirlendiğini, davacı tarafından talep edilen tazminatın ödeme tarihinden itibaren faiz istenilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili idarenin kesinleşmiş bir borcunun olmadığını, idarenin temerrütünün söz konusu olmadığından bahisle davanın öncelikle usulden reddine, esasa girilmesi halinde ise esastan reddi ile yargılama masrafının ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini..." savunmuştur.
DELİLLER:
... 6.İcra Dairesi'nin ...E.sayılı dosyası, 05/08/2025 tarihli bilirkişi raporu, sigorta poliçesi, ödeme dekontu, ekspertiz raporu, hasar dosyası ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; dava dışı sigortalıya yapılan ödeme nedeniyle rücuen davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.
... 6.İcra Dairesi'nin ...takip sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısı ... Sigorta A.Ş. tarafından, borçlu İSKİ aleyhine 18.160,18TL asıl alacak, 322,41TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 18.482,59TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %9 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir.
TBK'nun 49/1. maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı yasanın 50. maddesine göre de zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Bilirkişiden alınan 05/08/2025 tarihli raporda özetle; "Davacı sigorta şirketi tarafından riziko tarihinde 10.07.2022 tarihinde meydana gelen Yağmur suyu hasarı sonucu sigortalı 9C “O Atölye” isimli işyerinde oluşan toplam zararın dosyada mübrez Ekspertiz raporunda saptandığı gibi, yapı ve emtia hasarının daha önceki başka bir hasar dolayısıyla ödemeye tabi tutulduğu ancak Sigortalının tespit edilen onarım ve yenileme işlerini yaptırmamış olduğu bu nedenle yer döşemeleri, duvarlar, kapılar, ahşap tezgahlar, raflar, Çikolata makinesi ödeme yapılamayacağını Ekspertizce değerlendirmiştir. Yukarıda ekspertiz raporunda değerlendirilen kakao çekirdeği bedelinin Muafiyet tenzilatı olan % 2 tenzilatın uygulanması ile tazminat Bakiye bedelinin 18.160,18 TL, Olacağı, Oluşan tazminat bedelinin Serbest Piyasa fiyatlarına, hakkaniyete uygun ve kadri marufunda olduğu..." rapor edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 10/07/2022 tarihinde davacı şirket nezdinde ... Güvenli İşyerim Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı, dava dışı ...'e ait ‘’...’’ adresinde bulunan taşınmaz da yoğun yağış sonucunda su baskını ve hasar meydana geldiği, eksper raporu doğrultusunda davacı şirket tarafından dava dışı sigortalıya 27/07/2022 tarihinde 18.160,18 TL hasar tazminatı ödendiği ve davacı tarafça rücuen alacak talebiyle davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir bilirkişi raporu ve İtfaiye Grup Amirliğinin olay yeri tutanağı ve Ekspertiz raporu doğrultusunda, dava konu suyu baskınının rögarların tıkanması ve tahliye işlevini kaybetmesi nedeniyle meydana geldiği, davalı yanın şebeke hatlarının bakımını periyodik olarak yapması, yine icap etmesi halinde ilave atıksu ve yağmur suyu tahliye projeleri üreterek sistemin işlevsel faaliyetini sürdürmesini sağlaması gerektiği ancak davalı tarafça gerekli önlemlerin alınmamış olması nedeniyle davalı yanın meydana gelen olayda kusurlu olduğu ve meydana gelen hasardan ve ödeme tarihinden itibaren işlemiş faizden sorumlu olduğu, bu nedenle icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile davalı yanın ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin takip talebindeki hal ve şartlar üzerinden devamına,
2-Koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.262,55TL harçtan peşin alınan 223,23TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 92,41TL harçların toplamı olan 315,64TL'nin mahsup edilerek bakiye 946,91TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 315,64TL peşin harç, 179,90TL başvuru harcı gideri toplamı olan 495,54TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 18.482,59TL üzerinden hesaplanan 18.482,59TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 25,60TL vekalet harcı gideri, 620,00TL tebligat, posta gideri ile 7.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.645,60TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.15/10/2025
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza